WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

ANKARA 6. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/230 Esas - 2024/77
T.C.
... TÜRK MİLLETİ ADINA
6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/230 Esas
KARAR NO : 2024/77

DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 31/03/2023
KARAR TARİHİ : 06/02/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 19/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... arasında akdedilen kredi sözleşmeleri uyarınca borçluya kredi kullandırıldığını, davalıların ise 12.08.2014 tarihli sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, sözleşmelerden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi üzerine borçlulara kat ihtarnamesi keşide edildiğini, muaccel hale gelen alacağın tahsili amacıyla ... 5. İcra Müdürlüğü'nün 2023/2386 E. Sayılı dosyası ile (davalıların sınırlı olduğu tutar belirtilerek) davalılar aleyhine 179.832,83-TL bedel üzerinden genel haciz yolu ile ilamsız takibe başlandığını, borçlu/davalılar tarafından 01.03.2023 tarihinde takibe itiraz edildiğini, itiraz neticesinde arabuluculuk sürecinde anlaşamadıklarını beyanla borçluların tüm itirazlarının iptali ile 179.832,83-TL nakdi alacakları için takibin kaldığı yerden devamına ve borçluların icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, masraf ve avukatlık ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinin 29/03/2017 tarihli kredi sözleşmesi imzalanmasından önce şirketteki paylarını devrettiklerini, müvekkillerinin 12.08.2014 tarihli sözleşmede kefil sıfatıyla imzalarının bulunduğunu, pay devrinden sonraki süreçte Asmin Triko ve banka arasında 29/03/2017 ve 13/03/2019 tarihli kredi sözleşmeleri imzalandığını, işbu iki kredi sözleşmesinin imzalandığı tarihte şirkette pay sahibi olan ... ve ...'ın kefil sıfatıyla imzalandığını, takibe konu borcun 12.08.2014 tarihli sözleşmeden kaynaklanmadığını, müvekkillerinin daha sonradan banka ile şirket arasında imzalanan kredi sözleşmelerinde kefil olarak imzalarının bulunmadığını, şirket ile imzalanan ikinci GKS'nin imzalandığı 29.03.2017 tarihinde, 12.08.2014 tarihli krediye istinaden müvekkillerinin herhangi bir borcunun bulunmadığını beyanla davanın reddine, alacaklı hakkında alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
-Kredi sözleşmeleri
-İhtarnameler
-Takip Dosyası
-Bilirkişi Raporu
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, kredi alacağının tahsili amacıyla asıl borçlu ve kefiller başlatılan takibe, kefil olduğu ileri sürülen davalılar tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce deliller toplanmış, bankacı bilirkişiden rapor alınmıştır.
Davaya konu ... 7. Genel İcra Dairesi 2023/80626 Esas( eski Ank. 5. İcra Dairesi 2023/2386 Esas) sayılı takip dosyasının incelenmesinde; takip alacaklısının davacı banka, takip borçlularının dava dışı Asmin Triko şirketi, ..., ..., davalı ... ve Davalı ... olduğu, takibin 1.073.812,17 TL asıl alacak, 507.949,54-TL temerrüt faizi, 25.397,48- TL bsmv olmak üzere toplam 1.607.159,19-TL üzerinden genel haciz yolu ile ilamsız takip olarak başlatıldığı, davalılar Aynur ve Candan yönünden alacak talebinin 115.109,59 TL asıl alacak, 61.641,18 TL faiz, 3.082,06 TL bsmv olmak üzere 179.832,83 TL olarak sınırlandırıldığı, davalılar vekilinin itiraz dilekçesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.
Dosyamız kapsamında bankacı bilirkişi tarafından tanzim edilen 30/10/2023 tarihli raporda özetle; "Davalılar ...'ın 12.08.2014 tarihli 700.000,00 TL tutarlı kredi sözleşmesinde kefaletleri mevcut iken, davacı Banka ile dava dışı asıl borçlu şirket arasında 29.03.2017 tarihinde imzalanan 29.03.2017 tarihli 1.000.000,00 TL ve 13.03.2019 tarihli 1.500.000,00 TL tutarlı kredi sözleşmelerinde ise davalıların kefaleten imzaları bulunmamaktadır. Takibe konu kredilerden; K9000646 nolu kredi 14.04.2020, K9000829 nolu kredi 28.09.2020, K9000830 nolu kredi 28.09.2020, K90009-849 nolu kredi 25.12.2020, tarihlerinde kullandırılmış olup söz konusu kredilerin davalıların kefaletlerinin bulunmadığı 13.03.2019 tarihli kredi sözleşmesine istinaden kullandırıldığı anlaşılmıştır...Sayın Mahkemece yapılacak hukuki değerlendirmede, davalı kefillerin kefaletlerinin bulunmadığı sözleşmeye istinaden kullandırılan kredilerden sorumlu olmayacaklarına karar verilmesi durumunda, kefil davalıların takip konusu borçtan sorumlu tutulamayacağının kabulü gerekecektir. Aksi durumda, sözleşmede yer alan "mevcut ve doğacak borçların" kefilin sorumluluğu kapsamında olduğu, dolayısıyla kefaletinin bulunmadığı sözleşmelerden kaynaklı borçların de kefaleten sorumlu olacaklarına kanaat getirilmesi halinde, davalıların takip konusu borçtan sorumlu olacakları tutarın; Asıl Alacak 115.109,59 TL İşlemiş temerrüt faizi 61.641,18 TL BSMV 3.082,06, TL Toplam 179.832,83-TL şeklinde olmak üzere 179.832,83 TL olarak kabulü icap edecek olup, asıl alacağa uygulanacak temerrüt faizi noktasında; davacının talebinin esas alınması durumunda % 42.00, filen uygulanan en yüksek ticari kredi faiz oranı üzerinden tespit olunan oran esas alındığında 29.14, oranlarından işlemiş faiz talep edilebileceği, sonuç ve kanaatine varılmıştır" hususları bildirilmiştir. Raporun; dosya kapsamına uygun düştüğü, denetime elverişli olduğu, hesaplamaların taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygun yapıldığı, ve itirazların yerinde olmadığı rapor hükme esas alınmıştır.
Tüm dosya kapsamı ve hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespitlere göre; davacı banka ile dava dışı asıl borçlu Asmin Triko arasında 12/08/2014 tarihinde 700.000 TL tutarlı genel kredi sözleşmesi akdedildiği, sözleşmede davalılar ... ... 'ın müteselsil kefil sıfatıyla kefalet imzaları bulunduğu ve kefalet akdinin geçerli olduğu görülmüştür. Akabinde davacı banka ile dava dışı asıl borçlu arasında 29/03/2017 tarihli 1.000.000 TL tutarlı genel kredi sözleşmesi akdedildiği, bu 29/03/2017 tarihli sözleşmede davalıların kefalete ilişkin imzalarının bulunmadığı, sözleşmede kefil olarak dava dışı ... ve ... isim ve imzaları bulunduğu, yine davacı banka ile dava dışı asıl borçlu arasında akdedilen 13/03/2019 tarih ve 1.500.000 TL tutarlı genel kredi sözleşmesinde de davalıların kefalete ilişkin imzalarının bulunmadığı, sözleşmede kefil olarak dava dışı .... ... isim ve imzaları bulunduğu anlaşılmıştır.
Takibe konu kredilerin K9000646, K9000829, K9000830 ve K90009-849 nolu krediler olup sırasıyla 14.04.2020, 28.09.2020, 28.09.2020 ve 25.12.2020 tarihlerinde kullandırıldığı, bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere söz konusu kredilerin davalıların kefalet imzası bulunmayan 13/03/2019 tarihli genel kredi sözleşmesine istinaden kullandırıldığı anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere cari hesap şeklinde işleyen kredi ilişkilerinde; çerçeve nitelikte bir genel kredi sözleşmesi akdedilmesi akabinde, ek cari hesap sözleşmeleri, limit artırımına dayalı sözleşmeler, yeniden yapılandırmaya ilişkin sözleşmeler ve işlemler genel kredi sözleşmesinin eki niteliğinde olacağından bu tür sözleşmeler ayrı ve bağımsız sözleşmeler olarak ele alınmayacak olup bu gibi cari hesap şeklinde işleyen genel kredi sözleşmelerinde borcun sıfırlanmış olması kefalet sorumluluğunu ortadan kaldırmayacaktır. (Bkz. Y. 11 HD. 2020/6969 E., 2022/1128 K., 15/02/2022 T.)
Ancak birbirinden bağımsız ve ayrı nitelikte sözleşmeler söz konusu olduğunda kefilin yalnızca imzası bulunan sözleşmeye istinaden kullanılan krediden sorumlu tutulması mümkündür. (Bkz. Y. 11. HD. 2022/3824 E., 2023/7526K., 20/12/2023 T.)
Anlatılan ilkeler ışığında somut olay ele alındığında; davalıların kefalaten imzasının bulunduğu 12/08/2014 tarihli genel kredi sözleşmesi ile, imzalarının bulunmadığı 13/03/2019 tarihli genel kredi sözleşmesinin ayrı ayrı(bağımsız) genel kredi sözleşmesi niteliğinde bulunduğu, yeni sözleşmenin öncekinin devamı olduğuna veya aralarında bağlantı olduğuna dair bir ibare bulunmadığı gibi birbirlerinin eki veya yapılandırması niteliğinde bulunmadıkları anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca; davalıların imzası bulunmayan sözleşmeye istinaden kullandırılan takibe konu krediler nedeniyle davalıların kefaletlerinden ve dolayısıyla kefalete dayalı sorumluluklarından söz edilemez. Bu itibarla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Bununla birlikte davacının takipte kötüniyetli olduğu kanıtlanmadığından kötüniyet tazminatına hükmedilmemiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1- Davanın REDDİNE,
2- Davalı yanın kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
3-Alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcının peşin alınan 3.071,10 TL harçtan mahsubu ile fazla 2.643,50-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
4-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 28.773,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından, bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,
7-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18A/13. Maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan ve suç üstü ödeneğinden karşılanan 3.200-TL dava şartı arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Gider avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/02/2024

E-İmzalıdır E-İmzalıdır