WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

ANKARA 6. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/652 Esas - 2024/112
T.C.
... TÜRK MİLLETİ ADINA
6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/652 Esas
KARAR NO : 2024/112

DAVA : İpoteğin Fekki
DAVA TARİHİ : 18/09/2022
KARAR TARİHİ : 27/02/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 05/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan ipoteğin fekki davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ... tarafından maliki olduğu davaya konu mesken üzerinde ...’nın Beşirli/TRABZON şubesi nezdinde kullanacağı nakdi ve gayrinakdi kredilere teminat teşkil etmek üzere 11/01/2017 tarihinde 350.000 tl ipotek tesis edildiğini, davalı bankanın 19.11.2020 tarihinde gönderdiği hesap kat ihtarında 1.070.912,27 TL nakdi ve 150.000 TL gayri nakdi alacağı olduğunu ihtar ettiğini, aynı borca karşılık üç ayrı ipotek borçlusu bulunduğunu, bir kısım nakdi borcu bir ipotek borçlusu ödedikden sonra kalan 842.500 tl nakdi borcu ise diğer ipotek borçlusu ...'nin gayrimenkul devri yaparak takas ile borcun tamamını(kendi ipotek bedeli ile sınırlı) ödediğini, diğer iki ipotek borçlusunun kendi ipotek borçlarını aşmayan miktarda ödeme yaparak kredi lehtarının nakdi tüm borcu ödemiş olduklarını, gelinen aşamada asıl borçlunun banka nezdinde 150.000 Tl gayrinakdi borcunun ise 31.08.2022 tarihli süreli teminat mektubu olup süresi bittiğinden hükümsüz hale gelmiş ve banka tarafından düşümünün yapıldığını, asıl borçlunun banka nezdinde nakdi veya gayrinakdi hiçbir borcu kalmadığını, ipoteğin kaldırılması için davalıya yapılan başvuruların sonuçsuz kaldığını beyanla; ... ili Çankaya ilçesi imrahor-2 mahallesi 26535 ada 10 parselde bulunan 10 nolu bağımsız bölüm üzerinde davalı banka lehine bulunan 350.000 TL meblağlı ipoteğin kaldırılmasına, her türlü yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dışı ...'nın Banka nezdinde bulunan kredi çerçeve sözleşmelerine istinaden doğmuş doğacak nakdi - gayrinakdi, asaleten - kefaleten tüm borçlarının teminatını teşkil etmek üzere davacının maliki olduğu taşınmaz üzerine 350.000 TL bedelli ipotek tesis edildiğini, aynı borca ilişkin olarak dava dışı ...'nin malik olduğu taşınmaz üzerine de 1.000.000 TL bedelli olarak ipotek tesis edildiğini, ipotek ile teminat altına alınan kredi borcu zamanında ödenmeyerek takibe konu edildiğini, takip müşterisi dava dışı ...'nın bankaya olan borcu için dava dışı diğer ipotek borçlusu ...ile müvekkili Banka arasında 24/06/2021 tarihli Vefa Hakkı Protokolü akdedildiğini, vefa hakkı süresi içerisinde vefa protokolü kapsamındaki toplam borcun tasfiye edilmesi halinde davaya konu ipoteğin dava dışı ...'ye temlik edilmesinin taahhüt edildiğini, vefa protokolü ile belirlenen ödeme planına göre dava dışı ...'nin ödeme borcunun hala sona ermemiş olduğundan dava konusu ipoteğin henüz temlik edilmediğini beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava devam ederken dava dışı ... (vekili) tarafından 12/12/2023 tarihli dilekçe ile, davaya davalı banka yanında feri müdahil olarak katılmak üzere feri müdahale talebinde bulunulmuş, adıgeçen ile banka arasında akdedilen alacağın temliki sözleşmesine istinaden, davaya katılımında HMK'nın 66. Maddesi anlamında hukuki yararının bulunduğu kanaat edilmekle müdahale talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Feri Müdahil vekili 31/01/2024 tarihli beyan dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'nın, borçlunun(Borçluların) banka kredi alacağı için 17.07.2021-08.08.2023 tarihleri arasında taksitler halinde 1.013.154,32TL tutarında ödemede bulunduğunu, protokolün yerine getirildiğini, dolayısıyla bu ödeme karşılığında temlike konu alacak ve fer'ileri ile kredinin teminatlarının(ipotek, rehin, kefalet vb.) T. Halk Bankası tarafından müvekkiline devir ve temlik edildiğini, alacağın temliki halinde alacak için teminat verilmiş taşınmaz ipoteklerinin de devralan lehine hak teşkil edeceğini, ipoteğin kaldırılması halinde müvekkilinin hak kaybına uğrayacağını beyanla davanın reddine karar verilmesini, talep etmiştir.
DELİLLER
-Kredi sözleşmeleri,
-İpotek belgeleri, akit tabloları,
-Vefa hakkı protokolü,
-Alacağın temliki sözleşmesi,
-İhtarnameler,
-Bilirkişi Raporları,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, ipoteğin fekki istemine ilişkindir.
Davacı özetle; dava dışı asıl borçlunun banka nezdindeki bakiye nakdi borcunun diğer ipotek borçlularından dava dışı ...tarafından yapılan gayrimenkul takası ile sona erdiğini, banka ile Zeki arasında akdedilen vefa hakkı sözleşmesinde ödeme planlarına uyulmasa dahi banka zaten alacağını aldığından kimseye başvuru yapamayacağını, sözleşmeye uyulduğu takdirde ise ipotek borçlusu kendi ipotek borcunu aşmayan miktarda ödeme yaptığından müvekkiline rücu edilemeyeceğinden temlik işleminin geçersiz olduğunu ileri sürmüştür.
Davalı banka ise özetle aynı borca ilişkin olarak dava dışı diğer ipotek borçlusu olan ...ile akdedilen vefa hakkı protokolü kapsamında ipoteğin dava dışı ...'ye temlik edilmesinin taahhüt edildiğinden fek talebinin yerinde olmadığını savunmuştur. Feri Müdahil ise özetle; dava dışı asıl borçlunun kredi borcunun ödenerek alacağın kendisi tarafından temlik alındığını, alacağın temliki ile alacağa bağlı rehin hakkının da kendisine geçtiğininden bahisle davanın reddini savunmuştur. Feri müdahilin savunmasına karşılık davacı yan özetle, asıl borçlu ... ile Feri müdahil ...'nın kardeş olduklarını, temlik sözleşmesinin muvazaalı olduğunu ileri sürmüştür.
Mahkememizce taraf deliller toplanmış, banka kayıtları üzerinde ve dosya kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Dosyamız kapsamında bankacı bilirkişinin 28/02/2023 tarihli ön raporu doğrultusunda davalı bankadan temin edilen belgeler akabinde aynı bilirkişi tarafından tanzim edilen 27/06/2023 tarihli raporda özetle; "Asıl borçlu ... ile 08.07.2021 tarihinde 828.594,91 TL üzerinden takip borcunun ödenmesinin Protokole bağlandığı ve Protokol kapsamında 09.07.2021 tarihinde nakdi borcunun kapandığının tespit edildiğ, 150.000,00 TL'lik teminat mektubunun ise 01.09.2022 tarihinde banka kayıtlarından risk çıkışının yapıldığı ve nakdi ve gayrinakdi borcun kapandığının anlaşıldığı, Davalı banka ile ...arasında 24.06.2021 tarihinde imzalanan Vefa Hakkı Protokolü kapsamında geri ödeme planına bağlanan borcun ise; en son 16.03.2023 tarihinde 18.taksit tutarının ödendiği, söz konusu borcun henüz tamamının ödenmediği dolayısıyla vefa hakkının ve davacının taşınmazının ...'ye rapor tarihi itibariyle temlik edilmemiş olduğu, Yapılan tespitler doğrultusunda, davacının ipoteğin kaldırılması talebinin yerinde olup olmadığı, sözleşme ve 24/06/2021 tarihli protokol uyarınca davacının talebinin haklı olup olmadığı hususlarındaki hukuki takdirin ise Sayın Mahkeme'ye ait olduğu" hususları bildirilmiştir.
Bankacı bilirkişi tarafından tanzim edilen 27/06/2023 tarihli raporda özetle bankanın müzekkere cevabı ekindeki kayıtlara binaen asıl borçlunun nakdi borç kaydının kapandığı belirtilmiş ise de uyuşmazlığın çözümü için asıl borçlunun borcunun sona erip ermediği, ne şekilde sona erdiği, var ise ödemelerin kim tarafından ne şekilde ve ne tutarda yapıldığı hususlarının aydınlatılması ve banka kayıtlarının yerinde incelenebilmesi amacıyla bu kez ilgili banka şubesinin bulunduğu yer mahkemesine talimat yazılarak bilirkişi incelemesi yoluna gidilmiştir.
Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi'ne yazılan talimat kapsamında bankacı ve hesap uzmanı bilirkişilerce tanzim edilen 06/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Dava dışı ... ile davalı bankanın Beşirli/Trabzon Şubesi arasında düzenlenmiş olduğu anlaşılan, yukarıda ayrıntısı yer alan Kredi Çerçeve Sözleşmeleri'ne istinaden nakit ve gayrinakit krediler kullandırıldığı, Davacı ...'in iş bu sözleşmelerde müteselsil kefalet imzalarının bulunmadığı, Davacı ...'in, dava dışı ...'nın kredilerinin teminatı olarak sadece ... Çankaya ilçesi imrahor-2 mahallesi 26535 ada 10 parselde bulunan 10 no.lu bağımsız bölüm üzerine davalı banka lehine 350.000 TL. ile sınırlı gayrimenkul ipoteği vermiş olduğu, aynı zamanda dava dışı Asım Yılmaz'ın 300.000,00 TL, dava dışı ...'nin de 1.000.000,00 TL tutar ile ipotek borçluları arasında yer aldığı,
Dava dışı ...'nın borçlarını zamanında ve tam olarak ödemediği gerekçesi ile, davalı ... ... ... ... ... ... Müh. Ve Dan. Hiz. Tic. Ltd. Şti., ile rehin verenler, davacı ... ile dava dışı Asıl Yılmaz ve ...aleyhine hesap kat ihtarnamesi keşide edildiği,
Davalı banka ile dava dışı ipotek borçlularından ...ile Vefa Hakkı Protokolü (dosya içerinde mevcut) düzenlenmesi suretiyle, ...'nin gayrimenkulünün 842.000,00 tl bedeller banka bünyesine geçmesi karşılığında asıl borçlunun tüm borçlarının kapatılması yönünde anlaşma sağlandığı, Söz konusu Vefa Protokolünün içeriğinde özetle; davalı bankanın, ...'nin protokolde belirtilen vadelerde belirtilen taksitleri ödemesi halinde banka bünyesine alınacak olan kendi gayrimenkulü ile birlikte davacı ...'in banka lehine bulunan ipoteğinin de aynı şartlar ile ...'ye veya göstereceği 3. Kişiye temlik vermeyi taahhüt ettiği, İş bu Vefa Hakkı Protokolü sonrasında, asıl borçlu ...'nın tüm nakit borcunun, banka bünyesinden karşılanarak 08.07.2021 tarihinde “DMR. Nol 1110654 -30526 Seri No Gayr.Mv.- >VH MHSB. Açıklaması ile 842.500,00 tl.'nın Gayrimenkul Vefa İşlemleri muhasebe adı altında depo hesabına aktarıldığı, 09.07.2021 tarihinde, Geçici hesaba 449.574,79 tl. borç kaydedilerek aynı tutarda takip hesabından (TOA) risk düşümü yapıldığı, Yine 09.07.2021 tarihinde, Geçici hesaba bu defa 379.125,81 t. borç kaydedilerek aynı tutarda takip hesabından (TOA) risk düşümü yapıldığı, Geçici hesapta kalan (842.500,00 tl - 449.574,79 tl - 379,125,81 11.) 13.799,40 tI.'nın ise avukatlık ücreti olarak tahsil edildiği,
150.000,00-TL'lik Teminat Mektubu'nun ise 01.09.2022 tarihinde çıkışı yapılarak riskten düşüldüğünün anlaşıldığı ve bu yönde de bir banka alacağının kalmadığı,
Neticede, asıl borçlu ...'nın nakit borcunun bankanın ipotek borçlularından ...arasında yapılan protokol kapsamında 09.07.2021 tarihinde banka bünyesinden karşılanarak kapatıldığı,
Vefa Hakkı Protokolü'nün ödeme planında yer alan tutarların ise vadelerinde, borcu kapatılmış olan asıl borçlu ...'nın davalı bankanın Beşirli/Trabzon Şubesi nezdinde bulunan TRO8 0001 2001 5440 **** **00 06 iban no.lu vadesiz hesabına dava dışı ...'nın yatırdığı paralar ile ödendiğinin anlaşıldığı, ödenen son tutarın ise 360.000,00 tl olduğu ve 08.08.2023 tarihinde gerçekleştirildiği,
Nihayetinde; Akçaabat 3. Noterliği'nin 08.09.2023 tarih, 13604 yevmiye nolu Alacak Temlik özleşmesi ile toplam 1.013.154,32 tI.'lık tutar oranında ödeme ile sınırlı ve eş zamanlı olarak ödemeyi yapan ...'ya devir ve temlik edildiği, temlik içeriğinde davalı bankanın davacı ...'in gayrimenkulü üzerindeki ipotek ve ipoteğe bağlı yetki ve hakların da Temellük Eden ...'ya devredildiğinin belirtildiği, bu devir ile ilgili yazılı beyanın tapu dairesine de gönderildiğinin belirtildiği ancak tarafımızca tapuda 3. Şahıslar adına araştırma yetkimiz olmadığı için bu yönde inceleme yapılamadığı, tapudan bu yönde talepte bulunulup bulunulmamasının Sayın Mahkemenizin takdirinde olacağı, Ayrıca, dava dışı ...tarafından imzalandığı kanaatine varılan 18.09.2023 tarihli, davacı ... adına kayıtlı ipotek üzerindeki yetki ve hak sahipliğinden feragat ettiğine dair beyanın hukuki bir karşılığının olup olmadığının takdirinin Sayın Mahkemenizde olacağı" hususları belirtilmiştir. Raporun yerinde incelemeye dayalı oluşturulduğu, denetime elverişli bulunduğu ve dosya kapsamına uygun düştüğü görülmekle, rapor hükme esas alınmıştır.
Tüm dosya kapsamı ve hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespitlere göre; davalı banka ile dava dışı asıl borçlu ... arasında akdedilen kredi sözleşmelerine istinaden dava dışı asıl borçluya kredi kullandırıldığı, kredinin teminatı olarak davacı ..., dava dışı Asım Yılmaz ve dava dışı ...olmak üzere üç farklı şahsa ait üç ayrı taşınmaz üzerine banka lehine ipotek tesis edildiği, borcun ödenmemesi üzerine banka tarafından kredi alacağının tahsili amacıyla yürütülen süreçte, ipotek borçlularından dava dışı ...ile banka arasında Vefa Hakkı Protokolü isimli sözleşme akdedildiği, bu sözleşme çerçevesinde özetle ...'nin gayrimenkulünün 842.000,00 TL bedelle banka bünyesine geçmesi karşılığında asıl borçlunun tüm borçlarının kapatılması, protokolde belirtilen vadelerde belirtilen taksitlerin ödenmesi halinde ise banka bünyesine alınacak olan gayrimenkulün ve ...'in banka lehine bulunan ipoteğinin de aynı şartlar ile ...'ye veya göstereceği 3. Kişiye temlik verilmesi yönünde anlaşma sağlandığı, İşbu Vefa Hakkı Protokolüne istinaden asıl borçlu ...'nın nakit borcunun banka bünyesinden karşılanarak kapatıldığı görülmüştür. Bununla birlikte Vefa Hakkı Protokolü'nün ödeme planında yer alan tutarların ise vadelerinde, asıl borçlunun hesabına dava dışı ...'nın yatırdığı paralar ile ödendiği, ödemelerin tamamlandığı tarihin 08/08/2023 olduğu anlaşılmıştır. Akabinde ... ile banka arasında Akçaabat 3. Noterliği'nin 08.09.2023 tarih, 13604 yevmiye nolu Alacak Temlik Sözleşmesi akdedilerek toplam 1.013.154,32 TL.'lık tutar oranında ödeme ile sınırlı ve eş zamanlı olarak alacağın ödemeyi yapan ...'ya devir ve temlik edildiği, temlik içeriğinde davacı ...'in gayrimenkulü üzerindeki ipotek ve ipoteğe bağlı yetki ve hakların da Temellük Eden ...'ya devredildiğinin belirtildiği görülmüştür.
Diğer yandan vefa protokolünün tarafı olan ...tarafından dosyamız kapsamına sunulan 03/10/2023 tarihli dilekçe ile özetle, davacıya ait taşınmaz üzerindeki ipotek ve ipoteğe bağlı haklardan feragat ettiğine dair beyanda bulunulmuştur. Davalı vekilinin 12/02/2024 tarihli beyan dilekçesi ekinde ise Adıgeçen ...tarafından davalı bankaya hitaben yazılan 07/08/2023 tarihli dilekçede özetle; ipoteğin ...'ya temlik edilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Uyuşmazlığın çözümü bakımından ipotek ve alacağın temliki kavramlarına ilişkin bir kısım yasal düzenlemelere değinmek gereklidir.
4721 Sayılı TMK'nın 883. Maddesi uyarınca; Alacak sona erince ipotekli taşınmazın maliki, alacaklıdan ipoteği terkin ettirmesini isteyebilir.
Aynı yasanın 884. Maddesi uyarınca ise; "Borçtan şahsen sorumlu olmayan rehinli taşınmaz maliki, borçluya ait koşullar içinde borcu ödeyerek taşınmazın üzerindeki ipoteğin kaldırılmasını isteyebilir. Alacak, borcu ödeyen malike geçer.
"
6098 Sayılı TBK'nın 183. Maddesi uyarınca; Kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir.
Alacağın devri ile devredenin kişiliğine özgü olanlar dışındaki öncelik hakları ve bağlı haklar da devralana geçer.(TBK md. 189/1)
Aynı yasanın 127. Maddesi ise" Alacaklıya ifada bulunan üçüncü kişi, aşağıdaki hâllerde ifası ölçüsünde alacaklının haklarına halef olur: 1. Başkasının borcu için rehnedilen bir şeyi rehinden kurtardığı ve bu şey üzerinde mülkiyet veya başka bir ayni hakkı bulunduğu takdirde.
2.Alacaklıya ifada bulunan üçüncü kişinin ona halef olacağı, borçlu tarafından ifadan önce alacaklıya bildirildiği takdirde. Diğer halefiyet hâllerine ilişkin kanun hükümleri saklıdır.
" şeklindedir.
Anlatılanlar doğrultusunda somut olay ele alındığında; dava tarihi itibariyle asıl borcun banka ile dava dışı Zeki arasında akdedilen vefa protokolüne istinaden sona erdirildiği, ancak aynı protokol kapsamında dava dışı Zeki için alacağın ve ipoteğin temlik vaadinde bulunulduğu, protokolün Zeki tarafından yerine getirilmesi halinde, bu kez banka tarafından kredi ilişkisi teminatlar ile birlikte Zeki'ye temlik edileceğinden, bankanın anılı hukuki ilişkiler içerisindeki kendi pozisyonu ve üstlendiği yükümlülükleri gözetildiğinde ipoteğin kaldırılması talebini yerine getirmemesinin, TBK'nın 189, 127 ve TMK'nın 884. Maddelerine uygun düştüğü kanaat edilmiştir.
Bu doğrultuda; dava tarihi itibariyle yapılan değerlendirme kapsamında, banka açısından bağlayıcılı bulunan vefa protokolüne konu tüm taksitlerin henüz ödenmemiş olması nedeniyle ve vefa protokolü kapsamında ödemeler tamamlandığında ise ödemeleri yapanın alacaklıya halef olacağı ve bu itibarla teminatlardan yararlanacağı, dolayısıyla rehin verenin ancak, alacağı temlik alan halefler nezdindeki borçlar sona erdiğinde ipoteğin terkinini isteyebileceği değerlendirilmekle, dava tarihinde temlike konu alacağın henüz devam etmesi nedeniyle dava tarihi itibariyle ipoteğin fekki(kaldırılması) istemi yerinde görülmemiştir.
Diğer yandan yargılamanın devamında ...tarafından sunulan feragat beyanı üzerine oluşan durumda yapılan değerlendirme kapsamında; başlangıçta vefa protokolünün tarafı olan ...tarafından dosyamıza sunulan dilekçe ile taşınmaz üzerindeki ipotek ve ipoteğe bağlı haklardan feragat edildiği beyan edilmiş ise de; feragat tarihi, alacağın ve alacağa bağlı hakların, feri müdahil ...'ya temlik tarihinden sonra olduğundan, diğer bir anlatımla feragat tarihi itibariyle ...hak sahibi olmadığından feragat beyanı hukuken sonuç doğurmayacaktır.
Yapılan açıklamalar kapsamında davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1- Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 5.977,13-TL harçtan mahsubu ile fazladan alınan 5.549,53-TL'nin, karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 54.500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından, bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,

6-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18A/13. Maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan ve suç üstü ödeneğinden karşılanan 3.200-TL dava şartı arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Gider avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, davacı vekili ve feri müdahil vekilinin yüzüne karşı, diğerlerinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/02/2024

e-imza e-imza