T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
...
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/645 Esas
KARAR NO : 2024/153
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/09/2022
KARAR TARİHİ : 20/03/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 22/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle;
...Bankası Efeler/Aydın şubesinde ticari işletme hesabı bulunan müvekkili şirketin yetkilisinin (...) 20.04.2022 tarihinde kullanmakta olduğu telefondan arandığını, arayan numaranın (850 258 0000 no) ...Bankasına ait olduğunu, Müvekkilinin güvenlik engeline takıldığını söyleyen şahsın şirketin hesabındaki para miktarını ve hesaplarının olduğu diğer bankaların isimlerini söylemek suretiyle ...Bankasından arandığına ilişkin güven yarattığını, şirket hesabından 1.473.000,00 TL'nı göndermesini ve ayrıca, müvekkilinin döviz hesabındaki 2.150,00 USD'nin paraya çevrilerek söylenen hesaba nakledilmesinin sağlandığını, ...Bankasının iki aşamalı (SMV ve e-posta) olarak güvenlik koruması bulunmasına rağmen bunun çalıştırılmadığını, bankanın güvenlik sistemlerinde zafiyet olduğunu, davalı bankadan 20.04.2022 tarihindeki yüksek miktarlı havale /EFT işlemleriyle ilgili müvekkilinin telefonuna herhangi bir mesaj veya mail gelmediğini, 5.000,00 TL üstündeki işlemlerden onay ve izin alınırken, SMS gelmemesinin, onay izin alınmamasının denetim mekanizması eksikliğinden ileri geldiğini, davacının zararının, Davalı Bankanın hizmet kusuru sonucu oluştuğunu, doktirinel görüş yanında mer'i mevzuat doğrultusunda tesis edilen içtihatların da davanın haklılığını gösterdiğini, davalı bankanın, adı geçen şahıslarına hesaplarına daha önce de bu şekilde havale / EFT işlemleri yapıldığını bildiği halde, bu kişilerin hesabına bloke koymayarak birçok kişinin mağduriyet yaşamasına neden olduğunu, dilekçe ekindeki delillerden de görüleceği üzere daha önce Denizbank'tan Yusuf İslam Çığır adına birçok havale yapıldığına ilişkin muhtelif şikayetlerin bulunduğunu, daha önce bu şahıslar tarafından yapılmış dolandırıcılık eylemleri olduğunun öğrenildiğini ve bu durumun T.Bankalar Birliği, BDDK ve ilgili tüm kurumların bildiğini, bankanın hesapta bulunana paraların güvenliğini sağlayamaması, kötü niyetli kişilerin işlemlerine karşı koruyamaması halinde, hesap sahibine karşı bankanın özen yükümlülüğüne aykırı hareket etmesinden dolayı kusursuz sorumlu olduğunu, iddia etmiş ve asıl alacak bakımından şimdilik (fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla) 223.000,00 TL maddi tazminatın, temerrüt tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
Davacının tazminat talebini, hesaplarına para transfer edilen kişilere karşı açması gerektiğini, Bankaya husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, husumet itirazları olduğunu, dava konusu işlemlerle ilgili bankanın herhangi bir menfaat ve kazancının olmadığını, yapılan transferlerin Banka çalışanları veya bağlantılı kişiler olmadığını, yapılan işlemlerin sık kullanılan IP numarası olması ve telefondan yapılması karşısında Bankanın herhangi bir kusurunun olmadığının açık olduğunu, davacının yapmış olduğu işlemlerin (iphone 7/ios:5.3.1) sık kullanılan bir İP üzerinden kendisi tarafından gerçekleştirildiğini, davacının bu telefonla yapmış olduğu bir sürü işlem bulunduğunu ve yapılan işlemlerin hayatın olağan akışına uygun olduğunu, işlemlerin ...Onay uygulaması ile onaylandığını, Davacının internet bankacılığı giriş tercihini 16.12.2021 tarihinde iphone 7 cihaz ile ...Onay olarak değiştirdiğini ve bu tarihten itibaren mobil bankacılık işlemlerini bu cihaz üzerinden ...Onay ile gerçekleştirdiğini, ...Onay'ın sms ile doğrulamadan daha güçlü bir dıjıtal kimlik olduğunu, uygulamanın sms olmadan kullanıcının gerçekten banka sitesine eriştiğini anlayarak telefonundan giriş ve onay vermesi şeklinde çalıştığını, sms gönderilmemiş olmasının işlemlerin müşteri tarafından onaylanmadığını kanıtlamak için yeterli olmadığını, davacı tarafından yapılan değişikliğın 16.04.2022 tarihinde gerçekleştirildiğini ve bu tarihten sonra fatura ödemesi yapıldığını, davacının iddiasının aksine, bizzat kendisinin bu işlemleri gerçekleştirdiğini, bankanın sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, Davacının dava dilekçesinde belirttiği gibi, kendisini başka kişilerin yönlendirmesiyle transfer işlemini gerçekleştirdiğini, davacının hesabının kapanması veya rızası dışında işlem yapılmasının söz konusu olmadığını savunmuş ve davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Alacak Davası olduğuna ilişkindir.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun, 4 Aralık 2013 tarihli 28841 sayılı tebliğinde; 5 maddenin 3. fıkrasına göre; Banka, kendi alanına giren konularda sahtecilik ve dolandırıcılık olaylarını önleyici çalışmalar yapmak, güvenlik önlemleri saptamak, ilgili taraflar arasında gerekli bilgi paylaşımının sağlandığından emin olacak şekilde mekanizmalar kurmak ve sağlanan bilgi paylaşımının etkinliğini takip etmekle yükümlüdür.
Bankalar birer güven ve itimat kurumları olduklarından kural olarak hafif kusurlarından da sorumludurlar. Bankalar, müşterilerinin kişisel bilgilerini korumakla mükelleftir. Bankaların, internet bankacılığında müşterilerinin güvenliğini sağlayacak güvenlik enstrümanlarını kullanması zorunludur.
Bankalar; faaliyet alanları, kuruluşları, yönetimleri, iç denetim sistemleri, finansal raporlamaları, öz sermayeleri, sermaye yeterlik oranları ve bağımsız denetimleri 5411 sayılı Bankacılık Kanunu ile düzenlenen güven kuruluşlarıdır. Bankaların hukuki sorumlulukları, başta TBK olmak üzere birden fazla mevzuatta düzenlenir. 6102 sayılı TTK uyarınca, tüm tacirlerin ticari işleriyle ilgili olarak basiretli bir tacir gibi davranmaları gerektiği düzenlenir. Bankalar, kamu nezdinde güven uyandıran kuruluşlar olarak kendi faaliyet alanlarının gerektirdiği ölçüde basiret ve özenle davranmalıdır. Kamu nezdinde oluşturulan bu güven bankaların işlemlerinde sıradan bir tacirden daha yüksek bir özen göstermelerini gerektirir. Güvenin korunması ilkesi, güvenen nezdinde bir güven unsurunun oluşmasına sebebiyet veren güvenilenin, yarattığı bu güvene uygun davranışlarda bulunması ve bunun sonuçlarına da katlanması anlamı taşır. Bankalar, yükümlülüklerini yerine getirirken objektif özen ile davranmak durumunda olup birer itimat kurumları olan bankalar, aldıkları mevduatları sahtecilere karşı özenle korumak zorundadırlar. Bu konuda objektif özen borcunun gereği olarak hafif kusurlarından da sorumludurlar. Bankaların, sözleşmeden kaynaklanan veya bu kapsamda değerlendirilen borçlarını, hiç ya da gereği gibi yerine getirmemelerinin sonucu Borçlar Kanunu’nda genel hatlarıyla açıklanmıştır. Buna göre alacaklı hakkını kısmen veya tamamen alamamış ise borçlu olan taraf, kendisinde hiçbir kusur olmadığını ispat edemedikçe bundan dolayı doğan zararı karşılamak zorundadır. Bankaların, kendilerine güvenen müşterilerine, onların yakınları olan üçüncü kişilere ve bilgi almak ya da ilişki kurmak amacıyla kendilerine başvuran kişilere karşı koruyucu nitelikte bir özen borcu vardır.
... BAM 21. Hukuk Dairesi'nin 07.02.2024 tarih ve 2022/235 E. 2024/180 K. Sayılı kararında, Hal böyle olunca, mahkemece davacının aşamalardaki beyanları, davacı ile davalı banka müşteri hizmetleri temsilcisi arasında yapılan telefon görüşme kayıtları, davacının kişisel bilgilerini ve sms şifrelerini üçüncü kişiler ile paylaştığına ilişkin bir delil bulunmadığı, davacıya yüklenebilecek bir kusur olmadığı, davalının gerekli güvenlik tedbirlerini almayarak dava konusu işlemlerde kusurlu bulunduğu gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir., şeklinde karar verilmiştir.
Banka kayıtları ile telefon kayıtları dosyamız arasına alınarak, bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Bilirkişi raporunda özetle; Sosyal mühendislik denilen yöntemlerle hesap sahibinin manipüle edilmesi suretiyle telefonundaki mobil bankacılık uygulamasıyla, üçüncü şahıslar tarafından Şirketin Aydın ili Efeler ilçesindeki hesabından 20.04.2022 tarihinde beş ayrı işlemde toplam 1.473.000,00 TL'nin başka şahısların hesaplarına intikal ettirildiğini ve bu hesaplardan da kısa sürede paraların çekildiği anlaşılmış olduğunu, bu çerçevede işlemlerin kimlik doğrulamasının davalı Bankanın mobil onay kodu ile gerçekleştirildiği de dikkate alınarak, bankanın kimlik tespiti uygulamasında herhangi bir eksik ve hatalı işlemin olduğu yönünde görüş oluşmadığını, Ancak, transfer surecinde Bankanın güvenlik zafiyetinin olup olmadığına ilişkin bir görüşe varılmasının mevcut bilgiler çerçevesinde imkan dahilinde olmadığını, bankanın işlemlerin aynı gün içinde yüksek tutarla yapılması, alışılagelen profil dışındaki hesaplara para gönderilmiş olması, hesabın önceki dönemlere göre hareket yoğunlu gibi hususların dikkate alınıp alınmadığı yönünde bankanın yeterli bir açıklamasının bulunmadığını, davacı tarafın, kendisine başka hesaplara EFT yapılması yönünde ikna eden kişilerin davalı bankanın telefonu ile kendisi ile irtibat kurmak suretiyle gerçekleştirdiklerine dair iddia ve bununla ilgili dosyaya sunduğu ekran görüntülerinin olduğunu, davacı şirketin hesabından dolandırıcılarca başka şahısların hesabına transferi sağlanan 1.473.000,00 TL Şirket zararının oluşumunda, yönetmeliğin 36 maddesi çerçevesinde Bankanın da müterafik kusurunun bulunup bulunmadığına ilişkin somut bir kanaate varılması mümkün olamadığını, davacı şirket yetkilisinin 505 221 75 16 numaralı telefonuna gelen tüm aramaların yapıldığı telefonların kimin/ kimlerin adına kayıtlı olduğunun ve konuşma sürelerinin, belirtilen saat aralığında Davacı Şirket yetkilisinin telefonun davalı bankanın abone olduğunu telefonlarından aranıp aranmadığını ve aranmış ise konuşma kayıtlarının dosyaya celbinin uygun olacağı kanaatine varılmıştır.,
BAM kararı doğrultusunda inceleme yapılmış, davalının cep telefonuna gelen onayı kodunu kendisinin karşı tarafa verdiği anlaşılmıştır. Bu nedenle %100 kusurludur. Davalı bankaya atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığından açık ve ayrıntılı bilirkişi raporu hükme esas alınarak, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan
3.551,46-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 36.950,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 1.560,00-TL zorunlu arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
6- Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra istek halinde taraflara İADESİNE,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/03/2024
Katip ...
(E-imzalıdır)
Hakim ...
(E-imzalıdır)
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!