WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

ANKARA 6. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA
... GEREKÇELİ KARAR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/415
KARAR NO : 2024/7

BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...

DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 08/10/2008
KARAR TARİHİ : 11/01/2024
G.KARAR YAZIM TARİHİ: 08/02/2024

Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİDÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı şirket vekili özetle; Müvekkili şirketin davalı Holdinge bağlı şirketlerin sigorta işlerini yapan acente olduğunu, dava konusu alacağın davalı ... bünyesinde faaliyet göstermekte olan ... Havayolları adına çalışmakta olan uçakların sigorta primlerinden kaynaklandığını, müvekkilinin, ... lehine...Sigorta nezdinde poliçe keşide ettirdiğini, prim borçlarının müvekkili tarafından ödendiğini, bu poliçelerden dolayı ...’nın müvekkili şirkete prim borçlarının tasfiyesine ilişkin olarak evvela 30/05/2002 tarihi itibariyle bir protokol yapıldığını, bu protokolle müvekkiline devredilen 106.000 TL’lik çekin ödenmediğini, bu protokolden sonra 30/05/2002-15/01/2002 dönemine ait ... borçları için tekrar bir protokol daha yapıldığını ve bu protokolde kalan borcun 283.061,17 USD olduğunun kabul edildiğini, bu protokolde toplam borcun 226.000 USD’lik kısmının ...’nın, ... Airways şirketinden alacağının müvekkili şirket tarafından tahsiliyle mahsup edilmesi kararlaştırıldığını, her iki protokolde öngörülen ödeme şartlarının yerine getirilmemesi sebebiyle bu kez davalı ... Yönetim Kurulu Başkanı olan Haşim Bayram’la 30/09/2003 tarihinde yapılan sözleşmeyle müvekkili şirketin alacağının tamamının ...’nın bağlı olduğu ... Holding A.Ş. tarafından ödeneceğinin taahhüt altına alındığını, taraflar arasında akdedilen sözleşmeye göre toplam borcun 752.498.- TL olduğunu, bunun ödenmesinin ... tarafından 31/12/2003 tarihine kadar yapılmaması halinde tüm borcun Holding tarafından üstlenmiş sayılacağı ve ödenmesinin taahhüt edildiği, sözleşmeyi ... Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve tek başına imza yetkisi olan Haşim Bayram tarafından Holding adına imzalandığı, davalının ...’nın uçuşlarının 15/08/2002 tarihinde son verdiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, 15/11/2002 tarihine kadar uçuş yaptıklarını, poliçe 15/08/2002 tarihinde sonlandırılmış olsaydı 3 aylık sürede uçamayacaklarını, iddia edilen tarihten sonra da davalının poliçe borçlarından bir kısmını ödemiş olduğunu, 01/11/2002 tarihinde davacı şirket yetkilisinin gönderdiği yazıda primlerin ödenmesinin talep edildiğini, aksi takdirde poliçenin iptal edileceğinin bildirildiğini, ... tarafından müvekkiline gönderilen 18/11/2002 tarihli yazıda 15/11/2002 tarihi itibariyle uçuşları durdurdukları, 30/05/2002 tarihinde kesilen uçak sigortası poliçesinin 15/11/2002 tarihi itibariyle iptalinin istendiğini, protokole bağlanmış bir alacak dolayısıyla talepte bulunduklarını, dolayısıyla 2 yıllık zamanaşımı süresinin söz konusu olmadığını, davalı ödemede bulunmadığından, sözleşmeyle kesin olarak kabul edilen ve ödemesi de taahhüt edilen toplam 752.498 TL’nin, 31/12/2003 tarihinden işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili savunmasında özetle; Davaya dayanak gösterilen 30/09/2003 tarihli protokolün müvekkili şirketi ilzam etmeyeceğini, ana sözleşmesinde müvekkili şirketin iştigal konuları arasında üçüncü şahıslar lehine kefalet verilmesi yer almadığından, söz konusu protokoldeki Haşim Bayram’ın imzasının sonuç doğurmayacağını, ana sözleşmede yer almayan konuda temsil yetkisinin bulunmadığını, 30/09/2003 tarihli protokolun hile nedeniyle iptalinin gerektiğini, zira taraflar arasında karşılıklı bir güven ilişkisi yaşandığı ve güven ilişkisi nedeniyle de borçlar ve alacakların sigorta poliçe bedeli hesabı üzerinden değil cari hesap üzerinden tespit edilerek ilişkinin yürütüldüğünü, davacının kendisine duyulan bu güveni kullanarak sigorta poliçesinden dolayı kalan borç olduğunu beyan ederek 30/09/2003 tarihli protokolun imzalanmasını sağladığını, oysa sigorta lehdarı ...’nın protokolun imzalandığı tarihte sigorta poliçelerinden dolayı herhangi bir borcunun bulunmadığını, Işık Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenen 273354 no’lu zeyilnameden KUC-1-00 no’lu 30/05/2002 tarihinde başlayan sigorta poliçesinin 15/08/2002 tarihinde iptal edildiğinin öğrenildiğini, davacının sahte belgeler ve iptal edilen ve yürürlüğe girmeyen sigorta poliçelerinden dolayı sigorta prim alacağı oluşturmaya çalıştığını, iptal edilmediği farz edilse bile 15/08/2002-15/11/2002 tarihleri arasına isabet eden prim alacağının sigorta şirketince alınmaktan feragat edildiği anlamına geleceğini, davacının temlik edilen ... Airways şirketindeki 226.000 USD’lik ve Sudan Airways şirketi nezdinde bulunan 120.000 USD’lik alacak haklarının tahsili için hiçbir girişim ve hukuki işlem başlatmadığının öğrenildiğini, temlik edilen alacakların tahsil kabiliyetini de ortadan kaldırarak ... Havayolları A.Ş.’nin zararına da neden olduğunu, davacının tüm taleplerinin TTK 1268. maddesi uyarınca zamanaşımına uğradığını, prim alacağının asıl alacaklısının sigorta şirketi olduğunu, davacının sigortacının vekili sıfatıyla primleri talep ettiğini, protokolde davacının var olduğu bildirilen alacağın sigorta poliçesinden kaynaklandığının açıklandığını, prim borçlarının...Sigorta’ya kendisi tarafından ödendiğine dair hiç bir delilin dosyaya ibraz edilemediğini, davacının...Sigorta’nın acentesi olması dolayısıyla prim borcunun varlığı veya yokluğuna ilişkin tüm def’ileri sigorta acentesine karşı da ileri sürme haklarının bulunduğunu, Işık Sigorta tarafından düzenlenen zeyilname ve ibranamelerden sigorta lehdarının prim borcunun olmadığının açıkça anlaşıldığını, prim borçlarının...Sigorta’ya ödendiğini, ...’nın herhangi bir borcu yoksa kefilinin de herhangi bir borcu olmayacağını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Dava, acente tarafından ödenen sigorta primlerinin tahsiline yönelik alacak davasıdır.
Mahkememizin 2014/720 esas numaralı dosyasında yapılan ilk yargılamada; davacının alacağına dayanak 30/09/2003 tarihli sözleşmeyle, bu sözleşmenin dayanağı olan protokollerin asıllarının dosyaya sunulamadığı, taraflar arasında düzenlenen 30/09/2003 tarihli sözleşme aslı dosyaya kazandırılamamış ise de belgeyi düzenleyen Haşim Bayram’ın celsede belgedeki imzanın kendisine ait olduğunu ifade ettiği ancak daha sonra sanık sıfatıyla yer aldığı ceza dava dosyasında davacı şirket yetkilisi ...’in kendisine bir takım belgeleri imzalattığı, imzalamış olduğu belgelerin içeriğini beyin kanaması geçirmiş olması nedeniyle bilemediğini ifade etmesi nedeniyle beyanları arasında çelişki bulunduğundan ve belge asılları sunulamadığından dayanak belgeye dayalı olarak davacının dava dışı ...’dan olan alacağının tespiti ve bu alacaktan davalının sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, aksinin kabulü halinde de kefalet içeren 30/09/2003 tarihli sözleşme gibi sözleşmeye esas alınan protokol asıllarının da sunulamaması nedeniyle öncelikle davacının dava dışı ... Havayolları’ndan kefil olunan alacağın varlığı hususunu ispat etmesi gerektiği, davacının defter ve kayıtlarını sunmadığı, dava dışı şirketin ise alacağın doğduğu döneme ilişkin defter ve kayıtlarının incelenemediği, Işık Sigorta A.Ş’nin dava dışı ... Havayolları’nın herhangi bir borcunun bulunmadığını bildirdiği, davacının dava dışı ... Havayolları’na ait prim borcunu ödediğine dair düzenlenen protokolleri destekler mahiyette delil ve belge dosyaya kazandırılamadığından, protokole konu alacağın varlığı ispat edilemediğinden bahisle açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Tarafların istinaf başvurusu sonucunda ... BAM 20. Hukuk Dairesi 2017/496 E., 2017/686 K. sayılı, 07/07/2017 tarihli kararında; dava dışı şirketin sigorta prim borcu nedeniyle davalının da sorumlu bulunduğunun ispat edilemediği, aslı sunulmayan 30.09.2003 tarihli sözleşmenin davalının sorumluluğunu doğurmadığı, Haşim Bayram'ın imzanın kendisine ait olduğunu beyan etmesi de beyan tarihi itibariyle davalı ... temsile yetkili olmadığından yukarıda varılan sonucu değiştirmediği, biran için 30.09.2013 tarihli sözleşmenin sahih olduğu düşünülse bile asıl alacağın varlığı ispat edilmediğinden kefalet sözleşmesi niteliğindeki bu sözleşme nedeniyle davalının bir borcunun olmadığı, bu nedenle ceza davalarının da beklenilmesine gerek bulunmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar vermiştir.
Davacı tarafın temyiz başvurusu üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 16/04/2019 tarih 2017/4184 E. 2019/3041 K. Sayılı kararında; "Dava konusu sözleşmesinin temeline bakıldığında, davacı acentenin davalıya bağlı ... Havayolları ve Ticaret A.Ş.ne ait uçaklar için sigorta poliçesi tanzim ettiği, poliçelerden doğan ve ödenmeyen prim borçları için iki adet protokol düzenlendiği, ancak protokolün gerekleri yerine getirilmeyince son olarak davalı şirket yetkilisi Haşim Bayram'la 30.09.2003 tarihli sözleşmenin imzalandığı, davalı cevap dilekçesinde sözleşmeyi Haşim Bayram'ın imzaladığını ifade ettiği gibi Haşim Bayram'ın da dosyaya sunduğu 05.02.2010 havale tarihli yazılı beyanıyla imzasını ikrar ettiği anlaşılmıştır. Hal böyle iken, 30.09.2003 tarihli dava konusu sözleşmenin de söz konusu protokollere dayandığı, ... Havayolları ve Ticaret A.Ş. tarafından da önceki tarihli iki adet protokolün geçersizliğinin ileri sürülmediği dikkate alındığında, ... Havayolları ve Ticaret A.Ş.nin borcunun davalı şirket tarafından üstlenilerek geçerli bir kefalet sözleşmesi kurulduğunun kabulü gerekir. Sigorta ilişkisi davacı acente ile davadışı ... Havayolları ve Ticaret A.Ş. arasında kurulmuş olduğundan da ... Havayolları ve Ticaret A.Ş.nin...Sigorta A.Ş.ne borcunun olup olmadığının da tartışılması gereksizdir. Buna göre; artık dava konusu sözleşmeye konu alacağın varlığının uyuşmazlık konusu yapılamayacağı ve ... Havayolları ve Ticaret A.Ş.nin davacıya olan borcu için davalının kefil olduğunun kabulü ile değerlendirme yapılarak bir karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır" denilerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozularak kaldırılmasına karar verilmiş, dosya mahkememize gönderilmiştir.
Bozma sonrası Mahkememizin 2019/410 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda verilen 15.01.2020 tarihli ve 2020/27 Karar sayılı karar ile önceki kararda direnilerek, davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkememiz direnme kararının taraf vekillerince temyizi üzerine, Yargıtay Hukuk Kurulunun, 24.02.2022 tarihli, 2020/11-649 Esas ve 2022/197 Karar sayılı ilamı ile; "Mahkemece taraflar arasındaki 30.09.2003 tarihli sözleşmenin geçerli bir borcun üstlenilmesi sözleşmesi olduğu, davalı şirketin asıl borçlu ... Havayolları ve Ticaret A.Ş.’nin yerine geçtiği ve borcun doğmadığı savunmasında bulunduğu, asıl borçlunun davalı şirketin grup şirketi olduğu, davalı şirketin yönetim kurulu başkanının dava konusu sözleşmeye konu protokollerin imzalandığı tarihte ... Havayolları ve Ticaret A.Ş.’nin de yönetim kurulu başkanı olduğu, sözleşmeye konu protokollerde belirtilen çekin verildiği ve alacakların temlik edildiği hususları ile davalı şirketin borcun olmadığı savunması hep birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir" gerekçesi ile Mahkememiz direnme kararı bozulmuştur.

Bozma sonrası yapılan yargılamada; Taraf vekilleri dinlenmiş, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı uyarınca, davalı vekile savunması doğrultusunda delilleri sunması istenmiş, dayandığı kayıtlar getirtilmiştir.
Somut olayda iddia, savunma, deliller ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararındaki kabul birlikte değerlendirildiğinde; Davacı şirket tarafından davalının grup şirketlerinin bir dönem sigorta aracılığının yapıldığı, bu kapsamda davalının grup şirketi olan ... Havayolları ve Ticaret A.Ş.’ye ait araçların sigorta primlerinin davacı tarafından ... Havayolları ve Ticaret A.Ş. adına ödendiğinin iddia edilmesi ve bu şirket ile yapılan protokollere rağmen alacağın tahsil edilememesi üzerine taraflar arasında 30.09.2003 tarihli dava konusu sözleşmenin yapıldığı anlaşılmıştır.
Dava konusu 30.09.2003 tarihli sözleşmenin konusu; ... Havayolları ve Ticaret A.Ş. ile davacı şirket arasında daha önce imzalanan “30.05.2002 tarihine kadar olan borçların tasfiyesine dair protokol” ile yine “30.05.2002-15.11.2002 dönemine ait borçların tasfiyesine dair protokol”ün yerine getirilemeyen hükümlerinin yeniden yapılandırılması ve davalı şirketin bu sözleşme koşullarında taahhütte bulunulması olarak belirlenmiştir. Bu kapsamda anılan protokollerde belirtilen miktarlar Türk Lirasına çevrilerek ... Havayolları ve Ticaret A.Ş.’nin davacıya olan borcunun 752.498TL olduğu konusunda mutabakat sağlanmıştır. Dava konusu 30.09.2003 tarihli sözleşmenin 4. maddesinde, 752.498TL’nin ... Havayolları ve Ticaret A.Ş. tarafından 31.12.2003 tarihine kadar davacıya ödeneceği hususunda davalı şirket tarafından taahhütte bulunulmuş, bu miktarın ... Havayolları ve Ticaret A.Ş. tarafından ödenmemesi hâlinde bu tarihten itibaren borcun davalı şirket tarafından üstlenilmiş sayılacağı belirtilmiştir. Anılan sözleşmenin 5. maddesinde ise 31.12.2003 tarihine kadar borcun ödenmemesi hâlinde davalı şirketin bu tarihten kendi ödeyeceği tarihe kadar ticari faiz ödemeyi de kabul ettiği düzenlenmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında da belirtildiği üzere, taraflar arasındaki 30.09.2003 tarihli sözleşme ile davalı şirketin 31.12.2003 tarihinden itibaren grup şirketi olan ... Havayolları ve Ticaret A.Ş.’ye ait 752.498TL’lik borcu üstlendiği, böylece borcun değişmediği ve sadece davalı şirketin ... Havayolları ve Ticaret A.Ş.’nin yerine geçerek anılan şirketi borç ilişkisinin dışına çıkardığı gözetildiğinde, dava konusu 30.09.2003 tarihli sözleşmenin hukukî niteliğinin borcun üstlenilmesi sözleşmesi olduğu kabul edilmelidir.
Borcu üstlenme sözleşmesinde borcun içeriğinin aynen devam etmesinin sonucu olarak borç ilişkisinden kaynaklanan def'îler borcu üstlenene geçecektir. Başka bir deyişle davalı şirketin grup şirketi olan ... Havayolları ve Ticaret A.Ş.’nin davacıya karşı ileri sürebileceği def’îler borcu üstlenen davalı şirkete geçmiştir. Bu kapsamda davalı şirket vekili tarafından dava konusu sözleşmenin dayanağı olan iki adet protokol kapsamında borcun söz konusu olmadığı savunularak asıl borçlunun sahip olduğu def’îler davacıya karşı ileri sürülmüştür.
Taraflar arasındaki 30.09.2003 tarihli sözleşmede de açıkça düzenlendiği üzere sözleşmeye konu protokollerde belirtilen çekin ve temlik edilen alacakların tahsil edilemediği anlaşılmıştır. Dava konusu 30.09.2003 tarihli sözleşmenin 4. maddesinde, 752.498 TL’nin ... Havayolları ve Ticaret A.Ş. tarafından 31.12.2003 tarihine kadar davacıya ödeneceği, ödenmemesi halinde davalı şirketin borcu üstleneceği taahhüdünde bulunulduğu, davalı-borcu üstlenen tarafça borcun ödendiğinin ispatlanamadığı anlaşılmakla, dava kabul edilerek, sözleşmede ödeneceği taahhüt edilen 752.498 TL'nin, ödeme tarihi olan 31/12/2003 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesi gerektiği kanaati ile aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeye uygun olarak,
1-Davanın KABULÜ ile
752.498 TL'nin 31/12/2003 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 41.244,14 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınıp Hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Davacı tarafından yapılan 10.159,00 TL harç giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan 3.409‬,00 TL tebligat ve posta gideri, 4.850,00‬ TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.259‬,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

5-Dava sırasında kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına takdir edilen 111.349,72 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-HMK 333. Maddesi gereğince mahkemece yatırılan avansın kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesine müteakip iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 15 gün içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Başkan ...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Katip ...
E-imzalıdır