T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
... TÜRK MİLLETİ ADINA
6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/11 Esas
KARAR NO : 2024/50
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
D
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 05/01/2022
KARAR TARİHİ : 23/01/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 08/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin "UPS SCS " logosu ile yurt içi ve yurt dışı paket ve kargo taşımacılığı işi ile iştigal ettiğini, taraflar arasında taşıma ve cari hesap sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşmeye istinaden müvekkili tarafından davalı borçlu firmanın gönderileri taşınarak faturaların kendilerine iletildiğini, bazı faturaların bedelinin tahsil edilemediğini, davalı şirkete, ödenmeyen cari borçla ilgili ödeme yapılması aksi halde yasal işlem başlatılacağı hakkında uyarı yazısı gönderildiğini ancak herhangi bir yanıt alınamadığını, bu sebeple 62.956,43TL tutarındaki taşıma ücretinin tahsili amacı ile davalı/borçlu şirket aleyhine ... 12. İcra Müdürlüğünün 2021/13506 Esas sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, davalı tarafından tüm borca, ferilerine ve yetkiye itiraz edildiğini, icra müdürlüğünde dosyaya durdurma kararı verildiğini, takibe itirazın haksız olduğunu beyanla icra takibine vaki itirazın iptaline, takibin devamına, davalı şirketin %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davalı/borçlu şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetkisizlik itirazları dikkate alınarak öncelikle dosyanın Kayseri Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini, görevli mahkemenin Asliye Hukuk mahkemesi olduğunu, müvekkilin talep edilen böyle bir borcu bulunmadığını, böyle bir alacağın salt sözleşme ve fatura ile ispat edilemeyeceğini, müvekkilinin temerrüde düşürülmesinin de söz konusu olmadığını beyanla davanın usul ve esastan reddine, alacağın %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
-Ticari defter ve kayıtlar
-Tarafların ba/bs formları,
-Faturalar
-Takip Dosyası
-Bilirkişi Raporları
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, taşıma işine ilişkin hizmet sözleşmesi çerçevesinde tanzim edildiği ileri sürülen faturalara dayalı başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Davaya konu ... 5. Genel İcra Dairesi'nin 2021/13506 (Eski esas ... 12. İcra Md. 2021/13506) Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; takip alacaklısının davacı şirket, takip borçlusunun davalı olduğu, takibin 62.956,43 TL asıl alacak üzerinden genel haciz yolu ile (ilamsız) takip olarak başlatıldığı, borcun sebebi olarak "15.01.2021 - 22.03.2021 tarihleri arasını gösterir hesap ekstresinde görülen faturalardan doğan bakiye alacak" gösterildiği görülmüştür.
Dosyamız kapsamında davalı yanın defter ve kayıtları da incelenmek suretiyle rapor tanzimi amacıyla Kayseri'ye yazılan talimat üzerine muhasebe bilirkişisi tarafından tanzim edilen 06/08/2022 tarihli raporda özetle; davalının 2021 yılı yevmiye-kebir-envanter defterlerinin açılış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, kapanış tasdikine tabi yevmiye defterinin kapanış tasdikinin yaptırılmadığı, kebir ve envanter defterlerinin yazılı olmadığı, defterlerin bu haliyle HMK 222/2 ye uygun olmadığı, davacının takibe konu ettiği dönemin 15.01.2021 ila 22.03.2021 tarih aralığı olduğu ve ilgili dönemde davalı kayıtlarındaki kayıtlı faturaların toplam tutarının 52.875,03-TL olduğu, bununla birlikte davacının dosyaya sunduğu ancak davalı kayıtlarında yer almayan faturaların toplam tutarının 11.684,66-TL olduğu, davalı kayıtlarında takibe konu dönemden sonra görülen 190.000,00-TL ödemenin mahsup şeklinde olduğu ancak mahsuba ilişkin belge olmadığı..." hususları bildirilmiştir.
Davacı yanın defter ve kayıtları da incelenmek suretiyle rapor tanzimi amacıyla Kayseri'ye yazılan talimat üzerine muhasebe bilirkişisi tarafından tanzim edilen 31/03/2023 tarihli raporda özetle; Dosyadaki bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi, nihayetinde tarafıma verilen görev ile sınırlı olmak üzere, davacı şirkete ait defter ve belgelerin incelenmesi ile yukarıda anlatılan gerekçelerle, nihai takdir ve değerlendirme yüce mahkemeye ait olmak üzere; Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Davacı şirketin 2020-2021 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, Davacı Alacağı Yönünden: Sayın Mahkemenin kısmen veya tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde; takip konusu alacağı oluşturan fatura içeriği hizmet ifasına ilişkin, dosyaya sunulan faturalara göre davacının 6.982,90 USD karşılığı 52.047,04 TL alacağının olduğu, ancak, Sayın Mahkemenin davalı müdafaaları yönünde hüküm kurmak hususunda da hiç şüphesiz muhtar bulunduğu, İcra İnkâr Tazminatı ve sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı..." kanaatleri bildirilmiştir.
Tarafların defter kayıtları bakımından ayrı ayrı tanzim edilen raporlar akabinde, her iki rapor birlikte gözetilerek ek rapor tanzimi amacıyla yeniden Kayseri'ye yazılan talimat kapsamında 21/08/2023 tarihli ek raporda özetle; " 2020 Yılı defterlerinin ibrazı istenmiş ancak beklenen sürede ibrazı olmamıştır. İnceleme mali müşavirin elektronik ortamda iletilmiş olduğu muavin üzerinden döküm üzerinden yapılmıştır. Davalının 2021 yılı yevmiye-kebir-envanter defterlerinin açılış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, kapanış tasdikine tabi yevmiye defterinin kapanış tasdikinin yaptırılmadığı, kebir ve envanler defterlerinin yazılı olmadığı, defterinin bu haliyle HMK 222/2 ye uygun olmadığı tespit incelenmiştir. Detayları yukarıda açıklandığı üzere davacı alacağının olamayacağı tespit edilmiştir. " hususları bildirilmiştir.
Akabinde rapora gelen itirazlar irdelenerek yapılan ödemelerin/tahsilatların hangi faturalar için yapıldığının tespit edilip edilemediği de belirtilerek ek rapor tanzim edilmesi istenilmiş olup; 01/12/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "... İtirazın iptali takiple sıkı sıkıya bağlı olduğundan tüm inceleme ve raporlama takipte belirtilen ve bu dönemlere ait ibraz edilen faturalar ve aynı dönem içerisinde yapılan tahsilatlar TBK hükümleri ile dikkate alınarak yapılmıştır. Söz konusu tahsilatların (davalı ödemelerinin) hangi fatura için olduğu belli olmadığından TBK hükümlerine göre dikkate alınmaktadır. Hal böyle olunca takibe dayanak yapılan dönem içerisinde ki faturalar toplamından aynı dönemde yapılan tahsilatlar fazla olduğundan davacı alacağı hesap ve tespit edilememiştir... Sayın Mahkeme taraflar arasındaki sözleşmenin varlığı ile davacının düzenlemiş olduğu tüm fatura ve içeriklerinin davalıya tesliminin gerçekleştiğini kabul eder ise; davalı kayıtlarında yer alan 12 adet fatura toplamı 15.378,61-USD den yine davalı kayıtlarında yer alan 8.395,71-USD nin tahsilatın mahsubu ile kalan bakiye 6.932,90-USD nin davalı borçlu olacağı hesap ve tespit edildiğini, takip tarihi itibari ile USD 9,0158-TL kur ile davacı alacağının TL karşılığı 62.956,43-TL olacaktır." hususları bildirilmiştir.
Toplanılan deliller doğrultusunda;
Eldeki dava faturaya dayalı başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali davaları, icra takibine sıkı sıkıya bağlı davalardan olduğundan ve davaya konu icra takibi faturaya dayalı başlatıldığından incelemenin takip konusu fatura kapsamında yapılması gerekir.(Yargıtay 19. HD. 2015/18199E., 2016/7679K.)
İtirazın iptali davalarında alacaklının, takip (borcun) sebebini değiştirme imkanı bulunmamaktadır.(Y. HGK. 08/03/2022 T., 2019/(19)11-718; 274) Yine alacaklı takipte dayandığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. (Y. HGK. 11/02/2020 T., 2017/19-2076;117) Buna göre faturaya dayalı takipler yönünden, davacı tarafça takip talebinde dayanılmayan başkaca faturalara veya takipte dayanılmayan sözleşme ilişkisine eldeki davada dayanılması olanaklı değildir.
Anlatılan ilkeler ışığında somut olay ele alındığında; davacı tarafından başlatılan takipte açıkça 15.01.2021 - 22.03.2021 tarihleri aralığındaki faturaların takip konusu yapıldığı ve borcun sebebi olarak gösterildiği, bilirkişi raporları doğrultusunda ise ilgili döneme ait 4 adet fatura bulunduğu ve toplam tutarın 2.958,15 USD olduğu, ancak ilgili dönemde yapılan tahsilat tutarının ise 8.395,71 usd olduğu anlaşılmıştır. Diğer yandan takip talebinde gösterilen dönem aralığında olmamakla birlikte takip dayanağı olarak dosyaya sunulan 6 adet fatura esas alındığında da toplam tutarın 7.710,41 usd olduğu, buna karşılık tahsilat tutarının 8.395,71 usd olduğu, yapılan tahsilatların hangi faturalara istinaden yapıldığının davacı kayıtlarından anlaşılamadığı, dolayısıyla gerek takip konusu edilen dönem aralığındaki 4 adet fatura gerekse dava dilekçesi ekinde sunulan 6 adet fatura esas alındığında, yapılan tahsilatların fatura toplamından fazla olduğu ve yine bu dönemdeki tahsilatın bahse konu 6 adet fatura için değil de başkaca faturalara istinaden yapıldığının da davacı tarafından usulünce ispatlanamadığı anlaşılmakla, takibe konu faturalar bakımından bakiye alacağın bulunmadığı kanaat edilmiştir.
Yapılan açıklamalar kapsamında; davaya konu takipte borcun sebebi olarak dayanılan dönem aralığındaki faturalar nedeniyle bakiye alacak bulunduğu ispatlanmadığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Yine dosya kapsamında takibin kötüniyetli olduğu ispatlanmadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle
1- Davanın REDDİNE,
2- Davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
3-Alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 760,36 -TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 332,76-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Arabuluculuk ücreti olarak suç üstü ödeneğinden karşılanan 1.320-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Gider avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı/yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/01/2024
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!