WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

ANKARA 6. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2020/420 Esas - 2024/78
T.C.
ANKARA TÜRK MİLLETİ ADINA
6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2020/420 Esas
KARAR NO : 2024/78

DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/09/2019
KARAR TARİHİ : 06/02/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 19/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı işçi ...’in kıdem tazminatı ödenmesi talebiyle davacı şirket aleyhine arabuluculuğa başvurduğunu, dava dışı işçinin iş akdi kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona erdiğinden, arabuluculuk anlaşması uyarınca 20.137,72-TL kıdem tazminatı ve 599,50-TL arabuluculuk ücreti olmak üzere 20.737,22-TL ödeme yapıldığını, davalı şirketlerin dava dışı işçiye yapılan ödemeden mevzuat ve sözleşme hükümleri uyarınca sorumlu olduklarını, arabuluculuk sürecinde davalılardan ...şirketi tarafından ödenen 2.369,60-TL düşülerek ve davacı şirket tarafından arabulucuya ödenen 548,14-TL eklenerek toplam 18.915,76-TL’nin ödendiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketlerden kendi dönemleri baz alınarak rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı adına iflas masası vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz Mahkemede açıldığını, alacağın varlığını kabul etmemekle birlikte tüm talepler yönünden zamanaşımı itirazında bulunduklarını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla aksi kanaatte dahi, müflis şirketin sorumluluğunun yalnızca dava dışı işçilerin kendi bünyesinde çalıştığı dönemin yarısı ile sınırlı olabileceğini beyanla yetki itirazlarının kabulü ile dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini, İİK'nın 194. Maddesi gereğince devam eden davaların durdurulmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı tarafından davalı ... Şirketi ve başkaca şirketler aleyhine birlikte ve toplam 18.915,76 TL üzerinden dava açılmış olup, anılı yargılama Mahkememizin 2019/471 Esasına kayden yürütülmekte iken mahkememizin 2019/471 Esas sayılı dosyasının 15/09/2020 tarihli celse ara kararı uyarınca davalı (müflis) ... Turizm...Limited Şirketi yönünden açılan davanın 2019/471 Esas sayılı dosyadan tefrikine ve ayrı bir esasa kaydına karar verilmiştir. Davalı müflis ... yönünden tefrikine karar verilen davanın işbu 2020/420 Esas kaydını aldığı görülmüştür. 2019/471 Esas sayılı dosyadan yürütülen yargılama sonucunda ise davanın kısmen kabulü ile toplam 10.790,84 TL'nin tahsiline dair karar verildiği anlaşılmıştır. Tefrik sonrası oluşan eldeki 2020/420 Esas sayılı dava yönünden dava değerinin ise; davacı vekilinin 01/11/2023 tarihli dilekçesine göre 6.971,38 TL olduğu anlaşılmıştır.
Anlatılanlar doğrultusunda eldeki davada; davacı tarafından, davalı ... Turizm Tekstil İnşaat Ve Otomotiv Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine açılan; ve dava dışı işçiye yapılan kıdem tazminatı ödemesinin 6.971,38 TL'sinin rücu istemine ilişkin davanın yargılaması yapılmıştır.
Dava hizmet sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş akdinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.
İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.
Yıllık izinler kullanılmadığı takdirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır.
İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatili ücreti, UBGT, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır.
İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir.(Konuya ilişkin aynı doğrultudaki açıklamalar için Y.6 HD. 2021/777E-2021/551K., Y. 15 HD. 2021/1521E.-2021/2333K., Y. 15. HD 2021/616E.-2021/1083K., Y. 23 HD. 2019/2339E.- 2021/225K., İzmir BAM 2020/1020E.-2021/1082K., sayılı kararları incelenebilir.)
Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut olay ele alındığında; taraflar arasında düzenlenen hizmet alım tip sözleşmesinde işçi alacakları konusunda tarafların müteselsil sorumluluklarına dair bir düzenlemenin yer almadığı, bu halde işçiye ödenen kıdem tazminatının tamamından, işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak davalı yüklenicilerin sorumlu oldukları anlaşılmıştır.
Mahkememizce tefrik öncesi 2019/471 Esas sayılı dosya üzerinden toplanılan deliller ve tanzim edilen bilirkişi raporu esas alınmıştır.
Tefrik öncesi 2019/471 esas sayılı dosyası kapsamında, hesap bilirkişi tarafından tanzim edilen 21/09/2020 Tarihli raporda özetle davalı ... şirketinin sorumlu olduğu tutarın talebe konu 548,14 TL'lik arabuluculuk ücreti dahil edilmesi halinde 6.971,38 TL olarak, arabuluculuk ücretinin dahil edilmemesi halinde 6.791,86 TL olarak hesaplandığı görülmüştür.
Yüklenici konumunda olan davalının işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak dava dışı işçiye ödenen meblağdan sorumlu olduğu gibi, arabuluculuk ilk oturumuna katılmamakla ve dava açılmasına sebebiyet vermekle, arabuluculuk sürecinde yapılan masrafların da rücu istemine konu edilebileceği anlaşıldığından davanın kabulüne dair karar verilmiştir.
Hemen belirtmek gerekir ki, davalının müflis olduğu görüldüğünden, eldeki davanın kayıt kabul davası olarak görülmesi gerekip gerekmediği irdelenmelidir.
Kayıt kabul davaları, iflasından önce müflisten alacaklı olanların, bir diğer ifade ile iflas alacaklılarının alacaklarını iflas masasına kaydettirmek için açtıkları ve dayanağını İİK’nın 235. maddesinden alan davalardır.
İflas masasının safi (net) mevcudu (masaya giren mal, alacak ve haklar), "alacakların ödenmesine tahsis olunur" (İİK m.184,I,c.1). Buradaki "alacaklar" teriminden maksat, aslında yalnız "iflas alacaklarıdır." İflas alacağı, iflas açıldığı anda müflise karşı hukuken mevcut olan alacaklar yani müflisin iflasın açıldığı andaki borçları olup, iflas masasından istenebilir.
Somut olayda, müflis şirketin(İstanbul ATM 2014/1707 E. Dosyası üzerinden) 22/06/2016 günü saat 16:57'den itibaren iflasına karar verildiği, dava dışı işçinin iş akdinin 2018 yılında sona erdiği ve arabuluculuğa başvurusu üzerine yine iflas tarihinden sonra ödeme yapılmak suretiyle dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan BK'nın 147. maddesine dayalı rücu hakkı iflastan sonra doğmuştur. Bu durumda alacak iflastan önce doğmadığından, İİK'nın 235. maddesine dayalı kayıt kabul istemine konu olabilecek müflis borçlarından olmayıp, iflastan sonra doğan ve müflisin genel hükümlere göre sorumlu olduğu ve iflas masasının dağıttığı iflas (garame) hissesi oranında değil, tasfiyede bakiye kalırsa alacaklıya ödenecek olan bir alacak niteliğindedir. Böyle bir davada, davacı, davalı müflisten alacaklı olduğunu iddia eden alacaklı olup, davalı ise iflas idaresidir. İflastan sonra oluşan alacağın masaya kaydı istenemez, tasfiyede bakiye kalırsa nazara alınır.
Yapılan açıklamalar kapsamında, eldeki davaya konu edilen rücu isteminde, hem ödeme tarihi itibariyle hem işçinin iş akdinin sona erdiği tarih(2018) itibariyle, alacağın iflastan sonra doğduğu anlaşıldığından, istem kayıt kabul niteliğinde görülmemiş, müflisin genel hükümlere göre sorumlu olduğu nazara alınarak, kayıt kabul değil tahsil hükmü kurulmuştur.(Bkz. Y. 6 HD. 2022/3556E., 2023/2406K., 20/06/2023 T.)
Yine davacı vekili tarafından ödeme tarihlerinden itibaren faiz talebinde bulunulmuş ise de, BK.'nın 117. maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit duruma düşer. Bu durumda alacaklı ancak temerrüt tarihinden itibaren faiz isteyebilir. İhtarnamenin bulunmaması halinde ise icra takibi varsa icra takip tarihinden, icra takibinin bulunmaması halinde ise dava tarihinden itibaren faiz istenebilir.(Aynı yönde bkz. Ankara BAM 4. HD. 2023/54E., 2023/2335 K., 21/09/2023T.) Davaya konu olayda davacı taraf dava açmadan önce davalıyı temerrüde düşürdüğünü yargılama sırasında iddia ve ispat etmediğinden mahkememizce dava tarihinden itibaren faize hükmedilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle
1-Davanın KABULÜ ile; 6.971,38 TL'nin, dava tarihi olan 11/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 476,21-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre hesaplanan 6.971,38-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan; 23,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 23,00TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Gider avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda, 6100 sayılı HMK'nın 341/2. Maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/02/2024

E-İmzalıdır E-İmzalıdır