T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/17 Esas
KARAR NO : 2024/94
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 1- ... - ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVALI : 2- ... - ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVA : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali - Markanın Hükümsüzlüğü)
DAVA TARİHİ : 13/10/2020
KARAR TARİHİ : 23/02/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 29/02/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali - Markanın Hükümsüzlüğü) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili mahkememizin ... Esas sayısına kaydedilen 13/10/2020 tarihli dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin tanınmış “...” markalarının sahibi olduğunu, anılan markanın ilk kez 26.07.1967 tarihinde .... sayı ile tescil edildiğini, ... markasının ... sayı ile tanınmış markalar sicilinde de yer aldığını, dava konusu ... markasının fonetik ve görsel olarak, müvekkili markalarına ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, müvekkili markasının serisi niteliğinde algılanacak bir kelime olduğunu, davalı yanın markasında yer alan C harfinin K olarak telaffuz edileceğini, dolayısıyla dava konusu markanın müvekkiline ait “...” markasını esas unsur olarak taşımakta olduğunu, bu durumun tüketici nezdinde karıştırılma ihtimaline yol açacağını, daha evvel görülen uyuşmazlıklarda “...” markaları arasında karıştırılma ihtimalinin var olduğunun muhtelif yargı kararları ile tespit edildiğini, taraf markaları arasında işitsel olarak var olan benzerliğin karıştırılma ihtimaline yol açacağının kabul edilmesi gerektiğini, dava konusu ... marka başvurusu ile müvekkil adına tescilli ... ibareli markaların kapsamlarında benzer, ilintili mal ve hizmelerin yer aldığını, dava konusu markanın bu haliyle müvekkili markalarının piyasadaki tanınırlığından haksız menfaat elde edeceğini, müvekkili markalarının aynı zamanda tanınmış olduğunu, dava konusu markanın müvekkili markaları ile benzer mal ve hizmetlerde tescil edilmek istenildiği gözetildiğinde müvekkilinin tanınmışlığına da zarar vereceğini, dava konusu markanın eşya listesinde müvekkili şirketin yıllardır emek harcayarak itibar kazandırıdığı ... markalarının eşya listesinde yer alan ürünlerin yer aldığını, davalı şirketin kötü niyetli olduğunu beyan ederek; ... sayılı ... kararının iptali ile .... sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
C E V A P:
Davalı ... vekili mahkememizin .... Esas sayısına kaydedilen 03/11/2020 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Hükümsüzlük talebi bakımından davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, SMK m.6/1 hükmü kapsamında markaların benzer olmadığını, ... itiraz sürecinde kötü niyete dayalı iddiaların ispatlanamadığını, bu nedenlerle davadaki taleplerin reddini talep etmiştir.
Davalı ... dava dilekçesinin kendisine tebliğine rağmen yasal süre içinde cevap dilekçesi ibraz etmediğinden HMK m.128 hükmü uyarınca dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılmıştır.
UYUŞMAZLIK:
Mahkememizin .... Esas sayılı dava dosyasında uyuşmazlığın; Davalı kurumun tesis ettiği ... sayılı ... kararının hukuka uygun olup olmadığı, davalı şirkete ait ... nolu "..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "..." ibareli markalar arasında iltibas tehlikesi bulunup bulunmadığı, davacı markalarının tanınmış olup olmadığı, davalı şirketin marka başvurusunda kötü niyetli olup olmadığı, tescili halinde davalı markasının hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
GEREKÇE:
Tarafların iddia ve savunmaları, marka işlem dosyası, iş bu davaya mesnet gösterilen marka tescil belgeleri, markaların devir işlemlerine ilişkin evrak, ... 'nin 22/12/2023 tarih ... sayılı kararı ve tüm dosya kapsamına göre;
Mahkememizin 11/06/2021 tarih .... sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalılar vekillerinin istinaf başvuruları üzerine, ....'nin 22/12/2023 tarih .... sayılı kararı ile;
"Dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporu ve ... resmi internet sitesinden tespit edilen bilgilere göre, davacının itirazına ve davaya mesnet gösterdiği "..." asli unsurlu markalarının dava dışı ... A.Ş.'ye devredildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan 13/04/2021 tarihli bilirkişi raporunda da bu husus, davacı yanın iddialarına dayanak yaptığı markaların 09.10.2020 tarihinde dava dışı ...'ne devri için ...'ya başvuruda bulunulduğu ve markaların muhtelif tarihlerde devir işlemleri tamamlanarak dava dışı üçüncü kişi üzerine kaydolduğu biçiminde vurgulanmıştır.
Somut uyuşmazlıkta davacı tarafından, itiraza mesnet markaların dava dışı üçüncü kişiye devredildiği anlaşılmakta ise de, bu devirlerin dava tarihinden önce mi sonra mı yapıldığı tespit olunamamaktadır.
6100 sayılı HMK'nın 125/2. maddesi uyarınca "Davanın açılmasından sonra, dava konusu davacı tarafından devredilecek olursa, devralmış olan kişi, görülmekte olan davada davacı yerine geçer ve dava kaldığı yerden itibaren devam eder."
Bu durumda mahkemece, davacının itiraza ve davaya mesnet markalarının devrine ilişkin kayıt ve belgeler davalı ...'dan celp edilerek, ...'nın 18.02.2020 tarih, .... sayılı ilamında da açıklandığı üzere sıfat (husumet), dava konusu kılınan sübjektif hakla davanın tarafları arasındaki ilişkiyi ifade ettiğinden ve dava dilekçesinde davacı ve davalı olarak gösterilmiş kişilerin maddi hukuk bakımından gerçekten hak sahibi veya yükümlü konumunda bulunup bulunmadığına ilişkin bir kavram (....) olduğundan, dava şartı olmadığı, mahkemece resen göz önüne alınması gereken bir itiraz olduğu gözetilerek, devir dava tarihinden önce gerçekleştirilmiş ise davacının aktif husumet ehliyeti (taraf sıfatı) bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi, marka devri dava tarihinden sonra gerçekleştirilmiş ise, devralan kişinin davacı yerine geçmesi, davanın kaldığı yerden itibaren bu kişi huzurunda görülmesi gerekir. İlk derece mahkemesi ise karar tarihinden önce gerçekleşen bu devri hiç dikkate almamış, markaları devreden ... ve Tic. A.Ş. huzuruyla davayı görmeye devam etmiştir.
Hal böyle olunca mahkemece, marka devrine ilişkin kayıt ve belgeler davalı Kurum'dan celp olunarak davacının aktif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı tartışılmadan ve duruma göre 6100 sayılı HMK'nın 125/2. maddesi uyarınca, usulüne uygun şekilde taraf teşkili sağlanmadan, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, açıklanan şekilde gerekli işlemlerin yapılabilmesi amacıyla, davalı ... vekili ile davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının esası incelenmeden kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." şeklinde hüküm kurulmuş, mahkememize iade edilen dava dosyası yukarıda yazılı esasa kaydedilerek, ... kararında belirtilen eksik işlemler tamamlanmıştır.
...'ten celp edilen marka devir evrakı incelendiğinde; iş bu davaya mesnet gösterilen markaların ....Noterliği'nin 08/10/2020 tarih ... yevmiye numaralı "Devir Sözleşmesi" ile davacı tarafından, dava dışı ...'ne devredildiği, devirlerin ... siciline kayıt taleplerinin 09/10/2020 tarihinde yapıldığı, tespit edilmiştir.
6769 sayılı SMK m.148/1 hükmüne göre; Sınai mülkiyet hakkı devredilebilir, miras yolu ile intikal edebilir, lisans konusu olabilir, rehin verilebilir, teminat olarak gösterilebilir, haczedilebilir veya diğer hukuki işlemlere konu olabilir. Coğrafi işaret ve geleneksel ürün adı hakkı; lisans, devir, intikal, haciz ve benzeri hukuki işlemlere konu olamaz ve teminat olarak gösterilemez.
SMK m.148/4 hükmüne göre; Hukuki işlemler, yazılı şekle tabidir. Devir sözleşmelerinin geçerliliği, ancak noter tarafından onaylanmış şekilde yapılmış olmalarına bağlıdır.
Yukarıda yer verilen kanun hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; markaların devir dahil hukuki işlemlere konu olabilecekleri, devrin geçerli olabilmesi için noter tarafından onaylanmış olması gerektiği, somut olayda, iş bu davaya mesnet markaların SMK m.148/4 hükmü uyarınca düzenlenen şekil şartına uygun olarak noter onaylı düzenlendiği, bu nedenle devir sözleşmesinin geçerli olduğu kanaatine varılmıştır.
SMK m.148 hükmü uyarınca marka devir sözleşmesinin ... siciline işlenmesi zorunlu değildir. Ancak taraflardan birinin talebi, ücretin ödenmesi ve yönetmelikle belirlenen diğer şartların yerine getirilmesi halinde sicile kaydedilir ve bültende yayımlanır. Sicile kayıt ve ilan yaratıcı değil, bildiri etkiyi haizdir (...). .... 'nun 09/02/2011 tarih ... sayılı kararında da; markanın devrine ilişkin hukuki işlemin marka siciline tescili ve ilan edilmesi, yaratıcı değil, bildirici etkiyi haiz olduğu belirtilmiştir.
Somut olayda; SMK m.148/4 hükmü uyarınca, devir sözleşmesinin noter tarafından onaylanmış şekilde yapılmasıyla gerek borçlandırıcı işlem, gerekse tasarrufi işlem aynı anda gerçekleştirilmiş olup, sözleşme akit tarihi itibariyle, iş bu davaya mesnet gösterilen markaların davacı tarafından, dava dışı ...'ne devredildiğinin kabulü gerekmektedir. Buna göre; akit tarihi olan 08/10/2020 tarihinden sonra eldeki dava 13/10/2020 tarihinde açılmış olup, dava tarihi itibariyle, davacı ...'nin, iş bu davaya mesnet markalar üzerinde hak sahipliği sıfatı bulunmamaktadır. İş bu davaya mesnet markalar, dava tarihinden önce devredildiğinden, eldeki uyuşmazlıkta 6100 sayılı HMK m.125/2 hükmünün uygulama alanı bulunmamaktadır. Belirtilen nedenlerle; davacı tarafından, davalılara yöneltilen ... kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemli iş bu davanın, aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
1-Aktif husumet yokluğu nedeniyle DAVANIN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 54,40 TL'nin mahsubu ile alınması gereken 373,20 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3 hükmü gereği hesaplanan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 54,40 TL başvurma harcı, 54,40 TL peşin harç, 68,60 TL vekalet harcı, 1.700,00 TL bilirkişi ücreti, 181,00 TL posta-tebligat masrafı olmak üzere toplam 2.058,40 TL yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı ... tarafından yapılan 7,80 TL vekalet harcı ve 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 2,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 171,90 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ...'ye verilmesine,
6-Davalı ... tarafından yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 44,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 206,10 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine,
7-HMK m.333 hükmü gereği karar kesinleştiğinde artan avansın yatıran tarafa re'sen iadesine,
Dair, Davacı vekilinin, Davalı Kurum vekilinin ve Davalı şirket vekilinin yüzüne karşı, HMK m.341 ve m.345 hükümleri gereği kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23/02/2024
Katip ...
E imzalıdır
Hakim ...
E imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!