T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/397 Esas - 2023/328
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/397 Esas
KARAR NO : 2023/328
DAVA : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
DAVA TARİHİ : 24/10/2022
KARAR TARİHİ : 21/06/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 24/07/2023
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili 24/10/2022 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde özetle; Davacı ile 11.02.2019 tarihli dava dışı ... ... Sanayi A.Ş. arasında yapılan sözleşme ile "..." markası "çapa traktörü, motokültivatör, çayır biçme makinesi, dizel motor, motorlu tırpan ve aparatlan, motorlu testereler, çim biçme makineleri ve bahçecilikte kullanılan toprak işleme makineleri ile öğütme makinalarından" oluşan ürünlerin, ... markası tescil hakkı ile buna bağlı her türlü fikri ve sınai mülkiyet hakkı, üretim ve satış hakları ile bunlara ilişkin resmi rapor ve ruhsatlar, teknik resim ve benzeri çizim ve veriler, satıcı ve satış sonrası servis sözleşmeleri ve bilgisayar kayıtları ile bu kapsamdaki ürünlerin üretimi için gereken kalıp, model, makine, ekipman, takım, tezgah, aparat, yedek parça, kesici vb diğer sabit kıymet, envanter ve malzemeler" davacı şirket tarafından devir alındığını, davacı şirket tarafından dava dışı ... ... ...A.Ş.'den alınan; .... Noterliği'nin 11.02.2019 tarih ... yevmiye numaralı kısmi devir senedi ile ... Markasının 7. Sınıfta "çapa traktörü, çayır biçme makinesi , tarımsal amaçlı öğütme makineleri, motorlu testereler , motorlu tırpanlar,motokültüvator Kara taşıtları için olanlar hariç; dizel motorlar bunların parçaları ve tertibatları," mal/hizmet grubu davacı şirket adına ... nolu başvuru ile tescil edildiğini, davalı Global ... firmasının ise, 20.03.2019 tarihinde [davacıdan sonra] dava dışı ... ... .... A.Ş ile esasen sözleşme tarihinde hali hazırda var olan sadece "ilaçlama makinaları ve ilaçlama pompoları"nın üretim ve satış hakları için olmak üzere sözleşme akdettiğini, sözleşme gereği davalının ... başvuru nolu ... markasında 7. Sınıfın bir kısmında ve 8. Sınıfta özel emtia devraldığını, davalının, hem kendisinin hem de davacı şirketin dava dışı ... ... A.Ş. ile imzalanan sözleşmelerin, muvafakat ve devir senetlerinin dışına çıkarak, benzerlik/iltibas ve haksız rekabet oluşturacak şekilde, ... başvuru numaralı dosya ile "..." markası için; dava dışı ... ... A.Ş.'den özel emtia devralmasına rağmen, kötüniyetli olarak genel emtiaya çevirmek için başvuru yaptığını, bu başvurusu ile 5,6,7,9,12,17,20,21,35,37, 43 ve 44. Sınıflarda sözleşme kapsamı dışında yeni sınıflarda tescil talebinde bulunduğunu, davacı şirketin hem 7. Sınıfta "..." markasında aldığı devir bakımından hem de "... ..." olarak 7., 35. Ve 37. Sınıflarda yaptırdığı tescil bakımında müktesep hakkının davalı şirketten daha önceye dayalı olduğunu, dava konusu ... nolu tescil talebi ile davacı şirket adına ... ve ... tescilli dosyalardaki aynı sınıf ve aynı emtialarla tescilini istendiğini, davalı şirketin marka başvurusunun davacı markalarına ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, tüketici nezdinde iltibasa ve haksız rekabete mahal vereceğini, dava konusu başvuruyu yapıp "..." markasında hem devraldığı sınıflarda özel emtiayı genel emtiaya çevirmesi, hem de kapsamını genişletmesi açıkça kötüniyetli olduğunu öne sürerek, ... 'nun 23.08.2022 tarih ve ... sayılı ... kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili 02/11/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Kurum tarafından esas alınan sınıflandırma listesine göre markalar arasında sınıf benzerlik olup olmadığı incelendiğinde; başvuru markası ile davacıya ait markalar arasında başvuru markasının kapsamından çıkartılan mal/hizmetler dışında bir sınıf benzerliği bulunmadığını, başvuru markasının kapsamında bırakılan mal/hizmetler incelendiğinde; “07. SINIF: Ahşap, metal, cam ve plastik malzemelerin ve madenlerin işlenmesi, bunlara şekil verilmesi için makineler, takım tezgahları ve bu amaçla kullanılan endüstriyel robotlar. İş makineleri, aynı işleve sahip robotik mekanizmalar. Kaldırma, taşıma ve iletme makineleri, aynı işleve sahip robotik mekanizmalar (asansörler, yürüyen merdivenler, vinçler dahil). ..., hayvancılık, ziraat sektörlerinde ve tahıl / meyve / sebze /gıda işlenmesinde kullanılan ;motorlu sırt atomizörü, pülverizatör, benzinli motorlar, elektrikli motorlar, bunların parçaları ve tertibatları, motorlu araba ve traktör için membranlı pompalar Rulmanlar, bilyalı veya masuralı yataklar. Alternatörler, jeneratörler, elektrik jeneratörleri, güneş enerjisi ile çalışan jeneratörler. Boya makineleri, otomatik boya püskürtme tabancaları, elektrikli zımbalama makineleri ve tabancaları elektrikli yapıştırıcı tabancalar, basınçlı hava veya sıvı püskürtücü makineler için tabancalar, elektrikli el matkapları, motorlu el testereleri, dekupaj makineleri, spiral makineler, basınçlı hava üreticiler, kompresörler, araç yıkama makineleri ve yukarıda sayılan makine ve araçlarla aynı işleve sahip robotlar, Ambalajlama makineleri, doldurma-tapalama ve kapatma makineleri, etiketleme makineleri, tasnifleme makineleri ve yukarıda sayılan makinelerle aynı işleve sahip robotlar ve robotik mekanizmalar. Makine veya motor parçası olmayan pompalar. Doğrama, öğütme, ezme, çırpma ve ufalama için mutfakta kullanılan elektrikli aletler; zemin, halı veya döşeme temizleme amaçlı elektrikli makineler, elektrikli süpürgeler ve bunların parçaları. 08.SINIF: Makine, cihaz ve taşıt onarımı, inşaat, ziraat, bahçecilik ve ormancılıkla ilgili elle çalışan (motorsuz) aletler; testereler, motorsuz araba ve traktör için mebranlı pompalar." malları açısından ... sayılı “...” ibareli önceki tarihli markasına bağlı olarak müktesep hakkının bulunduğunu, ... kararında belirtilen başvuru hakkındaki ret kararının kaldırılmasına karar verilen diğer mal/hizmetler arasında davacı markalarının kapsamında kalan mal/hizmetler açısından bir benzerlik bulunmadığını, markaların farklı sınıflardaki mal ve hizmetleri kapsaması; SMK 6/1 kapsamında aranan şartları sağlamadığını, davacı vekilinin SMK m.6/9 hükmü bağlamında kötü niyete ilişkin iddiaları da hukuki dayanaktan yoksun olduğunu öne sürerek ... kararının usule ve hukuka uygun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili 17/11/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu "..." markasının 09.10.2008 tarih ve ... tescil numarası ile dava dışı ... ... A.Ş. Firması adına tescil edildiğini, sektöründe bilinen ve tanınmış bir marka olduğunu, marka sahibi ... ... A.Ş. ile davalı şirket arasında, 20.03.2019 tarihinde yapılan "..." uyarınca, ... Markası, 7 No'lu ("Çapa traktörü, çayır biçme makinesi tarımsal amaçlı öğütme makineleri, motorlu testereler, motorlu tırpanlar, motokültüvatör kara taşıtları için olanlar hariç, dizel motorlar bunların parçaları ve tertibatları.." bölümü dışında) ve 8 No’lu mal ve hizmet sınıfları çerçevesinde davalı şirkete devredildiğini, davalı şirketin, daha sonra ... ... A.Ş. firmasından aldığı; "Tüm Mal ve Hizmetleri" kapsayan bir "Muvafakatname"si bulunduğunu, davalının ... markasının 05 /06 /07 /09 /12 /17 /20 /21 /35 /43 /44 sınıfları için yaptığı davaya konu ... No'lu başvurunun temelini, iş bu "muvafakatname", "..." ve kendi adına tescilli markasının oluşturduğunu, davacı ... ... firmasının ... ... Makina A.Ş şirketinden "..." markasının 7. sınıf içerisinde yer alan sadece "Çapa traktörü, çayır biçme makinesi tarımsal amaçlı öğütme makineleri, motorlu testereler, motorlu tırpanlar, motokültüvatör kara taşıtları için olanlar hariç, dizel motorlar bunların parçaları ve tertibatları.." kısmını devraldığnıı, 7. Sınıfın geriye kalan tüm kalemleri ve diğer tüm sınıfların davalı şirkete devredildiğini, başvurunun kötü niyetle yapılmadığının açık ve tereddütsüz olduğunu, davalının hali hazırda kazanılmış bir hakkı bulunduğunu, bunun da ötesinde, markanın ilk sahibi olan ... ... A.Ş. firması tarafından davalı şirkete verilen bir de "muvafakatname" bulunduğunu, davalının ... markasının 05 /06 /07 /09 /12 /17 /20 /21 /35 /43 /44 sınıfları için yaptığı başvuruyu bu müktesep hakkı olan tescile ve iş bu muvafakatnameye dayandırdığını, davalı adına tescilli markanın 2009 yılından bu yana tescilli olduğunu, markanın taraflarca tartışmasız ve çekişmesiz olduğunu, yeni başvuru ile önceki markanın asli unsurlarının birebir olduğunu, davalının "Müktesep Hakkı" olduğu konusunda tereddüt olmadığını öne sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
UYUŞMAZLIK:
Dava, 5000 sayılı Patent ve Marka Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun m.15/C hükmüne göre açılan ... Kararının İptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davalı kurumun tesis ettiği ... sayılı ... kararının davalı şirketin itirazının kabulüne ilişkin kısmının hukuka uygun olup olmadığı, davalı şirkete ait ... sayılı "..." ibareli marka başvurusu ile itiraza mesnet markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunup bulunmadığı, davalı şirketin önceki tarihli markasından kaynaklı müktesep hakkının bulunup bulunmadığı, davalı şirketin kötü niyetli olup olmadığı hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, bilirkişi heyetinden maddi vakıalara ilişkin rapor alınmış, 06/08/2015 tarih 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren .... Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 201/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraflara tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İşlem dosyasının tetkikinde; Davalı şirketin "..." ibaresinin 05 / 06 / 07 / 09 / 12 / 17 / 20 / 21 / 35 / 43 / 44. Sınıflarda yer alan mal ve hizmetlerde tescili amacıyla 03.09.2020 tarihinde gerçekleştirdiği ... sayılı marka başvurusunun yapılan ilk incelemeler sonrasında ...'nca SMK m.5/1-ç hükmü gereği kısmen reddine karar verildiği, kalan mal ve hizmetler bakımından 12.01.2021 tarih ve 364 sayılı Bülten’de başvurunun ilan edildiği, söz konusu ilana karşı davacı yanın 09.03.2021 tarihinde ..., ... sayılı markalarını mesnet göstererek SMK m.6/1, m.6/5 ve m.6/9 hükümleri kapsamında itirazda bulunduğu, davalı şirketin 19.04.2021 tarihli itiraza karşı görüş dilekçesi ibraz ettiği, yayıma yapılan itirazın ...'nca SMK m.6/1 ve m.6/9 hükmü uyarınca kabul edilerek marka tescil başvurusunun reddedildiği, davalı şirket tarafından 12.10.2021 tarihinde bu karara itirazda bulunulduğu, davacı şirketin 15.11.2021 tarihli itiraza karşı görüş ibraz ettiği, yapılan itirazı değerlendiren ...'nun ... sayılı ... kararı ile itirazın kısmen kabulüne karar verdiği, bir kısım mal ve hizmetlerin başvuru kapsamında iade edildiği, bu kararın davacı marka vekiline 24.08.2022 tarihinde tebliğ edildiği, iki aylık hak düşürücü süre içinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6.maddesinin 1.fıkrasına göre; Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
Karıştırma ihtimali, ortalama tüketicilerin, her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurmasıdır. Bu durum, bir mal veya hizmetin alıcısının bildiği veya duyduğu bir mal veya hizmeti aldığı zannı ile başka bir işletmenin aynı veya benzer malını ya da hizmetini alma ihtimali biçiminde tanımlanmaktadır. Karıştırılma ihtimali, iltibas kavramından daha geniş bir kavram olup, doğrudan ve dolaylı karıştırılma ihtimali olarak ikiye ayrılır. Bu ayrıma göre eğer mal veya hizmetin aynı işletmeden ileri geldiği yönünde bir algılama ortaya çıkıyor, yani bir işletmeye ait mal veya hizmet, başka bir işletmeye ait mal veya hizmet ile karıştırılıyor ve bu nedenle satın alınıyorsa doğrudan karıştırılma ihtimali söz konusudur. Buna karşın, eğer mal veya hizmetin markası birbirinden ayırt ediliyor ancak bunların aynı işletmenin markaları olduğu ya da bu mal veya hizmetin aralarında ekonomik veya idari bağlantı bulunan işletmelerden geldiği biçiminde bir algılama oluşuyor ise bu halde de dolaylı karıştırılma ihtimalinden söz edilir.
Karıştırılma ihtimalinden bahsedilebilmesi için öncelikle önceki ve sonraki markalar arasındaki mal veya hizmet sınıflarının aynı ya da benzer olması gerekir. Mal veya hizmetlerin benzer olup olmadığının belirlenmesinde, karşılaştırılacak mal veya hizmetlerin benzer alıcı çevresine hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları karşılayıp karşılamadığı, aralarında hammadde-yarı mamül-mamül ürün ilişkisi bulunup bulunmadığı, birbirleri yerine ikame ya da tamamlayıcı ürün ya da hizmet olup olmadıkları, dağıtım kanallarının ortak olup olmadığı, marketlerde aynı reyon ya da raflarda satılıp satılmadıkları, aynı toptancılarda satılıp satılmadıkları gibi kriterler göz önünde tutulmalıdır. Sınıfsal benzerlik karşılaştırmasında gerek Nice sınıflandırması gerekse de ... tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğleri mahkemeler bakımından bağlayıcı değildir. Somut olayın özelliklerine göre ... tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğinde farklı sınıflarda yer almalarına rağmen ilgili alıcısı nezdinde karıştırmaya yol açacak nitelikteki ürün ve hizmet markalarının kapsadıkları mal ve hizmet sınıflarının benzer olarak değerlendirilmesi de mümkündür.
Karıştırılma ihtimali bakımından sınıfsal benzerliğin söz konusu olması halinde önceki ve sonraki markanın aynı ya da benzer olup olmadıklarının incelenmesi gerekir. Markaların aynı ya da benzer olup olmadıkları incelenirken markayı oluşturan her bir unsura göre değil, bir bütün olarak karşılaştırılan markaların bıraktığı genel, global izlenim, markaların bütünü ile bıraktığı etki dikkate alınacaktır. Markalarda eğer tanımlayıcı unsurlar var ise bu unsurlar değerlendirme dışı bırakılacaktır. Global değerlendirmeye göre, karşılaştırılan markalar arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olup olmadığı incelenirken, ilgili alıcısı nezdinde bıraktıkları genel intibaya göre markaların benzer olup olmadığı, markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunup bulunmadığı, ortalama alıcısının algısının ve satın alma kararı verirken göstereceği özen ve dikkat derecesinin ne olduğu, markalar veya işletmeler arasında bağlantı ihtimalinin söz konusu olup olmadığı gibi hususlar incelenerek değerlendirme yapılmalıdır. Bu şekilde inceleme yapılırken, markanın toplumda ne kadar tanındığı, markaların ayırt edici unsurlarının neler olduğu, markanın hitap ettiği ürün ya da hizmetin tüketici kitlesinin kimler olduğu, bu kitlenin satın alma sürecinde göstermeleri beklenen dikkat ve algılama düzeyinin ne olduğu, mal veya hizmetin niteliğinin ve fiyatının ne olduğu, markanın ne kadar özgün, ayırt edici ya da tanımlayıcı olduğu, seri marka algılamasına yol açıp açmadığı gibi hususlar dikkate alınmalıdır.
Belirtilen açıklamalar ışığında, tarafların iddia ve savunmaları, marka işlem dosyası, itiraza mesnet markalar, hukuki nitelendirme hali hariç olmak üzere maddi vakıalara ilişkin tespitler barındıran bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda tablolaştırıldığı üzere; dava konusu markanın kapsamında yer alan 07. sınıf “çapa traktörü, çayır biçme makinesi , tarımsal amaçlı öğütme makineleri, motorlu tırpanlar,motokültüvator, motorlu testereler hariç ..., hayvancılık, ziraat sektörlerinde ve tahıl/meyve/sebze/gıda işlenmesinde kullanılan makineler ve robotik mekanizmalar, içecek yapım ve işleme makineleri. Kara taşıtları için olanlar hariç motorlar(dizel motorlar bunların parçaları ve tertibatlar hariç)”, davacının önceki tarihli ve tescilli markaları kapsamında 7.sınıfta yer alan ve bilirkişi raporunda koyu ve altı çizili olarak gösterilen emtialar ile aynı/aynı tür ya da benzer bulunmuştur.
Dava konusu markanın kapsamında yer alan 12. sınıftaki “Motorlu kara taşıtları (motosikletler, mobilet dahil) ve bu taşıtlar için motorlar, kavramalar ve transmisyon bağlantıları, transmisyon kayışları ve zincirleri, dişliler, frenler, fren disk ve balataları, şasiler, kaportalar, süspansiyonlar, darbe emiciler, şanzımanlar, direksiyonlar, jantlar” ile davacı yana ait markalar kapsamında kalan 37. Sınıf “Kara araçları servis istasyonu hizmetleri (bakım, tamir ve akaryakıt dolumu” hizmetleri bakımından ise benzer/tamamlayıcı bulunmuştur.
Motorlu kara taşıtları (motosikletler, mobilet dâhil) ve bu taşıtlar için motorlar, kavramalar ve transmisyon bağlantıları, transmisyon kayışları ve zincirleri, dişliler, frenler, fren disk ve balataları, şasiler, kaportalar, süspansiyonlar, darbe emiciler, şanzımanlar, direksiyonlar, jantlar emtialarının üreticilerinin kara araçları servis istasyonu hizmetleri-bakım, tamir ve akaryakıt dolumu (37. sınıf) hizmetlerini vermesinin sık karşılaşılan bir durum olması, bu hizmetin satış sonrası hizmeti dışında da verilmesi ve hitap ettikleri tüketici kesiminin aynı olması nedeniyle ve mallar ile hizmetler arasında tamamlayıcılık bulunması hususu göz önüne alındığında karşılaştırma konusu mallar ve hizmetler benzer olarak değerlendirilmiştir (Aynı yönde ...). Ancak buradaki benzerlik ilişkisi, doğrudan değil dolaylıdır. Bu nedenle 12 ve 37. Sınıf arasındaki ilişkinin iltibasa yol açıp açmayacağının tespitinde işaretlerin çok daha yüksek benzerlik ilişkisi içerisinde olması gerekmektedir.
Davalı markasının tamamı büyük siyah renkte standart yazı karakteri ile yazılmış “...” ibaresinden oluştuğu, bu ibarenin ise iç kısmı sarı ve yeşil renkte çizgilerden oluşan, köşeleri oval dikdörtgen şeklinin içine konumlandırıldığı, başkaca ilave şekil, kelime unsuru içermediği görülmektedir.
Davacının itiraza mesnet gösterilen markaları incelendiğinde ise; bu markaların da dava konusu marka ile birebir aynı görseli, sözcük ve şekil unsurunu ihtiva ettiği görülmektedir. Davacı markalarından ... nolu markanın ilave olarak “...” ibaresini içerdiği, bu ibarenin davacının ticaret unvanının unsurlarından biri olduğu ve bu markada da tüketicinin dikkatini çekecek ve ön plana çıkan unsurun “...” ibaresi ve logosu olacağı düşünülmektedir.
Bu genel tespitler sonrası markalar global olarak karşılaştırıldığında; taraf markalarının bütünsel anlamda ayniyet düzeyinde bir benzerlik ilişkisi içerisinde oldukları, “...” ibaresinin her iki markadaki ortak unsur olarak kullanılan kelimeler olduğu, markalardaki şekil unsurlarının da neredeyse ayniyet derecesinde (... ibaresi dışında) benzer olduğu, her ne kadar uyuşmazlık konusu hizmetlerin ilgili tüketici kitlesinin niteliği ortalama tüketicinin daha üstünde olsa dahi, markaların ayniyet düzeyinde benzerliği karşısında tüketicinin her iki marka arasında bir fark gözlemleyemeyeceği, bu nedenle; dava konusu marka kapsamında yer alıp davacı markaları kapsamında yer alan mal ve hizmetler ile benzer olduğu tespit edilen "Çapa traktörü, çayır biçme makinesi, tarımsal amaçlı öğütme makineleri, motorlu tırpanlar, motokültüvator, motorlu testereler hariç ..., hayvancılık, ziraat sektörlerinde ve tahıl/meyve/sebze/gıda işlenmesinde kullanılan makineler ve robotik mekanizmalar, içecek yapım ve işleme makineleri. Kara taşıtları için olanlar hariç motorlar(dizel motorlar bunların parçaları ve tertibatlar hariç). Motorlu kara taşıtları (motosikletler, mobilet dahil) ve bu taşıtlar için motorlar, kavramalar ve transmisyon bağlantıları, transmisyon kayışları ve zincirleri, dişliler, frenler, fren disk ve balataları, şasiler, kaportalar, süspansiyonlar, darbe emiciler, şanzımanlar, direksiyonlar, jantlar." emtiaları bakımından SMK m.6/1 hükmü koşulunun somut olayda oluştuğu kanaatine varılmıştır.
Davaya konu ... kararında; davalı şirkete ait ... sayılı markadan kaynaklı olarak bir kısım emtialara ilişkin, davalı şirketin iş bu davaya konu marka başvurusunda müktesep hakkı bulunduğu belirtildiğinden, davalı şirketin, söz konusu kararda belirtilen şekli ile müktesep hakkının bulunup bulunmadığı hususu aşağıdaki şekilde irdelenmiştir:
... . sayılı “...” kararında kazanılmış hak teşkil eden önceki markaların tespiti yönünden bazı kıstaslar getirmiştir.
... Sayılı kararına göre; Bir işletme tarafından uzunca süredir kullanılan markanın asli unsuru muhafaza edilerek ve markanın bu işletme ile bağlantısı ve tüketici nezdinde yarattığı izlenim korunmak suretiyle, önceki markanın kapsadığı ürünlerin veya bir ürün çeşidinin tüketiciye yenilenmiş bir marka imajı ile sunulması ve bu yolla marka sahibi işletmenin piyasaya arz ettiği ürünlerinin de işletmesel köken olarak öncekilerle bağlantılı olduğu mesajını veren yeni markalar yaratmak amacıyla önceki markada yer alan asıl unsurun yanına başkaca asli ve/veya tali unsurlar ekleyerek oluşturduğu markaların seri marka olarak kabulü olanaklıdır. Bu tür markalar niteliği itibariyle 556 sayılı KHK'nın 55. maddesinde tanımlanan ortak markalara benzemekle birlikte; seri markalar, ortak markalarda mevcut olan bir grupta yer alan işletmelerin mal veya hizmetlerini diğer işletmelerden ayırt edilmesi fonksiyonu, teknik yönetmelik gibi özelliklere sahip olması gerekmeyen ve esasen ortak asli unsuru taşımakla birlikte her biri diğerinden bağımsız nitelikteki ticaret ve hizmet markalarıdır.
Bu karar içeriğinden de anlaşılabileceği üzere müktesep hakkın kabulü üç koşula bağlanmıştır. Bunlar:
• müktesep hak iddia edilen marka ile davaya konu markadaki asli unsurların muhafaza edilmiş olması ve eski markaya karşı hükümsüzlük davası açılacak sürenin dolmuş olması ve bu markanın çekişmesiz şekilde kullanılması,
• markalar arasında işletme ile bağlantısı ve tüketici nezdinde yaratılan izlenimin korunması,
• dava konusu markada, müktesep hak iddia edilen markaya nazaran kapsamın genişletilmemiş olması.
Bu üç şartın gerçekleştiği durumlarda marka sahibi kazanılmış hak elde eder.
Bu üç şartın gerçekleştiği durumlarda marka sahibi kazanılmış hak elde eder. Hemen belirtmek gerekir ki; yukarıdaki şartlar sağlansa bile, sonraki tarihli marka başvurusu, itiraza mesnet markaya yakınlaşma ve bu yolla haksız yararlanma tehlikesi oluşturmamalıdır. Burada irdelenmesi gereken husus; marka olarak seçilen işaretin önceki tarihli kök seri markaların yenilenmesi suretiyle mi oluşturulduğu, yoksa itiraza mesnet markalar ile yakınlaşarak onunla iltibas tehlikesi doğurma tehlikesi oluşturacak şekilde mi mizanpajının yapıldığıdır. Daha ilk bakışta başvurunun kök markanın değil de, itiraza mesnet markanın yeni düzenlenmiş bir versiyonu olduğu yönünde ortalama tüketici nezdinde izlenim doğuyorsa, önceki kök markalardan kaynaklı müktesep hak şartlarının doğduğundan söz edilemez. Bu itibarla seri marka olarak tescili talep edilen işaret, kök markadan esaslı farklılıklar göstermemeli ve seri marka seçilirken itiraza mesnet markaya yakınlaşacak font, renk, mizanpaj değişikliklerinden kaçınılmalıdır. (...)
Müktesep hak iddiası bakımından hemen belirtmek gerekir ki; önceki tarihli markanın çekişme konusu olmaktan çıkması hali tek başına müktesep hak şartlarının doğumunu sağlamaz. Önceki tarihli markanın başvuruya konu emtialar bakımından aynı zamanda fiili olarak kullanıldığının da ispatlanması gerekir. Zira, müktesep hak müessesesinin kabul edilmesinin amacı, önceki tarihli markanın uzunca süredir kullanımı nedeniyle ilgili tüketici kesiminde oluşan imajın, sonraki tarihli marka başvurusuna sirayet etmesini sağlamaktır. Bu nedenledir ki, fiilen kullanılmayan önceki tarihli markanın ilgili tüketici kesiminde bir imaj duygusu oluşturduğundan söz edilemez. Olmayan imajın yenilenen yeni bir marka başvurusuna aktarımı da dolayısıyla söz konusu olamaz. Müktesep hak şartları bakımından yukarıda ifade ettiğimiz görüşü destekler nitelikte, .... sayılı kararında, önceki markanın fiilen kullanılmasını, müktesep hakkın doğumu bakımından gerekli görmüştür.
Somut olayda yapılan incelemede; davalı yana ait ... işlem numaralı “...” markasının 07 ve 08. Sınıf emtialar bakımından 08.10.2009 tarihinde tescil edildiği anlaşılmaktadır ve tescil tarihi üzerinden 5 yıllık bir süre geçmiş olduğu için iş bu marka, taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmaktan çıkmıştır. Ancak, markanın uzun süredir tescilli olması tek başına yetmemekte, önceki tarihli markanın tescilli olduğu emtialar bakımından fiili olarak, süreklilik arz edecek şekilde kullanılması olgusunun da irdelenmesi gerekmektedir.
Bu bağlamda, davalı yanca sunulan deliller incelendiğinde, davalı vekili tarafından işlem dosyası ve dava dosya kapsamında aşağıdaki delillerin sunulduğu görülmektedir:
• ... ve ... No'lu tescil belgeleri
• ... Kayıtları, ... Zirai Mücadele Alet ve Makineler İmal İzin Belgesi
• ... 9001:2015 sertifikası, ... Kapasite Raporu
• ... Sanayi Sicile Kayıt Belgesi
• 15.01.2020 tarihli Ruhsat Devir Sözleşmesi
• ... Zirai Mücadele Alet ve Makineleri İmal Ruhsatı (... markalı ürünleri için)
• Vergi levhası örneği
• Yerli malı belgesi (... tarımsal ilaçlama makinesi)
• 20.03.2019 tarihli devir sözleşmesi (davalı şirketin ... markasını devir aldığını gösterir)
• .... Noterliği'nin 15.01.2020 tarih ve ...Yevm No'lu "Kısmi Devir Senedi"
• Davadışı ... Makina firmasının davalı şirkete, ... markasının tüm mal ve hizmetler için tesciline muvafakat etiğini gösteren muvafakatnamesi (.... Noterliği'inin 10.12.2020 tarih ve ... Yevm No ile Muvafakatname) ve diğer devir ve muvafakat evrakları.
Ancak sunulan bu delillerin, bahsi geçen markanın marka sahibi tarafından ciddi ve devamlılık arz eden nitelikte bir kullanımı ortaya koyar nitelikte olmadığı kanaatine varılmıştır. Zira sunulan ruhsatlar ve diğer belgeler tek başına söz konusu markanın ciddi şekilde kullanımını ispata yeterli görülmemiş, ilave deliller ile bu kullanım ispatlanamamıştır.
Her ne kadar, davalı yana ait önceki tarihli ... nolu markanın tescil tarihi üzerinden 5 yıllık bir süre geçmiş olduğu, bu markanın asli unsuru muhafaza edilerek ve kapsamında yer alan 07 ve 08. Sınıf emtiaları da kapsar şekilde ... nolu yeni bir başvuru yapılmış ise de, bahsi geçen markanın, marka sahibi tarafından ciddi ve devamlılık arz eden nitelikte bir kullanımı ortaya koyar nitelikte olmadığı ve markanın tescilli olarak uzun süre kullanılması koşulunun somut olayda gerçekleşmemiş olması nedeniyle davalı tarafın önceki tarihli markasından kaynaklı müktesep hakkının bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
SMK m.6/9 hükmüne göre; Kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.
Kötü niyetli marka başvurusu; Kişiyi, hukuk düzeninin tescil ile elde edilecek hakları kullanması amacı taşımaksızın, hukuka ve ahlaka aykırı olarak, bu hakların hukuk düzenince tasvip edilemeyecek şekilde başka amaçlarla kullanılması olarak tanımlanabilir. Hangi hallerde kötü niyetli olarak marka başvurusunda bulunulmuş sayılacağına ilişkin bir düzenleme bulunmamakla birlikte, genel olarak markayı kullanmaktan ziyade şantaj veya başkasından haksız para elde etmek veya başkalarının ticaretine engel olmak gibi amaçlarla yapılan marka başvuruları kötü niyetle yapılmış başvuru olarak kabul edilmektedir. Kanunun ayrıca müeyyideye bağladığı hususlar tek başına kötü niyet emaresi olarak kabul edilmez. Zira Kanun tarafından zaten müeyyidesi gösterilmiş marka başvuruları için ayrıca kötü niyeti de sebep göstermek doğru görülmemektedir. (...)
Somut olayda; davaya konu marka ile itiraza mesnet markaların bir kısım emtialar bakımından iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmalarının haricinde davalı şirketin kötü niyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu bulunmadığı, salt bir kısım emtialar bakımından dava konusu marka ile davacıya ait markalar arasında iltibas tehlikesi bulunduğundan hareketle davalı şirketin kötü niyetli olduğunun söylenemeyeceği, "..." ibareli markanın 2008 yılına ait marka tescil belgesinin kısmen davacı tarafından, kısmen de davalı şirket tarafından dava dışı şirketten devralındığı, davalı şirketin öncesinde kısmen devraldığı marka ile aynı/ayırt edilemeyecek derecede benzer iş bu davaya konu marka tescil başvurusunda bulunmuş olmasının ticari dürüstlük kurallarına aykırı olarak addedilemeyeceği, davalı şirketin engelleme, spekülasyon, tuzak, şantaj vb amaçlarla iş bu davaya konu marka tescil başvurusunda bulunduğuna yönelik dosya kapsamında delil bulunmadığından, kötü niyet iddiasına dayalı istemler yerinde bulunmamıştır.
Yukarıda izah edilen gerekçelerle; dava konusu marka ile davacıya ait itiraza mesnet markalar arasında, davaya konu bir kısım emtialar bakımından ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu, davalı şirketin müktesep hak iddiasının yerinde olmadığı ve davalı şirketin kötü niyetli olmadığı hususları dikkate alınarak; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; "Çapa traktörü, çayır biçme makinesi, tarımsal amaçlı öğütme makineleri, motorlu tırpanlar, motokültüvator, motorlu testereler hariç ..., hayvancılık, ziraat sektörlerinde ve tahıl/meyve/sebze/gıda işlenmesinde kullanılan makineler ve robotik mekanizmalar, içecek yapım ve işleme makineleri. Kara taşıtları için olanlar hariç motorlar(dizel motorlar bunların parçaları ve tertibatlar hariç). Motorlu kara taşıtları (motosikletler, mobilet dahil) ve bu taşıtlar için motorlar, kavramalar ve transmisyon bağlantıları, transmisyon kayışları ve zincirleri, dişliler, frenler, fren disk ve balataları, şasiler, kaportalar, süspansiyonlar, darbe emiciler, şanzımanlar, direksiyonlar, jantlar." emtiaları bakımından ... sayılı ... kararının davalı şirketin itirazının kabulüne ilişkin kısmının İPTALİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 179,90 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile alınması gereken 99,20 TL harcın davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3 hükmü gereği hesaplanan 15.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davanın kısmen reddolunması ve davalıların kendilerini vekil ile temsil ettirmeleri sebebiyle AAÜT gereğince hesap olunan 15.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
5-Davanın kabul ret oranının takdiren 1/4 olarak kabulüne,
6-Karar ve ilam harcının davanın yalnızca kabul edilen kesimi üzerinden alınması sebebi ile davacının peşin yatırdığı 80,70 TL peşin karar ve ilam harcının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvurma harcı, 11,50 TL vekalet harcı, 45,42 TL dosya kapağı masrafı, 218,00 TL posta-müzekkere masrafı, 3.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.855,62 TL yargılama giderinin 1/4'ü olan 963,91 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiye 2.891,71 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı ... tarafından yapılan 11,50 TL vekalet harç sarfiyatına ilişkin yargılama giderinin 3/4'ü olan 8,63 TL'nin davacıdan alınarak davalı ...'ne verilmesine, bakiye 2,87 TL yargılama giderinin davalı ... üzerinde bırakılmasına,
9-HMK m.333 hükmü gereği karar kesinleştiğinde artan avansın yatıran tarafa re'sen iadesine,
Dair, Davacı vekilinin, Davalı Kurum vekilinin ve Davalı şirket vekilinin yüzüne karşı, HMK m.341 ve m.345 hükümleri gereği kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/06/2023
Katip ....
E-imza
Hakim ....
E-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!