T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/158 Esas
KARAR NO : 2024/207
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... - ....
DAVALILAR : 1- ... - ... ...
2- ... - ...
3- ... - ... ...
4- ... - ... ...
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/03/2024
KARAR TARİHİ : 07/03/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalıların miras bırakanları (babaları) ile müvekkilinin akraba olduğunu, müvekkili davalıdan 2007 yılı civarı 850-TL borç para aldığını ve bunun karşılığında üzerinde rakam ile 850-TL yazan senedi davalıya teslim ettiğini, ilerleyen günlerde müvekkilinin bu borcu ödemek amaçlı müteveffanın talebi ile para yerine bedelsiz olarak davalıya ait bir taşınmazı sürdüğünü, böylelikle taraflar arasındaki borç alacak ilişkisinin son bulduğunu, fakat müteveffanın buna rağmen müvekkiline ait senedi geri vermediğini, müvekkilinin her isteyişinde nasıl olsa akraba olduklarını bir sorun olmayacağını yanında senedin bulunmadığını belirterek müvekkilini oyaladığını, 2010 yılına müteveffanın müvekkili aleyhine 20.09.2007 tanzim 18.05.2010 vade tarihli 46.850-TL bedelli bir adet kambiyo senedinden ötürü ... takip sayılı dosyası ile takip başlattığını, takip evrakının müvekkilinin eline geçmesi ile birlikte müvekkilinin bu takip dayanağı senedin daha önce müteveffa ...’a verdiğini 850-TL’lik senet üzerinde tahrifat-ekleme yapılarak oluşturulan senetten kaynaklandığını, alacaklı müteveffa ... ile bu senedin haksız olarak doldurulup tahsile konulduğu hususunda konuşmaya çalıştığını ancak müteveffa ...'ın mevcut takibinden vazgeçmeyerek takip işlemlerinin devamı ile haciz ve satış işlemlerine devam ettiğini, mevcut icra dosyasından müvekkiline ait bir adet taşınmazın satıldığını dosyanın halen derdest olduğunu belirterek müvekkilinin ... takip sayılı dosyasından borçlu olmadığının tespitine, dosyada tahsilat var ise bu bedelin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmemiştir.
Dava, menfi tespit davasıdır.
... sayılı ilamı; "Bu açıklamalar kapsamında somut olay değerlendirildiğinde; davacı arsa sahibi paydaşlar tarafından dava konusu senedin yine taraflar arasında düzenlendiği anlaşılan 21/01/2016 tarihli sözleşme kapsamında düzenlendiği, senedin teminat senedi olduğu ileri sürülmüş, bu senet nedeniyle menfi tespit, yine davacılardan ... yönünden ise ayrıca, bu davacı ile davalı yüklenici arasında düzenlenen protokoller kapsamında yapılan ödemenin istirdadı talep edilmiş olup, davacı arsa sahiplerinin ticari işletmesiyle ilgili bir iş söz konusu değildir. Dolayısıyla nisbi ticari dava söz konusu değildir. Taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğundan ve iddianın ileri sürülüş biçimi bakımından senedin eser sözleşmesinin teminatı olarak verildiği ileri sürüldüğünden, TTK'nın 4/son maddesinde düzenlenen hususlardan veya diğer kanunlarda yer alan hususlardan kaynaklanan, mutlak ticari olan bir davada da söz konusu değildir. Bu nedenle davaya bakmakla görevli mahkeme, asliye hukuk mahkemesidir. Bu durumda mahkemece işin esasının incelenmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır." şeklindedir.
....'nin 17/10/2018 tarih ve .... sayılı kararında da belirtildiği üzere; iş bu dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden sonra açılmış olup görevli mahkemenin bu kanuna göre belirlenmesi gerekir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre; bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. Örneğin, ödünç para verme işlemlerine ilişkin uyuşmazlıklar Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, iflas davaları ise 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 154 ve devamı maddeleri hükmünce ticari dava sayılır. Buna karşılık Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari dava sayılan havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin uyuşmazlıklardan doğan davalar herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari dava vasfını kaybedecektir.
Bu açıklamalar kapsamında somut olay değerlendirildiğinde; davacının, akrabası olan davalıların murisinden borç para aldığı, buna karşılığında senet verdiği, bu borç karşılığında davacının davalıya ait taşınmazı sürdüğünü ve senedin bedelsiz kaldığını beyan edilerek menfi tespit talepli dava açılmış olup, tarafların ticari işletmesiyle ilgili bir iş söz konusu değildir. Dolayısıyla nisbi ticari dava söz konusu değildir. Taraflar muvazaa iddiasına dayandığından TTK'nın 4/son maddesinde düzenlenen hususlardan veya diğer kanunlarda yer alan hususlardan kaynaklanan, mutlak ticari olan bir davada da söz konusu değildir. Bu nedenle davaya bakmakla görevli mahkeme, asliye hukuk mahkemesidir.
Görev hususunun her aşamada resen dikkate alınması gerektiğinden 114/1-ç maddesi uyarınca mahkememizin görevsizliğine dayalı dava şartı yokluğundan 115/2 maddesi uyarınca usulden reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nın 114/1.c ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Görevsizlik kararının kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren tarafların iki hafta içinde mahkememize müracaatı halinde dava dosyasının görevli ... NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, aksi durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
3-Yargılama giderlerinin HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemece nazara alınmasına,
Dair, tarafların yokluğunda kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/03/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!