T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/777 Esas - 2024/407
Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/777 Esas
KARAR NO : 2024/407
HAKİM : ....
KATİP : ....
DAVACI : ....
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI :....
VEKİLLERİ : Av. ....
Av. ....
DAVA : Sözleşmenin Uyarlanması
DAVA TARİHİ : 29/07/2021
KARAR TARİHİ : 15/05/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Sözleşmenin Uyarlanması davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Şirket ile Davalı .... arasında 20.03.2013 tarihinde akdedilen Elektronik Ücret Toplama, Araç İçi Yolcu Bilgilendirme, Kamera Ve Akıllık Durak Sistemi İşine Ait Sözleşmesi (“Sözleşme”)’nin “Sözleşmenin Konusu” başlıklı 3. Maddesinde “Kurulum ve işletmeye ait tüm masrafları yüklenici tarafından karşılanmak üzere, ... sınırlarında ... hali hazırda çalışan ve çalışacak olan tüm toplu taşıma araçlarında otobüse, raylı sistemler, teleferik vb.) Elektronik Toplu Taşıma Elektronik Ücret Toplama (...), Akıllı Durak Sistemi, Akıllı Kart ve Araç İçi Bilgilendirme, güzergah ve araç takip sistemleri ve araç içini ve dışını görebilen kamera sistemlerin ve bu sistemde olması gereken teknik yeterlilik şartları ile sistemden beklenen işletme fonksiyonlarının kurulması ve işletilmesidir” denilmek suretiyle, toplu taşıma araçlarında kullanılacak Ücret Toplama, Akıllı Durak Sistemi, Akıllı Kart ve Araç İçi Bilgilendirme, güzergah ve araç takip sistemleri ve araç içini ve dışını görebilen kamera sistemlerinin işletilmesi 10 yıl süre ile Müvekkili Şirket tarafından yüklenildiğini, sözleşme şartları uyarınca Sözleşme konusu işin kurulumu ve işletme masrafları ve sistemin işletilmesi yükümlülüğünün müvekkili şirket tarafından karşılanacağını, buna karşılık ... tarafından müvekkili şirkete kurulan sistem dahilinde toplanan ciro üzerinden KDV Dahil %2.17 oranında işletme komisyonu ödeneceğini, müvekkili şirketin, sözleşme kapsamında kurmak ve işletmekle yükümlü olduğu “Sistem”, Sözleşmenin 6. Maddesinde: “Sistem: Toplu Taşıma sistemlerinde (belediye otobüsü, özel halk otobüsü, hafif raylı sistem, metro, metrobüs, vb.) yolculuk bedellerinin toplanması amacıyla kurulan elektronik ücret toplama sistemleri ile araç içi bilgilendirme, sürücüler tarafından yapılacak araç içi anons, güzergah ve araç takip sistemleri ve araç içini ve dışını görebilen kamera ve akıllı durak sistemleri” , şeklinde tanımlandığını, "sözleşmenin Amacı” başlıklı 7. Maddesinde: “Toplu taşımacılık hizmetlerinde entegrasyon ve tam otomasyon sağlamak, bilet kullanan tüm toplu taşımacılık unsurlarını sözleşmede tanımlanan kart tiplerini kullanarak bir bilgi işlem sistemi kontrolü altında toplamak, toplu taşımacılıkta nakit para kullanımını tamamen ortadan kaldırarak, en az kişisel müdahale gerektirecek ve güvenliği en yüksek seviyede bir ücret toplama sistemini kullanmak…” şeklinde ifade edilmekle Elektronik Toplu Taşıma Elektronik Ücret Toplama (...) sisteminin kurulması ve işletmesi olduğunun belirlendiğini, Covid-19 salgını sebebiyle sözleşme kapsamında müvekkili şirket tarafından elde edilen gelirin önemli ölçüde azalmış olduğundan, türk borçlar kanunu madde 138 çerçevesinde müvekkili şirket’in zararının karşılanabilmesi adına, taraflar arasındaki sözleşme süresinin asgari 1 yıl olmak üzere bilirkişilerce tespit edilecek süre nispetinde uzatılması gerekmekte olduğunu, müvekkili şirket tarafından davalı ...’dan sözleşme süresinin uzatılması talebinde bulunulduğunu, davalı ...'nun müvekkili şirket’in taleplerini haksız ve hukuki mesnetten yoksun şekilde kabul etmediğini belirterek müvekkili şirket ile davalı kurum arasında akdedilen 20.03.2013 tarihli Elektronik Ücret Toplama Sözleşmesi (“Sözleşme”) süresinin Covid-19 Salgını sebebiyle Türk Borçlar Kanunu madde 138 çerçevesinde asgari 1 (Bir) yıl olmak üzere bilirkişilerce tespit edilecek süre nispetinde uzatılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu sözleşmenin bir idari sözleşme olduğunu, .... il sınırları içerisinde Toplu Taşıma Hizmeti veren .... bağlı bir ... olduğunu, toplu taşıma kamu hizmetinin ücret toplam, Araç İçi Bilgilendirme Kamera ve akıllı durak sisteminin kurulumu ve işletilmesini 2886 sayılı kanuna dayalı olarak yaptığı ihale sonrası 10 yıl süreyle davacı ... A.Ş. ihale ettiğini, ihalenin ve ihale sonrası yapılan sözleşmenin konusu sözleşmenin 3. Maddesinde “kurulum ve işletmeye ait tüm masrafları yüklenici tarafından karşılanmak üzere, ... sınırlarında ... hali hazırda çalışan ve çalışacak olan tüm toplu taşıma araçlarında (otobüs, raylı sistemler, teleferik v.b.) Toplu Taşıma Elektronik Ücret Toplama, Akıllı Durak Sistemi, Akıllı Kart ve Araç İçi Bilgilendirme, güzergah ve araç takip sistemleri ve araç içini ve dışını görebilen kamera sistemlerinin ve bu sistemde olması gereken teknik yeterlilik şartları ile Sistemde beklenen işletme fonksiyonlarının kurulması ve işletilmesidir.” diye belirtildiğini, gerek ihale şartnamesinde gerekse sözleşmenin işin yürütmesi ile ilgili tüm maddelerinde davacının işi idarenin kontrol ve gözetiminde idarece belirlenen kural ve şartlarla yürüteceği belirtildiğini, idarenin Davacı ... ile Müvekkil Kuruluş arasından imzalanan sözleşmenin 3. Maddesinde “Kurulum ve İşletmeye ait tüm masraflar yüklenici tarafından karşılanmak üzere, ... sınırlarında ... hali hazırda çalışan ve çalışacak olan tüm toplu taşıma araçlarında Toplu Taşıma Elektronik Ücret Toplama, Akıllı Durak Sistemi, Akıllı Kart ve Araç İçi Bilgilendirme, güzergah ve araç takip sistemleri ve araç içini ve dışını görebilen kamera sistemlerinin ve bu sistemde olması gereken teknik yeterlilik şartları ile sistemden beklenen işletme fonksiyonlarının kurulması ve işletilmesidir.” denilerek sözleşmenin konusunun açık olarak ortaya konduğunu, buna göre, ... 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu kapsamında yapılan ihale ile sözleşmede belirtilen unsurların kurulması ile bu kurulumla beraber 10 sene boyunca işletme hakkını aldığını, yine sözleşmenin işin telimi ve işletme süresi başlıklı maddesinde; " ihale konusu işin süresi, sözleşmenin yapılmasından itibaren 10(on) yıldır. Yüklenici işe başlamadan önce, sistemin bütün fonksiyonlarını gösteren uygulamasını idareye gösterecek ve iş programının idarece kabul edilmesinden sonra sistemin kuruluş aşamasını gerçekleştirecektir. İşyeri teslim tarihinden itibaren yüklenici en fazla 9 (dokuz) ay içerisinde sözleşmede belirtilen yükümlülükleri tam olarak yerine getirerek sistemi işletmeye açacaktır. Sistemden alınan bilgiler güvenli bir şekilde toplanacak, değerlendirilecek, veri tabanına kaydedilecek, gerekli olacak “raporlar, belgeler düzenlenecektir. Bunun sağlanması için yapılacak tüm giderler yükleniciye ait olacaktır." hükmüne yer verildiğini, dolayısıyla davacı sözleşme konusu işe ait kurulumu 2013-2014 yıllarında tamamlamış ve işletme ve bakım yönünden sözleşme hükümlerinin uygulanmaya başlandığını, bu kapsamda bakıldığında davacının söz konusu aletlerin kurulumunu gerçekleştirdiğini ve hali hazırda sistemi işletmeye devam etmekte olduğunu, davacının Covid-19 salgınını gerekçe göstererek haksız bir şekilde sözleşmenin süresinin uzatılmasını talep etmekte olduğunu bu talebin hukuka aykırı ve yersiz olduğunu, davacının basiretli tacir olarak Ülkemizde ve Dünya genelinde meydana gelebilecek olumsuzlukları göz önünde bulundurarak sözleşme akdetmesi gerektiğini, talebinin kötü niyetli olduğunu belirterek öncelikle usul yönünden aksi halde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uyarlanarak sözleşme süresinin bir yıl uzatılması talebine yöneliktir.
Taraflar arasında 20.03.2013 tarihinde akdedilen Elektronik Ücret Toplama, Araç İçi Yolcu Bilgilendirme, Kamera Ve Akıllık Durak Sistemi İşine Ait Sözleşmesi imzalanmış olup, sözleşme ile toplu taşıma araçlarında kullanılacak Ücret Toplama, Akıllı Durak Sistemi, Akıllı Kart ve Araç İçi Bilgilendirme, güzergah ve araç takip sistemleri ve araç içini ve dışını görebilen kamera sistemlerinin işletilmesi 10 yıl süre ile davacı şirket tarafından yüklenildiğini, sözleşme şartları uyarınca Sözleşme konusu işin kurulumu ve işletme masrafları ve sistemin işletilmesi yükümlülüğünün davacı şirket tarafından karşılanacağını, buna karşılık ... tarafından müvekkili şirkete kurulan sistem dahilinde toplanan ciro üzerinden KDV Dahil %2.17 oranında işletme komisyonu ödeneceğini kararlaştırılmıştır.
Davacı şirket tarafından davalı idareye sözleşme süresinin uyarlanması yönünden başvuruda bulunulduğu, davalı idare tarafından ise 10.11.2020 tarihli yazı ile talebin uygun bulunmadığının bildirildiği anlaşılmıştır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun Aşırı ifa güçlüğü başlıklı 138/1. maddesi "Sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkar ve sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirir ve borçlu da borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olursa borçlu, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. Sürekli edimli sözleşmelerde borçlu, kural olarak dönme hakkının yerine fesih hakkını kullanır." hükmünü içermektedir.
Türk Borçlar Kanunu hükümleri ve diğer yürürlükte bulunan kanun hükümlerinde sözleşme serbestliği ilkesi kabul edilmiştir. Bu ilkeye göre, sözleşme yapıldığı şartlarda aynen uygulanmalıdır. Sözleşme koşulları taraflar için sonradan ağırlaşmış, edimler dengesi sonradan ortaya çıkan nedenlerle değişmiş olsa bile taraflar sözleşmedeki edimlerini aynen yerine getirmekle yükümlüdürler. Sözleşmeye bağlılık ilkesi, hukuki güvenlik, doğruluk, dürüstlük kuralının bir gereğidir.
Tüm dosya kapsamı üzerinde yapılan değerlendirme neticesinde, taraflar arasında 20.03.2013 tarihinde akdedilen Elektronik Ücret Toplama, Araç İçi Yolcu Bilgilendirme, Kamera Ve Akıllık Durak Sistemi İşine Ait Sözleşmesi imzalanmış olup, sözleşme ile toplu taşıma araçlarında kullanılacak Ücret Toplama, Akıllı Durak Sistemi, Akıllı Kart ve Araç İçi Bilgilendirme, güzergah ve araç takip sistemleri ve araç içini ve dışını görebilen kamera sistemlerinin işletilmesi 10 yıl süre ile davacı şirket tarafından yüklenildiğini, sözleşme şartları uyarınca Sözleşme konusu işin kurulumu ve işletme masrafları ve sistemin işletilmesi yükümlülüğünün davacı şirket tarafından karşılanacağını, buna karşılık ... tarafından müvekkili şirkete kurulan sistem dahilinde toplanan ciro üzerinden KDV Dahil %2.17 oranında işletme komisyonu ödeneceğini kararlaştırıldığı, dünya genelinde Covid19 salgını vakalarının 2019 yılı sonlarında, ülkemizde ise 2020 yılı Mart ayı içerisinde görülmeye başladığı, salgın nedeniyle 2020 yılı Mart ayı ile Haziran ayı arasında ticari ve ekonomik hayatı etkileyebilecek nitelikte tedbirlerin alındığı, 2020 yılı Haziran ayından itibaren ise kademeli normalleşme olarak belirlenen tedbirlerin uygulanmaya başladığı, davacının basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gerektiği, dava konusu sözleşmeye konu işin 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa Göre İhalesi Yapılacak Olan Hizmet Alımlarına İlişkin Fiyat Farkı Hesabında Uygulanacak Esaslara İlişkin Bakanlar Kurulu kararı ile belirlenen işler arasında yer almadığı, Anayasanın 48. maddesi ile TBK'nin 26. maddesi dikkate alındığında tarafların sözleşme ile bağlı oldukları ve sözleşme konusu edimlerini yerine getirmelerinin gerektiği, sözleşmenin imzalanmasından sonra meydana gelen durumun tek başına sözleşmenin uyarlanması için yeterli olmadığı, kaldı ki bu dönemlerde dahi toplu taşıma hizmetlerinin devam ettiği mevcut hali ile ön görülemezlik koşulunun dava konusu olayda gerçekleşmediği ve sözleşmenin uyarlanması suretiyle sözleşme süresinin uzatılması şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur (....).
HÜKÜM: Ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 170,78 TL harcın mahsubu ile 256,82 TL TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-6325 Sayılı Kanunun 18/A-14 maddesi gereğince .... bütçesinden karşılanacak olan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
6-Davalı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-HMK'nın 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının davacıya iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/05/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ....
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!