WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

ANKARA 5. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2020/395 Esas
KARAR NO : 2024/418

HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...

DAVACI :... - ...
VEKİLİ : Av. ... - ....
Av. ... - ....
DAVALILAR : 1- ... - (TC....)- ....
2- ... - (TC....) - ...
VEKİLLERİ : Av. ... - ....
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 08/09/2020

BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN .... ESAS SAYILI DOSYASI

DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... - ....
DAVALILAR : 1- ... - ... ...
2- ... - ... ...
VEKİLLERİ : Av. ... -...

DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 08/09/2020
KARAR TARİHİ : 20/05/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 03/06/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali davalarının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının.... olduğunu, davalı ...'ın işlettiği ... Hizmetleri ünvanlı iş yerine ürün verildiğini, taraflar arasında ve ... ile yapılan sözleşmelerden kaynaklı cezai alacaklar ve primler bulunduğunu, diğer davalı ... ise müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğunu, bu alacakların tahsili amacıyla ... Esas sayılı takip dosyası ile başlatılan icra takibine davalıların borcun ödendiğinden bahisle itiraz etmeleri sebebi ile takibin durdurulduğunu belirterek .... Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, davalılar aleyhine %20'den az olmamak şartı ile tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalılar vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; davalıların davacıya her hangi bir borcu bulunmadığını, davalı ...'ın şahıs firması olarak işlettiği ... ünvanlı iş yerinin 14/01/2019 tarihine kadar faaliyet gösterdiğini, bu davalının iş yerine 14/01/2019 tarihinde ... isimli şahsa devrederek aynı tarihte vergi kapanışını yaptığını, davalının borçlarının ...'nın yetkilendirdiği ... tarafından banka havalesi ve davacıya ait post cihazından kredi kartından ödeme şeklinde ödendiğini, öde yandan davalı ... yönünden davacı lehine konulan ipoteğin 14/01/2019 tarihinde tüm borçların ödenmesi nedeni ile 18/01/2019 tarihinde kaldırıldığını, ipotek kaldırma işlemlerinin borcun tamamının ödendiğine karine teşkil ettiğine belirterek davanın reddini savunmuş, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının .... olduğunu, davalı ...'ın işlettiği ... unvanlı iş yerine ürün verildiğini, taraflar arasında ve ... ile yapılan sözleşmelerden kaynaklı cezai alacaklar ve primler bulunduğunu, davalıların .... için müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğunu, bu alacakların tahsili amacıyla ... Esas sayılı takip dosyası ile başlatılan icra takibine davalıların borcun ödendiğinden bahisle itiraz etmeleri sebebi ile takibin durdurulduğunu belirterek .... Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, davalılar aleyhine %20'den az olmamak şartı ile tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalılar vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; davalıların davacıya her hangi bir borcu bulunmadığını, davalı ...'ın şahıs firması olarak işlettiği ... ünvanlı iş yerinin 14/01/2019 tarihine kadar faaliyet gösterdiğini, bu davalının iş yerine 14/01/2019 tarihinde ... isimli şahsa devrederek aynı tarihte vergi kapanışını yaptığını, davalının borçlarının ...'nın yetkilendirdiği ... tarafından banka havalesi ve davacıya ait post cihazından kredi kartından ödeme şeklinde ödendiğini, öde yandan davalı ... yönünden davacı lehine konulan ipoteğin 14/01/2019 tarihinde tüm borçların ödenmesi nedeni ile 18/01/2019 tarihinde kaldırıldığını, ipotek kaldırma işlemlerinin borcun tamamının ödendiğine karine teşkil ettiğine belirterek davanın reddini savunmuş, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Asıl dava, cari hesap alacağından kaynaklanan itirazın iptali, birleşen dava, cari hesap alacağından kaynaklanan itirazın iptali istemlerine ilişkindir.
Dosyamızda davalıların gerçek kişi olması nedeni ile öncelikle mahkememizin davaya bakmaya görevli olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu bağlamda, bilindiği üzere 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nun 3. maddesi hükmüne göre bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir.
Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez.
Bu kapsamda, ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır.Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Nispi ticari davalar ise; her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre; bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Üçüncü grup ticari davalar ise; yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır.
Somut olayda; ...'nce davalı ...'ın 24/10/2015 tarihinde iletişim hizmetleri faaliyetine başladığı, adresinde bulunmadığı gerekçesiyle mükellefiyetinin re'sen kapatıldığı, 2015 yılında işletme esasına göre 2. sınıf defter tuttuğu, 2016 ve 2017 yıllarında bilanço esasına göre 1. sınıf defter tuttuğu ve bu yıllardın gelir vergisi beyannamesini de bilanço esasına göre verdiği ancak 2018 ve 2019 yılları için gelir vergisi beyannamesi vermediğinin bildirildiği, nitekim davacının dava dilekçesi ile kabulünde olduğu ve davalı ...'ın cevap dilekçesi ile savunduğu üzere davaya konu ticari işletmenin 14/01/2019 tarihinde devredildiği, bu nedenle gelir vergisi beyannamesi verilmemesinin de olağana uygun olduğu, bu haliyle davalı ...'ın takip ve dava tarihleri itibariyle tacir sıfatının bulunmadığı, davalı ...'in ise tacir olmadığı, müteselsil kefil ve borçlu olması nedeniyle kendisine husumet yöneltildiği anlaşılmakla, davalı ...'ın dava tarihinden önceki bir tarihte ticari faaliyetinin sona erdiği, davalı ...'in ise tacir olmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın mutlak ticari dava niteliğinde de bulunmadığı, bu açıklanan nedenlerle mahkememizin davaya bakmaya görevli olmadığı (.... sayılı ilamları ile belirtildiği üzere) anlaşılmış olup, asıl ve birleşen davaların görev dava şartı yokluğu nedeniyle ayrı ayrı usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Asıl davanın ve birleşen mahkememizin .... Esas sayılı davasının görev dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nın 114/1.c ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Görevsizlik kararının kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren tarafların iki hafta içinde mahkememize müracaatı halinde dava dosyasının görevli .... NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, aksi durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
3-Yargılama giderlerinin HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemece nazara alınmasına,
Dair, taraf vekillerin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.
20/05/2024

Katip ... Hakim ...
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır