WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

ANKARA 5. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/496 Esas - 2024/239
TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.
ANKARA
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2023/496 Esas
KARAR NO : 2024/239

HAKİM : ....
KATİP : ....

DAVACI :....
VEKİLİ : Av. ....
Av. ....
DAVALI :...
VEKİLİ : Av. ...

DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 26/07/2023
KARAR TARİHİ : 18/03/2024
YAZIM TARİHİ : 18/04/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişki sebebiyle davacı şirketin cari hesabındaki bakiye alacak tutarının davalı tarafından ödenmemesi sebebiyle davalı aleyhine icra takibine geçildiğini, davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarına göre; davalı/borçlunun davacı şirkete takip tarihi olan 04/07/2023 tarihi itibariyle bakiye 115.843,20 TL borcu bulunduğunu, bu nedenle başlatılan icra takip tarihinden sonra davalı tarafından davacı şirkete haricen 15.843,20 TL ödeme yapıldığını belirterek .... sayılı icra takibine vaki itirazın 100.000 TL yönünden iptali ile takibin devamına karar verilmesini, bu miktara takip tarihinden itibaren ticari avans faizi uygulanmasına, davalı aleyhine takip tutarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin, davacı şirkete borcu bulunmadığını, davacı şirketin cari hesabında bu yönde bir borç kaydı bulunmadığını, taraflar arasında endüstriyel sıvı atıkların bertaraf edilebilmesi amacıyla, davacı şirketin davalı şirket nezdinde kurmuş olduğu atık su arıtma tesisiyle ilgili ticari bir ilişki doğduğunu, anılan arıtma tesisinin faturaya dayalı tüm bakiyesinin ise ödendiğini, davacı şirket tarafından kurulan atık su arıtma tesisindeki ayıplı projelendirme ve ayıplı (hurda) malzeme kullanıldığının tespiti üzerine, davacı şirkete konunun bildirildiğini, bildirilen ayıplara ilişkin davacı şirketin yerinde inceleme yaptığını, ayıplı malların (arıtma tankının ikinci el, hurda malzeme olarak kullanılması) tespiti ile projedeki hatalar nedeniyle arıtma tesisinin idare kanalizasyon sistemine bağlatılmasını engelleyen değerlerle arıtma yapması gibi ayıplı hizmetlerin tespit edildiğini, bu hususta bir çok defa davacı şirkete bilgi verildiğini, yazılı olarak şirket yöneticisinin bilgilendirildiğini ve ayıplı mal ve hizmetlerin taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olarak imal ve ikmal edilmesi istenildiğini, davacının ise eksik ve ayıplı işlemlerin tedarik sürecinde olduğu bilgisini vererek, süre istediğini, davacı şirket tarafından bu giderimler tespit edilmiş olmasına rağmen, iş yoğunluğu ve proje için gereken malların temini gibi nedenler ortaya atılarak sürecin ilerletilmediğini, bahsi geçen ayıplarla ilgili olarak davalı şirketin başkaca üçüncü şirketlerden fiyat teklifleri aldığını, bu bedelin oldukça üstünde bir bedel ile arıtma tesisinin işlerlik kazanabileceği tespit edildiğini, giderim süresinin oldukça uzaması kapsamında davacı şirket tarafından ilk olarak .... Mahkemesi ve takiben .... Esas sayılı dosyalarından davalar açıldığını, .... Esas sayılı dosyasından mahalinde keşif yapılmış olmakla, tarafların da kabulünde olan ayıpların tespiti, davalının uğradığı tüm zararların ve mevcut ayıpların giderimi için gereken bedelin hesaplanması yönünde bilirkişi raporunun halen beklenildiğini, sonuç olarak davacı şirketin verdiği hizmetin ayıplı olması tarafların da kabulünde olmakla, bu ayıpların giderilmemesi nedeniyle uğradıkları tüm zararın davacıya rücu edileceğini, bu haliyle davalı şirketin davacıya cari borcu bulunmadığı gibi, istenilen bedelin üzerindeki bir miktarda alacaklı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuş, davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Dava; cari hesap alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce aldırılan 13/03/2024 tarihli bilirkişi raporu ile; davacı şirketin 2021-2022 yılına ait ticari defterlerinin yasal süresi içerisinde açılış-kapanış tasdiklerinin yapıldığı, 2023 yılı ticari defterlerinin ise E- Defter olduğu ve yasal süresi içerisinde beratlarının alındığı, davalı şirketin 2023 yılma 30.089,26.-TL tutarında borç bakiyesi ile devir geldiği, 2023 yılında davacı şirket tarafından davalıya 7 adet toplam 124.613,35 TL tutarında fatura düzenlendiği ve (30.089,26+124.613,35)= 154.702,61.-TL tutarında cari borç/alacak bakiyesi oluştuğu, Davacı şirketin 27/04/2023 tarihi itibari ile davalı şirketten toplam 38.859,41.-TL tutarında ödeme aldığı ve davacı şirketin takip tarihi (04/07/2023) itibari ile davalı şirketten (154.702,61-38.859,41)= 115.843,20.-TL tutarında alacaklı olduğu, akabinde, davacı şirketin 11/07/2023 tarihinde, (takip tarihi sonrası) 15.843,20.-TL tutarında daha ödeme aldığı ve buna göre de, (115.843,20-15.843,20)= 100.000,00.-TL tutarında davalı şirketten alacaklı olduğu, davalı şirket ticari defter ve kayıtlarına göre ise; davalı şirketin 2021-2022-2023 yılı ticari defterlerinin E- Defter olduğu ve yasal süresi içerisinde beratlarının alındığı, davalı şirketin 2023 yılına 30.089,26.-TL tutarında borç/alacak bakiyesi ile devir geldiği ve taraflar arasında bu yönde uyuşmazlık bulunmadığı, 2023 yılında davacı şirket tarafından davalıya 6 adet toplam 24.613,35.-TL tutarında fatura düzenlendiği ve (30.089.26+24.613.35)= 54.702.61.-TL tutarında cari borç alacak bakiyesi oluştuğu, davalı şirketin 27/04/2023 tarihi itibari ile toplam 38.859,41.-TL tutarında ödeme yaptığı ve buna göre davalı şirketin takip tarihi (04/07/2023) itibari ile davacı şirkete (54.702,61-38.859,41)= 15.843,20.-TL tutarında borçlu olduğu, akabinde, davalı şirketin 11/07/2023 tarihinde, (takip tarihi sonrası) 15.843,20.-TL tutarında daha ödeme yaptığı ve buna göre de (15.843.20-15.843.20)=0 TL cari hesabın kapandığı, buna göre, taraflar arasında davacı şirket ticari defterlerinde 1186 ... açıklaması ile kayıt edilen 100.000,00.-TL tutarındaki kaydın davalı şirket kayıtlarında yer almadığı ve uyuşmazlık konusunu oluşturduğu, davacı şirket vekilince, 20/12/2023 tarihli beyan dilekçesi ile beyan edilen 100.000,00.-TL tutarında ki senede ilişkin hususların mahkemenin takdirinde olduğu rapor edilmiştir.
Tüm dosya kapsamından; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu yönünde uyuşmazlık bulunmadığı, buna karşın taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari ilişki sonucu tanzim edilen faturaya konu malın ayıplı olup olmadığı, taraflar arasında cari hesap alacağının bulunup bulunmadığı, üçüncü kişi olan ... tarafından icra takibine konu edilen 100.000 TL bedelli 19/10/2021 tarihli bononun teminat senedi vasfında olup olmadığı hususlarına ilişkin olup, davacı vekilinin 20/12/2023 tarihli beyan dilekçesi ile davalının toplam 100.000 TL avans ödemesi karşılığında davacıdan bu bedel mukabilinde teminat senedi talep ettiği, bu kapsamda tanzim edilen 19/10/2021 tarihli teminat senedinin davalıya teslim edildiği, ancak bu teminat senedinin davalı tarafça doldurularak üçüncü kişiye ciro edildiğini, ciro edilen üçüncü kişi ... tarafından davacı aleyhine ihtiyati haciz kararı alınarak infaz edildiğini ve senet bedelinin davacıdan tahsil edildiğini, haksız şekilde tahsil edilen bono nedeniyle davacının 15.843,20 TL olan alacağının 115.843,20 TL'ye ulaştığını bu nedenle eldeki davaya konu icra takibi ile 115.843,20 TL alacak yönünden icra takibi başlatıldığını açıklamıştır. Mahkememizce aldırılan ve hükme esas alınabilir nitelikteki bilirkişi raporu ile; davalı şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, takip tarihi (04/07/2023) itibari ile davalı şirketin ticari kayıtlarına göre davalının davacı şirkete 15.843,20 TL tutarında borçlu olduğu, teminat senedi olduğu iddia edilen senede ilişkin davalı defterlerinde kayıt bulunmadığı, davalı şirketin takip tarihi sonrası 15.843,20 TL tutarında daha ödeme yapması neticesinde davacıya borcunun kapandığı, davaya konu davacı şirket ticari defterlerinde 1186 ... açıklaması ile kayıt edilen 100.000 TL tutarındaki kaydın davalı şirket kayıtlarında yer almadığı rapor edilmiştir. Davaya konu olup, davacının ticari defterine işlediği, 100.000 TL tutarındaki cari hesap alacağı olarak belirttiği ve bu alacağını dayandırdığı bono bedelinin davalının ticari kayıtlarında yer almadığı, üçüncü kişi olan ... tarafından icra takibine konu edilen 100.000 TL bedelli 19/10/2021 tarihli bononun teminat senedi vasfında olduğu iddiası yönünden bono incelendiğinde bedelinin nakden alındığının belirtildiği, herhangi bir sözleşmesel ilişki nedeniyle teminat kapsamında verildiğinin belirtilmediği, davacının bu iddiasını da ispatlayamadığı anlaşılmakla, icra takibinin sadece bono bedeli olan 100.000 TL üzerinden devamı istemine yönelik davanın reddine, yasal şartları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 427,60 TL karar ve ilam harcından, 1.128,53 TL peşin harcın mahsubu ile Hazineye irat kadına, kalan 700,93 TL harcın kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde davacıya ödenmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 17.900 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-6325 Sayılı Kanunun 18/A-14 maddesi gereğince .... bütçesinden karşılanacak olan 3.120 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
7-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/03/2024

Katip .... Hakim ....
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır