T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/828 Esas - 2024/412
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/828 Esas
KARAR NO : 2024/412
BAŞKAN : ....
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ....
DAVACILAR : 1- ...
: 2- ...
VEKİLLERİ : Av. ....
Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ....
Av. ....
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/12/2022
KARAR TARİHİ : 16/05/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 28/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... Esas sayılı icra takip dosyasında ödeme emrinin 08/11/2022 tarihinde müvekkiline tebliğ edildiğini, takibe karşı ... Esas sayılı dosyasında imzaya, borca ve tüm ferilerine karşı itiraz edildiğini, .... nezdinde suç duyurusunda bulunulduğunu, müvekkili şirketlerin 16/02/2018 tarihli genel kurul kararı ile şirketlerin sahibi ...'ın kardeşi ... tarafından devralındığını, bu tarihten ...'ın devraldığı tarih olan 12/04/2019 tarihine kadar her iki şirketin yetkilisi kağıt üzerinde ... olarak gözükse de şirketin ... tarafından yönetildiğini, şirketlere ait tüm harcama ve giderlerin ...'ın banka hesaplarından karşılandığını, muhasebe kayıtlarının da şirket merkezinde ...'ın gözetiminde tutulduğunu, ...'ın şirketler adına yaptığı tek bir işlem olmadığını, o dönem şirket yetkilisi gözüken müvekkilinin kardeşi ...'ın dava konusu olan bono dışında bir bono daha düzenlediğini, iki bononun da aslında düzenleme tarihlerinin hemen takip öncesi süreç olduğunu, ...'in şirket yetkilisi olmamasına rağmen gerçeğe ve olağan hayat koşullarına aykırı biçimde geçmiş tarihli düzenlendiğini, takip alacaklısı ... Müh. İnş. Yapı Taah. San. Tic. Ltd. Şti'nin sahibi ve yetkilisi ...'ın bonoları imzalayan ...'ın oğlu olduğunu, başka bir menfi tespit davasına konu alacaklı ...'ın müvekkili ve ...'in amcasının oğlu olduğunu, maddi durumunun iyi olmadığı bilinen ...'ın ... ile iş birliği yaparak 16/11/2018 düzenleme tarihli 10 Milyon TL bedelli bono düzenleyip şirketler aleyhine .... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, bu şirketle de davanın davalısı şirket ile de hiçbir ticari alışveriş bulunmadığı gibi bir bağ da bulunmadığını, olağan hayat koşullarına aykırı bir durumu ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olduğunu, ispatın davalı tarafa düştüğünü, senet alacağının gerçek bir alacak olup olmadığının mahkemece incelenmesi gerektiğini, içtihatlardan açık olduğu üzere yapılacak incelemede tarafların akraba olması, davalı alacaklı ile ticari bir ilişkinin olmaması, davalı alacaklının böyle bir parasının olmasının imkan dahilinde olmaması, düzenlendiği söylenen tarihte verildiği söylenen paranın elden tesliminin mümkün olmaması, 200 TL'lik banknot olsa dahi yaklaşık 800 tane deste, 80 tane balya şeklinde verilebilecek olup böyle yüksek bir paranın elden verilmesinin olağan hayat koşullarına aykırı olduğunu, senette imzası bulunan ...'ın borcu sebebiyle kendi öz oğlu ...'a verdiği senetteki imzayı inkar ettiğini, açılan davada imzanın incelenmesinde ...'ın kendi el ürünü olduğunun tespit edilmesinin akraba çevresinde duyulması neticesinde müvekkili şirketlerin sahibi ...'in ...'in daha önceki yıllarda doğmuş kendisine olan borcunu da ödemekten kaçınacağını düşündüğünü ve akrabalar aracılığıyla parasını istediğini, ancak ...'in parayı ödemediği gibi müvekkili şirketlere ve sahibi ...'e zarar vereceğini belirterek beni akrabalarıma rezil ettin bunun bedelini ödeyeceksin şeklinde tehditlerde bulunduğunu, bono her ne kadar 15/01/2019 tarihinde düzenlenmiş gözükse de bu tarihte düzenlenmesinin fiilen ve hukuken mümkün olmadığını, bononun taraflar arası husumet sonrası takip öncesi düzenlendiğini, bononun düzenlendiği tarihte ...'in şirketle ilgili tasarrufta bulunma yetkisi bulunmadığını, bononun kambiyo senedi niteliğine haiz olmadığını, savcılık dosyasında alınan kriminal raporunda soruşturma konusu 2 adet senetteki borçlu ve kefil imzaları üzerinde basılı kaşe izlerinin mukayese amacıyla verilmiş kaşeler ile oluşturulduğunu, ön yüzündeki yazı ve imzaların farklı kalemler ile yazılıp imzaladıkları hususlarının tespit edildiğini beyanla davalı tarafça icraya konulan 15/01/2019 düzenleme 02/03/2022 ödeme günü olan 15.650.000,00 TL'lik bononun gerçeğe aykırı düzenlenmesi, sahteciliğe konu unsurlar içermesi, borcun olmaması ve taraflar arası hiçbir alacak-borç ilişkisinin olmaması sebepleriyle böyle bir borcun olmadığının tespiti ile bononun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin alacağını tahsil edememesi üzerine .... E sayılı dosyası ile icra takibine başladığını, davacı şirketlerin borçlarını vadesinde ödemediği gibi alacağın yasal yollardan tahsil edilmesine de haksız olarak engel olmak istediklerini, müvekkili şirketin davacı şirketlerden alacaklı olduğunu, şirket ortakları arasında geçmişte yaşanmış olduğu iddia edilen ihtilafların hiçbirisinin müvekkili şirketle alakalı olmadığını, bir şirketin kendi ortaklık yapısı ve ortaklar arasındaki ihtilafları gerekçe göstererek borcunu ödemekten kaçınmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacıların bu yönlü iddia ve beyanlarının müvekkilinin başlattığı yasal takip süreçleri açısından hukuki bir anlam ifade etmediğini, davacı şirketlere borç veren müvekkilinin vermiş olduğu borç karşılığında şirketin yasal yetkilisinden kambiyo senedi aldığını, davacı şirketlerin ortaklarının geçmişte de benzer şekilde yasal yolları kullanarak başkaca alacaklıların da mağduriyetine yol açtığını, icra takibine ilişkin davacı yanca açılan borca ve imzaya itiraz davasında davacı yanın çelişkili beyanda bulunduğunu, .... Esas sayılı dosya ile açılan davada bonoda yer alan imzanın ...'a ait olmadığını ifade ederek imzaya itiraz ettiklerini, davacının müvekkilinin alacağını tahsil etmesini engellemek için her türlü yol ve iddiaya başvurduğunu, müvekkilinin ekonomik durumunun çok kötü olduğu, bu nedenle bu kadar yüklü miktarda alacağının olamayacağı iddialarının haksız ve yersiz olduğunu, bu yönlü iddiaların davacı yanın borcunu ödememek için yanlış algı yaratma çabası olduğunu, bononun sonradan düzenlendiği iddiasını kabul etmediklerini, davacı yanın borcu ödemekten kaçınmak maksadıyla şirketin eski yetkilisi tarafından geçmişe yönelik bono düzenlemek suretiyle dolandırıcılık fiili işlendiğini iddia ettiğini, bu iddialarla menfi tespit talep etmesinin hukuka ve içtihatlara aykırı olduğunu, davacı şirketlerin eski ve yeni sahiplerinin yargılandıkları davaların müvekkili şirketle ve sahibiyle ilgisinin bulunmadığını beyanla haksız ve kötü niyetli olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, sahtecilik nedenine dayalı olarak açılan menfi tespit davasıdır.
HMK’nun 166/1. maddesine göre; "aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfatdaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar."
HMK.nun 166/4 md.sine göre de; "davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması yada biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde bağlantı varsayılır.
Somut olayda; eldeki davada sahtecilik iddası nedenine dayalı olarak .... Esas sayılı icra takip dosyasına konu 15.600.000 TL bedelli bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespitinin talep edildiği, bununla birlikte .... Esas sayılı dosyasında ise eldeki davanın davacılarının ...'a yönelttikleri davalarında .... Esas sayılı icra takip dosyasına konu 10.000.000 TL bedelli bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemiyle menfi tespit istemli dava açıldığı, her iki dava konusu bonolar nedeniyle .... Esas sayılı davasında ceza yargılamasının devam ettiği, bu haliyle .... Esas sayılı dosyası ile eldeki davaya konu uyuşmazlıkların aynı iddialara dayalı olduğu, toplanacak delillerin aynı nitelikte olduğu, yargılamada birliğin sağlanması ve davaların birlikte yürütülmesinin usul ekonomisine de uygun düşeceği, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 166/4. maddesinde belirtildiği şekilde davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu anlaşıldığından, eldeki davanın .... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin işbu dava dosyası ile .... Esas sayılı dosyası arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğundan eldeki dava dosyasının .... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine,
2-Mahkememiz esasının bu şekilde kapatılmasına,
3-Yargılama giderlerinin birleşen dava dosyasında dikkate alınmasına,
4-HMK'nın 166/3 gereğince birleştirme kararının ekindeki dosya ile birlikte derhal .... Esas sayılı dosyasına gönderilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda esas hüküm ile birlikte kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/05/2024
Başkan ....
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Katip ...
e-imzalı
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!