T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/607 Esas
KARAR NO : 2024/380
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/07/2022
KARAR TARİHİ : 09/05/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkilinin amcasının kızı olan ... ile evli olduğunu, davalının 2011 yılında kuaför dükkanı işletmekte iken müvekkilinin kendisinin yanında çırak olarak sigortasız bir şekilde çalışmaya başladığını, daha sonra müvekkilinin kız arkadaşına hediye yüzük almak için nakit paraya ihtiyacı olduğunu ve bu nedenle davalıdan 2.000,00 TL borç para istediğini, nakit olarak müvekkiline bu parayı verdiği ve "senin yaşın çok küçük, şayet ödemezsen ben bunu senet ile alırım" diyerek müvekkilinden senet düzenlemesini istediğini, müvekkilinin akrabalık ilişkisinin verdiği güven, tecrübesizliği, yaşının küçüklüğü gibi nedenlerle davalının boş olarak kendisine verdiği bonoya herhangi bir tarih ve bedel yazmadan yalnızca imza atarak teslim etmekte sakınca görmediğini, müvekkilinin söz konusu borcu 3 gün içerisinde nakden davalıya ödediğini, "böyle boş senetler verdiğinde hemen al ve yırt" diyerek müvekkilinin söz konusu bonoyu incelemesine fırsat vermeden yırtarak çöpe attığını, daha sonra müvekkilinin başka işlerde çalışarak şirket kurduğunu ve ekonomik anlamda iyi bir konuma geldiğini, e-devlet sistemi üzerinden hakkında .... Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını ancak bono üzerindeki yazıların müvekkilinin eli ürünü olmadığını, gerçek senedi davalının müvekkili aleyhine ileride kullanmak üzere sakladığını fark ettiğini, icra dosyasındaki avukatla görüştüğünde kendisinden 400.000,00 TL talepte bulunulduğunu, davalının haciz ve icra baskısı altında imzalatmış olduğu protokol kapsamında müvekkilinden 50.000,00 TL olan ilk ödemeyi yaptığını, taraflar arasında 1.000,000 TL'lik bir alacak borç ilişkisi olmadığını, bononun düzenlendiği tarihlerde müvekkilinin .... ilinde bile olmadığını ileri sürerek, müvekkilinin söz konusu bonodan kaynaklı davalıya borçlu olmadığının tespitine, icra baskısı altında ödenen 50.000,00 TL'nin müvekkiline faiziyle birlikte ödenmesine, kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, ayrıca icra dosyasına ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ederek davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ve eşinin evliliklerinden bu yana ...'in akrabası olan ... ve babası ...'ya birçok borç verdiğini, müvekkilinin defalarca ... ile iletişime geçerek borcunu istediğini ancak alamadığını, müvekkilinin eşinin akrabaları olan ... ailesine vermiş olduğu ve geri alamadığı borçlar sebebiyle fakirleştiğini ve kuaför dükkanını kapatmak zorunda kaldığını, ...'nın müvekkilinin yanında çalışmadığını, amcasının kızı ...'in yanına geliyorum diye kuaför dükkanına gelip gittiğini, o sırada da bazı işlere kendi isteğiyle yardımcı olmak istediği için yardımcı olduğunu, ...'nın kuaför dükkanında sigortasız çalıştırılması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, söz konusu senedin iddia edilen nedenden kaynaklı düzenlenen senet olmadığını, dava konusu senedin davacı tarafın iddia ettiği şekilde düzenlenmediğini, müvekkilinin akrabalık ilişkilerinden dolayı ...'ya borçları geri almakta zorlanmayacağını düşünerek borç vermekten hiçbir zaman çekinmediğini, müvekkilinin kuaför dükkanını kapattıktan sonra ...'nın oğlu ...'a senet imzalatıp vereceğini söyleyerek yine borç istediğini, müvekkilini ikna edememesi üzerine ...'nın ailesi için almış olduğu tüm borçları senet ile karşılayabileceğini söyleyerek ... tarafından imzalanmış senedi teslim ettiğini, ...'nın rızasının olduğunu beyan ederek istediği borç parasını da aldığını, iddia edildiği gibi rıza dışı bir senet verilmesinin söz konusu olmadığını, müvekkilinin dava dilekçesinde bahsi geçen takibi başlatması ile defalarca ... tarafından hem kendi hem ailesi adına çeşitli hakaretlere maruz kaldığını ve defalarca ölüm ile tehdit edildiğini, kendi ve ailesinin can güvenliğinden tedirgin olan müvekkilinin kendisini avukat olarak tanıtan ...'ya söylediğini, ailesi ve kendisi ile ilgili ... adına açılan takipten kaynaklı defalarca ... ailesi ve çevresinden hakaret ve ölüm tehditlerine maruz kalan ve sözde tutmuş olduğu avukatı tarafından tek başına bırakılan müvekkilinin ...'nın ısrarı ile avukatına dahi haber vermeye vakit bırakmadan apar topar ...'nın hazırlatmış olduğu anlaşma protokolünü imzaladığını, protokolün müvekkili tarafından hazırlanmasının söz konusu olmadığını, müvekkilinin daha anlaşma hükmünde belirlenen alacağı tamamlanmadan senedi davacı yana teslim ettiğini, göstermelik olarak müvekkiline 50.000,00 TL ödeme yapıldığını, sonrasında ödeme taksitlerini geciktirdiği için iletişime geçilince de bu davayı açtığını, davacının kötü niyetli olduğunu, başlatılan takibin senede dayalı takip değil senette yazılı olan alacağın varlığından kaynaklı takip olduğunu, müvekkilinin sözde avukatın yanlış yönlendirmeleri ve ölüm tehditlerinin kurbanı olmak üzere iken bu anlaşma protokolünü imzalamak zorunda kaldığını, TBK madde 371/1 gereği protokolün geçersiz olduğunu, davacı yanın borcun tamamından sorumlu olduğunu, olayların bu evreye gelmesinin müsebbibinin müvekkilinin eşine ve çevreye kendini avukat olarak tanıtan ... olduğunu, kendisinin müvekkilinin beyanlarına uymadan, kendisini avukat olarak tanıtarak birçok işlem gerçekleştirdiğini, dava dilekçesinde iddia edilenin aksine davacının davalıya olan borcunun sabit olduğunu beyanla menfi tespit davası sonuçlanıncaya kadar müvekkilinin daha fazla hak kaybına uğramaması için açılan ve davacının talebi üzerine durdurulan .... E sayılı icra takibinin devamına, müvekkilinin davacıdan işbu dava konusu miktar kadar alacaklı olduğunun tespitine, davacının ödemesini yaptığı ve dava dilekçesinde geri talep edilen 50.000,00 TL'lik ödemenin müvekkilinin içinde bulunmuş olduğu tehditlerden kaynaklı korkutmadan yararlanarak sırf anlaşma protokolünü imzalatmak amacı ile ödemiş olmasından kaynaklı olduğunun tespitinin yapılarak davalı lehine kabulüne karar verilerek haksız ve kötü niyetli olan davacının aleyhine alacağın %20 sinden az olmamam üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, davacı yanca açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, icra takibine konu edilen bono ve icra takibi sırasında düzenlenen protokol nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ile protokol kapsamında ödendiği belirtilen 50.000,00 TL'nin istirdadı istemine ilişkindir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, dava dilekçesi, cevap dilekçesi, icra dosyaları, soruşturma dosyası ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; davacının dava dilekçesi ile davacının hile ile ele geçirilen ve sonradan gerçeğe aykırı olarak doldurulan 17/01/2020 tanzim, 20/07/2020 vade tarihli 1.000.000,00 TL bedelli bonodan dolayı ve bu bono ile başlatılan .... E sayılı dosyası ile yaratılan icra baskısı ve TBK 37 vd maddeleri uyarınca korkutma ile tanzim edilen 28/06/2022 tarihli protokol uyarınca, davalı ...'e borçlu olmadığının tespiti ile icra baskısı ve korkutma ile tanzim edilen 28/06/2022 tarihli protokol kapsamında 28/06/2022 tarihinde davalı tarafa ödenmek zorunda kalınan 50.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep ettiği, davalının davanın reddini talep ettiği görülmüştür.
Davacıya yemin hakkı hatırlatılmış davacı tarafça yemin hakkı kullanılmamıştır.
Davacının 17/01/2020 tanzim, 20/07/2020 vade tarihli 1.000.000,00 TL bedelli bonodan dolayı borçlu olmadığının tespiti istemi yönünden yapılan incelemede; davalı tarafça söz konusu senet nedeniyle .... Esas sayılı takip dosyası üzerinden kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatıldığı, akabinde taraflarca 28/06/2022 tarihli protokol imzalandığı, imzalanan protokol kapsamında davalı alacaklı tarafından icra müdürlüğüne alacağın haricen tahsil edildiğine yönelik beyan dilekçesi sunularak dosyanın kapatıldığı, takibe ve davaya konu senedin davacı borçluya teslim edildiği, senedin davacıya teslim edildiğine dair davacının ikrarının bulunduğu da gözetildiğinde davacının işbu bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep etmesinde hukuki yararın bulunmadığı anlaşılmıştır.
Davacının 28/06/2022 tarihli protokol uyarınca borçlu olmadığının tespiti istemi yönünden yapılan incelemede; protokolün incelemesinde davacının ve davalının imzasının bulunduğu, her ne kadar davacı tarafça protokolün incelenmesinde davacının ve davalının imzasının bulunduğu, her ne kadar davacı tarafça protokolün .... E sayılı dosyası ile yaratılan icra baskısı ve TBK 37 vd maddeleri uyarınca korkutma ile imzalandığı ileri sürülmüş ise de; alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibin korkutma sayılmayacağı ve TBK 37 vd maddeleri uyarınca korkutma olgusunun davacı tarafından ispatlanamadığı anlaşılmakla talebi yerinde görülmemiştir.
Davacı tarafça 28/06/2022 tarihli protokol kapsamında 28/06/2022 tarihinde davalı tarafa ödenen 50.000,00 TL'nin iadesi istemi yönünden yapılan incelemede; protokolün incelenmesinde davacının ve davalının imzasının bulunduğu, yukarıda izah olunan şekilde protokolün korkutma ile imzalandığının davacı tarafça ispatlanamadığı, bu haliyle protokolün geçerli olduğu, protokol kapsamında ödenen 50.000,00 TL'nin iadesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla istemin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-a)Davacının 17/01/2020 tanzim, 20/07/2020 vade tarihli, 1.000.000,00 TL bedelli bonodan dolayı borçlu olmadığının tespiti talebinin hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine,
b)Davacının 28/06/2022 tarihli protokol uyarınca borçlu olmadığının tespiti talebinin reddine,
c)Davacının 50.000,00 TL'nin iadesi talebinin reddine,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 8.538,75 TL ve 9.393,00 TL harç toplamı 17.931,75 TL harcın mahsubu ile artan 17.504,15 TL karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 145.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.09/05/2024
Başkan ...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Katip ...
e-imzalı
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!