T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/451 Esas - 2024/200
T.C.
ANKARA
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/451
KARAR NO : 2024/200
GEREKÇELİ KARAR
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
HAKİM :....
KATİP : ....
DAVACI : ....
DAVACI VEKİLİ : AV. ....
DAVALI :....
DAVALI VEKİLİ : AV. ....
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 21/06/2022
KARAR TARİHİ : 05/03/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 03/04/2024
Davacı tarafından davalı hakkında açılan alacak davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda ;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP ;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle davacı ile davalı arasında Şubat 2020 tarihinde davalının ticari işletmesi olan ... isimli restorana ilişkin olarak sosyal medya hizmeti ve ... marketing hizmeti sunulduğunu, sözlü olarak kurulan bu sözleşmeye göre davacının 29/02/2020 tarihinde ...'ta gerçekleştirilecek olan ... şubesinin açılışı için sosyal medya hizmeti ve ... marketing hizmeti sunmasının kararlaştırıldığını, bu sözleşmeye göre davacının ... ... ile anlaşarak davalının şube açılışı için instagram platformundan paylaşım yapılmasını sağladığını, bu platformda paylaşılacak olan resim ve video şeklinde paylaşımlar için çekim düzenleme ve son hale getirme şeklinde sosyal medya hizmeti sağladığını, davalının bu hizmet bedeli olan 35.400,00 TL'yi ödemesi gerekirken 12.500,00 TL ödeme yaptığını ileri sürerek kalan 22.900,00 T'L alacağın temerrüt tarihinden işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP ;
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle davacının taraflar arasında yapılan anlaşmaya uymadığını, edimini tam, eksiksiz ve ayıpsız şekilde ifa etmediğini, sözleşme nedeniyle üzerine düşen yükümlülüklerine yerine getirmediğini, anlaşmaya göre davacı tarafından ... marketing hizmeti için davalıya gönderilen mail listesi içerisinde .... gibi çok ünlü ve popüler kişiler gösterilmesine karşı bu kişilere göre sosyal medya popülaritesi daha düşük olan kişilerin açılışa katıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER ;
Bilirkişi ... davacının ticari defter ve kayıtlarının incelemesi sonrasında hazırladığı 02/07/2023 tarihli raporunda davacıya ait 2020 dönemi defter-i kebir ve yevmiye defteri e-defter olarak tutulduğunu, berat onayları usulüne uygun ve zamanında alındığını, fiziki olarak tutulan envanter defteri, açılış noter tasdiki usulüne uygun ve zamanında yaptırıldığını, hesap ve kayıt yönünden incelenen davacı yasal defterlerine göre davalının 22.900,00 TL tutarında borçlu olduğunu, davacı tarafından davalıya düzenlenmiş 27/02/2020 tarih ... nolu Kdv dahil 35.400,00 TL tutarındaki fatura ve 05/03/2020 tarihinde davalı tarafından davacıya ödenen 12.500,00 TL tutarındaki banka transferinin davacının kendi yasal defterlerinde doğru ve zamanında kaydedildiğini, davacıya düzenlenmiş 11/08/2020 tarih ... nolu Kdv dahil 22.900,00 TL tutarındaki iade faturasının davacının yasal defterlerine kaydedilmediğini ve .... Noterliğinin 30/09/2022 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile itiraz ve iade edildiğini, sonuç olarak taraflar arasındaki ihtilafın tespit ve değerlendirmesinin yapılabilmesi için davalının kanuni defter kayıt ve belgelerinin de incelenmesinin ayrıca davacının anlaşmaya aykırı davrandığı ve yükümlülüklerini yerine getirmediği yönündeki itirazlarının değerlendirmesi gerektiğini bildirmiştir.
Bilirkişi ... davalının ticari defter ve kayıtlarının incelemesi sonrasında hazırladığı 14/11/2023 tarihli raporunda davalının defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğunu, davalının ticari defter kayıtlarına göre hesap özeti incelendiğinde davacı tarafından davalıya düzenlenen Kdv dahil toplam 35.400.00 TL tutarındaki 1 adet faturanın davacı hesabının alacağına kaydedildiğini, karşılığında davalı tarafından davacıya yapılan 12.500,00 TL tutarında ödemenin davacı hesabının borcuna kaydedildiğini, davacı adına kayıtlı hesabın 22.900,00 TL tutarında iade faturası düzenlenmesi ile 0 TL alacak bakiyesi ile sonuçlandığının tespit edildiğini, davacı ticari defter kayıtlarına göre hesap özeti incelendiğinde davacı tarafından davalıya düzenlenen Kdv dahil toplam 35.400.00 TL tutarındaki 1 adet faturanın davalı hesabının borcuna kaydedildiğini, karşılığında davalı tarafından davacıya yapılan 12.500,00 TL tutarında ödemenin davalı hesabının alacağına kaydedildiğini, davalı şirket tarafından 11/08/2020 tarihli ... numaralı ve 22.400,00 TL tutarında iade şeklinde e-faturası düzenlenerek davacı şirkete gönderildiğini, söz konusu e-faturanın davacı şirket tarafından kabul edilmediğini ve .... Noterliğinin 13/08/2020 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile davalı şirkete iade edildiğini, sonuç olarak davalı adına kayıtlı hesabın 22.900,00 TL tutarında borç bakiyesinin devam ettiğinin görüldüğünü, taraf kayıtlarının birlikte değerlendirilmesinde davacının usulüne uygun iade faturasına itiraz ettiğini, davalının usulüne uygun ve itiraz süresinde iade faturasını düzenlemediğini bildirmiştir.
Bilirkişi ... 15/01/2024 tarihli ek raporunda davalının bilirkişi raporuna itirazında belirttiği hususların uzmanlık alanına girmediğini bildirmiştir.
05/03/2024 tarihli celsede davacı vekilinden dava dilekçesinin konu ve açıklamalar bölümünde dava konusu alacağın ticari avans faizi ile birlikte alınmasına karar verilmesinin talep edilmesine karşın sonuç ve istem bölümünde dava konusu alacağın kanuni faizi ile birlikte alınmasına karar verilmesinin talep edilmesi nedeni ile dava konusu alacağın avans mı yoksa kanuni faizi ile birlikte alınmasına karar verilmesini talep ettiğini Hukuk Muhakemeleri Kanununun 31. maddesi gereğince açıklaması istenilmiş, davacı vekili iki tarafta tacir olduğu için avans faizi talep ediyoruz şeklinde beyanda bulunmuştur.
05/03/2024 tarihli celsede davalı vekilinin 19/01/2024 tarihli dilekçesindeki dosyanın marketing hizmeti alanında uzman bir bilirkişiye tevdi edilmesi talebinin dosya kapsamı ve delil durumuna göre reddine, 11/04/2023 tarihli celsenin 1 numaralı ara kararına göre sunulan davacı vekilinin 25/04/2023 tarihli dilekçesindeki davacı tanıklarının dinlenilmesi talebinin Hukuk Muhakemeleri Kanununun 200. maddesindeki senetle ispat zorunluluğu kuralı nedeni ile reddine karar verilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE ;
Dava, davacı ile davalı arasındaki sosyal medya ve ... marketing hizmeti sözleşmesine göre davalı tarafından ödenmesi gerektiği öne sürülen faturanın kalan kısmına dayalı olarak açılan alacak davasıdır.
Davacı davalı ile aralarında sözlü olarak Şubat 2020 tarihinde davalının ticari işletmesi olan ... isimli restoranının ... şubesinin açılışı için sosyal medya ve ... marketing hizmeti verilmesi kurulduğu, sözleşmedeki sosyal medya ve ... marketing hizmeti verilmesi edimini ifa ettiği, davalının edimi olan 35.400,00 TL'nin yalnızca 12.500,00 TL'sini ödediği vakıasını ileri sürmüş ve kalan alacağının temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ise davacı ile aralarında sosyal medya ve ... marketing hizmeti verilmesi sözleşmenin kurulduğunu kabul etmiş ancak restoran açılışına sosyal medya popülaritesi daha düşük olan kişilerin katıldığından davacının sosyal medya ve ... marketing hizmeti verme edimini sözleşmeye uygun olarak yerine getirmediğini savunmuş ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı ile davalı arasında sözlü olarak Şubat 2020 tarihinde davalının ticari işletmesi olan ... isimli restoranının ... şubesinin açılışı için sosyal medya ve ... marketing hizmeti verilmesi sözleşmesi kurulduğu, bu sözleşmeye göre davacının sosyal medya ve ... marketing hizmeti verme, davalının ise bu hizmetin karşılığını para ile ödeme borcunun doğduğu vakıasına ilişkin taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Davacı sözleşmedeki sosyal medya ve ... marketing hizmeti verme borcunu ifa ettiğini, sözleşmeye göre davalının borcunun 35.400,00 TL olduğunu ileri sürerken davalı davacının edimini sözleşmeye uygun olarak yerine getirmediğini, sözleşmeye uygun olarak ödeme yaptığını ve borcunun kalmadığını savunmuştur.
Türk Medeni Kanununun 6. maddesine göre “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.”.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 190. maddesine göre “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.”.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer, davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir.
Davacı ile davalı arasında sözlü olarak kurulan Şubat 2020 tarihinde davalının ticari işletmesi olan ... isimli restoranının ... şubesinin açılışı için sosyal medya ve ... marketing hizmeti verilmesi sözleşmesi niteliği itibari ile tam iki tarafa borç yükleyen, sinallagmatik bir sözleşmedir.
Öğretide dava konusu sözleşmeye benzer bir sözleşme olan ... sözleşmesi "...’ın belirli mal veya hizmetlerin tanıtımı ve takipçilerinin bunları satın almaya yönlendirilmesi amacıyla oluşturulan veya bizzat oluşturduğu içerikleri sosyal medya hesaplarında paylaşmayı, müşterinin de buna karşılık ...'a bir miktar ücret ödemeyi veya başka bir menfaat sağlamayı taahhüt ettiği sözleşme" olarak tanımlanmaktadır. ( .... )
"Influencer sözleşmesinin üç temel unsuru vardır. Bunlar; tanıtım ve reklam faaliyeti, sosyal medya kullanımı ve ...’a bir bedel ödenmesi veya başka bir menfaat sağlanması şeklinde sayılabilir. Bunlara bir de ...’in faaliyetlerini müşteriden ve onun oluşturduğu organizasyondan bağımsız bir şekilde sürdürmesi gerekliliği, ... sözleşmesi bakımından ayırt edici bir özellik olarak eklenmelidir." ( ... )
Davacı ile davalı arasındaki sosyal medya ve ... marketing hizmeti verilmesi sözleşmesi yukarıda tanımı ve temel unsurları belirtilen ... sözleşmesini de içinde barındıran, davacının influencerlık hizmeti veren sosyal medyada popüler kişiler ile sözleşme yaparak restoranın açılışının sosyal medyada tanıtımını sağlaması borcunu da içeren bir sözleşmedir.
Türk Borçlar Kanununun karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde ifada sırası başlıklı gereğince 97. maddesine göre "Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir."
Karşılıklı olarak iki tarafa borç yükleyen sosyal medya ve ... marketing hizmeti verilmesi sözleşmesine göre davacının borcu olan para ödeme alacağını talep eden davacının Türk Borçlar Kanununun 97. maddesi gereğince kendi borcunu ifa etmiş olması ya da ifasını önermiş olması gerekir. Bu düzenleme karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde ifa zamanına ilişkin olarak özel bir düzenleme içermektedir. Bu maddeye göre taraflardan biri borçlanmış olduğu edimi yerine getirmiş veya ifasını önermiş olmadıkça diğer taraf kendi edimini ifadan kaçınma hakkına sahiptir. Bu tür sözleşmelerde özel bir kanun hükmü, teamül veya anlaşma olmadıkça taraflardan birinin borcunu diğerinden daha önce ifa yükümlülüğü bulunmamaktadır.
Dava konusu sözleşme ile davacı yalnızca bir etkinlik için sosyal medya ve ... marketing hizmeti verme, davalı ise bu hizmetin karşılığını para olarak ödeme borcu altına girmiştir. Davacı ile davalının borçlarının kapsamını sözleşme sözlü olarak kurulduğu için sözleşmeye göre belirlemek mümkün olmadığı gibi yargılama sırasında taraflar bu konuda anlaşamamıştır. Bu nedenle uyuşmazlığın Türk Borçlar Kanunundaki sözleşmelere ilişkin hükümlere göre çözülmesi olanaklı değildir.
Davacı ve davalı arasında uyuşmazlık konusu olan ve olmayan vakıalara göre genel kurala uygun olarak ispat yükü davacıdadır.
Mahkememizce yapılan yargılama ve toplanan delillerden davacı ile davalı arasında sözlü olarak Şubat 2020 tarihinde davalının ticari işletmesi olan ... isimli restoranının ... şubesinin açılışı için sosyal medya ve ... marketing hizmeti verilmesi sözleşmesinin kurulduğu, bu sözleşmeye göre davacının sosyal medya ve ... marketing hizmeti verme, davalının ise bu hizmetin karşılığını para ile ödeme borcunun doğduğu, davacının 2020 yılının Şubat ayındaki restoran açılışından sonra dava konusu alacağına karşılık davalı adına 27/02/2020 tarihinde 35.400,00 TL tutarında fatura düzenlediği, davalının bu faturaya kayıtlarına işlediği, bu faturaya karşılık olarak 05/03/2020 tarihinde 12.500,00 TL ödeme yaptığı, 11/08/2020 tarihinde 22.900,00 TL tutarlı iade faturası düzenlediği, davacının iade faturasını ticari defterlerine işlemediği ve noter aracılığı ile iade ettiği sonucuna varılmıştır.
Türk Ticaret Kanununun "Fatura ve teyit mektubu" başlıklı 21. maddesi şu şekildedir;
"(1) Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.
(2) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.
(3) Telefonla, telgrafla, herhangi bir iletişim veya bilişim aracıyla veya diğer bir teknik araçla ya da sözlü olarak kurulan sözleşmelerle yapılan açıklamaların içeriğini doğrulayan bir yazıyı alan kişi, bunu aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde itirazda bulunmamışsa, söz konusu teyit mektubunun yapılan sözleşmeye veya açıklamalara uygun olduğunu kabul etmiş sayılır."
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222. maddesinin 2. fıkrası gereğince ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır, 3. fıkrası gereğince ise ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
İspat yükü kendisinde olan davacının yukarıda belirtildiği üzere Türk Borçlar Kanunundaki sözleşmeler ilişkin kurallara göre çözülmesi olanaklı olmayan uyuşmazlıkta ileri sürdüğü ve uyuşmazlık konusu olan vakıayı ticari defter ve kayıtlarının incelemesi sonrasında hazırlanan 01/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda davalıdan 22.900,00 TL tutarında alacaklı olduğunun bildirilmesi, her ikisi de usulüne uygun olarak tutulan davacı ile davalının ticari defter kayıtlarındaki farklılığın davalının iade faturasından kaynaklanması, davalının ticari defterlerine göre davalının davacının 27/02/2020 tarihli 35.400,00 TL tutarındaki faturasını kendi kayıtlarına işleyerek bu faturaya karşılık 05/03/2020 tarihinde 12.500,00 TL ödeme yapması, Türk Ticaret Kanununun 21. maddesinin 2. fıkrasında sürenin üzerinden uzun zaman geçmesinden sonra iade faturası düzenlemesi, .... 19/12/2018 tarih ve .... nolu kararında da belirtildiği gibi faturalara ticari defterine işleyen borçlunun uzun süre sonra iade faturası düzenlemesi durumunda borçlunun borcun doğmadığını veya borcu ödediğini ispatlamak zorunda olması, davalının bunu ispatlar nitelikte delil sunmaması ile ispatlaması, dava dilekçesinde tarih belirtilmeksizin temerrüt faizi talep edilmesi, kısmi ödemeden önce temerrüde ilişkin delil sunulmaması, dava dilekçesi ekindeki 13/08/2020 tarihli ihtarnamenin tebliğine ilişkin belge sunulmaması, arabuluculuk talebinde bir tutar sunulmaması, davacı vekilinin 05/03/2024 tarihli duruşmadaki açıklamasında avans faizi talep etmesi nedenleri ile davanın kabulüne,
22,900,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın KABULÜNE,
22,900,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2-Harçlar Kanunu 2024 yılı Harçlar Tarifesinin 1 sayılı Yargı Harçları Tarifesinin A,III/2-a maddesi gereğince alınması gereken 1.564,29 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından yatırılan 391,08 TL peşin harçtan mahsubu ile alınması gereken 1.173,221 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazine'ye gelir KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan başvurma harcı 80,70 TL, peşin harç 391,08 TL, 2 adet vekalet harcı 37,10 TL, 2 adet vekalet pulu 58,45 TL, posta gideri 209,50 TL ve bilirkişi ücreti 3.000,00 TL olmak üzere toplam 3.776,83 TL yargılama giderinin Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326. maddesinin 1. fıkrası gereğince davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326. maddesinin 1. fıkrası gereğince kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davacı tarafça yatırılan avansın kullanılmayan kısmının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra İADESİNE,
6-Davalı tarafça yatırılan avansın kullanılmayan kısmının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra İADESİNE,
7-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanununun 168. maddesinin son fıkrası gereğince hüküm verildiği tarihte geçerli olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin 1. ve 2. fıkralarına göre kabul edilen miktar dikkate alınarak hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
8-...tarafından yapılıp .... tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. ve 14. fıkraları gereğince davalıdan alınarak Hazine'ye gelir KAYDINA,
Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341. maddesinin 2. fıkrası gereğince kesin olmak üzere karar verildi.05/03/2024
Katip ...
e-imza
Hakim ....
e-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!