WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

ANKARA 5. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/53 Esas - 2024/244
T.C.
ANKARA
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/53
KARAR NO : 2024/244

GEREKÇELİ KARAR
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

HAKİM : ....
KATİP : ....

DAVACI : ....
DAVACI VEKİLİ : AV. ....
DAVALI : ....
DAVALI VEKİLİ : AV. ....
DAVA : İtirazın iptali
DAVA TARİHİ : 26/01/2021
KARAR TARİHİ : 19/03/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 16/04/2024

Davacı tarafından davalı hakkında açılan itirazın iptali davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda ;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP ;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle davacının davalıya çeşitli mallar sattığını, sattığı malları teslim ettiğini, davalının malların bedelini ödemediğini, alacağın tahsili için .... Esas nolu dosyası ile başlatılan icra takibinde talep edilen alacağın 67.121,11 TL'lik bölümüne davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP ;
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle 63.813,43 TL tutarlı faturalara ilişkin asıl alacak kısmının kabul edildiğini ve ferileri ile birlikte ödendiğini, faturalarda yer alan ürünlerin davalıya teslim edilmediğini, bu ürünlerin satışına ilişkin davacı ile aralarında herhangi bir anlaşma bulunmadığından 22/08/2020 tarihinde elektronik ortamda davacı tarafından davalıya gönderilen faturalara süresi içinde itiraz edildiğini ayrıca .... Noterliğinin 28/08/2020 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ekinde faturaların davacıya gönderildiğini savunarak davanın reddine, kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER ;
.... Esas nolu dosyasında davacı tarafından davalı hakkında 19/09/2020 tarihinde 143.838,52 TL cari hesap ve 1.826,72 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 145.665,24 TL alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili talebi ile icra takibi başlatılmış, ödeme emri davalıya 23/09/2020 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı vekili 30/09/2020 tarihinde asıl borcu kabul etmiş, asıl borç dışında kalan tüm borca, işlemiş faizine tüm ferilerine itiraz etmiştir.
16/03/2021 tarihli celsenin 5 numaralı ara kararı ile davacı vekilinin tanık dinletme talebinin dinletme gerekçesi dikkate alınarak reddine karar verilmiştir.
.... 16/03/2021 tarihli cevabi yazı ile davacının 2013, 2014, 2015, 2016, 2017, 2018, 2019, 2020 ve 2021 yıllarına ait Ba-Bs formlarını göndermiştir.
.... 17/03/2021 tarihli cevabi yazı ile davalının 2020 yılına ait Ba-Bs formlarını göndermiştir.
Bilirkişi... davacı ile davalının ticari defter ve kayıtlarının incelemesi sonrasında hazırladığı 12/05/2021 tarihli raporunda davacı ile davalının 2020 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğunu, davacı taraf ticari defterlerinin tetkikinde dava/takip konusu olan elliüç (53) adet faturanın davacının ticari defterlerine kaydedildiğini ve Temmuz, Ağustos 2020 ayları “Bilanço Esasına Göre Defter Tutan Mükelleflerin Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim” Form Bs ile beyan edildiğinin görüldüğünü, davalı tarafından davacıya Ağustos 2020 ayında keşide edilen toplam 58.721,99 TL (Kdv dahil) iade faturalarının ticari defterlere kaydedildiğini ve Ağustos 2020 ayı “Bilanço Esasına Göre Defter Tutan Mükelleflerin Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim” Form Ba ile beyan edildiğinin görüldüğünü, alıcılar hesabının 19/09/2020 takip tarihi itibariyle 143.838,52 TL, 10/10/2020 tarihi itibariyle 82.036,93 TL borç bakiyesi verdiğini (davalıdan 82.036,93 TL alacaklı olduğu) görüldüğünü ancak icra dosyasının tetkikinde davalının fatura borcuna istinaden ferileri hariç 63.813,43 TL ödemiş olduğunu, davacı vekilinin yatırılan tutar üzerinden vekalet ücretini mahsup ettiğini ve bakiye 48.897,61 TL'nı davacı hesaplarına intikal ettirdiğinin tespit edildiğini, davalıdan fatura alacağına istinaden ... vasıtasıyla tahsil edilen ferileri hariç 63.813,43 TL'nın ticari defterlere 10/10/2020 tarihli ... numaralı yevmiye maddesi ile 48.897,61 TL olarak 14.915,82 TL eksik kaydedildiğinin tespit edildiğini, davalıdan tahsil edilen ancak ticari defter kayıtlarına eksik işlenen 14.915,82 TL'nın hesaplara dahil edilmesiyle davacının ticari defter kayıtlarında davalıdan 67.121,11 TL alacaklı olduğunun görüldüğünü, davalı tarafın ticari defterlerinin tetkikinde davalı ... A.Ş.'ne davacı ... Ltd. Şti. tarafından keşide edilen ve takibe konu edilen elliüç (53) adet faturadan onsekiz (18) adedinin davalının 2020 takvim yılı ticari defterlerine işlenmiş olduğu otuzbeş (35) adedinin ise ticari defterlere işlenmemiş olduğunun tespit edildiğini, davalı tarafından davacıya Ağustos 2020 ayında keşide edilen toplam 58.721,99TL (Kdv dahil) iade faturalarının ticari defterlere kaydedildiğini ve Ağustos 2020 ayı “Bilanço Esasına Göre Defter Tutan Mükelleflerin Mal ve Hizmet Satımlarına İlişkin Bildirim” Form Bs ile beyan edildiğinin görüldüğünü, satıcılar hesabının 19/09/2020 takip tarihi itibariyle 76.365,53 TL alacak bakiyesi verdiğinin (davacıya borcu olduğu), 30/09/2020 tarihi itibariyle ise 351,88 TL borç bakiyesi verdiğinin (davacıdan alacaklı olduğu) görüldüğünü, davalının .... Noterliğinin 28/08/2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacının keşide etmiş olduğu, raporun 3.3. fasıl numarasında belirtilen faturaları TTK hükümlerine riayet ederek iade ettiğini ve bu faturaları ticari defterlerine kaydetmediğinin tespit edildiğini, ihtarname ile davacıya iade edilen ve davalının ticari defter kayıtlarına işlenmeyen toplam 68.618,24 TL tutarlı otuzbeş (35) adet faturanın, 58.721,99 TL tutarlı otuzbir (31) adetinin davacıya iade faturası kesilmek suretiyle hesabın borçlandırıldığının tespit edildiğini, özet olarak ticari defterlerine kaydedilmemiş olan, dolayısıyla bahse konu faturalardan dolayı borçlanılmayan tutarın iade faturası kesilmek suretiyle davacıdan alacaklı hale geldiğini, bu nedenle davalının ticari defter kayıtlarının taraflar arasındaki ticari münasebeti yansıtmadığının gözlemlendiğini, hesabın tashih edilmesiyle ( 351,88 davacıdan alacaklı tutar 58.721,99 davacıya borç gösterilen tutar=58.370,11 TL ) 58.370,11 TL davacıya borçlu olduğunun hesap edildiğini, davacının ticari defterlerinde görülen 67.121,11 TL alacak ile davalının ticari defterlerinde görülen 58.370,11 TL borç arasındaki 8.751,00 TL farkın sebebi davalı tarafından noter ihtarnamesi ile davacıya iade edilen 22/08/2020 tarihli ... numaralı 4.858,65 TL bedelli, 22/08/2020 tarihli ... numaralı 64,90 TL bedelli, 22/08/2020 tarihli ... numaralı 815,38 TL bedelli, 22/08/2020 tarihli ... numaralı 4.158,32 TL bedelli olmak üzere toplam 9.897,25 TL tutarlı 4 adet faturanın davacının ticari defterlerine işlendiğini ancak davalının ticari defterlerine işlenmemiş olmasından ve davalının davacıya iade faturası olarak kestiği 20/08/2020 tarihli ... fatura numaralı 1.145,90 TL tutarlı faturaya ilişkin daha önce davacı tarafından davalıya kesilen bu tutarda bir fatura olmamasına rağmen davalı tarafından iade faturası kesilmesinden ve bu faturanın taraf ticari defterlerine kaydedilmesinden bakiye 0,35 TL farkın ise tarafların birbirlerine keşide ettikleri faturaların fatura tutarından farklı olarak ticari defterlerine kaydedilmesinden kaynaklandığının tespit edildiğini, sonuç olarak davalının davacıya 58.370,11 TL borcunun olduğunun hesap edildiğini, taraflar arasındaki borç/alacak tutarları arasındaki farkın davalının noter ihtarnamesi ile kabul etmediği/iade ettiği faturaların davacının ticari defterlerine kaydedilmesinden, davalının ticari defterlerine ise kaydedilmemesinden kaynaklandığını bildirmiştir.
Bilirkişi... 17/11/2021 tarihli ek raporunda kök rapordaki görüşünün değişmediğini bildirmiştir.
Bilirkişi ... 01/11/2022 tarihli raporunda davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmayan toplam 67.473,34 TL tutarındaki 35 adet fatura içeriği ürünlerin davacı şirket tarafından davalı şirkete teslim edildiği ispat edilmediği sürece takip tarihi olan 19.09.2020 tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten (143.838,52 TL-67.473,34 TL) 76.365,18 TL alacaklı olduğunu, takip tarihinden sonra her iki taraf ticari defter kayıtlarında yer alan ödeme ve mahsup kayıtlarının düşülmesi neticesinde dava tarihi olan 26/01/2021 tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten (76.365,18 TL-61.801,59 TL) 14.563,59 TL alacaklı olduğunu, bununla birlikte davacı şirketin icra takibinden önce alacağının tahsili hususunda davalıya yazılı ya da sözlü ihtarı bulunmadığı için takip tarihinden önce davacının davalıyı temerrüde düşüremediğini, bu nedenle icra takibinde davacı tarafından talep edilen işlemiş faiz talebinin yersiz olduğunu bildirmiştir.
Bilirkişi ... 27/02/2023 tarihli ek raporunda davacı şirketin .... Esas sayılı dosyası ile davalı şirket aleyhinde başlatmış olduğu ilamsız icra takibinin takip tarihi olan 19/09/2020 tarihi itibariyle davalı şirketten 133.941,27 TL alacaklı olduğunu, takip tarihinden sonra her iki taraf ticari defter kayıtlarında yer alan ödeme ve mahsup kayıtlarının düşülmesi neticesinde dava tarihi olan 26/01/2021 tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten (133.941,27 TL-76.717,41 TL) 57.223,86 TL alacaklı olduğunu, bununla birlikte davacı şirketin icra takibinden önce alacağının tahsili hususunda davalıya yazılı ya da sözlü ihtarı bulunmadığı için takip tarihinden önce davacının davalıyı temerrüde düşüremediğini, bu nedenle icra takibinde davacı tarafından talep edilen işlemiş faiz talebinin yersiz olduğunu bildirmiştir.
Bilirkişi ... 27/10/2023 tarihli ek raporunda davacı şirketin .... Esas sayılı dosyası ile davalı şirket aleyhinde başlatmış olduğu ilamsız icra takibinin takip tarihi olan 19/09/2020 tarihi itibariyle davalı şirketten 133.941,27 TL alacaklı olduğunu, takip tarihinden sonra her iki taraf ticari defter kayıtlarında yer alan ödeme ve mahsup kayıtlarının düşülmesi neticesinde dava tarihi olan 26/01/2021 tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten (133.941,27 TL-76.717,41 TL) 57.223,86 TL alacaklı olduğunu, bununla birlikte davacı şirketin icra takibinden önce alacağının tahsili hususunda davalıya yazılı ya da sözlü ihtarı bulunmadığı için takip tarihinden önce davacının davalıyı temerrüde düşüremediğini, bu nedenle icra takibinde davacı tarafından talep edilen işlemiş faiz talebinin yersiz olduğunu, buna karşılık mahkeme tarafından söz konusu faturalar üzerinde yer alan gerek matbu gerekse el yazı ile yazılı ifadelerin davalı şirketi bağlamayacağı kanaatine ulaşılması halinde davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmayan toplam 67.473,34 TL tutarındaki 35 adet fatura içeriği ürünlerin davacı şirket tarafından davalı şirkete teslim edildiği ispat edilmediği sürece takip tarihi olan 19/09/2020 tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten (143.838,52 TL-67.473,34 TL) 76.365,18 TL alacaklı olduğunu, dava tarihi olan 26/01/2021 tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten bir alacağı bulunmadığı gibi (76.365,18 TL-76.717,41 TL) davalı şirkete 352,23 TL borçlu olduğunun kabul edilmesi gerektiğini bildirmiştir.
19/12/2023 tarihli celsenin 1 numaralı ara kararı ile davacı vekiline Hukuk Muhakemeleri Kanununun 74. maddesine göre vekaletnamesinde yemin teklif etme yetkisinin bulunması ve dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanılması nedeni ile davacının dava konusu faturalardaki malların davalıya teslim ettiğine ilişkin yemin teklif edip etmeyeceği hususunda beyanda bulunması ve yemin teklif edecek ise yemin metnini sunması için iki hafta kesin süre verilmesine, kesin sürede beyanda bulunulmaması ve yemin metninin sunulmaması durumunda yemin deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının ihtarına karar verilmiş, davacı vekili 01/01/2024 tarihli dilekçesi ile yemin deliline dayanmaktan vazgeçtiğini bildirmiştir.
19/03/2024 tarihli celsede davacı vekilinin 01/01/2024 tarihli dilekçesindeki ...'nin davalı şirkette sigortalı çalışan olup olmadığı ve hangi tarihlerde sigorta çalışan olduğunun tespiti ile mahkemece gerek görülmesi halinde teslim olgusuna ve diğer hususlara yönelik tanık olarak dinlenmesi taleplerinin dava dilekçesinde dayanılan vakıa ve 16/03/2021 tarihli celsenin 5 numaralı ara kararı göz önünde bulundurularak reddine karar verilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE ;
Dava, davacı ile davalı arasındaki satım sözleşmesine davalı tarafından ödenmesi gerektiği ileri sürülen faturalara dayalı olarak alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan kısmı itirazın iptali davasıdır.
Davacı davalıya çeşitli mallar sattığı, sattığı malları teslim ettiği, davalının malların bedelini ödemediği vakıasını ileri sürmüş ve alacağının tahsili için başlattığı icra takibine davalının kısmi itirazının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ise dava konusu faturalarda belirtilen malların teslim edilmediğini savunmuş ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı ile davalı arasında dava konusu uyuşmazlık dışında satım sözleşmesi bulunduğu ve bu sözleşmeye göre davacının satıcı, davalının ise alıcı olduğu vakıasına ilişkin taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Davacı satım sözleşmesine göre dava konusu malları da davalıya sattığını ve davalıya teslim ettiğini ileri sürerken davalı bu hususları inkar etmiştir.
Türk Medeni Kanununun 6. maddesine göre “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.”.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 190. maddesine göre “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.”.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer, davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir.
Mahkememizce yapılan yargılama ve toplanan delillerden davacının davalıya mal sattığı, usulüne uygun tutulan davacı ile davalının ticari defterlerine göre dava konusu icra tarihi itibari ile davacı ile davalı arasındaki satım ilişkisine ilişkin dava konusu 53 adet faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bu faturalardan 18 tanesinin davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, 35 tanesinin davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacı ile davalı arasındaki borç/alacak tutarları arasındaki farkın davalının noter ihtarnamesi ile iade ettiği faturaların davacının ticari defterlerine kaydedilmesine karşın davalının ticari defterlerine kayıt edilmemesinden kaynaklandığı, davacının 19/09/2020 tarihinde 143.838,52 TL cari hesap ve 1.826,72 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 145.665,24 TL alacağın alacağın tahsili talebi ile ..... Esas nolu dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığı, davalının süresi içinde borca ve ferilerine kısmen itiraz etmesi üzerine icra takibinin durduğu, davacının İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 1. fıkrasındaki süre içinde itirazın iptalini talep ettiği sonucuna varılmıştır.
Davacı ve davalı arasında uyuşmazlık konusu olan ve olmayan vakıalara göre genel kurala uygun olarak ispat yükü davacıdadır.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222. maddesinin 2. fıkrası gereğince ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır, 3. fıkrası gereğince ise ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Satım sözleşmesine konu malların teslim edilmesi hukuki bir işlemdir. Türk Medeni Kanununun 6. maddesi ile Hukuk Muhakemeleri Kanununun 190. ve 200. maddelerine göre teslim vakıası yazılı delillerle ispat edilebilir.
Davacının ve davalının ticari defter ve kayıtlarının incelemesi sonrasında hazırlanan bilirkişi raporlarına göre davacı ve davalının ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğunun, davacı ve davalının ticari defterleri arasındaki farklılığın dava konusu faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmasına karşın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklanması, davalının ticari defterlerindeki kayıtlar davacının ticari defterlerindeki kayıtlara aykırı olduğundan Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222. maddesinin 3. fıkrası gereğince davacının ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edilebilmesinin olanaklı olmaması, dava konusu malların davalıya teslim edildiği vakıasını ispat yükünün davacıda olması, davacının dayandığı dava konusu faturalardaki faturadaki ürünlerin davalıya teslim edildiği, alıcının isteği üzerine yatırım teşvik kapsamına giderebilmesi için iade faturası kesildiği ve tekrar fatura edildiği yazılı ...'nin imzalı açıklamanın davalının ticari defterlerine bu faturaların kayıtlı olmaması dolayısı ile davalıyı bağlar nitelikte bir delil olarak kabul edilmesinin olanaklı olmaması, davacının teslim vakıasına ilişkin başka delil sunmaması ve dava dilekçesinde yemin deliline dayanan davacı vekiline 19/12/2023 tarihli celsenin 1 numaralı ara kararı ile yemin teklif edip etmeyeceği hususunda beyanda bulunması için verilen sürede davacı vekilinin 01/01/2024 tarihli dilekçesi ile yemin deliline dayanmaktan vazgeçtiğini bildirmesi nedenleri ile ispatlanamayan davanın reddine, itirazın iptali davasının reddine karar verilmesi nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talebinin İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 2. fıkrası gereğince reddine, davacının kötü niyetli olarak icra takibi başlattığını gösterir delil bulunmaması nedeni ile davalının kötü niyet tazminatı talebinin İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 2. fıkrası gereğince reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın REDDİNE,
Davacının icra inkar tazminatı talebinin İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 2. fıkrası gereğince REDDİNE,
Davalının kötü niyet tazminatı talebinin İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 2. fıkrası gereğince REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu 2024 yılı Harçlar Tarifesinin 1 sayılı Yargı Harçları Tarifesinin A,III/2-a maddesi gereğince alınması gereken 427,60‬ TL karar ve ilam harcının davacı tarafından yatırılan 417,94 TL peşin harçtan mahsubu ile alınması gereken 9,66 TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazine'ye gelir KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326. maddesinin 1. fıkrası gereğince kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı tarafından yapılan 2 adet vekalet harcı 34,1‬0 TL, 1 adet vekalet pulu 40,30 TL ve posta gideri 1.000,00 TL olmak üzere toplam 1.074,4‬0 TL yargılama giderinin Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326. maddesinin 1. fıkrası gereğince davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından yatırılan avansın kullanılmayan kısmının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra İADESİNE,
6-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanununun 168. maddesinin son fıkrası gereğince hüküm verildiği tarihte geçerli olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin 1. ve 2. fıkralarına göre red edilen miktar dikkate alınarak hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7- .... tarafından yapılıp .... tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. ve 14. fıkraları gereğince davacıdan alınarak Hazine'ye gelir KAYDINA,
Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341. maddesinin 1. fıkrasının a bendi ve 345. maddesinin 1. fıkrası gereğince gerekçeli kararın tebliğinden başlayarak iki haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ..... Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.19/03/2024

Katip ....
e-imza

Hakim ...
e-imza