WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 02 Temmuz 2026

ANKARA 5. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/394 Esas - 2024/19
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2021/394 Esas
KARAR NO : 2024/19

HAKİM : ....
KATİP : ...

DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : İstirdat
DAVA TARİHİ : 17/06/2021
KARAR TARİHİ : 15/01/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı dava dilekçesi ile; davalının ... sayılı dosyası kapsamında başlattığı icra takibine davacının süresi içerisinde itiraz edemediğini toplamda 42.123,76 TL'nin davacıdan tahsil edildiğini, davacı ile davalı arasında 2 yıl süreyle okul taşımacılığı faaliyetlerinde kullanılmak üzere araç kiralama sözleşmesi yapıldığını, araçların davacı şirket tarafından 15.09.2019 tarihinde kullanılmaya başlanmış olup Covid-19 pandemisi dolayısıyla idari karar ile yüz yüze eğitime ara verildiğinden yalnızca 6 ay kullanılabildiğini, araçların kullanıldığı süre boyunca da araçların sürücülerinin davalı şirketin sigortalı personelleri olduğunu, davalının, .... Mahkemesi marifetiyle aldığı ve takibe dayanak belge olarak sunduğu bilirkişi tespit raporu ile araçta hasar bulunduğunun rapor edildiğini, bununla birlikte araçlar davalı şirkete 15.03.2020 tarihinde teslim edildiği halde hasar tespit raporunun 23.11.2020 tarihinde alındığını, davalı şirketin araçların davalıya tesliminden 8 ay sonra bilirkişi raporu alarak; davacıyı ne zaman veya kim tarafından oluştuğu belli olmayan bir hasardan sorumlu tutması ve icra baskısı ile sorumlu olmadığı bir hasardan ötürü ödeme yapmaya zorlaması kötüniyet emaresi olduğunu, araç kiralama sözleşmesi ile kiralanan araçların sürücüleri davalı şirketin kendi sigortalı personelleri iken kusurun kira sözleşmesi kapsamında davacıya ait olmadığının ortada olduğunu, eğer kullanım hatasından doğan bir zarar var ise kusurun davalı şirketin araçların şoförlüğünü yapan sigortalı personellerine ait olduğunu belirterek davacının borçlu olmadığı halde cebri icra takibi neticesinde ödemek zorunda kaldığı 42.123,76'nin, 39.761,10 TL'sinin ödeme tarihi olan 26.05.2021 tarihinden itibaren, 2.362,66 TL'sinin ödeme tarihi olan 07.06.2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; taraflar arasında ikisi otobüs, biri minibüs olan üç aracın kiralanması konulu 01.09.2019 başlangıç ve 31.08.2021 bitiş tarihli Araç Kiralama Sözleşmesi akdedildiğini, aracın davacı tarafça teslim edilmesini takiben araçta hasar bulunduğunun tespit edildiğini, nitekim taraflar arasında akdedilen Araç Kiralama Sözleşmesinin Tamirat başlıklı 16. maddesinde: "..normal kullanım harici, ihmal ve hatalı kullanım sonucu (yağsız,susuz kullanım, donma, lastik yarılması aracın hortum filtre kopması durumunda aracın hareket ettirilmesi,aracın vurdurularak çalıştırılması, aracın düzensiz kullanılması vites değişimine uymamak gibi) yapılacak tamirat, parça ve lastik masrafları kiracıya aittir." hükmü gereğince taraflar araçtaki ihmali ve hatalı kullanımdan kaynaklı arızalarda kiracının sorumlu olduğunun kararlaştırıldığını ve bu şekilde sözleşmeye hüküm konulduğunu, dolayısıyla sözleşmede var olan hüküm gereği aracın yağsız kullanım sonucu motorunda arıza oluşması durumundan davacı kiracının sorumlu olduğunu ve bu nedenle davacı tarafın borçtan sorumlu olmadıkları yönündeki iddialarının sözleşmeye aykırılık teşkil edeceğini, şoförlerin sigorta durumundan kaynaklı araç kiralama sözleşmesinin tarafı olan davacı okulun araçta meydana gelen hasardan dolayı sorumluluktan kurtulması durumu söz konusu olamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Dava; araç kiralama sözleşmesine konu aracın hasarının tahsili amacıyla başlatılan icra takip dosyasına ödenen tutarın istirdadı istemine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamından; araç kiralama sözleşmesine konu aracın hasarının tahsili amacıyla başlatılan icra takip dosyasına ödenen tutarın istirdadı istemine ilişkin davada taraflar arasında araç kira sözleşmesi düzenlendiği hususunda herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı, davalı alacaklının araç kira sözleşmesine konu araçta kira döneminde hasar meydana geldiği ve bu hasardan davacının sorumlu olduğu iddiası ile başlattığı takipte hasarın kira sözleşmesi döneminde gerçekleşip gerçekleşmediği, gerçekleşti ise davacının sorumlu olup olmadığı, sorumlu ise sorumlu olduğu miktarın tespiti hususlarında uyuşmazlığın çözümü kira sözleşmesinden kaynaklandığından, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 4/1.a maddesi uyarınca “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesi görevli olduğu düzenlemesi gereği, eldeki davada uyuşmazlığın çözümünde sulh hukuk mahkemesi görevli olduğundan (benzer yönde .... sayılı, .... sayılı, .... sayılı ilamları), görev dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nın 114/1.c ve 115/2 maddeleri gereğince davanın usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nın 114/1.c ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Görevsizlik kararının kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren tarafların iki hafta içinde mahkememize müracaatı halinde dava dosyasının görevli ... NÖBETÇİ SULH HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, aksi durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
3-Yargılama giderlerinin HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemece nazara alınmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/01/2024
Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır