WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

ANKARA BÖLGE ADLIYE MAHKEMESI 31. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/465 Esas
KARAR NO : 2024/404 Karar

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/07/2021
KARAR TARİHİ : 04/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; Müvekkili şirket ile borçlu davalı arasında ''video içerik üretimi ve posta.com.tr adresinde yayınlanmasına '' ilişkin anlaşmaya varıldığını, Müvekkili şirket, bu antlaşma gereği, imtiyaz sahibi olduğu gazetenin internet sitesinde davalı- borçlunun videolarını yayınlayacak karşılığında ise verilen hizmetin bedelini davalı -borçludan tahsil edeceğini, davalı-borçluya müvekkili şirket tarafından verilen hizmetlerin karşılığı olarak e- fatura tanzim edildiğini, tanzim edilen fatura karşı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini, müvekkili şirket tarafından tanzim edilen faturaların içeriğinin, hizmetin ifasına ilişkin olduğu ve faturanın e- fatura olup temel fatura senaryosu ile karşı tarafa gönderildiği ve tebliğ edildiği izahtan vareste olduğunu, davalı tarafından 8 günlük yasal sürede faturaya herhangi bir itirazda bulunulmadığını, 6102 sayılı kanunun 21. Maddesi 2. Fıkrasında '' Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. '' demek suretiyle faturaya itiraz edilmemesinin yasal sonucu olarak faturaya konu borcun kabul edildiğini düzenlediğini, faturayı alan kişi 8 günlük süre içerisinde faturaya itiraz etmemişse kanun hükmünde faturayı alan kişinin fatura içeriğini kabul etmiş sayılacağı belirtildiğinden bu durum düzenleyen lehine karine teşkil edeceğini, faturayı alan davalı süresi içerisinde faturaya itiraz etmediğinden fatura içeriğinin doğru olmadığının iddiasını ancak yazılı delilerle kanıtlayabileceğini, nitekim faturaya itiraz edilmemiş olması, düzenleyen tacir lehine yazılı delil oluşturmakta ve düzenleyen tacirin alacağını ispat ettiğini, borçlu verilen hizmetin karşılığı olan faturada yazılı 236.000,00 TL lik miktarın sadece 78.588,00 TL sini ödediğini, 157.412,00 TL lik bakiye kısmını ise ödemediğini, davalı- borçlu ile defalarca bakiye miktar için iletişime geçilmiş ancak olumlu bir yanıt alınamadığını, işbu sebeple de icra takibi başlatma gereği hasıl olduğunu, Müvekkili şirket, alacağının tahsili için davalı borçlu aleyhine İstanbul ...İcra Müdürlüğü' nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, başlatılan icra takibine, davalı şirket tarafından haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edilmiş olup, takip bu itiraz nedeniyle durdurduğunu, yukarıda da izah edildiği üzere müvekkili şirket, davalı/ borçlu ile arasındaki ticari ilişki gereği üzerine düşen edimleri yerine getirdiğini, antlaşma gereği gibi kendisine ait gazetenin internet sitesinde davalı- borçluya ait reklamları yayınladığını, ancak davalı/ borçlu ödemesi gereken fatura bedelini ödemediğini, davalı / borçlu borcunu ödemediği gibi müvekkili tarafından başlatılan icra takibine de kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, müvekkili şirket son olarak arabuluculuğa başvurduğunu ancak arabuluculuk görüşmelerinden de herhangi bir sonuç çıkmadığını, işbu sebeple, itirazın iptali için mahkemenizde huzurdaki dava ikame edildiğini, delil listesinde sunulmuş olunan cari hesap kayıtlarının, faturaların incelenmesiyle ve tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesiyle davalı şirketten alacaklı olunduğu anlaşılacağını, beyan ederek; itirazının iptali ile takibin devamına, davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine, karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Davalı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesini özetle; Davacı tarafça İstanbul ... İcra Müdürlüğünün...E. Sayılı dosyası ile 157.412,00 TL alacaklı olduğundan bahisle takip başlatıldığını ancak işbu icra takibi haksız ve hukuka aykırı olduğundan yasal süresi içerisinde borca itiraz edildiğini ve takip durdurulduğunu, davacı, bu kez de itirazımızın iptali ve takibin devamı için huzurdaki davayı ikame ettiğini, öncelikle davacı ile müvekkili şirket arasında video içerik üretimi ve posta. com adresinden yayınlanmasına ilişkin anlaşmaya varıldığını, bu anlaşma gereği davacının imtiyaz sahibi olduğu gazetenin internet sitesinde müvekkilinin videolarının yayınlanması gerektiğini, ancak davacı, anlaşmaya varılan şartlar ve esaslar dairesinde müvekkili firmanın görsellerini ve videolarını yayınlamadığı gibi, sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini eksiksiz bir şekilde yerine getirmediğini, davacı, kendisi tarafından yapılması gereken işi sözleşmenin gereklerine uygun ve eksiksiz bir şekilde ifa etmediğini, sözleşme gereği edimini kusursuz bir şekilde yerine getirmeyen davacı, buna rağmen tamamlanmayan iş karşılığı bedeli müvekkili şirkete fatura ettiğini, ayrıca karşı tarafça düzenlenen 31.07.2018 tarihli 236.000,00 TL bedelli fatura, müvekkili şirkete usulüne uygun bir surette tebliğ edilmediğini, Müvekkilinden yapılmayan iş karşılığı ödenmesi istenen fatura iade edildiğini, davacı fatura karşılığı olan işi yapmadığını, müvekkili şirket davacıdan böyle bir fayda sağlamadığını, dava dilekçesinde sekiz günlük yasal sürede faturaya itiraz edilmediği belirtilmiş ise de, fatura usulüne uygun olarak tarafımıza bildirilmediği gibi, tasfiye aşamasında olan müvekkili şirketin muhasebe çalışanlarının ihmali nedeniyle süre geçirildiğini, ancak tek başına bu husus fatura içeriğinin kabul edildiği anlamına gelmediği gibi, faturanın kesinleşmesini de sağlamadığını, asla kabul manasına gelmemekle birlikte, davacının müvekkili şirkete fatura edebileceği bir işin varlığının söz konusu olması halinde mevcut fatura bedeli kadar iş yapılıp yapılmadığı, işin süresinde ve ayıptan ari yapılıp yapılmadığının tespiti ile taraflar arasındaki alacak- borç miktarının bu hususa göre belirlenmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle, davacının öncelikle müvekkili şirket ile ticari ilişkisini, mevcut sözleşme şartlarını, mevcut sözleşme şartlarına uygun ifada bulunduğunu, faturanın verilmesine neden olan işin yapılmış olduğunu ve fatura bedeli kadar iş yapıldığını, yapılan işi eksiksiz ve tam olarak müvekkili şirkete teslim etiğini, yükümlülüklerini yerine getirildiğini ispatlamalı, faturayı dayanaklandırması gerektiğini, aksi halde tek başına faturaya yasal süresinde itiraz edilmemiş olması işin yapıldığını ve faturanın kesinleştiğini gösteremeyeceğini, davanın reddine, davacının %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine, karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Dava, video içeriklerinin yayınlanmasına ilişkin anlaşmaya dayalı olarak düzenlenen faturadan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).
Faturanın onu teslim alan kişiyi borç altına sokabilmesi için taraflar arasında borç doğurucu bir ilişkinin varlığı ve faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatap tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya sekiz günde itiraz edilmemiş olması onu borç altına sokmaz. Ancak TTK 21/2 maddesi uyarınca , faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde faturadaki gösterilen bu bedeli kabul edilmiş sayılır.
Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur.
Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir.
Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.
Faturalarda belirtilen mal veya hizmetin davalı alıcıya teslim edildiği iddiasını davacı ispatla yükümlüdür. Fatura içeriğindeki mal veya hizmetin davalıya teslimi dayanak belgelerle kanıtlanmadığı sürece ticari defterler tek başına malın teslim edildiğini ispata yeterli değildir.
Bu açıklamalar ışığında davacı ve davalının sunmuş oldukları tüm deliller dosya içerisine alınmış, icra dosyası getirtilerek incelenmiş, tüm deliller toplandıktan sonra alanında uzman mali bilirkişiden rapor alınmıştır.

İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün...esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacının davalı aleyhine 157.412,00-TL asıl alacak için ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlunun itiraz ettiği görülmüştür.
Bilirkişinin düzenlediği 05/01/2022 tarihli 7 sayfadan ibaret raporunda özetle; Dava ve icra takip dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile davacının ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu, açıklanan gerekçelerle yüce mahkemenin kabulü halinde, Davacının ibraz olunan ticari defterlerinin açılış ve kapanış noter tasdiklerinin tam olduğu, ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfında olduğu, davalının ticari defter ibrazında bulunmadığı, davacının ticari defterlerine göre davacının takip tarihi itibariyle 157.412,00 TL (takipteki asıl alacak miktarı kadar) davalıdan kayden alacaklı göründüğü, davacının takibe konu alacağını oluşturan faturaya kısmen dahi ödeme yapıldığı nazara alınarak davalının faturadan haberdar olduğu, ancak yasal süresi içinde faturaya itiraz etmediği anlaşıldığından faturanın davalı aleyhine borç doğurduğu, davacının alacak iddiasının benimsenmesi durumunda; Merkez bankası verilerinden, 03.01.2020 takip tarihi itibari ile avans faizi oranının %13,75 olduğu anlaşıldığından davacının belirlenen asıl alacağına takip tarihinden itibaren %13,75 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği, görüş ve kanaatinde rapor sunulmuştur.
Bilirkişilerin düzenlediği 17/02/2023 tarihli 4 sayfadan ibaret ek raporunu özetle; Davalının kök rapora itirazlarına ilişkin hususlar kök raporda yeterince irdelenmiş olup, ek rapor aşamasında davalının defterleri ibraz olunamadığından ve ek rapor aşmasında da dosyaya yeni biri bilgi ve belge sunulamadığından, kök raporda arz ve izah olunan görüş ve kanaatleri özü aynı perspektif ile aynen muhafaza edilmiştir. Sayın Mahkemenin HMK 282 gereği bilirkişi görüşü ile bağlı olmadığı gözetilerek, Sayın Mahkemenin davacı savları yönünde hüküm kurmakta muhtar olduğu mütalaa edilmiştir. Keyfiyeti, meselenin asli ve nihai hukuki tavsifi 6100 sayılı HMK’nın md. 266/c.2 ve 6754 sayılı Kanun’un md. 3/3 hükümlerine dayalı olarak tamamen ve münhasıran muhterem Mahkemeye ait olmak kaydı ile, sayın yargı makamının tetkik ve takdirlerine arz edilmiştir.
Bilirkişilerin düzenlediği 05/02/2024 tarihli sayfadan ibaret ek raporunu özetle; Dava ve icra takip dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile davacının ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu, açıklanan gerekçelerle yüce mahkemenin kabulü halinde, davacının ibraz olunan ticari defterlerinin açılış ve kapanış noter tasdiklerinin tam olduğu, ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfında olduğu, davalının ticari defterlerine göre davacının, takibe konu alacağının dayanağı faturanın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının 166.000,00TL davalıdan alacaklı göründüğü, 3. Davacının ticari defterlerine göre davacının takip tarihi itibariyle 157.412,00TL (takipteki asıl alacak miktarı kadar) davalıdan kayden alacaklı göründüğü, davacının takibe konu alacağını oluşturan, fatura davalının defterlerinde kayıtlı olduğu, Temmuz 2018 dönemi BA formunda fatura davalı tarafından beyan edildiği, faturaya kısmen dahi ödeme yapıldığı nazara alınarak davalının faturadan haberdar olduğu, ancak yasal süresi içinde faturaya itiraz etmediği anlaşıldığından faturanın davalı aleyhine borç doğurduğu, davacının alacak iddiasının benimsenmesi durumunda; merkez bankası verilerinden, 03.01.2020 takip tarihi itibari ile avans faizi oranının %13,75 olduğu anlaşıldığından davacının belirlenen asıl alacağına takip tarihinden itibaren %13,75 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği, görüş ve kanaatinde rapor sunulmuştur.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; taraflar arasında ''video içerik üretimi ve posta.com.tr adresinde yayınlanmasına '' ilişkin
anlaşmaya varıldığını, bu nedenle davaya konu faturaların düzenlendiği, davacı ve davalının ticari defterlerini usulüne uygun tutulduğu faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu, davacının takibe konu alacağını oluşturan faturaya kısmen dahi ödeme yapıldığı nazara alınarak davalının faturadan haberdar olduğu, ancak yasal süresi içinde faturaya itiraz etmediği
anlaşıldığından faturanın davalı aleyhine borç doğurduğu, dolayısıyla davacının bu faturaya ilişkin işin yapıldığının kabulü gerektiği, aksini yazılı delil veya kesin delil ile ispat edebileceği, davalının ticari defterlerine göre davacının, takibe konu alacağının dayanağı faturanın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının 166.000,00TL davalıdan alacaklı göründüğü,
davacının ticari defterlerine göre davacının takip tarihi itibariyle 157.412,00TL davalıdan kayden alacaklı göründüğü anlaşıldığından davacının davasını tüm bu açıklamalarla ispatladığının kabulü gerektiğinden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
İcra İnkar Tazminatı yönünden; dava konusu fatura alacağının önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu tarafından yöneltilen itirazın iptaline, takibin takip talebindeki kayıt ve şartlarla aynen devamına,
2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan %20 oranında icra inkar tazminatı 31.482,40-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine
3-Karar ve ilam harcı 10.752,81-TL nin peşin alınan 1.901,15-TL den düşümü ile kalan 8.851,66-TL bakiye ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-10 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00.-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 1.960,45-TL peşin ve başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 2.668,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 25.185,92-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde tarafların iadesine
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır