WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Temmuz 2026

ANKARA 3. FIKRI VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESI

A- A A+

T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2020/193
KARAR NO : 2021/106

DAVA : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali), Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/06/2020
KARAR TARİHİ : 04/03/2021
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 05/03/2021
İDDİA:
Davacı vekili 30/06/2020 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla, müvekkilinin TÜRKPATENT nezdinde ... sayılı "... fırın&patisserie+şekil" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun TÜRKPATENT resmi markalar bülteninde yayınlandığını; davalı şirket ile davalı şahısın .... sayılı ve "...." ibareleri markalarını gerekçe göstererek yaptığı itirazın kabulü ile başvurunun reddine karar verildiğini, bu ret kararına karşı müvekkilin yeniden inceleme taleplerinin bu kez TÜRKPATENT ... sayılı YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiği, oysa müvekkili başvurusunun “... fırın pattiserie +şekil” olduğunu, bir bütün halinde kelime unsuru da içeren ve özel olarak dizayn edilmiş bir tasarıma dayanan belirgin bir şekil markası olduğunu, bir aşçı şapkası ile dizaynedilen şekil unsurunun baskın olduğunu, göze ilk çarpan ve akılda beliren ayırt edici imajın bir aşçı şapkası şekli olduğunu, bu imaja eklenen “...” yazısı ile birlikte baskın görsel imajın bir bütün halinde aşçı şapkası şekil unsuru olduğunu ve şekil unsuru altında “fırın &patisserie” ibaresinin de ilave kelime unsuru olarak yer aldığını, markanın 30, 40 ve 43.sınıf emtiaları kapsadığını, İtiraz sahiplerinden ...’a ait .... nolu markanın ise genel görünüm, akılda kalan imaj, bütün olarak marka algısı olarak müvekkilinin markası ile ilgisi olmayan, düz ve bitişik yazılmış bir “...” ibaresinden ibaret olduğunu, birbirleri ile karıştırılması, çağrışım yaratmasının mümkün olmadığını, muterize ait markanın birleşik kelime halinde “...” olarak kaynaşmış bir ibare olduğunu, “...” kelimesine dayalı benzerlik kurulmaması gerektiğini, markanın parçalarına ayrılarak değil bir bütün halinde değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkilinin marka başvurusunun 30.sınıf kapsamında zikredilen mallar arasında “ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar” mallarının muterizin marka tescili kapsamındaki mallar arasında olmadığını, ancak müvekkilinin başvurusundaki bu mallar için de peşinen red kararı verildiğini, “...” markasının sahibi firmanın markasını 5 yılı aşkın süredir kullanmadığını, bu sebeple müvekkilinin başvurusuna yaptığı itirazın kötü niyetli olduğunu, davalı markasının kullanmadığı için markanın iptaline ve terkinine karar verilmesi gerektiğini, itiraz sahiplerinden ... Dondurma ve Gıda Mad. A.Ş.’ne ait “...” ve türevi markalara ilişkin olarak verilen kararın da iptal edilmesi gerektiğini, müvekkili markasının bir bütün olarak değil de parçalanarak incelenmesi sonucu verilen kararın hatalı olduğunu, bunun yanında ... ve ... kelimelerinin anlam, algı ve algılanış açılarından tamamen farklı ve ilgisiz kelimeler olduğunu, ... ibareli markaların yeknesak bir şekilde, müvekkilinin markası ile hiçbir ilgisi olmayan bir görsel içerdiğini, ... markasının tanınmışlığının tek başına kullanılan ve tek kelimeden ibaret olan kelimeye özgülenmekle karıştırılma ihtimali yaratmadığını, bilakis başka bir kelimeyle özellikle şekil unsuru baskın olan bir markayla karıştırılmasını imkansız kıldığını, muteriz markalarının toplum zihninde bıraktığı genel algının ve markaların yerleşik kullanımı nazara alındığında bunların münhasır ve özel dizayn edilmiş bir şekil markası ile karıştırılmasının hatta çağrışım yaratmasının dahi mümkün olmadığını, “...” kelimesinin anlamının toplum genelinde bilindiğini, “...” kelimesinin ise herhangi bir anlamı olmadığını, bu bağlamda her iki kelimenin birbirinden tamamen ayrıldığını, zihinde bambaşka bir iz ve algı bıraktığını, müvekkilinin başvurusunda bulunan yardımcı unsurların hiçbirinin muterizin markalarında bulunmadığını, YİDK kararında muteriz markalarının tescilli olmadığı mal ve hizmetler için de müvekkili başvurusunun reddine karar verildiğini, muteriz markaları 30 ve 43.sınıflarda tescilli olmasına rağmen müvekkili başvurusunun kapsamındaki 40.sınıf “gıdaların kurutulması, konservelenmesi, dondurulması, pişirilmesi, tütsülenmesi, salamura edilmesi hizmetleri; gıda işleme ve üretimi konularında bilgi verilmesi” hizmetleri için de peşinen red kararı verildiğini, belirterek, Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun ... sayılı kararının iptale karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu marka ile davalı yanın “...” markalarının ortalama düzeydeki tüketiciler nezdinde karıştırılabilecek derecede benzer olduğunu, ayrıca davalı markaları kapsamında yer alan hizmetler ile davacının marka başvurusu kapsamında yer alan hizmetlerinde aynı/aynıtür olduğunu, anılan markalarda özellikle “...” ibaresinin ön planda yer aldığını, markaları yan yana gören ortalama tüketicilerin anılan markaları kullananların aynı olduğu yanılgısına düşebileceğini, markaların işitsel benzerliğinin yanı sıra kapsamlarında yer alan hizmetlerin de aynı/aynı tür olduğunu, bu nedenle markalar arasında iltibas tehlikesi oluşacağını, başvuru konusu marka ile çekişme konusu “... / ...” ibarelerinde “o” ve “a” harflerinin görsel olarak benzer harfler olduğu, ibareler arasındaki harf değişikliğinin görsel/işitsel olarak markalar arasındakibenzerliği ortadan kaldırmaya yeterli olmadığı, başvuruda ayırt edici nitelikte başka kelime unsurunun bulunmaması ve muterize ait “...” markasının çekişme konusu mal/hizmetler bakımından tanınmışlığı sebebiyle artırılmış ayırt edici niteliğe sahip olması hususları beraber değerlendirildiğinde itiraza gerekçe markalar ile dava konusu marka arasında karıştırılma ihtimali bulunduğunun ortada olduğunu, markaların işaret anlamında benzerliği ve kapsamlarında bulunan hizmetlerin de aynı/aynı tür oluşu sebebiyle YİDK tarafından verilmiş olan kararın usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şahıs vekili cevap dilekçesinde özetle: Davalı taraf müvekkilin 8 yıldır “...” markası altında hizmet verdiğini, markasının 30 ve 43.sınıf mal ve hizmetlerde ... sayı ile tescilli olduğunu, davacı markasının müvekkil markası ile karıştırılacağını, davacı markasında yer alan şekil unsurunun ayırt ediciliğe tek başına yeterliolmadığını, markada asli ayırt edici unsur olan “...” kelimesinin tüketici aklında kalacağını, faaliyet alanlarının da aynı olması sebebiyle logo ve devamındaki eklere dahi dikkatedilmeyeceğini, marka adlarındaki asli ve ayırt edici unsurun “...” kelimesi olduğunu, bu kelimenin karışıklığa sebebiyet vereceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının markasını müvekkilinin markaları ile birebir ve bağlantılı emtialarda tescil ettirmek istediğini, nitekim davacının da dava dilekçesinde 30 ve 43.sınıflar bakımından başvurusunun reddedilmesi hususunda bir beyanda bulunmadığını, yalnızca 40.sınıf emtiaların reddedilmemesi gerektiğini belirttiğini, oysa 40.sınıfın 30 ve 43.sınıflar ile bağlantılı olduğunu ve önemliolanın sınıfların birebir aynı olması değil bağlantı kurulacak kadar benzer olması olduğunu, örneğin 40.sınıftaki “gıdaların kurutulması konservelenmesi” emtiasının bir bakıma 30.sınıftaki “domates sosları dahil olmak üzere soslar” emtiasını karşıladığını, yahut 43.sınıftaki “yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri”nin birebir 40.sınıftaki “gıdaların kurutulması, konservelenmesi, dondurulması, pişirilmesi, tütsülenmesi, salamura edilmesi hizmetleri” emtiasını kapsadığını, 6/1 madde uyarınca sınıflar arası benzerlik şartının mevcut olduğunu, markaların benzerlik değerlendirmesinde hitap ettiği tüketici kesiminin dikkate alınması gerektiğini, somut uyuşmazlıkta markaların özel bir tüketici kesimine hitap etmediklerini, satın alma/hizmetten yararlanma sürecinde harcanan sürenin azlığının tüketicinin dikkatseviyesini düşürdüğünü, dava konusu markanın esas unsurunun “...” ibaresi olduğunu, başvuruda yer alan aşçı şapkası unsurunun ilgili mal ve hizmetler bakımından ayırt edici bir şekil unsuru olmadığını, buna dayalı savunmaların dinlenmemesi gerektiğini,“...” ve “...” ibarelerinin benzer olduğunu, kapsanan emtiaların niteliği gereği kolay ve günlük tüketimde tüketicilerin dikkat düzeyinin azalmasından ötürür markalarda iltibas ihtimalinin arttığını, birebir aynı harfleri içeren davacı markasının müvekkilinin markası ile benzer olduğunu, markaların görsel benzerliğinin yanı sıra telaffuz olarak da karıştırılma ihtimalinin çok yüksek olduğunu, müvekkili markasında kullanılan elips şeklinin tek başına ayırt edici niteliğinin bulunmadığını, markaların esas unsurunun ... olduğunu, nitekim markaların benzer olduklarının YİDK tarafından da kabul edildiğini,müvekkilinin markasının tanınmış marka olduğunu, özel olarak korunduğunu, tanınmış markaların koruma alanının daha geniş tutulması gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA VE DELİLLER :
Mahkememizce tarafların sav ve savunmaları dinlenmiş, davaya konu TÜRKPATENT YİDK’nun ... sayılı kararı ile davacıya ait ... kod nolu marka başvuru dosyası ve davalı şirket ile davalı şahısa ait marka tescil belgeleri getirtilmiş, taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, çözümü teknik ve özel bilgiyi gerektirdiği düşünülen konularda bilirkişi incelemesi yaptırılmış, alınan rapor dosyadaki kanıtlarla tutarlı, delillerin değerlendirilmesi aracı olarak denetim ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilmiştir.
GEREKÇE:
Uyuşmazlıgın Tespiti ve Uygulanacak Hükümler, Delillerin Tartışılması ve Kabul
Dava, Türk Patent YİDK’nun ... sayılı kararının iptali ile marka başvurusunun tescili istemine ilişkindir. YİDK kararının davacı başvuru sahibine 02/04/2020 tarihinde tebliğ edildiği, 7226 sayılı Kanun ile pandemi nedeniyle uzayan süreler dikkate alındığında 30/06/2020 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı kanunun 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.
Davada uyuşmazlığın özü, davacıya ait ... sayılı ve "... fırın&patisserie+ şekil" ibareli başvurusunun, davalı şirket ile davalı şahısın ... sayılı ve ...." ibareli markaları yönünden SMK’nun 6/1, 6/5 hükümleri çerçevesinde tescil engeli olup olmadığı ve sonucuna göre ... sayılı YİDK kararının hukuka uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir.
TÜRKPATENT’den getirtilen ... sayılı marka başvuru işlem dosyası incelendiğinde, davacının 24/12/2018 tarihinde "... fırın&patisserie+ şekil" ibaresinin marka olarak tescili istemiyle davalı TÜRKPATENT’e başvuruda bulunduğu, tescil kapsamında 30, 40.sınıftaki bir kısım emtiaların yer aldığı, başvurunun Resmi Marka Bülteninde ilan edildiği, ilana davalı şirket ile davalı şahısın ....ibareli markaları ile benzerlik arz ettiğinden ve tanınmışlık iddiasıyla itirazda bulunduğu, itirazın Markalar Dairesince kabulü ile başvurunun reddine karar verildiğini, davacının yeniden inceleme isteminin YİDK’nun ... sayılı kararı ile nihai olarak reddine karar verildiği, bu kararın iptali istemiyle mahkememiz önündeki davanın yasal süresinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkememize uzman bilirkişi heyetinden alınan 21/12/2020 havale tarihli raporda konu ayrıntılı irdelenmiş olup özetle; " Dava konusu ... sayılı "... fırın&patisserie+ şekil" ibaresinin marka başvurusu kapsamında yer alan “30.sınıf: Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar : Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. 43.sınıf: Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri.”emtiaları ile davalı tarafların ret gerekçesi "..." ve "...+şekil" ibareli markaları kapsamlarında yer alan 30. ve 43.sınıf emtiaların AYNI / AYNI TÜR olduğu, dava konusu başvuru kapsamında yer alan “40.sınıf: Gıdaların kurutulması, konservelenmesi, dondurulması, pişirilmesi, tütsülenmesi, salamura edilmesi hizmetleri; gıda işleme ve üretimi konularında bilgi verilmesi hizmetleri.”emtiaları bakımından ise markalar arası iltibasa sebebiyet verecek bir benzerliğin bulunmadığı, taraf markalarını oluşturan işaretler arasında görsel ve işitsel olarak yoğun bir benzerlik bulunduğu, dolayısıyla işaretler arasında bütünsel anlamda, benzerliği tespit olunan yukarıdaki emtialarda, iltibasa yol açabilecek düzeyde bir benzerliğin mevcut olduğu, sair emtialar için ise bu benzerliğin mevcut olmadığı, -davalının “...” markası “tanınmış marka” statüsünde olsa da, 6/5 maddesi hükmünün uygulanma şartlarının somut olayda gerçekleştiğinin/gerçekleşme ihtimalinin olduğunun ispatlanamadığı," ifade edilmiştir.
6769 sayılı SMK m.6/1 hükmü kısaca, bir marka başvurusunun daha önce yapılmış başvuru veya tescilli bir marka ile “karıştırılma ihtimali” bulunması ve önceki marka ya da başvuru sahibinin itiraz etmesi koşuluyla başvurunun reddini öngörmektedir. Şu halde, iltibas ya da karıştırma riskinin varlığı için, tescil kapsamındaki mal/hizmetlerin ve aynı zamanda başvuru ve markanın (işaretlerin) karıştırma ihtimali bulunacak derecede aynı yada benzer olması gerekir;
Karıştırma ihtimalinin değerlendirilmesinde somut olayın tüm özellikleri dikkate alınarak bütüncül bir yaklaşımla değerlendirilmelidir. İlke olarak mal ve hizmet benzerliği ile değerlendirmeye başlanır. Mal ve hizmetlerin benzerliği değerlendirilirken de çekişme konusu mal ve hizmetlerin ortalama tüketici kitlesi, doğal yapısı, kullanım amacı, fiyatı, alım sıklığı, üretim dağıtım ve satış kanalları ile yerleri, rekabet, ikame veya tamamlama ilişkisi olup olmadığı gibi bütün faktörler dikkate alınmalıdır.
Buna göre dava konusu başvuru'nun "... fırın&patisserie+ şekil" ibaresinden oluştuğu, kapsamında 30, 40, 43.sınıftaki "30.sınıf:Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler.Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar : Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül.Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar.Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. 40.sınıf: Gıdaların kurutulması, konservelenmesi, dondurulması, pişirilmesi, tütsülenmesi, salamura edilmesi hizmetleri; gıda işleme ve üretimi konularında bilgi verilmesi hizmetleri. 43.sınıf: Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri." mal ve hizmetlerin bulunduğu, itiraza dayanak markaların ise ...." ibaresinden meydana geldiği ve koruma kapsamlarında 29, 30, 43.sınıflardaki mal ve hizmetlerin yer aldığı, gözlenmektedir.
Buna göre, açıklanan kriterler çerçevesinde yapılan değerlendirmede, başvuru kapsamındaki çekişmeli 30, 43. sınıftaki malların ve hizmetlerin, itiraza dayanak markaların kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı/benzer oldukları tespit ve kabul edilmiştir.
İşaretlerin benzerliğine gelince, bu değerlendirmede, önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli bir faktördür. İşaretler de parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirmeli, ancak markayı oluşturan dominant yada ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır.
Somut olayda çekişmeli başvuru standart karekterle yazılmış "... fırın&patisserie+ şekil" ibaresinden oluşurken; itiraza dayanak markaların standart karekterle yazılı ".... ibarelerinden oluştuğu görülmektedir.
Dava konusu marka şeklinde “... fırın &patisserie” ibarelerinden ve bunların üzerinde yer alan bir şekil unsurundan oluşan karma bir markadır. Markada yer alan şekil unsuru, taraf beyanlarından da anlaşıldığı üzere “aşçı şapkası” figürüdür. Bu figür marka örneğinde en üst kısımda konumlanmıştır ve “...” kelimesi ile bir bütün oluşturacak şekilde dizayn edilmiştir. “...” kelimesinin kavramsal karşılığı dilimizde yaygın olarak bilindiği üzere “Değişiklik gereksinimi veya süslenme özentisiyle toplum yaşamına giren geçici yenilik” anlamındadır. Markada yer alan “fırın &patisserie” kelimeleri ise genel olarak “fırın & pastane, cafe” anlamlarıyla yaygın olarak bilinmektedir. Davalı ...’ın ret gerekçesi markası ise "..." şeklinde “...” ve “Cafe” kelimelerinin birleşiminden oluşan bir kelime markasıdır. “...” kelimesinin kavramsal karşılığı dava konusu markanın kavramsal karşılığının aynısıdır. “Cafe” kelimesi ise İngilizce bir kelime olup “kafe, bar, kahve, pastane, lokanta, kafeterya” anlamlarıyla yaygın olarak aşina olunan bir kelimedir. Bu bağlamda taraf markaları incelendiğinde davalı markasının ayırt edici karakterini oluşturan “...” kelimesinin birebir aynı şekli ile dava konusu marka içerisinde de yer aldığı, her iki marka arasındaki tek farkında, dava konusu markada “fırın &patisserie” yan unsurlarından ve davalı markasındaki “Cafe” yan unsurundan ibaret olduğu görülmektedir. Ancak ayırt edici karakterlerin aynı olması, markaların bütün olarak da benzer olmasına sebep olmaktadır. Sonuç olarak ayırt edici karakterler her iki taraf markasında da aynıdır. Markalarda yer alan yardımcı unsurların ve dava konusu markadaki şekli unsurun, işaretler arasında yeterli bir farklılık ise oluşturmadığı kanaatine varılmıştır. Taraf markaları bu doğrultuda bir bütün olarak incelendiklerinde, aralarında yoğun bir benzerlik bulunduğu ve bu benzerliğin ilgili tüketici nezdinde karıştırılmaya neden olabilecek nitelikte olduğuna kanaat getirilmiştir.
Yargıtay HGK’nun 13.06.2012 tarih ve 2012/11-155E - 2012/376K sayılı ilamında “halk tarafından karıştırılma ihtimalinde ölçüsü bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halktır. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma ihtimalidir. Buradaki kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir. Hatta, markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir” denilmektedir. Dolayısıyla ilgili tüketicinin aldığı mal ya da hizmetin başka bir işletmeye ait olduğunu bildiği ve fakat güvendiği işletme ile malını/hizmetini aldığı işletmenin arasında ekonomik bir bağlantı bulunduğunu düşünmesi hali dahi "karıştırılma ihtimali" nin var olduğunun kabulü için yeterli olacaktır. Buna göre dava konusu marka ile davalı yanın önceki tarihli markası arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak güçlü bir benzerliğin mevcut olduğu, bu benzerliğin ilgili tüketici algısında dava konusu markanın davalı yan markası ile karıştırılmasına neden olabilecek düzeyde olduğu, öyle ki iki işaret arasında ayırt edici unsurların aynı olduğu, daha önce davalının markasını görmüş, duymuş veya tecrübe etmek suretiyle yararlanmış bir tüketicinin, dava konusu markayı gördüğünde, bu markanın, davalının eski tarihli markasından farklı bir marka olduğunu algılamasının mümkün olmayacağı, tüketicinin bu yoğunlukta bir benzerlikte iki ayrı marka karşısında dahi olduğunu algılayamayabileceği, bununla birlikte işaretler arasındaki bu benzerliğin, taraf markaları kapsamında benzer görülen “30. ve 43.sınıf emtialar bakımından tüketici nezdinde bir yanılgıya ve dolayısıyla iltibas ihtimaline yol açacağına kanaat getirilmiştir.
Diğer davalı ... Dondurma ve Gıda Mad. A.Ş.’nin ret gerekçesi markalarının ise “...” ayırt edici unsurundan oluşturulduğu, markalarda genel olarak "...+şekil" şeklinde bu unsurun yer aldığı, bir kısım markalarda ise bu unsurun yanına eklenen “çiftlik, gerçek dondurma ustalık ister, gerçek lezzetler, geleneksel lezzet, dövme dondurma, dondurma sofrası”v.b. ibarelerin bulunduğu ancak ret gerekçesi markaların esas ayırt edici unsurunun “...” kelimesi olduğu gerçeğini değiştirmediği, davalı taraf markalarının “...” unsuru ile ayırt edicilik ve akılda kalıcılık sağladığı görülmektedir. Davalı yan markalarının ayırt edici karakteri olan “...” ile dava konusu markanın ayırt edici karakteri olan “...” kelimesinin ise benzer kelimeler olduğu düşünülmektedir. Taraf markalarının her ikisi de 4 harften oluşmaktadır ve bu harfler her iki taraf markasında da aynen yer almaktadır. Yalnızca “o” ve “a” harflerinin yerleri farklıdır. Ancak bu farklılığın özellikle fonetik olarak bir fark yaratmadığı da ortadadır. Bu harflerin görsel olarak da benzer yapıya sahip olmaları sebebiyle ... veya ... kelimelerinin benzerliğini ortadan kaldırmaya yetecek mahiyette bir farklılık yaratamamaktadır. Sonuç olarak ... ve ... kelimeleri görsel ve işitsel anlamda benzer olduğu kanaatine varılmıştır.
Dava konusu marka ile davalı yanın önceki tarihli markaları arasında görsel ve işitsel olarak güçlü bir benzerliğin mevcut olduğu, bu benzerliğin ilgili tüketici algısında dava konusu markanın davalı yan markaları ile karıştırılmasına neden olabilecek düzeyde olduğu, öyle ki iki işaret arasında ayırt edici unsurların aynı seslerden oluştuğu, yalnızca o ve a seslerinin yerlerinin farklı olduğu, daha önce davalının markasını görmüş, duymuş veya tecrübe etmek suretiyle yararlanmış bir tüketicinin, dava konusu markayı gördüğünde, bu markanın, davalının eski tarihli markasından farklı bir marka olduğunu algılamasının mümkün olmayacağı, tüketicinin bu yoğunlukta bir benzerlikte iki ayrı marka karşısında dahi olduğunu algılayamayabileceği, bununla birlikte işaretler arasındaki bu benzerliğin, taraf markaları kapsamında benzer görülen 30. ve 43.sınıf emtialar bakımından tüketici nezdinde bir yanılgıya ve dolayısıyla iltibas ihtimaline yol açacağı kanaatine varılmıştır.
Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiş olup yukarıda açıklanan gerekçelerle, davanın reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1- Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 59,30 TL harçtan peşin alınan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 4,90 TL karar harcının davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davalılar için 5.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4- Davacın yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
5-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde PTT aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine,
Dair verilen karar, davacı vekili ile davalı kurum vekili ve davalı ... dondurma vekilinin yüzüne karşı diğer davalının yokluğunda 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 17/09/2020
Katip ...
¸

Hakim ...
¸

¸Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu gereğince
DYS üzerinden E-İmza ile imzalanmış olup,
Ayrıca fiziki olarak imzalanmayacaktır.