T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/127 Esas - 2024/486
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/127
KARAR NO : 2024/486
HAKİM : ...
KATİP :...
DAVACI : ....
DAVALILAR : 1- ....
2- ....
3- ....
4- ....
5- ....
: 6- ...
VEKİLLERİ : Av. ...
DAVA : Tespit
DAVA TARİHİ : 23/02/2024
KARAR TARİHİ : 10/06/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 26/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı dava dilekçesinde özetle; Davalıların haksız filleri sonucu davacının kamuya doğan borçlarının 6102/TTK m.202/1-c m.206 - m.238 hükümleri ne göre tüzel kişlik perdesi geçici olarak kaldırılıp, ana ortaklığa yüklenen kamuya ait vergi borçlarının gerçek sorumlusu davalılara rücuen ödetilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; işbu dava nezdinde zorunlu arabuluculuk kurumu bulunduğunu, dava tarihinden önce arabuluculuğa başvurmayan davacının işbu davasının usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, işbu dava yetkisiz mahkemede açılmış olup kesin yetki kuralı gereği yetkili mahkeme .... mahkemesi olduğunu, davacı yanın müvekkilerle ile birçok hukuk ve ceza alanında kesinleşmiş dosyaları bulunduğunu, davacı yan aleyhine sonuçlanan davalara rağmen devamlı olarak aynı talepleri içeren fakat derdestlik ve kesin hüküm itirazına uğramamak için dolanbaçlı yollarla farklı davalar açtığını, taraflar arasında inanç sözleşmesi bulunmadığını, müvekkili... ve ... şirket hisselerini sonradan devir ve temlik almış olup diğer davalı ...'nın ise davacının iddiaları ile ilgi ve alakası bulunmadığını, aynı iddialara dayalı açılıp sonuçlanan ... sayılı kararı ile reddedilen ve kesinleşmiş kararın bulunduğunu, bu nedenle Kesin Hüküm itirazlarınını bulunduğunu, inançlı işlem iddiası ile yargılamanın yenilenmesi talebi ile yine .... sayılı ilamı ile reddedilip davacının istinafı ile .... sayılı ilamı ile reddedildiğini dosyanın şuan yargıtay aşamasında olduğunu, tüzel kişilik perdesinin kaldırılmasını gerektirir bir durumun olmadığını, İnançlı işlem ve muvazaa iddiası yönünden iş bu davanın 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolması nedeni ile zamanaşımı nedeni ile reddine, öncelikle ..., ...ve ... açısından davalı şirket ortağı olmamaları nedeni ile bu müvekkilleri yönünden pasif husumet yokluğu nedeni ile davanın reddine, müvekkilleri... ve ... ve ... ile ilgili olarak inançlı işlem iddiası yönünden davanın husumet yokluğundan reddine, iş bu davanın inançlı işlem iddiası yönünden kesin hüküm nedeni ile reddine, yavanın tüm davalı müvekkiller yönünden külliyen esastan reddine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEMENİN GEREKÇESİ:
Dava; vergi borçlarının rücuen tazmini istemine ilişkindir.
HMK'nun 114. maddesinde dava şartları sayılmış, aynı maddenin 2. fıkrasında ise diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir.
01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 S.Y'nın 20. maddesi ile değişik 6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesinin 1. fıkrasında; "Bu kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmü öngörülmüştür.
Dava şartının yerine getirilmemesi halinde ise; HMK'nun 115/2. maddesinde "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder" hükmü öngörülmüş,
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2.fıkrasında da; "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmü öngörülmüştür.
Dava, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesinin 1. fıkrasında belirtilen davalardan olup, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurmak dava şartıdır. Aynı zamanda, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2.fıkrasında belirtildiği şekilde, davacı arabulucuya başvurmak ve arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini de dava dilekçesine eklemek zorundadır.
Davacının ise, dava dilekçesine bu hususta herhangi bir bilgi ve belge de eklemediği görülmüştür. HMK'nun 115/2. maddesinde göre ise, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün görülmemiştir.
5 Nisan 2023 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan 7445 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair Kanun'un 31. maddesi ile ticari nitelikteki menfi tespit davalarının da zorunlu arabaluculuk kapsamına alındığı, yapılan bu yasal değişikliğin 01/09/2023 tarihinden itibaren yürürlüğe girdiği, eldeki davanın 28/12/2023 tarihinde açılmış olması dikkate alındığında davacının dava şartı olan arabuluculuğa başvurmadan davayı ikame ettiği anlaşıldığından HMK'nun 114/2 delaletiyle TTK'nun 5/A, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 ve HMK'nun 115/2. maddeleri gereğince arabuluculuğa yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle,
1-HMK'nun 114/2 delaletiyle TTK'nun 5/A, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 ve HMK'nun115/2. maddeleri gereğince arabuluculuğa yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken harçlar peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davalılar vekil ile temsil edildiğinden Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-HMK 333. Maddesi uyarınca Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair; Davacı asil ile davalılar vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10.06.2024
Katip ...
¸[e-imzalıdır]
Hakim ...
¸[e-imzalıdır]
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!