T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/720 Esas - 2024/95
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/720
KARAR NO : 2024/95
HAKİM : .....
KATİP : ....
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ....
VEKİLLERİ : Av. ....
Av. ...
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 30/10/2023
KARAR TARİHİ : 12/02/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 16/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 13.03.2023 tarihinde, saat 02:30 sıralarında,... mevkiinde müvekkil sigorta şirketine kasko poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın seyri sırasında, yol ortasında bulunan odun parçasına çarpması ve daha sonra refüjden fırlaması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davalı şirketin Trafik Yönetmeliğinin 19. maddesini ilgili bütün kuruluşlar yapımı, bakımı, işletmesi ile görevli ve sorumlu oldukları karayollarında A- karayolu yapısını B- trafik işaretlerini trafik güvenliğini sağlayacak şekilde yapmak ve bulundurmakla yükümlülüğünü ihlal ettiğini, maddi hasardan sorumlu olduğunu, müvekkili sigorta şirketi ... plakalı sigortalı araçta meydana gelen hasar için Kasko Poliçesi gereğince ve alınan ekspertiz raporu doğrultusunda oluşan hasar bedeli için sigortalısına 28.04.2023 tarihinde 167.551,00-TL hasar ödemesi yaptığını, davalı şirkete yazılı ve sözlü başvuruda bulunulduğunu anlaşma sağlanamadığını bunun üzerine icra takibi başlatıldığını, takibe itiraz edilip durdurulduğunu, müvekkili sigorta şirketinin alacağı likit olduğunu, davalıdan icra-inkar tazminatının istenmesinin şartları oluştuğunu, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları ve ıslah hakları saklı kalmak kaydıyla, haklı davalarının kabulüne, ... E. Sayılı icra takibine haksız itirazlarının iptali ile takibin şimdilik 100.-TL kısmı için kaldığı yerden tüm ferileri ile birlikte devamına, haksız itiraz nedeni ile davalının %20 icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;... E. sayılı dosya kapsamında ilamsız takibe mahsus ödeme emrine süresi içerisinde müvekkili Şirket hakkında başlatılan icra takibine ilişkin ödeme emrine borçları bulunmadığından bahisle borca, müvekkili Şirket’in ikametgâh adresi ve ... ” olması sebebiyle yetkiye itiraz edildiğini, davacı taraf; 13.03.2023 tarihinde, davacı tarafın sigortalısına ait araçta oluşan hasar yönünden rücu şartları oluştuğunu iddia ettiğini, davacı tarafça öne sürülen iddiaların müvekkili Şirket tarafından kabul edilmesi mümkün olmadığını, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ''Sigorta'' başlıklı 91. Maddesi gereğince sigorta hangi sigorta şirketi tarafından yapılmışsa, o sigorta şirketi de ölüm, yaralama veya diğer zararlardan sorumlu olduğunu, Sigorta şirketinin kendi sorumluluğu kapsamında karşılamış olduğu masrafları müvekkil şirketten talep edemeyeceğini, davacı tarafın kötü niyetle hareket ettiğini, fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunmadığı gibi haksız fiilin hukuka aykırılık ve kusur unsurları da gerçekleşmediğini, tüm bu nedenlerle davanın usulden ve itirazın iptali davasının esastan reddedilmesini, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takibe konu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
-29/09/2023 tarihli Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Sonu tutanağı,
-.... Esas sayılı takip dosyası,
-Hasar dosyası, Poliçe, Maddi Hasarlı trafik kaza tutanağı, Ekspertiz Raporu, Fatura, Dekont
-... yazılan müzekkere cevabı,
MAHKEMENİN GEREKÇESİ:
Dava; 6102 sayılı TTK'nın 1472.maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın rücuen tahsili amacıyla zarardan sorumlu olduğu iddiası ile davalıya karşı başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin, davalıdan olan alacağı nedeniyle, davalı aleyhine 167.651,00-TL asıl alacak,41-TL posta masrafı, 2.616,96-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 170.308,96-TL'nin tahsili için (önce.... Esas sayılı dosyasında) ( yetki itirazı üzerine dosya kapatılan .... E sayılı) .... Esas Sayılı dosyasında ilamsız haciz yolu ile icra takibine geçildiğini, takip borçlusunun yetkiye ve borca itirazı üzerine takibin durdurulduğu, sonrasında eldeki davanın süresinde açıldığını bildirmiştir.
Davalı vekili, müvekkili aleyhine yürütülen icra takibine süresinde verdiği dilekçe ile “ takibe, borca, ödeme emrine, faiz oranına ve işlemiş faize ve borcun tüm ferilerine itiraz ettiklerini.” bildirmiştir.
Dava, kasko sigorta poliçesi gereği sigortalısına ödeme yapan davacının ödediği bedelin, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesine göre rücuen tazmini amacıyla başlattığı takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bilindiği üzere, 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesinde "dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesidir. Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, Asliye Hukuk Mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir" düzenlemesine yer verilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesinde "her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı" düzenlemesine; TTK'nın 16/1. maddesinde "ticari şirketlerin tacir kabul edildiği" hükmüne, yer verilmiştir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden (re’sen) dikkate alınmalıdır.
Sigortacının halefiyete dayalı olarak açacağı rücuen tazminat davasında, görevli mahkemenin belirlenmesi konusunda; 22.03.1944 tarih, .... sayılı (03.07.1944 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan) ... kararında "sigortacının halefiyete dayalı açtığı davanın aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" ilkesi benimsenmiştir. Buna göre; sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı davada, davanın nitelendirmesi yapılırken, davacının sigortalısı ile zarara neden olduğu iddia edilen arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerekir.
Eldeki davada, davacı şirket sigortalısı dava dışı ... ile davalı arasındaki hukuki ilişki hizmet sözlemesinden ve haksız fiilden doğmuştur. Dava dışı ... tacir olmadığı gibi kazaya karışan ... plakalı araç hususi kullanımlı bir araç olup ticari araç değildir. TTK'nun 4/1 maddesindeki nisbi ticari dava koşulları oluşmadığı gibi davanın aynı maddede düzenlenen mutlak ticari dava niteliği de bulunmamaktadır. Buna göre haksız fiilden doğan davada genel görevli mahkeme olan asliye hukuk mahkemeleri davaya bakmakla görevlidir. Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki, görev ilişkisi olup, mahkemenin görevli olması HMK'nun 114. maddesi uyarınca dava şartlarındandır. Görev kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi hakim resen gözetmelidir. Davacının halefiyete dayalı olarak açtığı davada asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle,
1-Mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK nun 114/1-c ve 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden REDDİNE,
2-Kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde dosyanın yetkili ve görevli .... Nöbetçi Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3-HMK nun 331/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinin yetkili ve görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,
4-İş bu karar taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerektiği, aksi takdirde talep halinde HMK 20. maddesi gereğince mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun taraflara ihtaratına (bu kararın tebliği ile birlikte taraflara ihtarat yapılmış sayılmasına)
Dair, davacı vekili ile davalı vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12.02.2024
Katip ...
¸[e-imzalıdır]
Hakim ...
¸[e-imzalıdır]
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!