T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/71 Esas
KARAR NO : 2023/793
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... -TC: ... ...
VEKİLİ : Av. ... -....
DAVALI : ... -TC: ... ...
VEKİLİ : Av. ... -....
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/01/2023
KARAR TARİHİ : 10/11/2023
GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 10/11/2023
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin oturduğu binaya kat malikleri kurulunda aldıkları karar uyarınca binaya mantolama yapılmasına karar verildiğini, söz konusu karar uyarınca mantolama için bir kaç farklı ilgiliden teklif aldıktan sonra davalı tarafın ekteki mantolama sözleşmesi uyarınca verdiği teklifi kabul ederek kat malikleri adına yöneticileri olan ..., ..., ... davalı taraf ile mantolama sözleşmesini imzaladıklarını, sözleşmede açıkça anılan yöneticilerin ve davalı tarafın ıslak imza ve kaşelerinin bulunduğunu, söz konusu sözleşmede 26 daire +1 adet kapıcı dairesinin bulunduğu toplam 27 adet dairenin mevcut olduğunu, müvekkilinin ikamet ettiği apartmanın dış cephe yenileme ücreti olarak toplam 108.000,00 TL bedel götürü usul olarak belirlendiğini, işbu tutardan müvekkilinin hesabına düşen borç 4.000,00 TL olduğunu, borç için müvekkili ile davalı taraf arasında bono düzenlendiğini, bononun bedeli de 2.000,00 TL olduğunu, davaya konu bononun da sadece sağ alt kısmında müvekkilinin imzasının bulunduğunu, davalı tarafın işini yaptığını, her bir malikten 4.000,00 TL tutarı tahsil etme imkanına ulaştığını, bu vesile ile de davacı müvekkilden toplam iki seferde makbuz karşılığında toplam 4.000,00 TL ödeme aldığını, davaya konu senet üzerinde yazıyla iki bin yazan kısım tahrif edilerek yirmi bin TL rakamla 2.000,00 TL yazan kısımda ise 2'nin yanına bir adet daha 0 eklenerek rakam 20.000,00 TL şeklinde tahrif olduğunu, bu nedenle dava konusu bono aynı zamanda muaccel bir borca karşılık da olmadığından davalı tarafça icra takibine ya da ihtiyati hacze konu edilmesi halinde müvekkilinin açıkça taşınır mallarına, taşınmaz mallarına, hesapların bloke edilmesi gibi sonuçlarla karşı karşıya kalacağı ve hukuka aykırı bir şekilde işleyen süreç karşısında haciz baskısı altında kalacağından söz konusu haksız alacak iddiasına karşı menfi tespit davası kapsamında dava konusu bononun takibinin durdurulması için ihtiyati tedbir konulmasını ve 15/12/2019 düzenlenme tarihli 25/12/2019 vade tarihli 20.000,00 TL bedelli bono yönünden müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 31/10/2023 tarihli dilekçesi ile davalı ile sulh olduklarını beyan ederek karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu senedin ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedi olduğunu, bağımsız borç ikrarını içeren bono niteliğinde bir kıymetli evrak olduğunu, davacının iddiasında senetteki imzaya itiraz edip etmediği hususunun belirsiz olduğunu, kendisine ait olmadığını dile getirdiği anlaşılacak ise davacının imzaya itirazının tamamen haksız ve mesnetsiz durumda olduğunu, senetteki imzanın alelade bir imza olmadığını, bu nedenle davanın reddini ve davacının icranın durdurulması taleplerinin de reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, kambiyo senedinden kaynaklı imza itirazı nedeni ile borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Her ne kadar davacı yan eldeki davayı açmış ise de, tarafların dosyaya sunmuş oldukları sulh protokolü uyarınca anlaştıkları ve sulh doğrultusunda karar verilmesini talep etmiş oldukları anlaşılmıştır.
HMK'nun 313 ve devamı maddelerinde sulh düzenlenmiş olup, sulh görülmekte olan bir davada tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla mahkeme huzurunda yapmış oldukları sözleşme olarak tarif edilmiş ve hükmün kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği öngörülmüştür. Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuçlar doğurur. Mahkemece taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse sulh sözleşmesine göre, sulhe göre karar verilmesini istemezler ise karar verilmesine yer olmadığına karar verileceği belirtilmiş olup, taraflar da mahkeme dışı sulh olduklarını beyan edip, beyanlarını imzaları ile tasdik ettiklerinden ve sulhe göre de karar verilmesini istemediklerinden açılan dava ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Taraflar arasındaki sulh nedeni ile karar verilmesine neden olmadığına,
Alınması gereken 683,10 TL (sulh olunan miktar üzerinden hesaplanan) harçtan peşin alınan 341,55 TL'nin mahsubu ile bakiye 341,55 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
Taraflarca talep edilmediğinden yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
Artan gider avansı bulunduğu takdirde karar kesinleştiğinde istek halinde taraflara iadesine,
Dair; tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/11/2023
Katip ... Hakim ...
¸¸ ¸¸
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!