WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

ANKARA 3. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/477 Esas - 2024/61
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/477
KARAR NO : 2024/61

HAKİM : ....
KATİP : ...

DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : ....
VEKİLİ : Av. ....

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 12/07/2023
KARAR TARİHİ : 31/01/2024
K.YAZIM TARİHİ : 01/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ile ... arasında, .... plakalı traktör için .... numaralı Traktör Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi düzenlendiğini, ... numaralı poliçe ile teminat altına alınan traktör, 23.09.2022 tarihinde ... tarafından mülkü içinde bulunan garaja park konumunda bırakıldığını, 26.09.2022 tarihinde, saat 11:00 sıralarında traktörün haiz olduğu elektriksel aksamların ayıplı olması nedeniyle ortaya çıkan alevlenme ile çıkan yangın sonucunda maddi hasar meydana geldiğini, davaya konu yangının, sigortalı traktörün elektriksel aksamlarındaki gizli ayıp nedeniyle meydana geldiğini ve dolayısıyla ... zarara ilişkin sorumluluğunun bulunduğu Yangın Raporu, Denetim Raporu ve tarafımızca sunulan somut delillerle sabit olduğunu, meydana gelen yangın sonucu oluşan hasar sebebiyle, ... tarafından, .... hasar numaralı dosya kapsamında yapılan incelemeler doğrultusunda, .... plakalı sigortalı traktörün tam ziya hasarlanması nedeniyle araç rayiç bedeli (575.000,00 TL) belirlenmiş ve trafikten çekme işlemleri yerine getirilerek, ... tarafından aracın satın alım işlemleri yapıldığını, aracın hasar tarihindeki hasarsız emsal piyasa rayiç değeri (575.000 TL) ile hasarlı vaziyetteki rayiç değeri (23.000 TL) arasında meydana gelen zarar bedelinden (552.000 TL) hasara sebep olan ... sorumlu olacağını, ..., ... ödediği tazminatı, Türk Ticaret Kanununun 1472. maddesi doğrultusunda ve halefiyet prensibi gereğince, zarara kusuruyla sebebiyet veren ... rücu etme hakkına sahip olduğunu, sigortalı traktörün model yılı ve ilk tescil tarihi gereği bakım şartları oluşmadığını, traktörün parçalarına dışarıdan herhangi bir işlem yapılmadığını, bu durum, yangının, fabrika çıkışı orijinal elektriksel aksamlarındaki gizli ayıp nedeniyle yaşanan elektriksel problemlerden kaynaklandığı gösterir nitelikte olduğunu, nitekim bu husus denetim raporunda yer alan tespitlerle sabit olduğunu, bu nedenle, ... tarafından ödenen bedelin rücuen tazmini amacıyla, hasarın meydana gelmesinde kusurlu/sorumlu olan ... aleyhine .... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak, ..., icra takibine haksız ve dayanaksız olarak itiraz ettiğini, başlatılmış olan icra takibinin durduğunu, bunun üzerine ..., arabuluculuk başvurusunda bulunduğunu, ancak arabuluculuk süreci 10.04.2023 tarihinde anlaşamama ile sonuçlandığını, ... itirazlarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, bu nedenle haksız ve kötü niyetli olarak yapılan itirazın iptali gerektiğini, ..., ödeme emrine ilişkin yapmış olduğu haksız itirazında, icra takibine konu borçtan sorumlu olmadığına ilişkin gerçeklerden uzak beyanlarının kabulünün mümkün olmadığını, .... plakalı poliçe ile teminat altına alınan traktör, 23.09.2022 tarihinde, ... tarafından konutunun bitişiğindeki garaja park halinde bırakıldığını, bundan 3 gün sonra, 26.09.2022 tarihinde traktörün elektriksel aksamlarındaki gizli ayıp nedeniyle meydana gelen arıza neticesinde yangın çıktığını, ve sigortalı traktör tam ziya hasarlandığını, hasarın meydana gelişinde ... sorumlu olduğunu, traktörün elektriksel aksam/bileşenlerindeki yangına neden olan arızanın gizli ayıp niteliğinde olduğunu, hasarın oluşumunda sigortalının herhangi bir kusurundan veya bir dış etkenden söz edilemeyeceğini, dolayısıyla dava konusu yangının meydana gelmesine ... kusurunun sebep olduğu Makine Mühendisi Bilirkişi tarafından yerinde ayrıntılı inceleme ile hazırlanan denetim raporuyla sabit olduğunu, dava konusu yangının, sigortalı traktördeki gizli ayıp nedeniyle çıkmış olduğu ve ... söz konusu yangın neticesinde meydana gelen hasara ilişkin kusurunun bulunduğunu, bu kapsamda zararın ... rücuen talep edilebileceği açıkça ortada olduğunu, açıklanan nedenlerle, ... söz konusu icra takibine yönelik itirazının iptali ile takibin devamına, ayrıca borcu sürüncemede bırakmak amacıyla itirazda bulunması nedeniyle alacağın %20sinden az olmamak üzere icra - inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi gerektiğini, ... tarafından sigortalısı ... yapılan ödemenin miktarı ve dolayısıyla ... rücuen tazminini talep ettiği alacak miktarı likit olduğunu, ..., başlatılan takibe, haksız olduğunu bile bile borcu ödemeyi sürüncemede bırakmak amacıyla, kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, .... Esas sayılı dosyası kapsamında gönderildiğini, olan ödeme emrine itiraz eden ... itirazlarının hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığını, bu kapsamda ... söz konusu icra takibine yönelik itirazlarının iptali ile takibin devamına, ayrıca, haksız itirazı ile takibin durmasına sebep olması nedeniyle, alacağın %20sinden az olmamak üzere icra - inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi gerektiğini, tüm hakları saklı kalmak koşuluyla, davanın kabulüne; ... itirazının iptaline ve haksız itiraz sonucu durmuş olan icra takibinin devamına, ... hükmolunacak meblağın %20si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı taraf cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili dava konusu yanan traktörün üreticisi olmakla birlikte, traktör ... Tar. Ürün. Pet. Hay. Nak. Oto Tic. Ltsi Şti.'den satın alındığını, anılı bayi müvekkili şirketin temsilcisi olmayıp kendi ticari işletmesi ile ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olduğunu, halefiyet ilkesi gereğince davacı sigortalının yerine geçmiş olduğundan ve sigortalı tüketici olmadığından işbu davaya tüketici kanunu değil, türk borçlar kanunu uygulanacak olup, anılı kanun uyarınca üretici değil satıcı ayıptan sorumlu olduğunu, dava konusu traktörün satın alındığı bayiye müzekkere yazılarak traktörün ne zaman satın alındığının , satış sözleşmesinin talep edilmesini ve pasif husumet nedeniyle davanın reddini talep ettiklerini, davanın görevsiz mahkemede açıldığını, müvekkili üretici firmanın pasif husumet ehliyeti olmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, ayıp ihbarı için belirlenen hak düşürücü sürelerin geçtiğini, ayıplı mala ilişkin kanunda öngörülen ayıp bildirim sürelerine uyulmaksızın işbu davanın açılmış olması ve ayıba karşı yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davacının, adeta müvekkilinden varsa ayıbı gizlediğini, icra takibinde istenen işlemiş ve işleyecek olan faizin hatalı olduğunu, yangının traktörün üretim ayıbından kaynaklanmadığını, davacı tarafından delil tespiti yoluyla yapılmayan fırat ömür koçoğlu tarafından tek taraflı olarak düzenlenen hasara ilişkin raporun (hasar raporu) kabulünün mümkün olmadığını, bu raporun itfaiye raporu ile çelişkili olduğunu, ekspertiz raporunda belirtilen traktör rayiç bedeli ve sovtaj bedelinin hatalı olduğunu, tazminatın sigorta policesi kapsamında olup olmadığının araştırılmasını, sigorta poliçesi kapsamı dâhilinde olmayan bir tazminat ödenmiş ise lütuf ödemesi olması nedeniyle müvekkiline rücu edilemeyeceğini, yıllardır sektörde başarılı faaliyetlerini sürdürmekte olan müvekkili ... ve ziraat makinaları a.ş. firmasının traktörleri alanında uzman mühendislerce kontrolden geçmekte olup traktördeki bütün parçalar belirli kalite parametrelerine uygun olarak üretildiğini, yangına sebep olabilecek üretim hatası olmasının söz konusu olmadığını, müvekkili şirkette üretimde çalışan mühendisler hesaplamaları büyük bir dikkat ve özveriyle yapan işinin ehli kişilerden özenle seçildiğini, yine de böyle bir hataya mahal vermemek için müvekkili şirket kaliteye son derece önem göstererek, üretilen ve tedarik edilen parçaları belirli kalite parametrelerine uygun olarak kalite kontrole tabi tuttuğunu, bu işlemler için, gerek özel olarak tasarlanan mastarlardan, gerek fizik, kimya, metalurji, ısıl işlem ve boyahane gibi laboratuvarlardan, gerekirse 3D bilgisayar kontrollü ... cihazlarından faydalanıldığını, ... (....) süreci paralelinde, parçalar üretime verilmeden önce, üretim ve/veya montaj sırasında ya da komple ürün üzerinde olmak üzere çeşitli ölçüm, test ve süreç izleme teknikleri ile önleme ve sürekli iyileştirme mantığı üzerine çalıştığını, tedarikçiden temin edilen ya da imalat hatlarında üretilmiş olan parçalar üzerinde veya montaj hatlarında, parçaların teknik resimlerine ve montaj operasyonlarına göre uygunluk denetimleri yapılmakta ve denetim sonuçlarına göre gerekli görülen her alanda düzeltici veya önleyici faaliyetler yürütüldüğünü, bu itibarla; herhangi bir bilimsel değere dayanmayan ve gerçeklikten uzak, davacı sigorta şirketi tarafından tek taraflı olarak düzenlenen hasar raporunun ve işbu davanın kabulünün mümkün olmadığını, izah ettikleri nedenlerle; hukuki mesnetten yoksun davanın reddine, davacının işbu açmakta kötüniyetli olması nedeniyle alacağın %20den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödenmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELLİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Görev kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden nazara alınması gerekir.
Dava, kasko sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
22/03/1944 tarihli, .... sayılı ...' nda da belirtildiği üzere, davanın sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibi değerlendirilerek görevli mahkemenin belirlenmesi gerekir. Başka bir anlatımla, davacı sigorta şirketi halefiyet hakkına dayalı olarak davayı açtığına göre, halefi olduğu sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin mahiyetine bakılarak görevli mahkeme tespit edilecektir.
6102 sayılı TTK m. 5/1. fıkra hükmünde yapılan düzenleme uyarınca, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Bu hükme göre ticaret mahkemelerinin görev alanı ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleridir. Ticari faaliyetleri ilgilendiren bütün davalar ticari dava değildir.
Ticari davalar; mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletme ile ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grupta toplanmaktadır. Doktrindeki yerleşik uygulama bu yöndedir.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK 4/1. maddesinde yapılan düzenlemeye göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. 6102 sayılı m. TTK 19/2 fıkrası uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez.
Taraflardan sadece birinin ticari işletmesi ile ilgili olması durumunda ticari dava kabul edilen davalar kanunda açıkça düzenlenmiştir. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır.
Bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. 6102 Sayılı TTK'nun 5/3. maddesine göre; Asliye Ticaret Mahkemesi ile Tüketici Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.
6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.
6502 sayılı yasanın 73. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.
Somut uyuşmazlıkta; davacı sigorta şirketinin, 3.şahısın zararını ödedikten sonra, .... Esas sayılı dosyası Esas sayılı dosyasında, davalı hakkında genel yollu takip yaptığı, ödeme emrinin tebliği üzerine, davalının süresinde borca itiraz ettiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.
Eldeki davada; 3. kişiye ait arac ticari nitelikte (traktör) bir araç değildir. Sigortalı 3. kişi tacir olmayıp ... ve ... ile sigortalı arasında yapılan traktör satın alma sözleşmesi ticari iştir. Ancak davacı sigorta şirketinin, tacir olmayan traktör sahibi çiftçinin halefi sıfatıyla sigortalısına ödediği tazminatın davalıdan rücue tazminini açmış olduğu için açmış olduğu dava TTK 4. maddesinde düzenlenmiş mutlak ticari davalardan değildir.
Söz konusu traktör tarımsal faaliyette kullanılmakta ve dava dışı üçüncü kişi tacir sıfatı bulunmadığından 6502 sayılı yasada tanımlanan tüketici vasfını taşımaktadır. Somut uyuşmazlıkta dava dışı çiftçi, tüketici yasasında tanımı yapılan tüketici kapsamında bulunmaktadır. Kaldı ki dava dışı çiftçi ile davalı şirket arasındaki ilişki tüketici sözleşmesi olmasa dahi dava dışı traktör sahibi traktörü mesleki amaçla almış olduğu ve tacir de olmadığı gözetildiğinde davanın görüm ve çözüm yerinin yine mahkememiz olmadığı Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerekmektedir. Davacının halefiyet ilkesi gereğince tacir sıfatlarının da bulunmadığı tüm dosya kapsamı ile anlaşıldığından sözleşme ilişkisi uyarınca özel mahkeme niteliğindeki Tüketici Mahkemelerinin iş bu davaya bakmakla görevli olduğu, kanaatine varılmıştır. Açıklanan hususlar gözetilerek, görevsizlik kararı vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda gerekçesi açıklanan gerekçelerle,
HMK'nun 114/c ve 115/2.maddeleri gereğince göreve yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle DAVANIN USULDEN REDDİNE,
Görevli mahkemenin ... Tüketici Mahkemesi olduğuna,
HMK'nun 20/1.maddesi gereğince istek halinde ve karar kesinleştiği tarihten itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde Mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli .... Tüketici Mahkemesine gönderilmesine, iki haftalık süre içerisinde başvurulmaması halinde Mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun ihtarına,
HMK'nun 331/2.maddesi gereğince harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemesince değerlendirilmesine,
Kararın kesinleşmesinden itibaren HMK'nun 20/1-son cümle gereği dosyanın iki haftalık süre içerisinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin istenilmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi için dosyanın yeniden ele alınmasına,
Dair; Tarafların yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/01/2024

Katip ....
¸[e-imzalıdır]

Hakim ...
¸[e-imzalıdır]