WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 21 Haziran 2026

ANKARA 3. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/317 Esas - 2024/97
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/317 Esas
KARAR NO : 2024/97

HAKİM : ....
KATİP : ....

DAVACI : ....
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : ....
İFLAS İDARE MEMURLARI : 1- ....
2- ...
3- ....
VEKİLİ : Av. ...

DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
DAVA TARİHİ : 04/05/2023
KARAR TARİHİ : 13/02/2024
GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 13/02/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan davanın yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; hizmet alım işinin ihale yasalarının ilgili maddeleri gereğince üstlenen şirketlerden birinin de müflis şirket yan olduğu, müflis bünyesinde çalışan işçilerden...'nın işçilik alacaklarının tahsili amacıyla açtığı .... sayılı dosyalarına dayanılarak başlatılan .... esas sayılı icra takibi kapsamında 34.260,96 TL ödeme yaptıklarını, müflis şirketin sorumlu olduğu 2.898,32 TL'nin sıra cetveline yazılarak masaya kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının süresinde başvurmadığını, davacının imtiyazlı alacağı bulunmadığını, alacağın müflis şirkete ihbar edilmediğini, dava dışı işçinin müflis şirket nezdinde alacağı bulunmadığını, asıl işveren olan davacının sorumlu olduğunu, faiz talebinin yerinde olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Tarafların bildirdikleri deliller toplanmış, ...... sayılı dosyaları, .... esas sayılı dosyası, sözleşme ve şartnameler celbedilmiştir.
Hesap uzmanı bilirkişi tarafından verilen 01/01/2024 tarihli raporda; dava dışı işçinin davalı nezdinde çalıştığı dönemlerle sınırlı olmak kaydı ile hesaplama yapılarak davalının yapılan ödemenin 1.571,16 TL'sinden sorumlu olduğu belirtilmiştir. Rapor oluşa ve dosya kapsamına uygun bulunarak hükme esas alınmıştır.
DEĞERLENDİRME:
Dava, dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının iflas masasına kayıt ve kabulü istemine ilişkindir.
.... sayılı dosyasında; müflis şirket aleyhine 28/12/2016 itibari ile iflasın açılmasına karar verildiği, kararın 01/06/2021 tarihi itibari ile kesinleştiği, alacaklının 14/06/2022 tarihli dilekçesi ile 2.898,32 TL alacağının iflas masasına kaydının talep edildiği, müflis şirketin iflas idaresince 21/11/2022 tarihli 226 sayılı kararla talebin reddedildiği, red kararının davacının verdiği masrafla 22/04/2023 tarihinde tebliğ edildiği, elimizdeki iş bu davanın 04/05/2023 tarihinde açılmasına göre 15 günlük yasal sürede açıldığı, ikinci alacaklılar toplantısının yapıldığı anlaşılmıştır.
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı ile müflis şirket arasında hizmet alım sözleşmelerinin imzalandığı, sözleşme gereğince müflisin belirlenen süre içinde işe başlayıp işçi çalıştırdığı, dava dışı işçinin işçilik alacaklarının tahsilini talep ettiği, davacı kurumun da müflis şirketle yapmış olduğu sözleşme gereğince müflis şirket çalışanına ödeme yaptığı, eldeki dava ile ödemenin rücuen tahsilinin iflas masasına kaydını talep ettiği görülmüştür.
Davacı idare ile müflis arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu’nun 2/6 maddesinde belirtildiği şekilde, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumlu olacağı, ancak bu sorumluluğun dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumluk niteliğinde olduğu, asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise iş hukukunun değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukukunun esas alınacağı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167. (Mülga Borçlar Kanunu’nun 146.) maddesinde düzenlenen, “Aksi karalaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır,” şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları ve ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceğinin açıkça belirtildiği, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği anlaşılmıştır.
İşçiye ödenen kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. İhbar tazminatından da son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır (.... karar sayılı ilamı).
İşçilik alacakları ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekeceğinden (.... karar sayılı ilamı) ve taraflar arasındaki sözleşmede açık hüküm bulunmasa dahi, bedeli önceden kararlaştırılan iş yönünden, davalının işçilerinin işçilik alacaklarından, iç ilişkide davalının sorumlu olduğunun kabulü gerekecektir (.... sayılı ilamı).
Tüm dosya kapsamından, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dava dışı işçinin çalıştığı dönemle sınırlı olmak kaydıyla müflisin davacı tarafça ödenen işçilik alacaklarından sorumlu olduğu miktarın İİK'nun 195 maddesi gözetilerek iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz de dikkate alınarak hesaplandığı ve davacının davasının bu miktar üzerinden sübut bulduğu değerlendirilmiş ve davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE,
Davacının 1.571,16 TL alacağının müflis ... A.Ş. iflas masasına KAYIT VE KABULÜNE,
Alınması gereken 427,60 TL harcın davalıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına,
Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca belirlenen 1.571,16 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca belirlenen 1.327,16 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı toplam 2.270,00 TL yargılama giderinin kabul oranına göre hesaplanan 1.039,45 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırına iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, değer itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/02/2024

Katip .... Hakim ....
¸¸ ¸¸