T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/315 Esas - 2024/43
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/315 Esas
KARAR NO : 2024/43
HAKİM : ....
KATİP :...
DAVACI :...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
DAVALI : ...
İFLAS İDARE MEMURULARI : 1-....
2-....
3-...
VEKİLİ : Av. ....
DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
DAVA TARİHİ : 03/05/2023
KARAR TARİHİ : 23/01/2024
GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 24/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; hizmet alım işini ihale yasalarının ilgili maddeleri gereğince davalı şirketin üstlendiğini, davalı şirket bünyesinde çalışan işçilerden ... 'in kıdem tazminatı olarak 39.321,03 TL ödeme yapıldığını, bu miktarın rücuen tahsili bakımından iflas masasına kayıt başvurusunun haksız olarak reddedildiğini iddia ederek alacağının iflas sıra cetveline yazılarak masaya kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... tarafından verilen kararların usulüne uygun olduğunu, davacının asıl işveren sıfatı ile borçtan sorumlu olduğunu, zamanaşımı ve hak düşürücü sürenin dolduğunu, müvekkilinin faizden sorumluluğu bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Tarafların bildirdikleri deliller toplanmış, müflis şirketin ticaret sicil dosyası, dava dışı işçilerin ... hizmet dökümü, sözleşme ve şartnameler celbedilmiş, bilirkişi raporu alınmıştır.
İş hukukunda uzman nitelikli hesaplama bilirkişisi tarafından verilen 12/11/2023 tarihli raporunda özetle, davacının dava dışı işçilere yapmış olduğu ödemeler için müflis şirkete rücu edebileceği miktarın 19.413,11 TL hesaplandığı, davacı tarafından iflas idaresine yapılan 01/07/2022 tarih ve ... numaralı başvuruda toplam 18.610,13 TL'nin sıra cetveline kaydı talep edilmiş olup, hesaplanandan düşük olduğu, davacı iflas idaresine başvuruda işlemiş faiz talep etmiş ise de işçilerden yalnızca ...'a yapılan ödeme iflas tarihinden önce olup, iflasın açıldığı tarihe kadar talep edilebilecek işlemiş yasal faiz 131,62 TL (kabule göre 129,09 TL) olduğu, davacı tarafından dava dışı işçi ...'e yapmış olduğu ödeme için müflis şirkete rücu edebileceği miktar 15.666,69 TL hesaplanmış ise de iflas idaresine yapmış olduğu 20/02/2023 tarih ve ... numaralı başvurusunda 15.666,17 TL talep etmiş olup hesaplanandan düşük olduğu bildirilmiştir. Rapor oluşa ve hüküm kurmaya elverişli bulunarak hükme esas alınmış, bilirkişinin sehven ... nolu başvuruya ait talep edilen miktarı raporda yanlış belirttiği, ancak hesaplamaları etkilemediği ve hesaplanan miktarda hata bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacı yanın başvuru tarihine kadar faiz işletilmesi talebinin İİK'nun 195. ve 235. maddeleri gözetildiğinde yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
DEĞERLENDİRME:
Dava, dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının rücuen iflas masasına kayıt ve kabulü istemine ilişkindir.
.... sayılı dosyasında; müflis şirket aleyhine 28/12/2016 itibari ile iflasın açılmasına karar verildiği, kararın 01/06/2021 tarihi itibari ile kesinleştiği, alacaklının 16/02/2023 ve 01/07/2022 tarihli dilekçeleri ile 15.666,69 TL ve 23.654,86 TL rücuen alacağının iflas masasına kaydının talep edildiği, müflis şirketin iflas idaresince 30/03/2023 ve 30/11/2022 tarihli kararlarla talebin reddedildiği, 4. sıraya kaydedildiğinin bildirildiği, red kararlarının davacının verdiği masrafla 26/04/2023 tarihinde tebliğ edildiği, elimizdeki iş bu davanın 03/05/2023 tarihinde açılmasına göre 15 günlük yasal sürede açıldığı, ikinci alacaklılar toplantısının yapıldığı anlaşılmıştır.
Davacı idare ile davalı arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu’nun 2/6 maddesinde belirtildiği şekilde, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumlu olacağı, ancak bu sorumluluğun dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumluk niteliğinde olduğu, asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise iş hukukunun değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukukunun esas alınacağı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167. (Mülga Borçlar Kanunu’nun 146.) maddesinde düzenlenen, “Aksi karalaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır,” şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları ve ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceğinin açıkça belirtildiği, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği anlaşılmıştır.
İşçiye ödenen kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludur (... sayılı ilamı).
İşçilik alacakları ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekeceğinden (.... sayılı ilamı) ve taraflar arasındaki sözleşmede açık hüküm bulunmasa dahi, bedeli önceden kararlaştırılan iş yönünden, davalının işçilerinin işçilik alacaklarından, iç ilişkide davalının sorumlu olduğunun kabulü gerekecektir (... sayılı ilamı).
Yukarıda açıklandığı üzere hükme esas alınan hesap uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen rapor uyarınca dava dışı işçinin davalı nezdinde çalıştığı dönem itibari ile hesaplanan bedel üzerinden davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Hükümde sehven kararın kesin olduğu belirtilmiş olup alacak miktarı gözetildiğinde istinaf yasa yolunun açık olduğu anlaşılmakla bu husus kısa kararla çelişki oluşturmayacağından gerekçeli kararda düzeltilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE,
Davacının ... numaralı başvurusuna ilişkin 15.666,17 TL, ... numaralı başvurusuna ilişkin 19.544,73 TL'nin müflis... AŞ. iflas masasına KAYIT VE KABULÜNE,
Alınması gereken 427,60 TL harcın davalıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına,
Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca belirlenen 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca belirlenen 4.110,13 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı toplam 1.636,00 TL yargılama giderinin kabul oranına göre hesaplanan 1.464,99 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırına iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık kesin sürede .... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23/01/2024
Katip ...... Hakim ....
¸¸ ¸¸
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!