WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

ANKARA 3. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/283 Esas - 2024/473
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/283 Esas
KARAR NO : 2024/473

HAKİM : ....
KATİP : ...

DAVACI : ....
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI :...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA İHBAR OLUNANLAR: 1- ....
2- ...

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 24/04/2023
KARAR TARİHİ : 11/06/2024
GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 05/07/2024

Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08/04/2021 kaza tarihinde müvekkilinin ZMMS sigortacısı davalı tarafından dava dışı karşı yana ödeme yapıldığını, müvekkiline sigortalı araç sürücüsünün ağır kusurlu olması nedeni ile rücuen tazminatın tahsili amacıyla ... esas sayılı takibinin başlatıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu iddia ederek davalının icra takibine vaki itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin aracı dava dışı sürücü ...'a sattığını, bu nedenle işleten sıfatının bulunmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile araç sürücüsünün kasti bir hareketi veya ağır kusuru bulunmadığından rücu koşullarının oluşmadığını, alacağın likit olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Tarafların bildirdikleri deliller toplanmış, sigorta poliçesi ve hasar dosyası, .... esas, ... esas sayılı dosyaları, ...'nun 09/05/2022 tarihli .... ve 09/05/2022 tarihli ... sayılı dosyaları, aracın mülkiyet durumuna ilişkin evrak dosya arasına alınmıştır.
Trafik kazasından anlar makine mühendisi bilirkişi ve sigortacı bilirkişi 17/12/2023 tarihli raporunda; kazanın oluşumunda sigortalı sürücüsünün KTK'nun 47/c, 52/a-b, 74. maddesindeki trafik kurallarının ihlal edilmesi nedeni ile %100 kusurlu olduğu, kaza tarihinde yürürlükte bulunan sigorta poliçesi kapsamında kazada yaralanan dava dışı kişiye yapılan ödemelerin rücu şartının oluşmadığı bildirmiştir. Taraf itirazları giderilmek üzere bilirkişi heyetinden alınan 25/04/2024 tarihli ek raporda, kök rapordaki beyanlarını tekrar etmişlerdir. Raporlar oluşa ve hüküm kurmaya elverişli bulunarak hükme esas alınmıştır.
DEĞERLENDİRME:
Dava, sigortacının, sigortalısı aleyhine rücu istemi ile başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacının, sigortalısı davalının karıştığı trafik kazasında, dava dışı kişiye ... kararına dayalı başlatılan icra takibi kapsamında ödediği tazminatın, sürücünün ağır kusurlu olması nedeni ile sigortalıdan tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemi ile eldeki davayı açtığı anlaşılmıştır.
Davalı her ne kadar, kazaya karışan aracın kaza tarihinden önce devredilmesi nedeni ile sorumluluklarının bulunmadığını savunmuş ise de, KTK’nun 94. maddesinde “Sigortalı aracı işletenlerin değişmesi halinde, devreden kişi 15 gün içinde sigortacıya durumu bildirmek zorundadır. Sigortacı sigorta sözleşmesini durumun kendisine tebliği tarihinden itibaren on beş gün içinde feshedebilir. Sigorta fesih tarihinden on beş gün sonrasına kadar geçerlidir,” hükmü ve 95. maddede tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hâllerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği ve ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabileceği kuralı bulunmaktadır. Yine ZMMS Genel Şartları'nın C-3 ve C-4. maddelerinde; sigorta ettirenin sözleşmeden sonra rizikoyu ağırlaştırıcı mahiyette meydana gelecek değişiklikleri durumu öğrenir öğrenmez en geç sekiz gün içinde sigortacıya ihbarla yükümlü olduğu, sigorta sözleşmesinin, sözleşmeye taraf olan araç işletenini takip edeceği, sözleşme süresi içinde işletenin değişmesi hâlinde sigorta sözleşmesinin, işletenin değiştiği tarihten itibaren on gün süresince herhangi bir işleme gerek kalmaksızın ve prim ödenmeksizin yeni işleten için de geçerli olacağı belirtilmiştir.
Genel Şartlar'ın ilgili hükümleri gereği, araç işleteninin devri on beş gün içinde sigortacıya bildirmesi gerekmektedir. Sigortacının sigorta sözleşmesini yeni işletenle devam ettirip ettirmemek konusunda takdir hakkı vardır. Bu nedenle KTK’nın 94. maddesi uyarınca gerekli ihbarı sigortacıya yapıp sigorta sözleşmesinin iptali imkânını sigortacıya vermediği sürece, aracı takip eden sigorta poliçesi geçerlidir ve poliçenin tarafları arasındaki yükümlülükler devam eder. Ancak, işleten değişikliği bir zeyilname ile belirlenmiş ise bundan sonra oluşan rizikolardan ötürü sigortacı akidine rücu edemez.
Kaza tarihinden 1 gün önce aracın dava dışı kişiye satıldığı, ancak davacı sigortalıya bu hususta bildirim yapıldığına dair dosya kapsamında bir delil bulunmadığından davalının bu yöndeki savunmasına itibar edilmemiştir (.... sayılı ilamı).
Hükme esas alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya evrakının incelenmesinde, kazanın oluşumunda davalı sürücüsünün tam kusurlu olduğu, ancak Genel Şartlar gereği teminat dışı bırakılan "ağır kusur veya kasti bir hareket"in varlığının tespit edilemediği, kaldı ki hasarın teminat dışı kaldığının ispat yükünün sigortacıya düştüğü, davacı yanın bu hususta ispata elverişli delil sunamadığı anlaşılmakla rücu koşullarının oluşmadığı ve davanın reddi gerektiği ile takibin kötü niyetle başlatıldığını ispata elverişli delil bulunmadığından kötü niyet tazminatı şartlarının oluşmadığı kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
DAVANIN REDDİNE,
Davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına,
Alınması gereken 427,60 TL harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, fazla alınan 2.961,94 TL'nin karar kesinleştiğinde davacı yana iadesine,
3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesaplanan ve takdir olunan 44.097,25 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırına iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/06/2024

Katip .... Hakim ....
¸¸ ¸¸