T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/135 Esas - 2024/446
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/135 Esas
KARAR NO : 2024/446
HAKİM :....
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI :....
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/02/2023
KARAR TARİHİ : 04/06/2024
GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 25/06/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan davanın yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 21/10/2021 tarihinde, davalının sigortalısı olan araç ile davacıya ait aracın karıştığı trafik kazasında müvekkilinin aracının hasar gördüğünü, müvekkilinin kazanın oluşumunda kusursuz olduğunu, kazaya kusuru ile sebebiyle veren aracın kaza tarihi itibariyle zorunlu mali mesuliyet sigortasının davalı şirket tarafından yapıldığını, araçta meydana gelen zararın ödenmesine ilişkin başvurusunun haksız olarak reddedildiğini iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000,00 TL değer kaybının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; eldeki davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılamayacağını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkil şirket sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, aracın önceki kazalarının dikkate alınmasının ve gerçek zararın belirlenmesinin gerekeceğini, faiz talebinin yerinde olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi zarar nedeniyle kusurlu yanın sigortacısından poliçe kapsamında zararın tazmini talebidir.
Mahkememizin davaya bakmaya yetkili ve görevli olduğu değerlendirilmiş, davalı tarafın ilk itiraz ve dava şartı yokluğuna ilişkin itirazda bulunmadığı anlaşılmıştır. Belirsiz alacak davasına ilişkin itirazının ise, zararın belirlenmesi için yargılama yapılması gerektiğinden yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
Davalı nezdinde düzenlenen sigorta poliçesi ve hasar dosyası, aracın Tramer kayıtları dosya arasına alınmıştır.
Kusur oranının ve zararın tespiti için rapor tanzimi talep edilmiş, trafik kazasından anlar makine mühendisi bilirkişi 28/08/2023 tarihli raporunda; kazanın oluşumunda davalının sigortalısının tam kusurlu olduğu, aracın tamirinin ekonomik ve güvenli olmayacağından aracın hurdaya ayrılması gerektiği, hurdanın davalıda kalması halinde davacı zararının 36.000,00 TL, davacıda kalması halinde 22.000,00 TL olacağına ilişkin kanaatini bildirmiştir. Taraf itirazlarının giderilmesi hususunda bilirkişiden alınan 06/03/2024 tarihli ek raporda özetle, kök rapordaki beyanlarını tekrar etmiş, aracın hasar tarihi ve yakın tarihli ilanlar da gözetilirse hurdanın davalıda kalması halinde davacı zararının 40.500,00 TL, davacıda kalması halinde 26.500,00 TL olacağına ilişkin kanaatini bildirmiştir. Kök ve ek rapor oluşa ve hüküm kurmaya elverişli bulunarak hükme esas alınmıştır.
Toplanan delillere göre davalının sigortalısı araç ile davacıya ait aracın karıştığı trafik kazasında davacıya ait aracın hasar gördüğü, bilirkişi tarafından tarafların kusurlu hareketlerinin ve kusur oranlarının belirlendiği, mahkememizce de belirlenen kusur oranlarının oluşa uygun olduğunun değerlendirildiği, davacının aracında meydana gelen zararın hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunda belirlendiği, TBK'nun 49. ve 54. maddeleri uyarınca kusurlu yanca zararın tazmininin gerektiği, aracın onarımının ekonomik olmaması karşısında hurdaya ayrılması gerektiği ve davalı sigorta tarafından hasar ödemesi yapılmadığından hurdanın davacıda bulunduğu ve aksi yönde davacı iddiası da bulunmadığından bilirkişinin bu ihtimal dahilinde hesapladığı ve araç fiyatlarındaki hareketlilik de gözetilerek bilirkişinin ek raporda belirlediği miktar üzerinden davacının 14/05/2024 tarihli talep artırım dilekçesinde bildirdiği zarara ilişkin talebinin yerinde olduğu, bu hali ile davalının ZMMS poliçesi kapsamında işletenle birlikte poliçe limitlerinde zarardan sorumlu olduğu ve davacının davasının sübut bulduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
DAVANIN KABULÜ İLE,
26.500,00 TL hurda bedelinin 10/02/2022 temerrüt tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte poliçe limitlerinde sorumlu olmak kaydı ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Alınması gereken 1.810,22 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan 341,55 TL'nin ve sonradan yatırılan 23,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 1.445,67 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat KAYDINA,
1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye irat KAYDINA,
Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan ve takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan UYAP sisteminde kayıtlı toplam 2.203,75 TL ücretinden ibaret yargılama gideri ile davacı tarafça peşin olarak yatırılan 341,55 TL'nin ve sonradan yatırılan 23,00 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, değer itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.04/06/2024
Katip .... Hakim ....
¸¸ ¸¸
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!