WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Haziran 2026

ANKARA 3. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/587
KARAR NO : 2024/177

HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...

DAVACI : ... - (T.C:...) - ...
VEKİLİ : Av. ... - ....
DAVALILAR : 1-... - (T.C:...) - ...
2-... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... - ....

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/09/2022
KARAR TARİHİ : 06/03/2024
K.YAZIM TARİHİ : 13/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;.... E. Sayılı dosyası ile tarafımızca davalı-borçlular aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalıların 28/01/2022 tarihli dilekçe ile borca itiraz ettiğini, itiraz üzerine .... 28/01/2022 tarihli "Karar Tensip Tutanağı" ile takibin durdurulmasına karar verildiğini, borçlunun itiraz dilekçesi ile takibin durdurulması kararınnın taraflarına tebliğ edilmediğini, bu hususlar taraflarınca UYAP üzerinden öğrenildiğini, akabinde 27/05/2022 tarihinde .... nezdinde ticari dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ancak yapılan görüşmeler neticesinde taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, işbu nedenle huzurdaki davayı açma zaruretinin hasıl olduğunu, davalılar tarafından ibraz edilmiş olan borca itiraz dilekçesi ile ileri sürülen iddiaların taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, zira, ileri sürülen iddiaların gerçek dışı olduğunu, salt mevcut borcu ödemekten kaçınma ve müvekkilini haksız gösterme amacı taşıdığını, bu amaç çelişkili olan ifadelerden de açıkça anlaşıldığını, taraflar arasında mevcut ticari ilişki nedeniyle düzenlenmiş olduğu sabit olan 13/06/2016 düzenleme tarihli senet altında davalı şirketin kaşesi ile bunun dışında davalı ...'ın imzası yer aldığını, mahkemece de takdir edileceği üzere, şirket kaşesinin dışında atılan imza şahsen sorumluluğunu gerektirdiğini, ...'ın yerleşik içtihatlarının da bu yönde olduğunu, her ne kadar davalı tarafça davalı ...'ın senette isminin yer almadığı, bu nedenle de borçtan sorumlu olmadığı ileri sürülmüşse de açıkça imzasının ve de buna bağlı olarak şahsen sorumluluğunun mevcudiyeti tartışmasız olduğunu, zira, aksini kabul mümkün olmamakla beraber, davalı itiraz dilekçesi ile çeşitli tarihlerde mevcut senetten kaynaklanan borç nedeniyle ... tarafından müvekkiline ödeme yapıldığını belirttiğini, mevcut senet nedeniyle borçlu olduğu sabit olan davalı, bu durumu dolaylı olarak ikrar ettiğini, mevcut senet nedeniyle bir kısım ödeme yapılmış olduğu taraflarınca inkar edilmediğini, bu sebepledir ki senet borcu 202.000,00TL olmasına rağmen takibin bu miktar üzerinden başlatılmadığını, yapılan ödemelerin mahsup edildiğini, arz ve izah edilen nedenlerle; davamızın kabulü ile davalı-borçluların haksız ve yersiz olarak yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın senet tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline ve davalı-borçluların %20 den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacı yan tarafından müvekkilleri aleyhine .... sayılı dosyası ile ilamsız icra takibinde bulunulduğunu, bu takibe karşı yaptıkları itiraz üzerine ise takibin durdurulduğunu, neticede huzurdaki davayı davacı yan ikame etmiş bulunduğunu, ikame edilen dava haksız mesnetsiz ve yersiz olduğunu, reddi gerektiğini, icra müdürlüğünde itiraz ettikleri dilekçede de beyan ettikleri üzere, müvekkilleri hakkında başlatılan icra takibi tamamı ile haksız ve yersiz olduğunu, davacı-alacaklı tarafından icra takibine konu olan 20.8.2016 vade tarihli senet, davacı yanın müvekkili firma adına aldığı elektrik kablolarının garantisi olarak verildiğini, bu husus dilekçe ekinde bulunan 13.6.2016 T.li sözleşme ile sabit olduğunu, sözleşme de kararlaştırıldığı üzere müvekkili firma yetkilisi olarak diğer müvekkili ... dava konusu senedi davacıya 13.6.2016 T.li sözleşmeye istinaden verdikten hemen sonra müvekkil firmanın iş yaptığı yüklenici olan ... İnşaat Taah. Tic. İth. İhr. Ltd. Şti. firmasından alınan ... ... şube md. ... IBAN hesabına ait 20/08/2016 tarihli .... nolu 100.000.-TL yine aynı hesaba ait 25.12.2016 Tarihli ... nolu 200.000.-TL , 31.01.20217 T.li ... nolu 200.000.-TL olmak üzere toplamda 500.000.-TL mukabili çekler 29.6.2016 tarihinde davacı - alacaklıya verildiğini, ayrıca müvekkili ... tarafından da alacaklı hesabına bir çok kez nakit olarak paralar gönderildiğini, müvekkilleri tarafından sözleşmeye istinaden ödemeler fazlasıyla ve faizi ile yapılmış olmasına rağmen davacı-alacaklı tarafından dava mesnedi senet iade edilmediğini, kısacası takibe konu olup ve huzurdaki davanın mesnedi olan senedin tamamı fazlasıyla davacı yana ödenmiş senet olduğunu, müvekkilleri tarafından bundan dolayı takibe itiraz edildiğini, davacı - alacaklı, kendisine verilen toplamda 500.000.-TL lik seneti yukarıda zikrolunan çekler verildiğinde iade edileceğini belirtilmesine rağmen dava konusu olan senedi yedinde tutarak müvekkillerinin defaatle istemesine rağmen vermemiş sonrasında ise müvekkiline senetleri imha ettiğini ve yırttığını söylediğini, buna rağmen huzurdaki davanın husule geldiğini, davacı-alacaklıya müvekkillerin herhangi bir borçlarının kalmadığını, davacıya müvekkili firma ve diğer müvekkil ...' in banka hesaplarının irdelenmesiyle ortaya çıkacağını, bunun yanında o dönemde müvekkili firma çalışanları dahi bu konuyu bildiklerini, ödemenin fiili bir vaka olması nedeniyle tanık olarak dinletmek istediklerini, dava konusu senet, şayet davacının alacağı hakkaniyetli bir alacak olsa idi 6 yıl gibi bir zaman diliminde bekletilmeyeceğini, bu bile hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın reddini talep etmek zaruretinde kaldıklarını, arz ve izah ettikleri üzere, müvekkilleri tarafından 13.6.2016 sözleşme gereği verilen bilahare müvekkilinin iş yaptığı yükleniciden aldığı çekleri davacıya ciro ve teslim etmesi üzerine sözleşme gereği iade edilmeyen ama dava konusu senet ödenmesine rağmen teslim edilmediğinden dolayı müvekkillerinin alacaklı yana herhangi bir borcu bulunmamakla ve takip mesnedi senedin tanzim edildiği tarihten hemen sonra verilen çeklerle ödendiğinden dolayı huzurdaki davanın reddine, davacı yanın kötüniyetinden dolayı %20 kötü niyet tazminatına hükmolunmasına, dava giderleri ve ücreti vekaletin davacı yan üstünde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davadaki uyuşmazlığın:Taraflar arasında ticari ilişkiye dayalı olarak düzenlenmiş olduğu ileri sürülen 13/06/2016 düzenleme tarihli senet altında davalı şirketin kaşesi ile davalı ...'ın imzası olmasına ve senet borcunun 202.000,00 TL olmasına rağmen yapılan ödemelerin mahsup edilerek kalan miktar bakımından başlatılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı ile davalı tarafın davacıdan kötü niyet tazminat istemine ilişkin olduğu, dava konusu senedin hangi sözleşme kapsamında kullandırıldığı, varsa Kefaletin sözleşme ve yasaya uygun olup olmadığı, muacceliyet ve temerrüdün gerçekleşip gerçekleşmediği, hangi tarihte gerçekleştiği, akdi ve temerrüt faiz oranlarının sözleşmeye uygun olup olmadığı, asıl alacak ve işlemiş faizin gerçeği yansıtıp yansıtmadığı, takip tarihi itibariyle asıl alacak ve işlemiş faiz tutarının ne olduğu konularında toplanmaktadır.
Mahkememizce taraflarca delil olarak dayanılan dosyaların suretleri, arabuluculuk tutanağı, sözleşme, senet dosyaya celp edilmiş bilirkişi raporu alınmıştır.
Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Bilirkişi heyetinden alınan 03/10/2023 tarihli raporda: Huzurdaki davada uyuşmazlığın, davacı ...‟ın alacaklı, davalı ... San.Tic.Ltd.Şti. firmasının borçlu olduğu, 13/06/2016 tanzim, 20/08/2016 vade tarihli 202.000,00-TL bedelli bononun ödenmediğini iddia ettiği 65.000,00 TL‟lık kalan bedelinin faizi ile birlikte ödenmesi talebi ile davalılar aleyhine .... E, sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine, borçlu olmadıkları gerekçesi ile itiraz eden davalıların itirazlarının iptali istemine ilişkin olduğunu, davacı ... ile davalılardan ... San.Tic.Ltd.Şti. arasında akdedildiği şeklen tespit edilen 13/06/2016 tarihli Sözleşme üzerinde yapılan incelemede, söz konusu Sözleşme‟nin 300.000,00 TL tutarlı Kablo alış işlemine ilişkin düzenlendiği, kablo teslim süresinden sonra ... San. Tic. Ltd. Şti.‟nin davacı ...‟a 90 günlük çek vereceğini, davalı firmanın teslim tarihi itibariyle aylık ödediği kablo tutarının %5‟i kadar vade farkı ödeyeceği ve davalı firma ortağı/yöneticisi huzurdaki davada davalı ...'tan şahsi senet alınacağını, müteahhit çeki verildikten sonra senedin iade edileceği hususlarının taraflar arasında kararlaştırıldığını, dava dosyasına .... tarafından 29/03/2023 tarihinde kazandırılan BA- BS formları üzerinde yapılan teknik incelemelerde davacı ve davalılar arasında bir kayda rastlanılmadığını, dava dosyası muhteviyatına sunulan çek görüntüleri üzerinde yapılan incelemede, ... İnş.Taah.Tic.İth.İhr.Ltd.Şti. tarafından davalı ... San.Tic.Ltd.Şti. emrine düzenlenen muhatap bankanın ... T.A.Ş. olduğu 20/08/2016 keşide tarihli 100.000,00 TL bedelli ... seri numaralı, 25/12/2016 keşide tarihli 200.000,00 TL bedelli ... seri numaralı, 31/01/2017 keşide tarihli 100.000,00 TL bedelli ... seri numaralı olmak üzere toplam 500.000,00 TL bedelli 3 adet çek görüntüsünün ön yüzlerinin dava dosyası muhteviyatına sunulduğunu, mahkemece tevdi edilen görevlendirme ile uzmanlık alanlarımız kapsamında yapılan inceleme ve teknik tespitlerimiz neticesinde davalıların huzurdaki davaya konu .... E, sayılı takip dosyasına yapılan itirazları, icra takip tarihi itibariyle davacı tarafın davalılardan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise hesaplama yapılabilmesi, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli rapor düzenlenebilmesini teminen ; Tarafların 20/08/2016 keşide tarihli 100.000,00 TL bedelli ... seri numaralı, 25/12/2016 keşide tarihli 200.000,00 TL bedelli ... seri numaralı, 31/01/2017 keşide tarihli 200.000,00 TL bedelli ... seri numaralı olmak üzere toplam 500.000,00 TL bedelli 3 adet çekin akıbeti hususunda herhangi bir belge/beyanı bulunmadığını, çeklerin taraflar arasında akdedilen Sözleşme kapsamında kablo satışına istinaden düzenlenen, davaya konu icra takibinin kaynağı, 13/06/2016 tanzim, 20/08/2016 vade tarihli 202.000,00-TL bedelli bononun iadesine ilişkin Sözleşme koşuluna istinaden davacıya cirolanıp cirolanmadığını, çek bedellerinin davacı tarafça tahsil edilip edilmediği, çeklerin Sözleşme koşuluna istinaden davacı tarafa teslim edildiğine ilişkin somut bir belge bulunup bulunmadığı, çek bedelleri tahsil edildi ise çek tesliminden sonra da davalı beyanlarında yer alan ancak somut bir belge sunulmadığı görülen nakden ödemelerin 500.000,00 TL tutarlı çek bedellerinden sonra neden yapıldığı, aralarında başkaca bir alışveriş bulunup bulunmadığı hususlarına tarafların somut belgeler sunarak netlik kazandırması gerektiğini, taraf beyanları ve huzurdaki davaya konu .... E, sayılı icra takibinin 65.000,00 TL ve işleyen faiz talebi ile başlatıldığı dikkate alındığında, tarafların beyanlarında yer alan senet bedeline ilişkin ödemelerin hangi kanalla yapıldığını, banka üzerinden ve/veya elden ödeme yapıldı ise ödeme tutar ve tarihlerini belgeleyen banka dekontu/makbuz/alındı belgesi vs. belgelerin dava dosyası muhteviyatına sunulması gerektiğini, huzurdaki davaya konu icra takibinin kaynağı bono üzerinde yapılan incelemede, şirket yetkilisi ... tarafından kaşe dışındaki alana çift (iki) imza atıldığını, davalı ...‟ın 13/06/2016 tanzim, 20/08/2016 vade tarihli 202.000,00-TL bedelli bonoya attığı şeklen tespit edilen 2.imzasının aval olarak atıldığı hususunda nihai takdirin mahkemeye ait olduğunu, icra inkâr tazminatı talebine ilişkin değerlendirme ve kararın İİK 67/2 gereğince mahkeme takdirinde olduğu bildirilmiştir.

Bilirkişi heyetinden alınan 20/12/2023 tarihli ek raporda:03.10.2023 tarihli ön raporda icra takibine konu alacakla ilgili olarak senet bedeline ilişkin ödemelerin hangi kanalla yapıldığı, banka üzerinden ve/veya elden ödeme yapıldı ise ödeme tutar ve tarihlerini, banka dekontu, makbuz, alındı belgesi vb belgelerin gönderilmesinin istendiğini, iş bu rapordan sonra 18.10.2023 tarihli duruşmada davalı vekilinin duruşma talep ettiği ancak bağlantı sağlanamadığının, davalı vekili ile e- duruşma yoluyla bağlantı sağlanamadığından teknik yönden bağlantı sağlanamaması ihtimaline binaen tam gün mazeretli sayılarak adına duruşma gün ve saatini bildiren açıklamalı çağrı kağıdı tebliğine karar verildiğini, çağrı kağıdının davalı vekiline tebliğ edilmediği dosyadan anlaşılamadığını, öte yandan davacı vekili kök raporumuzla ilgili olarak 18.10.2023 tarihli beyan dilekçesinde davalının ödeme iddiasının somut delillerle kanıtlanması gerektiğini ifade edildiğini, ayrıca dosyaya kök raporda değinilen ödeme belgelerinin sunulamaması nedeniyle yine hesaplama yapılması mümkün bulunmadığını, belirtilen nedenlerle icra takibine konu alacağın hesaplanabilmesi için taraflar arasında bonoya dayanan ilişki dışında başkaca bir ticari ilişki bulunup bulunmadığı da açıklanmak suretiyle ödeme belgelerinin gönderilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varıldığı bildirilmiştir.
Getirtilen .... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ...‟ın alacaklı, davalı ... San.Tic.Ltd.Şti. firmasının borçlu olduğu, 13/06/2016 tanzim, 20/08/2016 vade tarihli 202.000,00-TL bedelli bononun ödenmediğini iddia ettiği 65.000,00 TL‟lık kalan bedeli ve 51.322,41 TL işlemiş faizi ile birlikte toplam 116.322,41 TL'nin ödenmesi talebi ile davalılar aleyhine ilamsız icra takibi yapılmış, davalılar vekili 28/01/2022 tarihinde itiraz etmiş, takip durmuştur.
Davalılar itiraz dilekçesinde özetle alacaklı tarafından icra takibine konu olan 20/08/2016 vade tarihli senedin alacaklı yanın davalı firma adına aldığı elektrik kablolarının garantisi olarak verildiğini bunun 13/06/2016 tarihli sözleşme ile de sabit olduğunu, sözleşmede kararlaştırıldığı üzere davalı firmanın iş yaptığı yüklenici olan ... İnş.Taah.Tic. İth.İhr.Ltd. Ştd. firmasından alınan toplam 500.000 TL çekin alacaklıya verildiğini, davalı ... tarafından da alacaklı hesabına bir çok kez nakit olarak para gönderildiğini, alacaklının senedi vermeyerek imha ettiğini yırttığını söylediğini sonra takip başlattığı, alacaklının borç para vermek suretiyle faiz aldığını bu kazançları alacaklının vergi dairesine bildirmediğini, senette davalı ...'in isim ve soy isminin bulunmadığını bu davalının ... San. Tic. Ltd. Şti.'nin temsilcisi olduğunu, attığı imzaları şirket namına attığını senette çift imza olmasının sebebinin o dönemde teamül olarak şirket adına verilen senetlerde bu şeklin adet haline geldiğini, davalıların borcu çeklerle ödediğini ve borçlarının bulunmadığını takibin durdurulmasını talep etmişlerdir.
Bono, bağımsız borç ikrarını içeren bir senettir. Bu nedenle bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa aittir. Ancak, senette borcun nedeni “mal” ya da “nakit” olarak belirtilmişse, davacının yazılı borç sebebine dayanmaya hakkı olacağından, ispat yükü bunun aksini ileri süren tarafa ait olacaktır (HMK m. 191/1, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m. 6). Eğer taraflardan dan biri senet metninde yazılı kaydın doğru olmadığını söylüyorsa, buna senedin talili denmektedir. Bu anlamda talil senet metninde açıklanan düzenleme (ihdas) nedenine aykırı beyanda bulunma anlamına gelmektedir ve bu hâlde ispat yükünün kaydın aksini iddia edene ait olacağında kuşku bulunmamaktadır. Senede dayalı bu iddianın aksinin de yine yazılı belge ile kanıtlanması gerekir (.... sayılı ilamı).
Aval veren, bononun diğer borçlusu ile birlikte müteselsilen sorumlu olur (TTK.702). TTK.nun 724. maddesi hükmü gereğince kambiyo senetlerinde müteselsil borçluluk esası olduğundan, bu tür senetlerde imzası olan herkes, hamile karşı müteselsilen sorumludur.
Aval veren, iyiniyetli hamile karşı, kambiyo senedinin veya lehine aval verilenin taahhüdünün şekline dayanan yahut ayrıca kendi sorumluluğunu sınırlayan kayıtlarla ilgili defileri ileri sürebilir (....). Bu anlamda senet metninden anlaşılan mutlak defileri ve hamile karşı bizzat kendisinin sahip olduğu defileri ileri sürebilirse de, lehine aval verdiği kişiye ait kişisel defileri hamile karşı ileri süremeyecektir. Bununla birlikte ifa ve ibra savunmaları ise aval veren tarafından da ileri sürülebilecektir.
Yapılan yargılama sonucunda, toplanan delillerden; davacı ... ile davalılardan ... San.Tic.Ltd.Şti. arasında akdedilen 13/06/2016 tarihli sözleşmenin 300.000,00 TL tutarlı kablo alış işlemine ilişkin düzenlendiği, kablo teslim süresinden sonra ... San. Tic. Ltd. Şti.‟nin davacı ...‟a 90 günlük çek vereceğini, davalı firmanın teslim tarihi itibariyle aylık ödediği kablo tutarının %5‟i kadar vade farkı ödeyeceği ve davalı firma ortağı/yöneticisi huzurdaki davada davalı ...'tan şahsi senet alınacağını, müteahhit çeki verildikten sonra senedin iade edileceği hususlarının taraflar arasında kararlaştırıldığı, 13/06/2016 tanzim, 20/08/2016 vade tarihli 202.000,00-TL bedelli takibe konu bononun davalılar tarafından davacıya verildiği anlaşılmış olup bu husus iki tarafında kabulündedir.
Somut olayda tarafların bağlı bulundukları ... getirtilen BA- BS formları üzerinde yapılan incelemelerde davacı ve davalılar arasında bir kayda rastlanılmamış, taraflar ticari defterlerinin bulunduğu ve inceleme yapılacak adresleri sunmamışlardır. Dosyada bulunan 20/08/2016 keşide tarihli 100.000,00 TL bedelli ... seri numaralı, 25/12/2016 keşide tarihli 200.000,00 TL bedelli ... seri numaralı, 31/01/2017 keşide tarihli 200.000,00 TL bedelli ... seri numaralı olmak üzere toplam 500.000,00 TL bedelli 3 adet çekin akıbeti hususunda taraflar herhangi bir belge/beyanda bulunmamışlardır. Yine çeklerin taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında kablo satışına istinaden düzenlenen, davaya konu icra takibinin kaynağı, 13/06/2016 tanzim, 20/08/2016 vade tarihli 202.000,00-TL bedelli bononun iadesine ilişkin sözleşme koşuluna istinaden davacıya cirolanıp cirolanmadığı, çek bedellerinin davacı tarafça tahsil edilip edilmediği, çeklerin sözleşme koşuluna istinaden davacı tarafa teslim edildiğine ilişkin somut bir belge bulunmadığı, çek bedelleri tahsil edildi ise çek tesliminden sonra da davalı beyanlarında yer alan ancak somut bir belge sunulmadığı görülen nakden ödemelerin 500.000,00 TL tutarlı çek bedellerinden sonra neden yapıldığı, aralarında başkaca bir alışveriş bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkin taraflarca somut belgeler ile sunulmadığı görülmüştür.
Taraf beyanları ve huzurdaki davaya konu .... E, sayılı icra takibinin 65.000,00 TL ve işleyen faiz talebi ile başlatıldığı dikkate alındığında, tarafların beyanlarında yer alan senet bedeline ilişkin yapılan ödemelere ilişkin belgeler dava dosyasına davalılar tarafından sunulmamıştır. 6102 sayılı TTK'nun 778/3, 776/1-g ve 701. maddesi birlikte değerlendirildiğinde bononun geçerli olması için tek imza yeterli olup senedin ön yüzüne atılan ikinci imza aval şerhi sayılır. TTK'nun 702/2 maddesi gereğince aval veren, sadece kambiyo senedindeki zorunlu şekil eksikliğini ileri sürebilir. Aval veren, hamile karşı senet metninden anlaşılan mutlak defileri ileri sürebilir, asıl borçlu ile hamil arasındaki şahsi defileri ileri süremez. Aval verenin sorumluluğu kendisi ya da lehine aval verilen tarafından borcun ödenmesi, ibra, zamanaşımı ve kambiyo senedinin zayi olmasıyla sona erebilir (.... sayılı ilamı)
6102 sayılı TTK'nun 702/1. maddesine göre; “Aval veren kişi, kimin için taahhüt altına girmişse aynen onun gibi sorumlu olur.
TTK gereğince bononun ön yüzüne de keşideci imzası dışındaki imzaların aval hükmünde olduğu bu nedenle davalı ...'ın senedi avalist sıfatıyla imzaladığı ve keşideci davalı ... San.Tic.Ltd.Şti. gibi borçtan sorumlu olduğu anlaşılmıştır. Senet bedelinin ödendiği iddiası davalılar tarrafından ispat edilemediğinden, bu nedenle senedi elinde bulunduran davacının takip talebinde haklı olduğu, davalıların ödeme emrine yaptıkları itirazın haksız olduğu anlaşılmakla; açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, alacak senetten kaynaklandığından likit olduğu değerlendirilerek davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın KABULÜ ile;
2-Davalının .... Esas sayılı dosyasında 116.322,41 TL alacak yönünden yapılan icra takibinin aynen devamına,
3-Asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 13.000,00TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
4-Alınması gereken 7.945,98TL harçtan peşin alınan 1.404,89TL'nin mahsubu ile bakiye 6.541,09TL harcın davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin arabuluculuk görüşmesine katılmayan davalı ...'nden alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Davacı tarafından yatırılan 1.404.89TL harcın davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan ve takdir olunan 18.611,59 TL nisbi vekalet ücretinin arabuluculuk görüşmesine katılmayan davalı ...'nden alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı toplam 3.990,50TL yargılama giderinin arabuluculuk görüşmesine katılmayan davalı ...'nden alınarak davacıya verilmesine,
9-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile .... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 06/03/2024

Katip ...
¸[e-imzalıdır]

Hakim ...
¸[e-imzalıdır]