WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

ANKARA 3. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/337 Esas
KARAR NO : 2024/81

HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ... ....
VEKİLLERİ : Av. ... - ....
Av. ... - ....
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... - ....

DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/05/2022
KARAR TARİHİ : 06/02/2024
GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 09/02/2024

Mahkememizde görülen davanın açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... satışı ile uğraştığını, davalı işyerinin ise 17/06/2020 tarihi itibari ile müvekkilinin bir sokak ilerisinde kurulduğunu, 2022 yılı Mart ayına kadar çeşitli gıda ürünlerinin satışı ile uğraştığını ancak et-sakatat satışı bulunmadığını, ... Gıda ismi dışında unvan kullanmadığını, bu tarihte iş yeri tabelasının değiştirilerek müvekkilin tabelasındaki resimlerin ve müvekkilinin müdürünün ismi kullanılarak "... ..." tabelasının asıldığını ve müvekkili ile aynı faaliyet kolunda çalışmaya başladığını, müdür ...'ün de davalı iş yerinde yer alıp müşterileri yanılttığının tespit edildiğini, bu durumun haksız rekabet oluşturduğunu iddia ederek haksız rekabetin tespitine, haksız rekabete sebebiyet veren tüm eylem ve işlemlerin ortadan kaldırılmasına, haksız rekabet ve yoksun kalınan kara ilişkin şimdilik 10.000,00 TL maddi, 40.000,00 TL manevi tazminatın haksız rekabetin tespit edildiği 21/03/2022 veya 24/02/2022 tarihli arabuluculuk son tutanak tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tabeladaki fotoğrafların eser niteliği taşımadığını, rastgele seçildiğini, davacının sitesindeki fotoğrafları iş bu davadan sonra müvekkilinin zarara uğratmak için değiştirdiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER:
Tarafların bildirdiği deliller toplanmış, .... d.iş, .... Esas sayılı dosyası, fotoğraflar, tarafların ticari sicil kayıtları dosya arasına alınmış, taraflara ticari defterlerini ibraz etmek üzere ihtaratlı kesin süre verilmiş, ibraz edilen defterler üzerinde inceleme yapılmıştır.
Davacı tanığı ... duruşmada, "Halen davacıda çalışıyorum, 2 yıl önce ... kasım ayında bir sabah işe gelmedi, bu şekilde ayrıldığından haberimiz oldu, iki blok ötede bir yerde çalıştığını öğrendik, kendisinin olup olmadığını bilemiyorum, ancak dükkanı kendisinin açtığını duymuştuk, o dükkan da sakatat işi yapmaktadır, tabela bundan önce ... idi, ... geçtikten 4-5 ay sonra ... sakatat olarak değişti, şuanda ... olarak tabela mevcuttur, son tabela 5 ay kadar önce değişti, müşterilerinin değişip değişmediğine ilişkin bir bilgim yoktur, ... tabelası varken sakatat işi yapıp yapmadığını bilmiyorum, ... geçtiğinde sakatat işi yaptığını biliyorum," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı ... duruşmada, "Halen davacıda çalışmaktayım, iki yıl önce öğretmenler gününde işe gittiğimizde ... işe gelmedi, telefonları da kapalıydı, sonrasında iki blok ötede bir dükkanda tabelada ismini gördük, tabelada ... sakatat olarak yazıyordu, bildiğim kadarıyla öncesinde burası ... yumurtacısı idi, ... geçince sakatata geçtiler, ben ...'ün bu dükkanın önünde oturduğunu bir kaç kez gördüm, müşterilerimizin oraya girdiğini görmedim ancak kendi aralarında konuşurlarken bir malın pahalı ucuz olduğunu o dükkanla karşılaştırarak konuşmalarını duyuyorduk," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanığı ... duruşmada "Davalı şirketin sahibiyim, ... benim dayım olur, çocukluğumdan beri elimden tutup benim bugünkü haline getirdiği için kendisine vefa duygum vardı, bu nedenle tabelaya ismini yazdırmıştım, ben tabelayı değiştirmeden önce de mutfak eşyaları, pastane ve sakatat üzerine çalışıyordum, ...'ün davacıdan neden ayrıldığını ya da aralarındaki ilişkiyi bilemiyorum, anlaşmazlık çıktığını görünce tabelayı tekrar değiştirdim, ... daimi olarak benim iş yerime gelmez, davacıdan ayrıldıktan sonra bana hayırlı olsuna, çay içmeye vs. zaman zaman uğramıştır, ... beş adet sakatat toptancısı vardır, birinde mal bulamayan diğerine gitmektedir, müşterilerin doğrudan bize geldiğini söyleyemem, tabelayı yaptırırken resimleri de tabelacı seçmiştir, internette mevcut resimler olduğu için bu resmi kullanmıştır, resimleri ben seçmedim, mahkeme sürecine girildiği için ismi değiştirdim ancak resimlere patent alındığını bilmediğim için onlar kaldı," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanığı ... duruşmada "Her iki tarafı akrabam olması nedeni ile tanırım, ... benim babam olur, babam kardeşleri ile anlaşamadığı için şirketten ayrıldı, davalı şirket sahibi halamın oğlu, dayıma vefa borcum var diyerekten tabelayı yaptırdı, zaten süpriz olarak yapmıştır, tam tarihini hatırlamıyorum, ayrıldıktan sonra mı ya da önce mi olduğunu hatırlamıyorum, babam ayrıldıktan sonra belli bir işi olmadı, benim yanıma geldi gitti, ... abinin yanına geldi gitti, tabelayı değiştikten sonra gördüm," şeklinde beyanda bulunmuştur.

Mali müşavir bilirkişi, nitelikli hesaplama uzmanı, et ürünleri bilirkişisinden oluşan heyet 07/03/2023 tarihli raporunda özetle, tarafların defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu ve sahibi lehine delil teşkil ettiği, kayıtlar itibari ile davacı şirket ile çalışan sonrasında davacı şirket ile ticaret yapmayı bırakıp davalı şirket ile çalışmaya başlayan firmanın tespit edilemediği,
davacı şirketin aynı nedenle müşterilerini kaybettiği veyahut cirosunda azalma meydana geldiğine dair herhangi bir veri bulunmadığı, davalı şirketin de aynı şekilde davacı şirketin çalıştığı müşterilerini kazandığı veyahut bu sebeple cirosunda artış meydana geldiğine dair herhangi bir veri bulunmadığı, ancak tabela değişikliğinin TTK'nun 50 ve 52. maddeleri uyarınca ticaret unvanının sahibi tarafından kullanılması ve korunmasına ilişkin düzenlemelere aykırılık teşkil ettiği, bu durumun davalı şirket yetkilisi tarafından da ihtilaf olması sebebiyle kaldırıldığını beyanı ile de sabit olduğu, bu kapsamda davacının TTK'nun 52. maddesi kapsamında ticaret unvanının kullanılmasının tespitini, yasaklanmasını, tecavüzün sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, gereğinde araçların ve ilgili malların imhasını ve zarar varsa, kusurun ağırlığına göre maddi ve manevi tazminat isteyebileceği, yine TTK'nun 52/2. maddesi gereğince kararın gazete ile yayınlanmasını talep edebileceğini, davalının haksız rekabet olarak nitelendirilebilecek dürüstlük kuralına aykırı davranış ve ticari uygulamaları sebebiyle, Mahkemece de eylemlerinin TTK 55. vd. maddelerinde düzenlenen, dürüstlük kuralına aykırı davranışlar ve ticari uygulamalara aykırı davranış olarak nitelendirilmesi halinde, TTK 56. maddesinde düzenlenen yasal haklardan, davalının eylem ve işlemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, davalı işyerinde asılı olan tabelanın kaldırılmasını, haksız rekabet teşkil eden her türlü fiil ve hareketin ortadan kaldırılmasına ve kararın kesinleşmesi ile birlikte gideri davalı tarafça karşılanacak şekilde kararın ...'nin en yüksek tirajlı gazetesinde ilan edilmesine, davacı şirketin haksız rekabet nedeniyle uğradığı zarar kapsamında; davacı şirket ile çalışan sonrasında davacı şirket ile ticaret yapmayı bırakıp davalı şirket ile çalışmaya başlayan firmanın tespit edilemediği, yine, davacı şirketin aynı nedenle müşterilerini kaybettiği veyahut cirosunda azalma meydana geldiğine dair herhangi bir veri bulunmadığı, davalı şirketin de aynı şekilde davacı şirketin çalıştığı müşterilerini kazandığı veyahut bu sebeple cirosunda artış meydana geldiğine dair herhangi bir kayıt bulunmadığı böylelikle maddi tazminat anlamında bir zarar hesap edilmediği, ancak yukarıda bahsedilen hususlar gözetildiğinde; manevi - itibari tazminata hükmedilebileceği bildirilmiştir. Taraf vekillerinin itirazının giderilmesi için alınan 11/12/2023 tarihli ek raporda, kök rapordaki beyanlarını tekrar etmişlerdir. Kök ve ek rapor oluşa ve dosya kapsamına uygun bulunarak hükme esas alınmıştır.
DEĞERLENDİRME:
Dava, haksız rekabetin tespiti, giderilmesi, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı yan, davalının tabelasındaki görsel ve isim ile davacı müdürlerinden ...'ün davalı işyerinde faaliyet göstermesinin haksız rekabet oluşturduğundan bahisle eldeki davayı açmış, davalı yan tabelanın varlığını inkar etmemiş, ancak yargılama sırasında kaldırmış, bilirkişi tespiti sırasında da ihtilafa konu tabelanın kaldırıldığı belirlenmiştir.
Davacının ve davalının tescilli ayrıca bir ticaret unvanı ve işletme adı bulunmadığı, şirket adlarının ticaret unvanı olarak kullanıldığı, davacının ticaret unvanının kısmen "..." ibaresi ile davalı tarafça işletme adı olarak kullanıldığının davalının da kabulünde olduğu anlaşılmıştır.
Davalının tescil edilmiş faaliyet alanları arasında "... işi" bulunmadığından davalının kullanımının öncelik hakkı bulunduğundan söz edilemeyecektir.
Ticaret unvanı, bir tacirin, ticari işletmesine ilişkin iş ve işlemlerinde kullandığı ad olarak tanımlanabilir. TTK m. 53’ten hareketle işletme adı, işletme sahibi ile ilgili olmaksızın doğrudan doğruya işletmeyi tanıtmak ve benzer işletmelerden ayırt etmek için kullanılan ad olarak tanımlanabilir.
Öncelik hakkını haiz bir ticaret unvanının, bir başkası tarafından işletme adı olarak kullanılması durumunda, unvan sahibi TTK 54 vd. uyarınca haksız rekabet hükümlerine başvurabileceği gibi, haksız fiil hükümleri (TBK 49 vd.) ve adın korunması (TMK 26) kapsamındaki hukuki imkânlardan da yararlanabilir. Tescilli bir ticaret unvanı, TTK 52 maddesi çerçevesinde özel olarak işletme adına karşı da korunabilir. Bunun yanı sıra, tescilli ticaret unvanının sonraki tarihli işletme adına karşı korunmasında kümülatif olarak haksız rekabet, haksız fiil ve adın korunması hükümlerine de dayanılması mümkündür. Bu sebeple, davacının ticaret unvanının haksız rekabete, haksız fiil ve adın korunmasına ilişkin hükümler uyarınca da korunması mümkün olacaktır.
Hukukumuzda haksız rekabete ilişkin düzenlemeler TTK’nin 54 ila 63. maddeleri arasında yer almaktadır. Haksız rekabete ilişkin hükümlerin amacı bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır (TTK m. 54/1). Doktrinde tartışmalı olsa da işletme adlarının korunması için öngörülen özel koruma hükümleri ile haksız rekabet hükümlerinin amaçlarının ve korunan menfaatlerin farklı olması nedenleri ile kümülatif koruma sağlandığı değerlendirilmiştir. .... karar sayılı ilamı ile aynı eylemde birden fazla yasa ile korunmakta olan hakların ihlâli iddiasının varlığı durumunda, kural olarak hakların yarışması hâlinin değil hakların yığılması hâlinin mevcut olduğunu ve hak sahibinin bu hâlde koruma talebi açısından seçimlik hakkı bulunduğunu belirtmektedir. Davacı yan haksız rekabet hükümlerine dayalı olarak koruma talep etmiştir.
TTK m. 55/1/a/4 hükmüne göre başkalarının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak bir haksız rekabet hâlidir. TTK m. 55/1/a/4 hükmü iş mahsulleri ve ticari işletme yanında işletme adı, ticaret unvanı ve marka gibi ayırt edici ad ve işaretler bakımından da koruma sağlar. Somut olayda da, tespit dosyalarında alınan bilirkişi raporlarında belirtildiği gibi tabeladaki resimlerin ve davacı şirket ticaret unvanının "..." olarak kullanılmasının ve internet sitesindeki resimlerin kullanılmasının tespit raporlarında açıklandığı üzere iltibas meydana getirdiği açıktır. Dosyamızda rapor düzenleyen bilirkişi heyetinin de haksız rekabet oluştuğu yönündeki tespitleri yerinde bulunarak itibar edilmiştir.
Bir davranış veya uygulamanın haksız rekabet oluşturup oluşturmadığının tespiti için tespit davası açılabilir (TTK m. 56/1/a). Haksız rekabete dayalı tespit davası açmak için haksız rekabeti gerçekleştiren kişinin kusurunun bulunması gerekmez. Buna karşın dava açmada davacının hukukî menfaatinin bulunması gerekir. İşletme adının bir başkası tarafından dürüstlük kuralına aykırı bir şekilde kullanıldığının ve bu kullanımın haksız rekabet oluşturduğunun tespitinde davacının hukukî menfaati bulunmaktadır. Bu sebeple davacının tespit talebinin yerinde olduğu değerlendirilmiştir.
Önleme davasının konusu haksız rekabeti sadece durdurmaktır. Haksız rekabete dayalı önleme (men) davası haksız rekabet oluşturan davranış veya uygulamalar devam ettiği sürece ya da tekrar etmesi tehlikesinin bulunduğu hâllerde açılabilir. Haksız rekabet oluşturan davranış veya uygulamalar sona ermişse ve tekrar etme tehlikesi de bulunmuyorsa önleme (men) davası açılmaz. Somut olayda tabelanın kaldırıldığı belirlendiğine ve tekrar takılması tehlikesi de bulunmadığı anlaşıldığına göre konusuz kalan talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Haksız rekabeti gerçekleştiren kişinin kusurlu olması ve haksız rekabet sonucu bir zararın doğmuş olması durumunda maddi tazminat davası açılabilir (TTK m. 56/1/d). Haksız rekabete dayalı maddi tazminat davasının açılabilmesi için haksız rekabet fiilini işleyenin kusurlu olması ve haksız fiile ilişkin genel hükümler kapsamında (TBK m. 49 vd.) zarar ile haksız rekabeti oluşturan fiil arasında illiyet bağının da bulunması gerekir. Maddi tazminat davalarında kusurun ve zararın varlığının ispatı davacıya düşer. Davalı önceki dönem satışlarını ve haksız rekabet nedeni ile bu satışların azalması sebebiyle uğradığı zararı kendi defterlerini kullanarak ispat edebilir. Haksız rekabet nedeni ile oluşan zarar haksız rekabet yapılmamış olsa idi malvarlığının içinde bulunacağı durum ile haksız rekabet sonucu oluşan durum arasındaki farktır. Somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporu ile belirlendiği üzere davalının haksız rekabet teşkil eden eylemi nedeni ile davacının belirtilen yönde bir zararının doğduğuna dair bir belirleme yapılamadığı ve bu iddiası ispata elverişli delillerle ispat edilemediğinden davacının maddi tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
TBK m. 58’de öngörülen şartların varlığı hâlinde haksız rekabete dayalı olarak manevi tazminat davası da açılabilir (TTK m. 56/1/e). Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir (TBK m. 58/1). Manevi tazminat talep edilebilmesi için manevi bir zarar doğmuş olmalıdır. Haksız rekabete dayalı manevi tazminat davasında manevi zararın tazmini için davalının kusurlu olması şartı da aranmaktadır. Ayrıca zarar ile kusurlu davranış arasında uygun illiyet bağı bulunmalıdır. Bir gerçek kişinin adının yer aldığı işletme adı ile iltibas oluşturulduğu durumlarda da, şirket isminin kullanıldığı gerçek kişi ya da şirket yöneticilerinin ticari hayatta kazandığı itibarın zedelenmesi sonucu doğabilir. Manevi tazminatın miktarını rekabet edenlerin sosyal ve ekonomik durumlarını, zarar veren olayın mahiyeti ile zarar görende oluşturduğu öfke ve üzüntünün boyutlarını dikkate alarak takdir edilecektir. Somut olayda davalının, davacının tabelanın takıldığı tarih itibari ile halihazırda müdürlerinden birinin adını kullanmasının şirket iç işleyişinde sıkıntılar bulunduğuna işaret edebileceği gözetildiğinde davacı yanın manevi zararını doğurduğu kanaatine varılarak davalının kusuru, zararın niteliği ve tarafların ekonomik ve sosyal durumları gözetildiğinde davacının manevi tazminat davasının kabulüne karar vermek gerektiği kanaatine varılmıştır.
Haksız rekabet davalarında mahkeme, davayı kazanan tarafın istemiyle gideri haksız çıkan taraftan alınmak üzere, ilanın şeklini ve kapsamını da belirleyerek hükmün kesinleşmesinden sonra ilan edilmesine karar verebilir (TTK m. 59/1), bu hali ile ilan talebinin de yerinde olduğu değerlendirilmiştir.
Açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE,
a)Haksız rekabetin tespitine ve kesinleşmesi halinde kararın en yüksek tirajlı gazetede masrafı davalı tarafça karşılanmak üzere ilanına, 40.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b)Haksız rekabete sebebiyet veren tüm eylem ve işlemlerin ortadan kaldırılmasına ilişkin talep konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına,
c)Maddi tazminata ilişkin davanın reddine,
Maddi tazminata ilişkin alınması gereken 427,60 TL karar harcı peşin alındığından tekrar alınmasına yer olmadığına,
Manevi tazminata ilişkin alınması gereken 2.732,40 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan 426,88 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.305,52 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat KAYDINA,
1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul red oranı gözetilerek 1.248,00 TL'sinin davalıdan, bakiyesinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat KAYDINA,
Maddi tazminata ilişkin davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
Manevi tazminata ilişkin davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
Davacı tarafça iş bu yargılama neticesinde yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı 11.463,00 TL, yargılama giderinin kabul red oranına göre hesaplanan 9.170,40 TL'si ile davacı tarafça yatırılan toplam 853,88 TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde istek halinde iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde... Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.06/02/2024

Katip ... Hakim ...
¸¸ ¸¸