T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/562 Esas - 2023/650
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/562
KARAR NO : 2023/650
HAKİM : ...
KATİP : ....
DAVACI : ...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
DAVA : Tazminat (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/09/2021
KARAR TARİHİ : 25/09/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 27/09/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı borçlu ... (TCKN: ...) tarafından keşide edilerek müvekkili tarafından tahsile konulan;
17.07.2019 keşide tarihli 45.000,00-TL bedelli ... seri nolu çek (... Şubesi)
26.05.2019 keşide tarihli 35.000,00-TL bedelli .... seri nolu çek (... Şubesi)
26.06.2019 keşide tarihli 35.000,00-TL bedelli ... seri nolu çek (... Şubesi)
17.06.2019 keşide tarihli 45.000,00-TL bedelli... seri nolu çek (... Şubesi)
çeklerin karşılığı çıkmadığını, bu çekle ilgili yapılan takipte semeresiz kaldığını, davalı banka çek kanunu kapsamında çek hesabı açarken göstermesi gereken özeni ve dikkati göstermediği çek hesabı açılmaması gereken şirket adına çek hesabı açarak müvekkilini zarara uğramasına neden olduğunu, davalı bankanın sorumluluğu 5941 sayılı Çek Kanuna dayandığını, dava dışı borçlu şirketin mali durumunun çek karnesi almaya yeterli olmadığı halde davalı banka çek hesabı açarken gerekli özeni göstermediğini, özen ve basiret borcunun gereği olarak; Bankanın kredi talep eden her müşteri hakkında yaptığı gibi çek karnesi talep eden müşteri hakkında da istihbarat yapması, müşterinin ödeme gücünü ölçmesi ve çek hesabı açılırken alınması gerekli belgelerin doğruluk ve sıhhatini kontrol etmesi gerektiğini, davalı banka, davadışı borçlu şirket ve ortakları hakkında gerekli araştırmayı yapmayarak özen yükümlülüğünü ihlal ettiğini, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla alacak değerinin tam ve kesin olarak belirlendiği aşamada şimdilik 1.000,00-TL’nin öncelikle çeklerin karşılıksız çıktığı (zararın doğduğu) keşide tarihlerinden itibaren, bu talepleri dava tarihinden itibaren 3095 sk m.2/2'ye göre işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacı vekili yargılamanın devamı sırasında mahkememize UYAP sistemi üzerinden göndermiş olduğu 01.06.2023 e-imzalı dilekçesinde, fazlaya ilişkin talep ve ek dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla raporun aciz vesikası kısmına karşı itirazlarını tekrarla dosyayı ıslah ettiklerini, toplam 85.276,51-TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranı ile davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı müvekkile ödenmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davasının temelini oluşturduğu özen yükümlülüğünü ihlal ile ilgili iddialarının neye dayandığı belirsiz olup hukuki geçerliliği olmayan iddialar ile açılan davanın reddini talep etmiş, davacının dava dışı ... ve çekin lehdarı olan ... hakkında basiretli bir tacir gibi gerekli ve yeterli araştırmayı yaptığına ilişkin dava dilekçesi ve eklerinde herhangi bir kayıt ve bilgi bulunmadığını, davacı iddiasını ispat edecek bir delil dahi sunmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacı tarafından söz konusu çeklere ilişkin olarak başlatmış olduğu takip dosyasından alınmış bir aciz vesikası bulunmadığını, bu nedenle de davacının zarar unsuru gerçekleşmediğinden yine davanın reddi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile söz konusu davanın belirsiz alacak davası olarak açılması da kanuna aykırı olup davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, bankaca dava dışı müşteri talebi değerlendirilerek gerekli araştırmalar yapılmış ve 23.01.2019 tarihinde dava konusu edilen çek koçanı dava dışı ticari işletmeye verilmiş olup banka tüm yasal mevzuat, bankacılık mevzuatı çerçevesinde iş ve işlemlerini gerçekleştirmiş, basiretli bir tacir gibi davranmayarak kendi zararına sebebiyet veren davacının ticari hayatının sorumluluğunu davalı bankaya yüklemeyi amaçlayan iş bu davasının yasal ve somut dayanağı bulunmamakta olduğundan tüm bu nedenlerle öncelikle davanın usulden reddine, mahkemece aksi kanaatte olunması halinde somut dayanağı bulunmayan, usul ve yasaya aykırı davanın esastan reddine, yargılama giderleriyle ücreti vekaletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
-Arabuluculuk son tutanağı,
-.... E, sayılı takip dosyası,
-... ... şubesinden alınan 4 adet çek sureti,
-... yazılan müzekkere cevabı,
-... ... şubesine yazılan müzekkere cevabı,
-12/11/2022 tarihli kök ve 24/05/20223 günlü ek bilirkişi raporları,
MAHKEMENİN GEREKÇESİ:
Dava, Çek Kanunu gereğince bankanın özen yükümlülüğüne aykırı davrandığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık; davalı bankanın Çek Kanunu gereğince özen yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği noktasında toplanmaktadır.
Dava dışı ...'ın davalı bankadan edindiği çek 4 adet çeki keşide ettiği, lehtarının ..., cirantasının davacı şirket olduğu, çeklerin keşide tarihinde ibrazına rağmen karşılıksız olduğunun yazıldığı görülmüştür.
.... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklısının davacı .....A.Ş'nin 4 adet çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe başladığı, borçlular ...'a ödeme emrinin 05/08/2019 tarihinde ve ...'ye ödeme emrinin 07/08/2019 tarihinde tebliğ edildiği, takibin ve haciz yazılarının neticesiz kaldığı, Fiziki takip dosyasında herhangi bir tahsilata rastlanmadığı, alacaklının sonrasında huzurdaki iş bu tazminat davasını açtığı görülmektedir.
Mahkememiz tarafından görevlendirilen bilirkişiler tarafından düzenlenen 12/11/2022 tarihli kök ve 24/05/20223 günlü ek bilirkişi raporları alınmış, 12/11/2022 tarihli kök bilirkişi raporunda özetle; "... uyuşmazlık konusu olan davalı bankanın çek karnesi verirken özen yükümlülüğüne uygun davranıp davranmadığı ve davacının oluşan zararından davalı bankanın sorumlu olup olmadığı ve miktarının ne olduğu" hususlarında inceleme ve değerlendirme yapılmıştır.
Davalı bankanın çek karnesi verirken özen yükümlülüğüne uygun davranıp davranmadığı yönünden; dava konusu çek örneklerinden, davalı bankanın ... Şubesinden keşideci ...'a çek karnesinin 23.01.2019 tarihinde verildiği anlaşılmıştır. Dosya içerisinde davalı bankanın çek keşidecisi ... hakkında çek yasağı bulunup bulunmadığı ve sosyal ve ekonomik durumu hakkında sorgulama yapıldığına dair bir belge ve istihbarat raporuna rastlanmamıştır. Sayın mahkemece yazılan müzekkereye cevaba rastlanmamıştır.
... adına ... A.Ş.'nin 08.06.2022 tarihli cevabi yazısı incelendiğinde ;
Çek keşidecisi ...'ın çek karnesi verilmeden önce 2015 ve 2016 yıllarında ödememe protestosunun bulunduğu, ancak 2016 yılı içerisinde kaldırıldığı, yine çek karnesinin verilmesinden sonraki tarihlerde ise çok sayıda senet ödememe protestosu, birden fazla çek yasağı kararı bulunduğu anlaşılmıştır.
Çek karnesinin verildiği 23.01.2019 ve önceki tarihe ait çek yasağı kararına rastlanmamıştır.
Ancak; 03.01.2019 tarihli ... Bankası tarafından gönderilmiş 30.000,00.TL. Bedelli senet yönünden ödememe protestosu bulunduğu tespit edilmiştir.
Davacının oluşan zararından davalı bankanın sorumlu olup olmadığı ve miktarının ne olduğu yönünden ; Mevcut dosya kapsamında, davalı bankanın çek keşidecisi ...'ın çek yasaklısı olup olmadığı ve ekonomik ve sosyal durumu hakkında yaptığı araştırmaya dair bir kayıt bulunmadığı gibi, davacının da takip borçlusu olan çek keşidecisi ve lehdarı hakkında gerekli araştırmayı yapıp yapmadığına dair de bir kayıt bulunmamaktadır. Yine yukarıda özetlendiği şekilde, davacı tarafından çek keşidecisi ve ciro yoluyla devraldığı çek lehdarı aleyhine .... E. sayılı takip dosyası üzerinden kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığı, takibin kesinleşmesi üzerine 2 adet haciz talebi açıldığı, herhangi bir tahsilat kaydı bulunmadığı tespit edilmekle birlikte haciz talebi üzerine ... bir işlem yapılıp yapılmadığına dair de bir kayıt bulunmamaktadır.
Ayrıca mevcut fiziki takip dosyasından, tüm haciz yollarının tüketildiğine ve aciz vesikası alındığına dair bir kayda da rastlanmamıştır.
Davacı ... İnş. A.Ş. tarafından, davalı ... T.A.O. aleyhine açılan alacak davasında;
Davanın, çek hamili davacı tarafından dava dışı keşideci ...'a çek karnesi veren bankanın gerekli dikkat ve özeni göstermediği iddia edilerek oluşan zararın tazmini talep edildiği,
Davalı banka beyanına göre, ticari bir işletme olarak ... ile 2011 yılından beri yaklaşık on yıldır çalıştığı,
Davalı bankanın ... Şubesinden keşideci ...'a çek karnesinin 23.01.2019 tarihinde verildiği,
Dosya içerisinde davalı bankanın çek keşidecisi ... hakkında çek yasağı ve sosyal ve ekonomik durumu hakkında sorgulama yapıldığına dair bir belge ve istihbarat raporuna rastlanmadığı,
... adına ... A.Ş.'nin 08.06.2022 tarihli cevabi yazısına göre ; Çek karnesinin verildiği 23.01.2019 ve önceki tarihe ait çek yasağı kararına rastlanmadığı, ancak ; 03.01.2019 tarihli ... Bankası tarafından gönderilmiş 30.000,00.TL. Bedelli senet yönünden ödememe protestosu bulunduğu,
Yukarıda raporumuzun özellikle öğretiden alıntı yapılan 4.1 maddesinde de vurgulandığı gibi; burada söz konusu olan mevcut çek hesabı üzerinden yeni çek defteri almak isteyen hesap sahibinin, her defasında beyanname vermesi zorunluluğu ve bu zorunluluğa aykırı biçimde beyanname alınmaması ya da beyanname alınmasına karşın yasaklı kişilere “çek defteri/çek karnesi” verilmesi durumu olduğu,
Yasal mevzuat ve bankacılık uygulamasının bu yönde olması gerektiği hususu gözetildiğinde, yeni çek karnesinin verildiği 23.01.2019 tarihinden yalnızca 20 gün önce 03.01.2019 tarihinde bir başka bankaya ait 30.000,00 TL’lik ödemememe protestosuna karşın, 23.01.2019 tarihinde, çek borçlusu konumundaki keşideci ...’a yeniden çek karnesi verilmesinin, mevzuat ve bankacılık uygulamasına aykırı olduğu, dolayısıyla davalı bankanın sorumluluğunun bulunduğu,
Davacı şirket tarafından, dava tarihinden önce 30.07.2019 tarihinde, çek borçluları ... ve ... aleyhine, karşılıksız kalan 4 adet çeke dayanarak kambiyo takibi yapıldığı,
Kesinleşen takipte, fiili haciz ve 3.kişilerdeki hak ve alacaklarının haczi için 12 adet bankaya 89/1 haciz ihtarnamesi gönderildiği,
Ancak Takip dosyasında, haciz talepleri dışında haciz sonuçlarına ilişkin bir bilgiye rastlanamadığı gibi, herhangi bir tahsilat bulgusuna, Keza, tüm haciz yollarının tüketildiğine ve aciz belgesi alındığına ilişkin bir kayda da rastlanmadığı,
Her ne kadar, mevzuat açısından, davalı bankanın, çek karnesi vermeden önce gerekli özeni göstermediği ve ilkesel olarak sorumluluğunun bulunduğu söylenebilirse de; Yukarıda alıntı yapılan ... kararı uyarınca, davacı yanın da, takip açıldıktan sonra çek borçlularının malları üzerinde (tespit edilebilmesi halinde) fiili haczin gerçekleştirilmesi için, fiili hacizlere ilişkin tutanaklara ve de 89/1 haciz ihtarnamelerinin akıbetinin araştırılmadan, takip dosyasının atıl bırakıldığı hususları göz önüne alındığında, davacı yanın, ... kararında vurgulandığı üzere, yasal yolları tükettiği ve dava konusu çekten dolayı zararının gerçekleştiğinin açıkça tespit olunamaması nedeniyle, dava açma koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemenin takdirinde bulunduğu,
Davacının, karşılıksızdır şerhi konularak 4 adet çekin karşılanmayan bedelinin aslı, faizi, çek tazminatı ve komisyonuyla birlikte, takip tarihi 30.07.2019 itibariyle oluşan zararının 170.553,01 TL olduğu,
Öte yandan, Mahkemece, tarafların “müterafik kusur” çerçevesinde birlikte sorumlu olduğuna karar verilmesi halinde, mahkemece belirlenecek oranda (nihai taktir Sayın Mahkemeye ait olmak üçere 1/2 oranında kusurlu ve sorumlu olduğu düşünülmektedir) tarafımızdan belirlenen alacak tutarından indirim yapılmak suretiyle, zarar miktarının tespitinin de mümkün olabileceği, müterafik kusurun ½ oranında olacağının kabulü halin ise davacının oluşan zararının 85.276,51 TL olacağı,.." sonuç ve kanaatine varıldığını bildirilmiştir.
İtirazlara dair 24/05/20223 günlü ek rapor alınmış, taraf itirazları değerlendirilmiş bilirkişilerin Kök rapordaki görüşlerinde genel olarak bir değişiklik olmadığı, davacı tarafça dava aşamasında yapılan fiili haciz tutanaklarına göre, icrai haciz yollarının tüketilip tüketilmediği, yapılan haciz tutanaklarının aciz vesikası niteliğinde olup olmadığı hususu mahkemenin takdirinde bulunduğu, bildirilmiş ve rapor sonucunda herhangi bir değişiklik olmamıştır.
Alınan bilirkişi raporu diğer delillerle birlikte değerlendirilerek yapılan inceleme sonucunda; Dava, çek hamili tarafından dava dışı keşideciye çek karnesi veren bankanın gerekli dikkat ve özeni göstermemesi sebebiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olup, Bankalar çek karnesi verirken kişinin ekonomik ve sosyal durumunun belirlenmesinde gerekli dikkat ve özeni göstermelidir. Sadece ibraz edilen bir kısım belgelerle yetinmeyip, hesap açtırmak isteyen kişiyi işyeri seviyesinde soruşturmak ve benzeri incelemeleri yapmak suretiyle hesap açmak ve buna göre çek karnesi vermek durumundadır. Bununla birlikte, davacı da ticari ilişkiye girdiği kişi ya da kişileri seçmekte özenli davranmalıdır.
Ayrıca, işbu davanın açılabilmesi için keşideci ve cirantalara müracaat edilmesi ve yasal yolların tüketilmesi gerekir. Bir başka deyişle davacının dava konusu çekten dolayı zararının gerçekleşmesi gereklidir.
Davacının alacağın tahsili için başlattığı .... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; haciz işlemlerinin sonuçsuz kaldığı davacının alacağını tahsil edemediği anlaşılmaktadır.
Alınan bilirkişi raporlarından davalı bankanın yasal mevzuat ve bankacılık uygulamalarına aykırı olarak, yeni çek karnesinin verildiği 23.01.2019 tarihinden yalnızca 20 gün önce 03.01.2019 tarihinde bir başka bankaya ait 30.000,00 TL’lik ödemememe protestosuna karşın, 23.01.2019 tarihinde, çek borçlusu konumundaki keşideci ...’a yeniden çek karnesi verilmesinin, mevzuat ve bankacılık uygulamasına aykırı olduğu, dolayısıyla davalı bankanın sorumluluğunun bulunduğu, değerlendirilmiştir.
Bununla birlikte, davacı da ticari ilişkiye girdiği kişi ya da kişileri seçmekte özenli davranmalıdır.
Davacının, karşılıksızdır şerhi konularak 4 adet çekin karşılanmayan bedelinin aslı, faizi, çek tazminatı ve komisyonuyla birlikte, takip tarihi 30.07.2019 itibariyle oluşan zararının 170.553,01 TL olduğu, ancak tarafların “müterafik kusur” çerçevesinde birlikte sorumlu olduğu değerlendirildiğinden davalı bankanın 1/2 oranında kusurlu ve sorumlu olduğu belirlenen alacak tutarından indirim yapılmak suretiyle, zarar miktarının tespit edildiğinde davacının oluşan zararının 85.276,51 TL olacağı sonuç ve kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle,
1-Davanın kabulü ile, 85.276,51-TL'nin (1.000,00 TL'sinin dava tarihi olan 23/09/2021 tarihinden, bakiyesine ıslah tarihi olan 01/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ) davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 5.825,23 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL ile tamamlanan 1.440,00 TL harçların mahsubu ile eksik 4.325,93 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından peşin yatırılan harçlar dahil ayrıntısı UYAP sistemi üzerinde gösterilen ve aşağıda dökümü yapılan 4.688,10-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı taraf vekil ile temsil edildiğinden Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-14. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca ... bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-HMK 333. Maddesi uyarınca Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair; davacı vekilinin e-duruşma yoluyla yüzüne karşı davalı banka vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.25.09.2023
Katip ....
¸[e-imzalıdır]
Hakim ...
¸[e-imzalıdır]
DAVACI YARGILAMA GİDERLERİ
Vekalet Harcı 8,50 TL
Başvurma Harcı 59,30 TL
Peşin Harç 59,30 TL
Tamamlama Harcı 1.440,00 TL
Tebligat ve müzekkere 121,00 TL
Bilirkişi Ücreti 3.000,00 TL
TOPLAM 4.688,10 TL
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!