WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

ANKARA 3. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/404 Esas - 2024/298
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/404
KARAR NO : 2024/298

BAŞKAN : ....
ÜYE : ...
ÜYE : ....
KATİP : ...

DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ....
DAVALILAR : 1- ....
2- ....
3- ...
4- ....
5- ....
VEKİLİ : Av. ....

DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 03/05/2013
KARAR TARİHİ : 18/04/2024
K. YAZIM TARİHİ : 18/04/2024

Mahkememizde görülen Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; Müvekkilinin davalı bankanın .... Şubesinde ve bilahare davalı bankaya devredilmiş bulunan ...'ın .... Şubesinde şahsi mevduat hesapları açtırdığını, ancak, müvekkilinin 23.11.2011 tarihinde şirket çalışanı-ofis elemanı olan ... isimli kişi tarafından müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında pek çok işlem yapılarak hesaplarının boşaltıldığını tesbit ettiğini, anılan kişi hakkında .... 'na suç duyurusunda bulunuldu ise de, adı belirtilen kişinin aynı gün akşam saatlerinde intihar ederek hayatına son vermesi üzerine kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, müvekkilinin, bu usulsüz işlemlerin gerçekleştirilmesinde davalı banka elemanları ile işbirliği içinde hareket ettiğini düşündüğünü, .... sayılı dosyasında soruşturmanın yürütülmekte olduğunu, müvekkilinin banka nezdinde mevcut bulunan mevduatını beklenen dikkat ve özeni göstermek suretiyle güvenle muhafaza etmeyen, ıslak imzalı asılları olmayan belgelerle işlem yapan, müvekkilinden teyit almayan, belgelerde yer alan imzaların imza sirkülerine uygunluğunu kontrol etmeyen, yetkisiz kişiler tarafından işlem yapılmasına izin veren, olağan dışı hesap hareketlerinde müvekkilini bilgilendirmeyen bankanın ve banka elemanlarının müvekkilinin zararından sorumlu olduğunu belirterek sahte imzalı tüm faks talimatlarının yokluğunun tespiti ile şimdilik 20.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, mahkememizin davanın tam dava olarak açılması gerektiği yönündeki ara kararı üzerine, 885.246,16 TL dava değeri bildirmiş ve 06.01.2014 tarihinde harcı bu değere göre ikmal etmiştir.
CEVAP: Davalılara usulüne uygun dava dilekçesi ekli duruşma gün ve saatini bildirir ihtaratlı davetiyeler tebliğ edilmiş, taraf teşkili sağlanmış, davalı banka vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili cevap dilekçeleri ile özetle; Ticaret Mahkemeleri'nin görevli bulunduğunu, davanın kısmi dava olarak ikame edilmesinde davacının hukuki yararı bulunmadığını, açılacak davanın miktarı biliniyor veya tespit edilebiliyor ise kısmi dava açılamayacağını, savcılıktaki soruşturma sonuçlarının beklenmesi gerektiğini, zamanaşımı bulunduğunu, sözleşme hükümlerine göre faks talimatı yoluyla işlem yapılmasının mümkün bulunduğunu, işlemlerin hukuka ve yasaya uygun gerçekleştirildiğini, soruşturma dosyalarına ibraz edilen üç aylık teyid ve ibra belgeleri uyarınca da davanın dinlenmesinin mümkün bulunmadığını, davacının hiçbir zararının olmadığını, her türlü havale ve EFT işlemlerinin kendisinin tek yetkili olduğu şirkete ve kendi hesaplarına yapıldığını, bir an için banka çalışanlarının kusurlu olduğu kabul edilse dahi davacının da müterafik kusuru bulunduğunun kabulü gerektiğini, zira; davacının 3 aylık sürelerle bankayı ibra ve teyit etmiş olduğunu, gerçekleştirilen faks işlemlerini görmezden geldiğini, işlem yapmadığını, iki yıl boyunca davacının sahte faks talimatlarından haberdar olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
DELİLLER: Taraf delilleri toplanmış, bilirkişi raporu alınmıştır.
MAHKEMENİN GEREKÇESİ: Dava, banka ve banka çalışanları olan davalıların özen borcuna aykırı davranışları nedeniyle zarar gördüğünü ileri süren davacının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda .... sayılı ilamı ile; “... Davacının davalı banka nezdinde açtırmış olduğu şahsi mevduat hesaplarından şirket çalışanı olan ... isimli muhasebeci tarafından faks talimatları ile pek çok işlem yapılarak hesaplardan başka hesaplara aktarmalar yapıldığı, sözü edilen kişinin intihar ederek hayatına son verdiği, aslı elde edilemeyen faks talimatındaki imzalarla ilgili olarak teknik inceleme ile sonuç alınmasının mümkün bulunmadığı, bunların davacıya ait olmadığı kabul edilse bile işlemlerin 2 yıl gibi uzun bir sürede gerçekleşmiş olduğu, bu işlemlerin oldukça yüksek meblağlı işlemler olduğu, davacının bunların farkına varmadığı iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olacağı, davacının bu işlemlere zımnen icazet verdiğinin düşünülmesi gerektiği mahkememizce kabul edilmiştir. / Kaldı ki; davacı hesabından çekilen paraların 60.000,00 TL dışında davacının yöneticisi olduğu şirket hesabına aktarılmış olduğu ve davacının şirkete olan borçlarından mahsup edildiği, sonuç itibariyle davacı malvarlığına dahil olmuş bu paralar nedeniyle davacının zarar gördüğünün kabul edilemeyeceği sonuç ve kanaatine varılarak davacının tazminat isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. / ... isimli muhasebeci hesabına aktarılmış olan 60.000,00 TL yönünden ise; davacının hesaplarından şirkete ve ...’e çok sayıda virman işlemi yapılmış bulunması ve aradan geçen uzun süre dikkate alındığında davacının bu işlemlerden haberdar olmadığı yolundaki kabulün halin icabına uygun düşmeyeceği, davacı ile davalı banka arasında bu tür işlemler bakımından bir teamül oluştuğunun kabulü gerektiği, kaldı ki, sözkonusu işlemin gişe işlemi olarak yapılmış olduğu, telefon teyidi de alındığı, faks talimatı ile yapılan bir işlem olmadığı, davacının bilgisi dahilindeki bu işleme onay verdiğinin kabulü gerektiği değerlendirilerek bu işlem yönünden de aksi yöndeki düşünce ve görüşlere itibar edilmeyerek davanın reddine karar vermek gerekmiştir. / Manevi tazminat isteğinin de açıklanan nedenlerle koşulları oluşmadığından reddi gerekmiştir.” gerekçesiyle “davanın reddine” karar verilmiştir.
Mahkememizce verilen kararın istinafı üzerine, .... sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İstinaf ilamının temyizi üzerine,.... sayılı ilamıyla “... 1- Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesi'nce verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davacı vekilinin davalı gerçek kişilere yönelik tüm, davalı Bankaya yönelik aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. / 2- Dava, davacının bankadaki mevduatının usulsüz işlemlerle 3. kişilerin hesaplarına aktarıldığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkin olup davacı, ortağı olduğu şirketin hesaplarına aktarılan tutarlar dışında 60.000.- TL'nin dava dışı ...'e ödendiğini ileri sürerek bu tutarın da tahsilini istemiş, davalı banka ise ...'e yapılan 60.000.- TL'nin faks talimatı ile değil şubeye ibraz edilen talimat üzerine bizzat bu kişiye gişeden teslim edildiğini, buna ilişkin evrakların ise .... yapılan soruşturma dosyasına sunulduğunu, grafolojik inceleme için savcılık soruşturmasının beklenmesi gerektiğini, hesap yönünden davacının ibra ve muvafakatanın bulunduğunu, ayrıca teyidinin de alındığını savunmuş, .... hitaben yazılmış Evrak Teslim Tutanağı başlıklı belgeyi ibraz etmiştir. / Bu durumda mahkemece, 60.000.- TL'nin dava dışı ...'e ödenmesine ilişkin evrak asıllarının celbedilip talimattaki imzanın davacıya ait olup olmadığı, bu ödeme ile ilgili davacıdan teyit alınıp alınmadığı, ödemenin yapıldığı hesap yönünden davacının ibra ve muvafakatının bulunup bulunmadığı hususlarında inceleme yapılıp ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken bu yönde bir araştırma yapılmadan davacının bu işlemlerden haberdar olmamasının halin icabına uygun düşmeyeceği, davacı ile davalı banka arasında teamül oluştuğu gerekçesiyle 60.000.- TL yönünden de davanın reddine karar verilmesi yerinde olmamış, kararın bu bakımdan davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.” gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkememizce usul ve yasaya uygun olan bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.
Hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda; .... rapor alınmış, düzenlenen raporda; Bozma konusu 09/02/2011 tarihli, 60.000,00 TL’nin ödenmesine ilişkin talimattaki imzanın davacı ...’ün eli ürünü olduğu belirtilmiştir.
... bozma ilamı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Bozma 09/02/2011 tarihli, 60.000,00 TL’nin ödenmesine ilişkin talimat yönünden yapılmış, kararın diğer yönlerine ilişkin temyiz talebi reddedilmiştir. Bu durumda, .... alınan rapora göre söz konusu talimattaki 60.000,00 TL’nin ödenmesine ilişkin imzanın davacının eli ürünü olduğu, davacının bu yöndeki iddiasının da yerinde olmadığı, davacının bozmaya konu olmayan diğer iddialarının da yukarıda mahkememiz ilamında belirtilen gerekçelerle yerinde olmadığı anlaşılmakla; Davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle,
Davanın REDDİNE,
Alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan 683,10 TL harç ile 14.434,70 TL tamamlama harcı toplamı olan 15.117,80 TL harçtan mahsubu ile fazla 14.690,20 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
Davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde hesap numarası bildirmiş ise iadenin elektronik ortamda hesaba aktarılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise masrafın avanstan karşılanmak üzere ... merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince, maddi tazminat yönünden 127,377,08 TL, manevi tazminat yönünden 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
Dair;Taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ...'a başvurmak suretiyle temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/04/2024

Başkan ....
¸[e-imza]
Üye ...
¸[e-imza]
Üye ...
¸[e-imza]
Katip ...
¸[e-imza]