T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/387 Esas - 2024/47
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/387
KARAR NO : 2024/47
HAKİM : ....
KATİP : ....
DAVACI :....
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/06/2021
KARAR TARİHİ : 24/01/2024
K.YAZIM TARİHİ : 24/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... Turz. Otom. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. İle ''...'...'' müvekkili davacı arasında bir taşeron sözleşmesi imzalandığını, işin yapımına başlanmasından sonra müvekkili hakedişlerine ilişkin faturalarını düzenleyerek davalı şirkete gönderdiğini ve davalı tarafından bir kısım hakedişlerin müvekkilinin ... hesabına ödendiğini, bakiye hakedişleri ödenmediğini, davalı tarafla ödeme konusunda yapılan şifahi görüşmelerinde sonuçsuz kalması üzerine; 30/07/2020 tarih ... no'lu 77.243,56 TL bedelli, 28.09.2020 tarih ... no'lu 102.256,44 TL bedelli, 04.11.2020 tarih ... no'lu 7.434,00 TL bedelli faturaların tahsili amacıyla davalı aleyhine .... Esas sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, davalı taraf vekilince 23.11.2020 tarihinde borca ve tüm feri'lerine itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı taraf müvekkilin alacaklarını ödemediği halde bankayı aracı kullanarak bir kısım borcunu ödemiş gibi göstermeye çalışmış bu nedenle de davalı şirket yetkilisi ... ve Banka çalışanları ... ile ... hakkında '' Bankanın aracı kılınması suretiyle dolandırıcılıktan .... soruşturma dosya numarası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, ticari uyuşmazlıklarda dava şartı olan arabuluculuğa başvurulmuş ise de anlaşmazlıkla sonuçlandığını, müvekkili davacı sözleşme gereği tüm edimini ifa etmiş olmasına rağmen davalı tarafın kötü niyetli olarak edimini ifa etmekten kaçındığı için iş bu davayı açma zaruretinde kalındığını, sunulan ve sayın mahkemece de re'sen tespit edilecek durumlar karşısında; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000.00 TL (Onbin)'nin davalıdan tahsiline, hükmedilecek alacağa temerrüt tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ISLAH:Davacı vekilinin 10/11/2023 tarihli dilekçesiyle: Uyuşmazlık tutarı 10.000,00 TL olarak belirttikleri dava dilekçelerini, bilirkişi raporu doğrultusunda ıslah ederek, dilekçede ki taleplerini 73.179,69 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile ödenmesi şeklinde ıslah ettiğini bildirmiştir.
CEVAP: Davalı tarafa usulüne uygun dava dilekçesi ekli duruşma gün ve saatini bildirir ihtaratlı davetiye tebliğ edilmiş, taraf teşkili sağlanmış, davalı süresinde cevap vermemiştir.
DELİLLER:
30.04.2020 tarih ve77.243,56 TL bedelli fatura
28.09.2020 tarih ve 102.256,44 TL bedelli fatura
04.11.2020 tarih ve 7.434,00 TL bedelli fatura örnekleri.
Taraflar arasında iş yapımına ilişkin düzenlenen sözleşme
... Esas sayılı dosyası
.... soruşturma dosyası
Tarafların ticari defter ve kayıtları
Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
..... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde;Davacı(alacaklı) tarafından, davalı (borçlu) şirket aleyhine; 30.07.2020 tarih, ... nolu, 9.378,69-TL bedelli, 28.09.2020 tarih, ... nolu, 102.256,44.-TL bedelli, 04.11.2020 tarih, ... nolu, 7.434,00.-TL, ödenmeyen faturaların alacağı, gösterilmek suretiyle, 186.934,00.-TL asıl alacak, 2.780,41.-TL işlemiş yasal faiz olmak üzere 189.714,41.-TL toplam alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren %9 değişen oranlarda uygulanacak yasal faiz ile birlikte tahsili amacıyla 5.11.2020 tarihinde ilamsız icra takibi başlattığını, takipte ödeme emrinin davalı (borçlu) şirket adresine 17.11.2020 tarihinde tebliği sonrasında, davalı (borçlu) şirket vekilince 23.11.2020 tarihinde yapılan itiraz üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
Bilirkişi kurulundan alınan 30/05/2022 tarihli ve 07/08/2023 tarihli ek raporlarda Taraflar arasında .... ait “...” işi konulu eser sözleşme imzalandığını, Sözleşme tarihinin sözleşme metninde yer aldığını, sözleşme birim fiyat sözleşme olarak düzenlendiğini, ancak iş miktarlarının sözleşmede yer almadığını, işe ait sözleşmenin 4.2 maddesinde tarafları yapacağı işlere ait birim fiyat teklif cetveli yer aldığını, iş bu maddede davacı taşeronun her bir iş için yapmış olduğu teklif birim fiyat yer aldığını, ancak işin miktarları sözleşmede yer almadığından toplam sözleşme bedeli de sözleşmede yer almadığını, birim fiyatlı sözleşmelerde yüklenici teklif cetvelinde yer alan her bir iş kalemi için yapmış olduğu iş kalemi miktarı ile teklif cetvelindeki teklif etmiş olduğu birim teklif fiyatın çarpılması sonucu o iş kalaminde hakkettiği bedel hesaplanır, bütün ikmal edilen iş kalemleri için bu şekilde hesaplanan tutarlar toplanarak toplam yüklenici hakkedişi hesaplanacağını, davalı tarafın, .... E sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itiraz dilekçesinde; müvekkili ile davacı alacaklı arasında 10/12/2019 tarihli konusu ... ait “...” olan sözleşme imzaladığını, alacaklı davacının müvekkiline toplamda takibe konu faturalar dahil 485.619,96 TL tutarlı iş teslim ettiğini ancak davacının müvekkilinin anlaşmış olduğu petrol istasyonundan müvekkili adına KDV hariç 91.857,31TL akaryakıt aldığını bedelinin bilahare hakkedişlerden mahsup edilmek üzere aralarında anlaşma olduğunu, akaryakıt bedeli mahsup edildikten sonra 357.236,41TL ödemenin alacaklıya yapıldığını belirttiği, usulünce düzenlenmekle sahibi lehine delil olma vasfını taşıdığı anlaşılan davalı şirkete ait ticari defterlerde yer alan kayıt ve işlemlere göre takip ve dava tarihi itibariyle davalı şirketin davacıya 73.179,69.-TL bakiye borç kaydının bulunduğu bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRLİMESİ VE GEREKÇE;
Davadaki uyuşmazlık; .... ait ... şehrin çeşitli yerlerinde bordür ve ... işlemi yapması konusunda taraflar arasında taşeron sözleşmesi imzalandığı, bakiye hakediş bedelinin ödenmediğinden bahisle başlatılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatına ilişkindir.
Tarafların delilleri toplanmış icra dosyası ve davacının ticari defterleri incelenmiştir.
Türk Hukukunda kural olarak her dava, dava tarihindeki durum ve koşullara göre karara bağlanır. Ancak itirazın iptali davaları icra takibine sıkı sıkıya bağlı davalardan olduğundan tarafların alacak borç durumu ve haklılık durumu icra takip tarihi itibariyle tespit edilir (.....11/11/2015 tarih, .... .; 14.11.2019 tarih .....,).
...'nun 10/06/2021 tarih ve ....sayılı kararında eser sözleşmesine ilişkin olarak "Tam iki tarafa borç yükleyen “Eser sözleşmesi’’ is 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 470. maddesinde de, "Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir” şeklinde tanımlanmıştır. Taraflara karşılıklı borç yükleyen eser sözleşmelerinde; “eser” ve “bedel” olmak üzere iki temel unsur bulunmaktadır. Bu sözleşmelerde yüklenici, iş sahibine karşı yüklendiği özen borcu nedeniyle eseri yasa ve sözleşme hükümlerine, fen, teknik ve sanat kurallarına uygun olarak yaparak ve zamanında tamamlayarak iş sahibine teslim etmekle; iş sahibi de bu çalışma karşılığında yükleniciye bedel ödemekle yükümlüdür. Eser sözleşmeleri açısından teslim; yüklenici tarafından, sözleşmenin amacına uygun olarak meydana getirilen ve nesnel ölçüler içerisinde kullanılabilir durumda bulunan sonucun (eserin), ifa zamanında (vâdede-süresinde) iş sahibinin zilyetliğine ve kullanımına sunulması veya varsa zilyetliğe ve kullanılmaya engel hâlin kaldırılmasıdır (....). Başka bir deyişle eser sözleşmelerinde teslim, yüklenicinin tamamladığı eseri, sözleşmeyi ifa etmek niyeti ile iş sahibinin fiili hâkimiyetine geçirmesi olarak da tanımlanabilir. TBK 471. maddesinde düzenlenen hüküm uyarınca yüklenici, üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun davranışı esas alınır.
Yüklenici, basiretli bir tacir, iş adamı ve işinin ehli bir teknik adam gibi davranıp, eser sözleşmesi ilişkisine girerek bir işi üstlenirken ekonomik gücünü, ekipmanını ve uzmanlığını en iyi biçimde değerlendirip, yeterli görmemesi durumunda o işi üstlenmekten kaçınmak zorundadır. Aksi hâlde, bunun sonuçlarına katlanır ve meydana gelen zarardan sorumlu tutulur. Eser sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda karine olarak akdî ilişkinin devam ettiği, yüklenicinin işi bırakmadığı, işyerini terk edip gitmediği sürece gerçekleştirilen iş ve imalatların yüklenici tarafından yapıldığı kabul edilmektedir. yüklenicinin işi teslim etmesi ya da eksik olarak bırakıp gitmesi veya sözleşmenin feshinden sonra bu tarihler itibariyle eksik ve kusurlu imalatlar belirlenmiş ise, bunları da karine olarak iş sahibinin giderdiği; teslim, fesih ya da terkten sonra yüklenicinin saptanan eksik ve ayıpları işe devam ederek giderdiği iddiasını yasal delillerle ispatlaması gerektiği kabul edilmektedir. Buna göre teslim, terk ya da fesih tarihine kadar karine yüklenici lehine olup, aksinin ispatı iş sahibinin yükümlülüğündedir. Teslim, fesih ya da terkten sonra ise karine iş sahibi lehinedir ve bunun aksini ispat külfeti yükleniciye ait olduğu belirtilmiştir.
Davaya konu alacak bakımından ispat yükü davacı tarafta olmakla birlikte ticari davalarda, ya da iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatlanmalıdır. Ticari defterler kesin delillerdendir. Davacıda dava dilekçesinde ticari defterlere dayanmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir.
....'nin 26.09.2018 tarih, .... sayılı ilamına göre Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri Yasa'da belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir.Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır....".... Dairesi'nin 27.06.2016 tarih, .... sayılı ilamı da aynı yöndedir.
Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı HMK'nun 222. maddesinde " (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.(1) (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır" olarak ifade edilmiştir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, mübrez belgeler, bilirkişi raporları, yukarıda belirtilen yargısal içtihatlar ve tüm dosya kapsamına göre, somut olayda, taraflar arasında .... ait “...” işi konulu eser sözleşme imzalandığı, Sözleşme tarihinin sözleşme metninde yer aldığı, sözleşme birim fiyat sözleşme olarak düzenlendiği, ancak iş miktarlarının sözleşmede yer almadığı, işe ait sözleşmenin 4.2 maddesinde tarafları yapacağı işlere ait birim fiyat teklif cetveli yer aldığı, bu maddede davacı taşeronun her bir iş için yapmış olduğu teklif birim fiyat yer aldığı, ancak işin miktarları sözleşmede yer almadığından toplam sözleşme bedeli de sözleşmede yer almadığı,.... 02.2023 tarih .... sayılı yazısı ekinde davalı ana yüklenici ... Tic. Ltd. Şti. ile ... arasında ... ihale kayıt numaralı, 28.11.2019 tarihli “...” konulu sözleşme imzalandığını, ana yüklenicinin idarelerine altyüklenici bildiriminde ... ile Belediyesi arasındaki sözleşme konusu işe ait hakedişlerin arka kapak sayfaları dosyaya sunulmadığı, dava dışı ... ile davalı ana yüklenici arasında düzenlenmiş olan 2020-2021 tarihlerinde düzenlenmiş 12 adet ara hakediş, bir adet 19.08.2021 tarihli Ek Fiyat Farkı Hakedişi, 21.02.20222 tarihli “Kesin Hesap Hakedişi” düzenlendiği, Aynı yazı ekinde davalı ana yüklenicinin kesin hesap hakedişine göre davalı ana yüklenicinin 8.358.451,06 TL sözleşme fiyatları ile iş yaptığını, 13.225,59 TL fiyat farkı aldığını, kesin hesaba esas tutarlar evrakına göre ise sözleşme bedelinin 10.442.628,25 TL olduğu sözleşme kapsamında % 10,64 iş azalışına gidilerek toplam sözleşme bedelinin 9.331.408,44 TL olarak değiştirildiği, ancak kesin hakedişe göre işin gerçekleşmesinin % 80,17 ile 8.371.676,66 TL olarak gerçekleştiğ, sunulan evrakların sadece hakediş arka kapakları olup hangi mahalde ne kadar imalat yapıldığı anlaşılmadığı, davaya konu taşeron tarafından yapılan imalat tutarı esas alındığında ana sözleşme kapsamındaki işlerin küçük bir kısmının taşeron tarafından yapıldığı, tarafından yapıldığı , taraflar arasındaki sözleşme düzenlendiği anlaşılmakla bi leşmede gün ve ay belirtilmediği, sözleşmede yapılacak işlere ait birim fiyatlar belirtilmişse de miktarının ve toplam sözleşme bedelinin sözleşme metninde yer almadığı, usulünce düzenlenmekle sahibi lehine delil olma vasfını taşıdığı anlaşılan lehine delil olma vasfına haiz olan davacıya ait ticari defterlerde yer alan ve kayıt ve işlemlere göre; 05/11/2020 olan icra takip tarihi itibariyle davalı şirketten 468.766,58.-TL fatura kaydının bulunduğu, davalı şirkete ait ticari defterlerde yer alan kayıt ve işlemlere göre takip ve dava tarihi itibariyle davalı şirketin davacıya 73.179,69.-TL bakiye borç kaydının bulunduğu anlaşılmakla 73.179,69 TL alacak miktarının sübuta erdiği anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek ve aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle,
1-DAVANIN KABULÜ İle 73.179,69 TL alacağın (10.000 TL sinin dava tarihi olan 24/06/2021 tarihinden itibaren bakiye miktar olan 63.179,69 TL’nin ıslah tarihi olan 10/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek) avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Alınması gereken 4.998,90TL harçtan peşin alınan 170,78TL ile ıslah harcı 1.080,00TL'nin toplamı olan 1.250,78TL'nin düşümü ile eksik 3.748,12TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-6102 sayılı TTK 5/A maddesi ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11, 13, 14. maddleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife Hükümleri Uyarınca Hesaplanan .... bütçesinden ödenen 1.320,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan Başvurma harcı: 59,30TL, Peşin Harç:170,78 TL, Islah Harcı: 1.080,00TL ve Vekalet harcı: 8,50TL olmak üzere toplam 1.318,58TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı taraf vekil ile temsil edildiğinden Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan ve takdir olanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan ve ayrıntısı UYAP sistemi üzerinde gösterildiği üzere bilirkişi ücreti: 4.500,00 TL, davetiye ve müzekkere tebligat gideri 174,60TL olmak üzere toplam 4.674,60TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırına iadesine,
Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile .... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 24/01/2024
Katip .....
¸[e-imzalıdır]
Hakim ....
¸[e-imzalıdır]
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!