T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/116
KARAR NO : 2024/85
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLLERİ : Av. ... -...
Av. ... - ...
DAVALI : ... - (T.C:...) - ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVA : İtirazın İptali (Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/02/2021
KARAR TARİHİ : 07/02/2024
K.YAZIM TARİHİ : 09/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket .... ve Tic. Ltd. Şti. ile .... Es. sayılı dosyasında borçlu sıfatıyla taraf olan ... arasında 08.10.2019 tarihinde 20.000,00 TL bedelli eft işlemi gerçekleştiğini, söz konusu eft işlemiyle müvekkili şirket, davalıya 20.000,00 TL tutarında para aktardığını, ancak dava tarihi itibariyle davalı, borcunu müvekkili şirkete ödemediğini, müvekkili tarafından 20.000,00 TL'lik alacağın tahsili amacıyla başlatılan .... Es. sayılı icra takibine borçlu tarafından yetki itirazı yapıldığını ve .... itiraz kabul edildiğini, bu sebeple takip, borçlunun ikamet adresinin bulunduğu yer icra dairesi olan ... Es. sayılı dosyası kapsamında devam ettiğini, borçlu 20.07.2020 tarihinde borca itiraz ettiğini, ....'nün söz konusu itiraza ilişkin 21.07.2020 tarihli kabul kararıyla takibin durdurulduğunu, müvekkili tarafından davalıya 20.000,00 TL tutarında paranın gönderildiği ekte sunulacak olan banka dekontlarından da anlaşılacağı üzere sabit olduğunu, müvekkili şirket, alacağını halihazırda tahsil edemediğini, bu sebeple müvekkilinin alacağını tahsil amacıyla borçlusuna karşı icra takibi yürütme hakkının saklı olması gerektiğini, dolayısıyla takibe karşı yapılan haksız ve hukuka aykırı itirazın iptali gerektiğini, hal böyle iken, açmış oldukları takibin hukuka uygun olduğu ve davalının itirazının icra işlemlerini uzatmak maksadıyla ve hukuki dayanaktan yoksun olarak kötü niyetle yapıldığının açık olduğunu, bu sebeple davalı borçlunun kötü niyetle yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, ayrıca kötü niyetli itirazından dolayı asıl alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesi için işbu davayı açma zaruretinin ortaya çıktığını, davalı borçlunun .... Es. sayılı dosyası kapsamında yaptığı haksız ve mesnetsiz itirazın iptaline ve takibin devamına, borçlunun kötü niyetli davranarak hukuka uygun takiplerine itiraz etmesinden dolayı asıl alacağın %20 sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı tarafça 08.10.2019 tarihinde mobil bankacılık aracılığı ile müvekkilinin hesabına 20.000,00 TL havale işlemi gerçekleştirildiğini, fakat açıklama kısmına herhangi bir ibare yazılmadığını, daha sonrasında haksız ve kötü niyetli olarak müvekkili hakkında .... sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, taraflarınca 20.07.2020 tarihinde haksız olarak başlatılan icra takibine itiraz edildiğini, neticesinde takibin durduğunu, davalı yan yine haksız ve kötü niyetli olarak iş bu itirazın iptali davasını açarak müvekkiline ödemiş olduğunu borcunu geri almaya çalıştığını, müvekkilinin alacak iddiasında bulunan karşı tarafa böyle bir borcu bulunmadığını, davalı tarafın 08.10.2019 tarihinde müvekkiline yapmış olduğu 20.000,00 TL’lik havale kendi borcuna istinaden yapmış olduğu ödeme olduğunu, davalı yan havale işlemini gerçekleştirdiğini, fakat açıklama kısmına herhangi bir ibare yazmadığını, mahkemenin de malumu olacağı üzere havale ile gönderilen paralar için açıklama kısmına muhakkak havalenin neye istinaden yapıldığının açıkça yazılması gerektiğini, açıklama yapılmadan yapılan havaleler ... uygulaması gereğince de borç para sayılır yani gönderilen para karşı tarafa olan borcunu ödediğine dair karine teşkil edeceğini, bu karinenin aksini ispat yükü ise parayı gönderen havale göndericisi yani davalı taraf üzerinde olduğunu, davacı yan 08.10.2019 tarihinde müvekkiline 20.000,00 TL bedelli havale işlemi gerçekleştirdiğini, fakat açıklama kısmına herhangi bir şey yazmadığını ve dava dilekçesi ile de havalenin müvekkiline borç olarak gönderildiğini iddia ettiğini, ... uygulamaları gereğince banka havalelerinin borç mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal karinenin mevcut olduğunu, aksini iddia eden davacı tarafın ise bu iddiasını usule uygun deliller ile ispatlaması gerekmekte ise de karşın davacı yan bu hususa ilişkin usule uygun herhangi bir delil ibraz edemediğini, davaya konu dekontlar incelendiğinde de görüleceği üzere havale dokümanlarının üzerinde herhangi bir açıklama söz konusu olmadığını, diğer yandan bu hususa ilişkin sayın mahkemenin de takdirindedir ki üzerinde herhangi bir açıklama yer almayan havale dekontları bir ödünç verme/borç değil aksine mevcut bir borcun tediyesi anlamına geldiğini, dolayısıyla ortada davacı yanın iddia etiğinin tam aksi bir durum söz konusu olup davacı yanın müvekkilinden hiçbir hak ve alacağı bulunmadığını, müvekkiline borç para verdiğini iddia eden davacı yan, bu iddiasını usule uygun deliller ile ispat etmekle yükümlü olduğunu, davacı tarafça sunulan belgelerde ise söz konusu havalelerin bir ödünç ilişkisinden kaynaklandığına dair herhangi bir belge veya ibare bulunmadığını, davacı yan esasında var olmayan bir ödünç ilişkisini varmış gibi göstermeye çalışıp müvekkilinin zararına haksız kazanım elde etmeye çalıştığını, açıklanan nedenlerle dava, esasında haksız ve kötü niyetli olup iş bu itirazın iptali davasının reddi gerektiğini, arz ve izah edilen nedenler ile; öncelikle müvekkili hakkında açılmış bulunan iş bu itirazın iptali davasının reddine, icra takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Davadaki uyuşmazlığın; Davacı şirket davalıya banka EFT dekontları ile 20.000,00 TL gönderdiğinden bahisle alacak talebinde bulunduğu, davalı taraf davaya cevap vermediği, HMK 128 mdsi gereği tüm iddiaları inkar etmiş sayılmakla taraflar arasında akdi ilişki olup olmadığı, davacı tarafın icra takip tarihi itibariyle alacağı varsa miktarının uyuşmazlık konusu olduğu tespit edildi.
Tarafların bildirdiği deliller toplanmış, tarafların BA-BS formları .... sayılı dosyası dosya arasına alınmıştır.
Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
...Mahkemesinden talimat yoluyla alınan 30/01/2023 tarihli raporda: Davacının davalıya eft ile gönderdiği 08.10.2019 tarihinde 20.000,00 TL'nin dekont fotokopisinin dava dilekçesi ekinde mevcut bulunduğu, taraflar arasındaki para göndermenin ticari bir hareket olup olmadığının tespitinin yapılamadığını, davacının davalıya yaptığı 20.000,00 TL ödemenin defter kayıtlarında “.... hesabı” ile KASA hesabına kayıt yapıldığını, davacının kayıtlarında yer alan kaydın kasa hesabı yerine 120 Alıcılar hesabı veya 159 avans hesabı olarak kayıt içererek yer alması gerekmekte olduğunu, davacı kayıtlarında yer alan KASA kaydının 120 Alıcılar veya 159 Avans hesabı içermediğini, ancak içeriğinde .... hesabı” olarak karşılığı 20.000,00 TL olarak yer almış olmasının davalıya yapılmış bir ödeme olabileceği kanaatinde olduğunu, takdir mahkemeye ait olmak üzere davalıya yapılmış ödeme olduğu değerlemesi ve takdiri mahkemeye bırakılmış olduğunu, davacının alacağına karar verilmesi halinde; davacı davalıyı TTK 1530. ve BK.117.
maddesine göre usulüne uygun alacağından haberdar etmediğinden takip öncesi 552,33 TL işlemiş faiz talep edemeyeceği bildirilmiştir.
Mahkememizce alınan 08/06/2023 tarihli raporda:Taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin dosyasında mevcut olmadığını, ayrıntılı olarak arz ve izah edildiği üzere davacı şirkete ait 2017, 2018, 2019, 2020 ve 2021 yılı mal alış Form/ba beyannameleri görüntü ekran dökümlerinde davalı taraf ile herhangi bir mal alış beyanına ait bildirime rastlanmadığını, davalı taraf vekilinin dilekçesinde de beyan edildiği üzere davalı tarafa ait ticari defterlerin bulunmaması nedeniyle taraflarınca davalı taraf kayıtları üzerinde herhangi bir tespit ve değerlendirmenin yapılamadığını, mahkeme tarafından davacı şirket ticari defter ve kayıtları üzerinde SMMM mali müşavir bilirkişisine hazırlattırılan 31.01.2023 tarihli bilirkişi raporuna taraflarınca da iştirak edilmekle birlikte takdirin mahkemede olduğu bildirilmiştir.
Taraflar arasında ki dava icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre taraf defterlerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen ve usul ve yasaya uygun denetime ve hüküm kurmaya elverişli 8/6/2023 tarihli bilirkişi raporuna göre, davacının 2017, 2018, 2019, 2020 ve 2021 yılı mal alış Form/ba beyannameleri görüntü ekran dökümlerinde davalı taraf ile herhangi bir mal alış beyanına ait bildirime rastlanmadığı ve davalı tarafa ait ticari defterlerin bulunmaması ve davacının davalıya yaptığı 20.000,00 TL ödemenin defter kayıtlarında “.... hesabı” ile KASA hesabına kayıt yapıldığı, davacının kayıtlarında yer alan kaydın kasa hesabı yerine 120 Alıcılar hesabı veya 159 avans hesabı olarak kayıt içererek yer almasının gerekmekte olduğu tespit edildiğinden kaldı ki takibe konu faturaların salt davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmasının dayanak belgelerle doğrulanmadığı takdirde tek başına alacağın ispatına yeterli bulunmadığı, davacının 20.000,00 TL ödemeye ilişkin ispata elverişli başkaca delil de sunmadığı, davacı takip konusu 20.000,00 TL bedelli eft işlemi nedeniyle davalıdan alacaklı bulunduğunu ispatlanamadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
Davanın REDDİNE,
Alınması gereken 427,60TL harçtan peşin alınan 341,55 TL'nin mahsubu ile bakiye 86,05TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
1.320,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesaplanan ve takdir olunan 17.900,00TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, Davacı vekili (e duruşma yoluyla) ile davalı vekilinin yüzüne karşı miktar itibari ile kesin olarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 07/02/2024
Katip ...
¸[e-imzalıdır]
Hakim ...
¸[e-imzalıdır]
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!