WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 30 Haziran 2026

ANKARA 3. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2019/524
KARAR NO : 2024/29

HAKİM : ... ....
KATİP : ... ...

DAVACI : ...
VEKİLLERİ : Av. ... - ...
Av. ... - ....
Av. ... - ....
DAVALI : ... - ...
VEKİLLERİ : Av. ... - ...
Av. ... -
Av. ... - ....
Av. ... -...
Av. ... -...
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 18/03/2014
KARAR TARİHİ : 17/01/2024
K.YAZIM TARİHİ : 19/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket sigortalısı ..., ... plaka sayılı aracını 22/06/2011 tarihinde ... kasko poliçe numarasıyla sigortaladığını, davalı şirketin maliki olduğu ... plaka sayılı araç, firari sürücü sevk ve idaresinde, 02/07/2011 tarihinde asli kusurlu (%100) olarak ve olay yerini terk ederek sebebiyet verdiği kazada, müvekkili şirket nezdinde sigortalı bulunan ... plaka sayılı araçta maddi hasara sebep olduğunu, kaza sonrası sigortalı araçta meydana gelen hasarla ilgili ekspertiz raporu düzenlendiğini, sigortalı araçta büyük hasar meydana geldiğini, müvekkili şirketin gerçekleşen kaza sonrası sigortalısına ait araçta meydana gelen hasar dolayısıyla 5.711,00TL tazminat ödemesini 02/08/2011 tarihinde gerçekleştirdiğini, ödenen bu miktarın tamamından davalının asli kusurlu olması sebebiyle ödeme tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faiziyle birlikte sorumlu olduğunu, sigortalıya 02/08/2011 tarihinde ödenen miktarın tahsili amacıyla .... Esas sayılı takip dosyası ile borçlu/davalıya ödeme emri gönderildiğini, ancak davalı borca itiraz ederek takibin durmasına sebep olduğunu, ancak davalının borca itirazının hukuka aykırı olduğunu, davalı şirketin. müvekkilinin ödemiş olduğu sigorta tazminatından ödeme tarihi itibariyle işleyecek faiziyle birlikte sorumlu olduğunu, bu itibarla, davalının takibe giren miktar olan 6.548,87TL yönünden haksız itirazlarının iptaline karar verilmesini, ... plaka sayılı aracın trafik kaydına teminatsız ihtiyati tedbir konulmasına, davalının haksız itirazlarının iptaline, bu miktarın %20'sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkumiyetine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... plakalı aracın iddia edildiği gibi 02/07/2011 tarihinde herhangi bir kazaya karışmadığını, davacının sigortalısına ait araca çarpmadığını, davacının iddiası aksi yönde ise bu iddiasını ispatlaması gerektiğini, davacı tarafın neye dayanarak müvekkili şirketten hasar bedelini talep ettiğinin anlaşılamadığını, tüm bunlara rağmen davacı tarafın taleplerini müvekkili şirkete yönlettiğini ve hatta müvekkili şirketin hiç karışmadığı bir kazada kusur dağılımı yaptığını, su sebeple de davacının davasının reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın araçta 5.711,00TL değerinde zarar olduğunu ve bu zararı 02/08/2011 tarihinde ödediklerini iddia ettiklerinin de görüldüğünü, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, zararın miktarının taraflarınca kabul edilmesinin söz konusu olmadığı gibi, 02/08/2011 tarihinden itibaren faiz işletilmesinin de hukuka ve uygulamaya aykırı olduğunu, davayı ve kazayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla zararın gerçek miktarının ve kusur oranında dağılımının da mahkemece tespit ve tayin edilmesi ve müvekkilinin -varsa- ödeme yükümlülüğünün başladığı tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirket adresinin belli ve faaliyetine devam eden büyük bir işletme olduğunu, öncelikle görev yönünden davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte olunması halinde ise müvekkiline ait aracın dava konusu kazaya karışmaması sebebiyle davacının öncelikle tedbir isteminin ve nihayetinde de haksız ve hukuka aykırı davasının reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
.... Esas sayılı dosyası
Ekspertiz raporu, görgü tespit tutanağı,
Sigortalı araç bilgileri, tramer kayıtları, sigota kasko poliçesi, ifade tutanağı
Faturalar, ödeme dekontu, fotoğraflar, ibraname ve taahhüt belgesi, rücu mektubu
.... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklının ...., borçlunun ... Tem. İnş. Ve Gıda San. Tic. Ltd. Şti. olduğu; 6.548,87TL alacak için 19/03/2013 tarihinde icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya 22/03/2013 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 25/03/2013 havale tarihli dileçesiyle icra takibine, borcun tamamına, faize ve tüm ferilerine itirazı sonucu icra takibinin durduğu anlaşılmıştır.
Davanın mahkememizin .... Esas sayılı dosyasında görülmekte iken yine aynı mahkemenin 02/09/2013 tarih .... sayılı ilamıyla "01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4, 5, 19. maddesinde, ticari iş ve işlemlerden doğan davaların ticaret mahkemelerinde görüleceği, tarafların birisi hakkında ticari olan işin diğer taraf içinde ticari iş sayılacağı, keza TTK.nun 1401-1403. ve devamı maddeleri gereğince Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen sigorta mevzuatı ile ilgili olan davaların ticaret mahkemesinde görüleceği belirlenmiş olup, olayımızda da davalı şirketi ticari faaliyeti kapsamında malik olduğu aracın karıştığı kaza sonucu davacının uğradığı araçtaki değer kaybı ve servis olarak kullanılan aracın kazanç kaybı zararlarının tahsili için davanın açıldığı, her iki tarafın tacir olduğu, görevle ilgili hususların kamu düzenine ilişkin olup her aşamada resen nazara alınabileceği, ... Dairesi'nin 15.02.2013 gün ve .... sayılı ilamında bu yönde içtihat oluşturulduğu anlaşılmakla, aşağıdaki şekilde davanın görev yönünden reddine, süresinde talep halinde dosyanın .... Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmesinin doğru olacağı sonuç ve kanısına varıldığı, davanın görev nedeniyle reddine, karar kesinleştiğinde ve süresinde talep halinde dosyanın görevli .... Mahkemesi'ne gönderilmesine" şeklinde karar verildiği ve mahkememizin .... Esas sayılı dosyasına kaydedildiği görülmüştür.
Mahkememizin 10/02/2016 tarih .... sayılı kararıyla "Toplanan delillerden; sigortalı araç sürücüsünün sigortalı dönem içerisinde 02/07/2011 tarihinde ters yöne giren karşı taraf sürücünün çarpması sonucu %100 kusurlu olarak aracına bilirkişi tespitine göre 5,334,35 TL zarar verdiği, davacı ... şirketince ödendiği, karşı taraf hasara sebebiyet veren araç işleteninden halefiyet kuralı gereği istemekte haklı olduğu, olay günü beyanı alınan sigortalı araç sürücüsü ... beyanında sürücüsü alkollü olan aracın yanına gidip sürücüyü gördüğü, plakasını alıp polise bildirdiği ve kusurlu araç sürücüsünün aracı çalıştırıp olay yerinden ayrıldığı, hemen akabinde aynı gece polisin gelip görgü tespit tutanağının düzenlendiği ve beyanın alındığı, ... karşı taraf araçla ilgili ters yöne girerek tehlikeli araç kullandığından bahisle dava dışı şüpheli ... ile ilgili dava açtığı, ... yargılama sırasında Sulh Ceza Mahkemesindeki yargılamada fotoğrafı gösterilen şüphelinin aracı kullanan şahıs olmadığını ancak şahsın alkollü ve ters yöne girdiğini beyan ettiğini, davalı şirketin işlettiği aracın olay gecesi kimin tarafından kullanıldığı bilinemediği, bu hususta bir delil olmadığından beraatına karar verilmiş ise de olay sonrası sürücünün beyanının ve tutanaklarda davalı aracının kazaya karıştığı, hasar ve zarar oluşturduğu anlaşılmakla bilirkişi raporu doğrultusunda olay haksız fiil olup olay tarihinden itibaren faiz istenebileceğinden davacı tarafça yasal faiz istemekle bu miktar (%9) takip tarihine kadar talep edilecek faiz hesaplanmış, davanın kısmen kabulüne, bu miktar üzerinden borçlu itirazın iptali ile takibin devamına, haksız fiil olup hasarın ve zararın bilirkişi incelemesi ile tespit edilmekle, alacak likit olmadığından, icra inkar tazminatı da dahil fazla talebin reddine" karar verilmiştir.
Mahkememiz kararın süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine .... Dairesi'nin 23/01/2019 tarih ... sayılı kararıyla ""Mahkemece sigortalı araç sürücüsünün sigortalı dönem içerisinde 02/07/2011 tarihinde ters yöne giren karşı taraf sürücünün çarpması sonucu %100 kusurlu olarak aracına bilirkişi tespitine göre 5.334,35 TL zarar verdiği, olay günü beyanı alınan sigortalı araç sürücüsü ...'in beyanında sürücüsü alkollü olan aracın yanına gidip sürücüyü gördüğü, plakasını alıp polise bildirdiği ve kusurlu araç sürücüsünün aracı çalıştırıp olay yerinden ayrıldığı, hemen akabinde aynı gece polisin gelip görgü tespit tutanağının düzenlendiği ve beyanın alındığı, olay sonrası sürücünün beyanının ve tutanaklarda davalı aracının kazaya karıştığı, hasar ve zarar oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmişse de varılan sonucun dosya kapsamına uygun düşmediğini, davacının sigortalısı aracı ile seyir halindeyken yola ters girerek duran davalının ... plakalı aracı ile çarpıştığını, bundan dolayı aracının ön tarafında hasar meydana geldiğini, beyan ederek davacı sigortaya başvurmuş, davacı tarafından da kasko güvencesi altında olan aracın hasar bedelinin ödendiğini, davalı vekili kazaya, aracının karışmadığını savunduğunu, mahkemece davaya karışan davalının aracı ile ilgili tramer kayıtları dosyaya getirtilmiş, davalının aracının davamıza konu kazadan sonra 17.09.2011 tarihinde başka bir kazaya karıştığı, o kazada da dava dışı başka bir araç ile çarpıştığı, dava dışı aracın davalımızın aracına sol arka teker kısmından çarptığı, hasarın kaza dosyası ile uyumlu olduğunun anlaşıldığı belirtildiğini, .... E sayılı dosyası ile açılan “trafik güvenliğini tehlikeye sokma” suçundan davalının yetkilisi ... aleyhine açılan ceza davasında olay tarihinde aracı kendisinin kullanmadığını, aracın davalı şirkete ait olduğunu, birçok şoför tarafından kullanıldığını, kazayı yapanın kendisi olmadığını, aracın o tarihte kazaya karışıp karışmadığını bilmediğini beyan ettiğini, mahkemece de sanık ... lehine beraat kararı verildiğini, davalının aracı ile ilgili tramer kayıtlarında davalının 17.09.2011 tarihli bir kazaya karıştığı o kazada da sol arka teker ve civarının hasar gördüğünün belirlendiği, davamızda ise davacının sigortalısının 02.07.2011 tarihinde meydana gelen kaza sırasında ise ters güzergahta duran davalının aracının davacının aracının sağ ön kısmına hasar verdiğinin anlaşılmasına göre davamıza konu 02.07.2011 tarihinde meydana gelen kazada davacının aracı ile davalının aracının hangi yerlerinde hasar oluşabileceğinin, hasar oluştu ise davalı aracında söz konusu oluşabilecek hasar yerlerinin tamir edilip edilmediğinin, belirlenmesi davalının aracı ve davacının sigortalısının aracı üzerinde makine mühendisi bilirkişi marifetiyle keşif yapılarak bilirkişi raporu alınması, yukarıda sözü edilen davalı aracına ait tramer kaydındaki hasarın karşılaştırılması alınacak rapor ile toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırmaya ile karar verilmesinin doğru görülmediğini, açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına" şeklinde karar verildiği ve mahkememizin iş bu esasına kaydedildiği anlaşılmıştır.
Davacı tanığı ... 18/02/2015 tarihli yeminli anlatımında " Olay günü eşim ile birlikte ... alış veriş merkezinde saat 22.00 gibi aracı ben kulladığım halde çıktık, olay yeri olan ... üst geçitinin altında geçiyorduk, davalı araç sürücüsü karşı yönden gelirken gitmesi gereken yoldan giderken yoldan gitmedi, tersyöne girdi, aniden benim önüne çıktı, bende çarptım, olay bu şekilde oldu, sonra araç durdu, ben aracımdan indim, sürücünün yanına gittim, sürücü alkol kokuyordu konuşmada güçlük çekiyordu, kelimeler çıkmıyordu, ben bekle dedim, polis çağırdım, aracımın yanında polisi beklerken araç olay yerini terk etti, biz plakası aldık, polis geldi, şahsı görsem tanımam olay üzerinden 4 sene geçti, sonra karakola gittik, alkol muayenesi yapıldı, olay bu şekilde oldu, karşı taraf sürücünün kullandığı araç ... marka gri renkli bir araçtı ve sonunda da hasar benim aracımda oldu, karanlıktı tam göremedim ama karşı tarafın aracında hiç bir şey yoktu, şimdi plakasını hatırlayamam, o zaman belirtmiştim, polis geldi tutanaklar tutuldu" şeklinde açıklamada bulunmuştur.
... sayılı plakalı aracın maliki olduğu anlaşılan ... Beyanında Mahkememizin 14/09/2022 tarihli duruşmasında "Benim aracı hazır edebilmem için iş yerinden izin almam gerekiyor, ...'de araç incelenebilir, normalde Cumartesi Pazar çalışmıyorum, hafta içinde keşif kararı verilirse iş yerinden izin alıp aracı istediğiniz yere götürebilirim, şu anda da araçla birlikte geldim, araç adliye salonu dışındadır; bendeki aracın plakası ...'dir, bir önceki sahibine ait plaka olduğu için satış sırasında plaka değişikliği talep edilmemiştir, aracın markası ... marka araçtır, şase numarasını not olarak almıştım, ... numarasıdır, ayrıca 2 hafta sonra 29 Eylülde keşif yapılabilir", şeklinde beyanda bulunmuştur.
Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Bilirkişiden alınan 23/11/2015 tarihli raporda: Davalı şirkete ait ... plakalı aracın kimliği belirsiz sürücüsünün olayda %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğunu, davacı taraf sürücüsü ...'ın olayda kusursuz bulunduğunu, dava konusu ... plakalı aracın hasar bedelinin 5.334,35 TL olduğunu, ... A.Ş. Tarafından dosyaya sunulan ... plakalı aracın hasar dosyası, 17.09.2011 tarihinde geçirilen trafik kazası ile ilgili olduğunu, davacı aracının davalı aracının hangi kesimine çarptığı bilinmediğinden, dava konusu trafik kazası ile ilgili ve uyumlu olup olmadığını söyleme imkanı bulunmadığı bildirilmiştir.
.... Mahkemesinden istinabe yoluyla alınan 07/01/2021 tarihli bilirkişi raporda: ... Esas sayılı dosyasında ... Bozma ilamında keşfi istenen aracın ... İlçesinde olduğu anlaşıldığından talimat yoluyla ... Bozma İlamı doğrultusunda Keşif yapılmasını talep ettiğini, ... ilamında da belirtilmiş olan davalı aracının 17/09/2011 tarihinde bir kazaya karışmış olduğu ve kaza ile ilgili olarak dava dosysı içeriğinde ... numaralı ekspertiz raporunun bulunduğunu, bu raporda ... plakalı aracın resimlerinin bulunduğu, şasi numarasının ... olduğunu, marka ve modelinin ise .... olduğunun görüldüğünü, 06/01/2021 Tarihinde ... önünde araç üzerinde keşif yapıldığını, yapılan keşif sonucunda; keşfi yapılan aracın ... plakalı olduğu, şasi numarasının ... olduğu, marka ve modelinin .... olduğu tespit edilmiş olup dava dosyası, şikayetçi ifade tutanağı ve ... Bozma İlamında belirtilen ... plakalı ... marka araç olmadığı tespit edildiği bildirilmiştir.
Bilirkişiden alınan 30/12/2022 tarihli raporda; Davacı ... şirketinden kasko sigortalı ... plaka sayılı aracın maliki ve sürücüsü dava dışı ...’ın yönetimindeki aracı ile bölünmüş yolu takiben olay yeri kavşağa geldiğinde, sağdaki tali yoldan kontrolsüzce bulunduğu yola girip ters yönde dönüp yol içinde duran davalı taraf aracına çarpmış olduğunu, olayın oluşumuna etki eden kusurlu davranışının bulunmadığı ve kural ihlali yapmadığını, davalı şirkete ait ... plakalı aracın kimliği belirsiz sürücüsünün, yerleşim yeri içinde daha dikkatli ve tedbirli davranmamakla, yönetimindeki aracı ile olay yeri kavşağa yaklaşırken hızını düşürmemekle, olay yeri kavşak girişinde seyir yönündeki trafiğe hitaben konulan “Yolver” ve "Sağa Dönülmez" trafik işaret levhalarını dikkate almamakla, kavşak girişinde durup solundaki kavşak kolundan gelen trafiği kontrol ettikten sonra uygun ise sağa dönüşle bulvara giriş yapması gerekirken hiçbir önlem almadan bulvara giriş yapıp, sola dönerek bulvar üzerinde durarak, yakın mesafedeki davacı taraf aracının seyir şeridini kapatıp, olayın önlenebilirliğini imkansız kılmakla, ilk geçiş hakkını davacı tarafı aracına vermemekle, durup davacı tarafı aracının geçmesini beklememekle %100 (Yüzde yüz) oranında asli kusurlu olduğunu, davaya konu 02.07.2011 tarihinde meydana gelen kazada; ... plakalı araçta kazadan sonra değiştirilmesi gereken hasarlı parça ve malzemelerin; ön panel, ön tampon ile demiri ve ızgarası, sol-sağ far komple, motor alt muhafazası, ön sağ çamurluk olduğu; işçilik olarak ta ön panel, ön tampon, sol-sağ far komple, motor alt muhafazası, ön sağ çamurluk değişimine/onarımına ait işçilikler ile rot-balans işçiliğinin olduğu; 27.07.2011 rapor tarihli, ... rapor no.lu ve ... dosya no.lu ... plakalı aracın davaya konu 02.07.2011 tarihli kaza ile ilgili kasko Kesin Ekspertiz Raporu’nda; Değişmesi gereken hasarlı parça ve malzemelerin tutarı KDV Hariç 3.993,00 TL; işçilik tutarı KDV Hariç 847,08 TL olmak üzere toplam KDV Hariç 4.840,08 TL olduğunun belirtildiği ve söz konusu hasar tutarında yer alan tüm hasarlı parçaların/malzemelerin onarımı ile işçilik bedellerinin kaza tarihindeki piyasa şartlarıyla ve kaza tespit tutanağı/krokisine göre kaza şekliyle uyumlu olduğunu, davacı şirketçe sigortalı aracın dava dışı ... A.Ş şirketince tamir edildiğini, hasar bedelinin ...'dan alınan 20.07.2011 günlü irsaliyeli fatura ile 5.711,29 TL olarak faturalandırıldığını, fatura bedelinin, davacı ... şirketince ...’nın 15.08.2011 işlem tarihli hesaptan hesaba havale yolu ile 5.711,00 TL olarak, ... A.Ş'ye ödendiğini, davaya konu kaza ile ilgili olmayan 17.09.2011 tarihli kaza için 01.10.2011 tarihinde tanzim edilen Kasko Ekspertiz Raporu’nda; ... plakalı araçta kazadan sonra değiştirilmesi gereken hasarlı parça ve malzemelerin; lastik, sağ arka braket, sağ arka teker bilyası, sol arka çamurluk davlumbazı, arka dingil olduğu; işçilik olarak ta sağ arka braket, sağ arka teker bilyası, sol arka çamurluk davlumbazı, tampon ve amortisör değişimine/onarımına ait işçiliklerin olduğu ve söz konusu değişen parçaların sol arka çamurluk davlumbazı hariç davaya konu kaza ile uyuşmadığını, dava konusu ... plakalı aracın kaza tarihindeki hasar bedelinin 5.334,35 TL olduğu ve poliçe teminatı limitinde kaldığı bildirilmiştir.
Bilirkişiden alınan 24/06/2023 tarihli ek raporda: 27.07.2011 rapor tarihli, ... rapor no.lu ve ... dosya no.lu ... plakalı aracın davaya konu 02.07.2011 tarihli kaza ile ilgili kasko Kesin Ekspertiz Raporu’nda; Değişmesi gereken hasarlı parça ve malzemelerin tutarı KDV Hariç 3.993,00 TL; işçilik tutarı KDV Hariç 847,08 TL olmak üzere toplam KDV Hariç 4.840,08 TL olduğunun belirtildiği ve söz konusu hasar tutarında yer alan tüm hasarlı parçaların/malzemelerin onarımı ile işçilik bedellerinin kaza tarihindeki piyasa şartlarıyla ve kaza tespit tutanağı/krokisine göre kaza şekliyle uyumlu olduğunu, davacı şirketçe sigortalı aracın dava dışı ... A.Ş şirketince tamir edildiğini, hasar bedelinin ...'dan alınan 20.07.2011 günlü irsaliyeli fatura ile 5.711,29 TL olarak faturalandırıldığını, fatura bedelinin, davacı ... şirketince ...’nın 15.08.2011 işlem tarihli hesaptan hesaba havale yolu ile 5.711,00 TL olarak, ... A.Ş'ye ödendiği bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Davadaki uyuşmazlık; Davacı ... şirketine kasko paleçe sigortası sigortalı olan ... plakalı aracın kazada hasarlandığı ve kazanın karşı taraf davalı aracının kazaya sebebiyet verdiği iddia olunduğu, ancak davalı tarafın kabul etmediği, dolayısıyla davalı aracın kazaya sebebiyet verip vermediğ,i vermiş ise hasar miktarı ve kusur durumlarının tümünün uyuşmazlık konusu olduğu tespit edildi.
...'nun 04/10/2022 tarih, ....sayılı kararında açıklandığı üzere İspatı gerekli ve önemli olan vakıalar, hâkimin vereceği kararı etkileyen ve hâkimin karar verirken dikkate alması gereken vakıalardır Kural olarak hâkim, taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan vakıaların gerçekleşip gerçekleşmediğini kendiliğinden araştıramaz. Belli bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediğini, tarafların ispat etmesi gerekir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “İspat yükü” başlıklı 6. maddesi uyarınca, “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” Aynı yöndeki düzenleme HMK’nın 190. maddesinin birinci fıkrasında, “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir” şeklinde ifade edilmiştir. Buna göre ispat yükü, ispatı gereken vakıalara dayanan tarafa ait olup, herkes iddiasını ispatla mükelleftir. İspat için başvurulan araçları (vasıtaları) ifade eden deliller; HMK'da senet, yemin, tanık, bilirkişi, keşif ve uzman görüşü olarak sıralanmıştır. Ancak sayılan bu deliller sınırlayıcı (tahdidi) olmayıp, kanunun belirli bir delille ispat zorunluluğu getirmediği hâllerde taraflar kanunda düzenlenmemiş diğer delillere de dayanabilirler. Delillerin değerlendirilmesinde ise, hâkimin bağlılığı ve her bir delile bağlanan hukukî sonuçlar bakımından “kesin” ve “takdiri” deliller ayrımı esas alınarak incelenme yapılmaktadır. Kesin deliller başka bir ifadeyle kanunî deliller hâkimi bağlayıcı nitelikte olduğundan, hâkimin bu delilleri takdir yetkisi bulunmamaktadır. Kesin delillerden biri ile ispat edilen olay doğru olarak kabul edilmektedir. Takdiri deliller ise hâkimi bağlamaz, hâkim bu delilleri serbestçe tayin ve takdir eder, değerlendirir ve kararını buna göre verir. Açıklanan bu hususlara Hukuk Genel Kurulunun 08.04.2021 tarihli ve ....; 29.04.2021 tarihli ve .... sayılı kararlarında da değinilmiştir.
.... 'nun 27/01/2022 tarih, ... sayılı kararında açıklandığı üzere HMK’nın 219/1. maddesi gereğince taraflar, ileri sürdükleri vakıaların ispatına ilişkin sadece kendi ellerindeki belgeleri ibrazı yanında karşı tarafça delil olarak dayanılan belgeleri de ibraz yükümlülüğü altındadırlar. Anılan düzenleme ile ispat yükü üzerinde olmayan tarafın da belirli koşullarda belge ibrazı ile yükümlülük altına alınarak davanın aydınlatılmasına katkıda bulunması sağlanmakta, bu suretle gerçeğe ve hakkaniyete uygun karar tesisine imkân tanınmaktadır. Tarafların mahkemeye ibraz ile yükümlü oldukları belgeler, ileri sürülen hususların ispatı ile ilgili olanlardan ibaret olup bunun belirlenmesi ise HMK’nın 194. maddesi çerçevesinde taraflarca gerçekleştirilecek somutlaştırma faaliyeti ile mümkündür. Bu doğrultuda taraflar, ileri sürdükleri vakıayı ispata elverişli bir biçimde somutlaştırmanın yanında delil olarak dayandıkları belgeleri ve hangi belgenin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıklamakla yükümlüdürler. Anılan yükümlülüğün ifası ile belgenin içerik ve niteliği hakkında bilgi sahibi olunarak ispat konusu vakıaya ilişkin olarak ibrazı istenen belgenin gerekli olup olmadığı yahut belgedeki hangi kısımların gerekli olduğu belirlenebilecektir. Bu sayede ileri sürülen hususların ispatıyla ilgili olmayan belgelerin gereksiz yere ibrazı önlenebileceği gibi HMK’nın 219/2. maddesi gereğince devamlı kullanılan ve içeriği bölünebilen belgelerin tamamı yerine sadece ispat konusu vakıa ile ilgili kısımları belirlenerek tarafların mahkemeye belge ibraz yükümlülüklerinin sınırları tespit edilebilecektir (...)
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tanık beyanı, ... Dairesi'nin 23/01/2019 tarih .... sayılı kararı, davalı aracı olduğu belirtilen araca ilişkin yapılan keşif, mübrez bilirkişi kurulu raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu 02.07.2011 tarihinde meydana gelen kazada davacının aracı ile davalının aracının hangi yerlerinde hasar oluşabileceğinin, hasar oluştu ise davalı aracında söz konusu oluşabilecek hasar yerlerinin tamir edilip edilmediğinin, belirlenmesi davalının aracı ve davacının sigortalısının aracı üzerinde makine mühendisi bilirkişi marifetiyle keşif yapılarak bilirkişi raporu alınması gerektiği belirtildiği davalı aracı davacı araç üzerinde keşif yapıldığı ve bilirkişi raporu sunulduğu 01.10.2011 tarihinde tanzim edilen Kasko Ekspertiz Raporu’nda; ... plakalı araçta kazadan sonra değiştirilmesi gereken hasarlı parça ve malzemelerin; lastik, sağ arka braket, sağ arka teker bilyası, sol arka çamurluk davlumbazı, arka dingil olduğu; işçilik olarak ta sağ arka braket, sağ arka teker bilyası, sol arka çamurluk davlumbazı, tampon ve amortisör değişimine/onarımına ait işçiliklerin olduğu ve söz konusu değişen parçaların sol arka çamurluk davlumbazı hariç davaya konu kaza ile uyuşmadığını, davacının sigortalısının aracının davacı tarafından hazır edilmediği gibi, mahkememizce yapılan araştırmada ... sayılı plakalı araç maliki ... adına çıkartılan tebligatın bila tebliğ iade edildiği ve Teb. Kanunu 21. maddesine göre tebliğ yapılmasına rağmen duruşmaya katılmadığı ve aracın keşif için hazır edilemediği anlaşılmakla mevcut delil durumuna göre ispatlanamayan reddine karar vermek ve aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Mahkememizin 26/06/2013 tarihli tensip tutanağındaki ... plaka sayılı araçın davalı adına kayıtlı olması halinde 3.şahıslara devir ve temlikinin önlenmesi bakımından HMK.nun 389.maddesi gereğince trafik kaydı üzerine ihtiyati tedbirin iş bu kararın kesinleşmesine kadar devam etmesine,
3-Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 79,75TL harcın mahsubu ile eksik alınan 167,85TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davalı taraf vekil ile temsil edildiğinden Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca Hesaplanan ve takdir olanan 6.548,87TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırına iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde ... yolu açık olmak üzere karar verildi.17/01/2024
Katip ...
¸[e-imzalıdır]

Hakim ...
¸[e-imzalıdır]