WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

ANKARA BÖLGE ADLIYE MAHKEMESI 23. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/2 Esas
KARAR NO : 2024/552

DAVA : Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 02/01/2024
KARAR TARİHİ : 24/09/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili sunduğu dava dilekçesi ile; Müvekkili ile davacı arasında 26.10.2018 tarihli taşıma sözleşmesi imzalandığını, işbu sözleşme ile davalı taraf müvekkilin ürünlerinin taşımacılığını ücret karşılığında üstlendiğini, ancak davalı tarafın mevzuattan ve sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemiş olduğunu, bu nedenle müvekkilinin birçok malı kayıp ya da zayi olduğunu, müvekkiline ait kargo paketlerinin, müvekkili şirketin mallarının taşımacılığını yerine getiren ...sorumluluğunda iken zayi olduğunu, bu nedenle davalı şirkete başvurulduğunu ancak davalı şirketin kargo paketlerinin değerleri belirli ve davalı tarafından taşıma öncesi biliniyor olmasına rağmen tazmin taleplerini reddettiklerini, bir ödeme yapmadıklarını, TTK m. 886 ile zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı, sorumluluktan kurtulma hallerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağını, taşıyıcının bu durumda tam zayi durumunda toplam eşya bedelinden ve oluşan taşımayla ilişkili tüm maliyetlerden sorumlu olduğunu belirterek haklı davalarının kabulüne, fazlaya ilişkin haklarının HMK m. 107/2 uyarınca miktarın tam ve kesin olarak belirlenmesi bilirkişi incelemesi ile mümkün olduğundan talebi arttırma haklarının saklı kalmak kaydı ile şimdilik; 10.000-TL'nin arabuluculuk tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile davalıdan alınarak taraflarına verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 12/06/2024 tarihli ıslah dilekçesinde; dava dilekçesinde 10.000,00-TL olan talep miktarının bilirkişi kök raporu doğrultusunda 7.535,99-TL artırarak alacak taleplerini 17.535,99-TL olarak artırdıklarını, davanın artırılmış hali ile kabulüne ve 17.535,99 TL alacak miktarının dava tarihinden itibaren ticari faizi ile davalıdan alınarak kendilerine ödenmesini talep ettiklerin anlaşılmıştır.
Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde, müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, dava konusu edilen gönderilerin bir çoğu bakımından bir yıllık zamanaşımı süresinin dolduktan sonra davanın açıldığını, müvekkili şirketin üzerine düşen edimlerini gereği gibi yerine getirdiğini, davacının tazmin taleplerinin müvekkili şirket nezdinde değerlendirildiğini, (...), (...), (...), (...), (...), (...), (...), (...) gönderi takip numaralı kargolara ilişkin tazminat taleplerinin olumlu değerlendirildiği ve fatura borçlarından söz konusu tazminat tutarlarının mahsup edilerek davacının tazminat taleplerinin karşılandığını, müvekkili şirketin gönderilerin içeriğine müdahale etmesi gibi bir durumlarının olmadığını, kendisine teslim edilen gönderinin taşınmasına ilişkin süreci yükümlülüğüne uygun olarak yürütüldüğünü, ayrıca kredi kartı tahsilat komisyon ücreti ile "gümüş işçilik" hizmet bedelinin müvekkil şirketten talep edilmesinin mümkün olmadığını belirterek haksız ve mesnetsiz olarak ikame edilen davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle mahkemeniz aksi kanaatte ise davacının davasını ispatlayamaması nedeniyle esastan reddine, davacının faiz isteminin, arabuluculuk dava şartı yerine getirilmemiş olması nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, davacıya ait eşyayı taşıyan davalının, taşınan eşyaları kaybetmesi nedeniyle davacının uğradığı zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkememiz dosyası mali müşavir bilirkişi ...ve taşıma uzmanı bilirkişi ...'e verilerek; taraf defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılıp, taraflar arasında taşıma ticari ilişkisi olup olmadığı, bu ticari ilişki kapsamında davalının davacıya ait eşya taşımasını yapıp yapmadığı, bu taşıma sırasında davacıya ait eşyaların teslimi ve kaybolmasına ilişkin kayıtlar incelenerek davacının bu taşımadan dolayı bir zararı oluş mu varsa miktarına ilişkin rapor düzenlenmesinin istenildiği, bilirkişi heyeti mahkememize sunduğu 07/06/2024 tarihli raporlarında; Taraf defterlerinde bulunan kayıtlardan ve cari muavinlerden taraflar arasında 17.05.2019 tarihinden itibaren devam eden bir ticari ilişki olduğu ve 2024 yılında da bu ticari ilişkinin halen devam ettiği, davacı tarafından tazmini kabul edilen eşyalardan 5 adet taşıma işine ait 1.861,52 TL'sinin davalı tarafça davalının cari hesaplarından düşülmek suretiyle 1.861,52 TL zararın tazmin edildiği, davalı tarafça tazmin bedeli onaylanan ve davacı tarafından tazmin bedeli açıklaması ile davalı adına düzenlenen toplam bedeli 1.210,78 TL olan 3 adet faturanın davalı kayıtlarında bulunmadığı ve davalı tarafça tazmin edilmediği, mahkemece davacının, taşıma işinden dolayı kayıp kaynaklı zararı oluştuğu kanaati hasıl olması halinde davacı kayıtlarından fatura bedeli (ürün bedeli, ürünler için katlanılan işçilik bedelleri) 17.114,91 TL kadar ürün kaybı nedeniyle zararı oluştuğu ayrıca davalının kusurlu olması sayın mahkemenizce takdir edilmesi halinde ise kargo taşıma ücreti nedeniyle 421.08 TL kargo taşıma ücreti zararı oluştuğu, dolayısıyla toplam zarar miktarının 17.535,99 TL olduğu, 25 adet taşıma işine konu davacının düzenlemiş olduğu faturalardaki “gümüş işçilik” bedelleri toplamı 1.761,16 TL olup, ürünün maliyetine dahil olmayıp davacı tarafından müşterilerine verilen hizmetin bedeli olduğunu, gümüş işçilik bedelinin davacının zararından düşülüp düşülmemesinin mahkemenizin takdirinde olduğu, gümüş işçilik bedelinin davacının zarar miktarından düşülmesinin takdir edilmesi durumunda davacının zarar miktarının 15.774,83 TL (17.535,99-1.761,16) olduğu, davalı yanca teslimi sabit olmayan emtia için hesaplanan zararı tazmin etmesi gerektiği yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmiş oldukları anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirilmekle;
Taraflar arasında 26/10/2018 tarihli Taşıma Sözleşmesi imzalandığı, dava konusu uyuşmazlığın bu sözleşme kapsamında, davacıya ait eşyaların kaybedilmesi nedeniyle davacının zarara uğradığını iddia eder olduğu, davalının ise davanın zamanaşımı ve esas yönüden reddi gerektiğini savunduğu görülmüştür.
Dava konusu olayda zamanaşımının gerçekleşmemiş olduğu kabul edilmiş ve bu yöndeki itirazların reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafça tazmin bedeli açıklaması ile düzenlenen 8 adet faturadan toplam 1.861,52 TL tutarlı faturaların davalı tarafça davacı borcundan düşüldüğü, toplam 1.210,78 TL olan faturaların tazmin edilmediği, bu durumun davalı defter ve kayıtlarında bulunmadığı, ayrıca 25 adet taşıma işine konu davacının düzenlediği faturanın mevcut olduğu, bu faturaların KDV 17.114,97 TL olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce davacı tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde yaptırılan, tarafsız, bilimsel veriler ve dosya kapsamı ile uyumlu, denetime elverişli bilirkişi raporunda; tarafların ticari defter ve kayıtlarının usul ve yasa hükümlerine göre tutulup tasdiklerinin yapıldığı, taşıma işinin davalı tarafından yapıldığı, davalının kusuru nedeniyle davacının zararının oluştuğu, işçilik bedeli düşüldüğünde davacının zarar miktarının 15.774,83 TL olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne, 15.774,83 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE, 15.774,83 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 1.077,58 TL karar ve ilam harcından peşin ve tamamlama yoluyla alınan 556,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 520,98 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 başvuru harcı, 427,60 TL peşin harç ve 129,00 TL tamamlama harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Kabul edilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davacı vekiline takdir olunan 15.774,83 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Red edilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davalı vekiline takdir olunan 1.761,16 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından sarf edilen toplam 10.157,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 9.137,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davalılar tarafından sarf edilen bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
9-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL TL arabuluculuk giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 1.403,32 TL'nin davalıdan, 156,68 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı kesin olmak üzere karar verildi. 24/09/2024

Katip
e-imzalıdır

Hakim
e-imzalıdır