WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

ANKARA BÖLGE ADLIYE MAHKEMESI 20. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/787
KARAR NO: 2024/743

DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (TİCARİ SATIMDAN KAYNAKLANAN)
DAVA TARİHİ : 17/11/2023
KARAR TARİHİ : 11/10/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dilekçesinde özelet; Borçlu/Davalı -----Şirketi ve davacı----- Şirketi arasında medikal malzeme temini amacıyla gerçekleşen ticari alım - satım ilişkisi mevcuttur lakin karşı taraf yükümlülüğünü yerine getirmemiş, borcunu ödemediğini, söz konusu durum cari hesap ekstresi ve faturalar ile görüldüğünü, davacı nezdindeki alacağının tahsili maksadıyla ----İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyasında 81.363,42 TL bedelli ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlu işbu takibe ilişkin borcun tamamına, faize , faiz oranlarına ve diğer tüm fer'ilere itiraz ettiğini, borçluların yukarıda bilgileri verilen borçları davacı nezdinde sabit olduğunu, borçluların itiraza ilişkin iddialarının kabulü mümkün olmadığını, borçlular tarafından yapılan itirazdaki amaç, meşru ve haklı alacaklı davacının alacağına kavuşmasını engellemek ve alacağını konusuz bırakmak olduğunu, itirazın reddini davanın kabulü ile davalı aleyhine %20 den az olmamak kaydıyla icra-inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı cevap vekili dilekçesinde özetle; Davacı tarafından davalı şirkete cari hesap alacağına istinaden iki (2) farklı icra takibi başlatıldığı, bu takipler, 07.04.2023 tarihinde başlatılan, 24.04.2023 tarihinde tebliğ edilen, işbu dava konusu ---- tarihinde başlatılan, 20.01.2023 tarihinde tebliğ edilen, işbu dava dışında kalan ---- İcra Müdürlüğü ----- Sayılı dosya, her iki takibe karşı yasal süresi içerisinde itiraz edilmiş olup, davacı yanın başlatmış olduğu takipler, aşağıda detaylı olarak açıklanacağı üzere henüz muaccel olmadan takibe konulan tutarlara ilişkin olduğunu, davacı yan tarafından ikame edilen işbu davaya konu alacağın vadesi geldiğini, hem davacı yan tarafından dosyaya ibraz edilen hem de tarafımızca dosyaya ek olarak sunulan cari hesap ekstrelerinden de anlaşılacağı üzere davalı şirket ile davacı yan keşide edilen faturaların ödenmesinde vadeli olarak çalışmakta olduğunu, davacı yan işbu davaya konu icra takiplerini başlattıktan sonra vadesi gelen tutarlar davalı şirket tarafından eksiksiz olarak vadesinde ödendiğini, 2023 yılı içerisinde vadesi gelen tutarlara ilişkin yapılan ödemeler ve tarihleri aşağıdaki gibidir;
03.01.2023 tarihinde : 46.156,00-TL
01.02.2023 tarihinde : 44.732,00-TL
06.03.2023 tarihinde : 21.539,00-TL
07.04.2023 tarihinde : 30.680,00-TL
18.05.2023 tarihinde : 29.144,43-TL
Davacı işbu davayı 17.11.2023 tarihinde açmış olmasına rağmen Mahkeme'yi yanıltmak amaçlı olarak, eski tarihli, 06.03.2023 öncesini gösterir cari hesap ekstrelerini sunduğunu, davacı davayı açtığı tarihte davalı şirket ile arasında, cari hesap ilişkisinden kaynaklanan bir alacağı olmadığını bilmekte olduğu, bu husus davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde sübuta varacağı, ticari ilişkilerinin başından beri olduğu gibi, davacı ile davalı şirket arasındaki ticari ilişkiye ve cari hesaba dayanan borç vadesi geldiğinde ve muaccel olduğunda davalı şirket tarafından günü gününe ödendiği, davacı buna rağmen, tamamen kötü niyetli olarak hem icra takibi başlatmış hem de Mahkeme'yi yanıltmak amaçlı huzurdaki davayı açtığını, davalı şirket tarafından borç muaccel olduğunda ve vadesi geldiğinde günü gününe ödenmeye devam edilmiş ve 18.05.2023 tarihindeki son vadenin de gelmesiyle birlikte borcun tamamı ödenerek davacı ile olan ticari ilişki tamamen kesildiğini, borcun tamamı vade tarihlerinde ödenmiş olup, davalı şirketin davacıya hiçbir borcu bulunmadığını, bu husus da ekte sunduğumuz dekontlar ve cari hesap ekstresi ile sabit olduğunu, davaya konu ---- İcra Müdürlüğü ----- Esas sayılı dosyasına sunulan 26.04.2023 tarihli itirazda da belirtmiş olduğumuz üzere, davacı yan tarafından başlatılan icra takibine konu tutarın henüz muaccel olmadan ve vadesi gelmeden takibe konulmuş olduğu belirtilerek borca itiraz edildiği, taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmamasına ve faturaların üzerinde farklı vadeler olabilmesine rağmen, aradaki sözlü anlaşma uyarınca, birlikte çalışmaya başladıkları tarih itibariyle minimum 90 gün ortalama 120 günlük vadeler ile çalışmış olup, ödemeler de bu şekilde yapıldığı, davacı ile davalının bu konuda mutabık olup, davacı dava konusu icra takibine kadar davalı şirkete ne ihtar çekmiş, ne de borcu vadesinden önce talep etmiş ya da takibe konu ettiği, davacının sunmuş olduğu cari hesap ekstresinden de işbu iddianın açıkça ortaya çıkmakta olduğunu, taraflar 2021 yılından Haziran 2022 ye kadar 90 gün vadelerde 2022 yılının Haziran ayında davaya konu takibin başlattığı tarihe kadar hep 120 günlük vadeler ile çalışmış ve davacı buna hiçbir zaman itiraz etmediğini, davacı, borcu henüz vadesi gelmeden ve henüz muaccel olmadan takibe koyduğundan takibe haklı olarak itiraz edilmiş, ve borç takipten sonra da 120 günlük vadeleri geldiğinde davacıya ödenmeye devam etmiştir ve yukarıda açıklandığı gibi 18.05.2023 tarihi itibariyle tamamen ödendiğini, davacının haksız olarak başlattığı takibin ve davanın reddi gerektiğini, ----- BAM ------. Hukuk Dairesi, 21.11.2018 tarihli ve -----. sayılı kararı davacı ile davalı arasındaki husumetin çok benzerine ilişkin olduğu, söz konusu kararda, aynı huzurdaki davada olduğu gibi, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamasına, ve faturaların üzerinde 90 günlük vade bulunmasına rağmen, bu vadelerde değil, taraflar arasında sözlü olarak mutabık kalınan ticari teammüllere göre 180 günlük vadelerde ödeme yapıldığını, bu husus da davalı şirket tarafından cari hesap ekstreleri ile belgelendiğini, fakat davacı itirazın iptali davası açmış, davalı ise, hem icra takibinin hem de davanın vade tarihlerinden önce açıldığını beyan ederek davanın reddine ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ettiğini, ----- Asliye Ticaret Mahkemesi davanın reddine karar vermiş, ---- BAM ---- Hukuk Dairesi ise davacının istinaf talebini reddederek -----Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kararını onadığını, ---- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin davayı red gerekçesi; şeklinde olup bu karar, yukarıda bahsedildiği gibi, ---- BAM -----. Hukuk Dairesi tarafından onandığını, huzurdaki dava da yukarıda bahsi geçen olgularla birebir aynı olgulara dayandığından ve muaccel olmamış bir borcun takip ve dava konusu yapılamayacağı aşikar olduğundan davanın reddi gerektiğini, itirazın iptâli davalarında borçlunun icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için İİK'nın 67/11. Maddesi hükmünce borçlunun itirazında haksız ve alacağın likid olması gerektiğini, somut olayda ne davalının haksız ne de alacak takip tarihinde likid olduğundan, icra inkar tazminatı isteminin de ayrıca reddi ve tarafımız lehine icra inkar tazminatının kabulü gerektiğini beyan etmiştir.
Tarafların uhdesinde olan tüm delilleri ibraz ettikleri, getirtilmesi gereken delilleri ilgili yerlerden getirtilerek dosya içine alınmıştır.
Dosya tüm delillerin ibrazından sonra konusunda uzman teknik bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, teknik bilirkişi ayrıntılı raporunu ibraz etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE:
Huzurdaki dava, icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk son tutanak aslı dosyaya sunulmuştur.----İcra Müdürlüğü'nün ---- Esas sayılı dosyası celp edilmiştir.
Davacı tarafa ait ticari defterler üzerinde SMMM bilirkişi tarafından inceleme yapılmıştır.6100 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU /TİCARİ DEFTERLERİN İBRAZI VE DELİL OLMASI - Madde 222 - (1): "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir."
(2): "Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır."
(3): "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz."
(4): "Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."
(5): "Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır."
TÜRK TİCARET KANUNU madde 64- (1): "(Değişik fıkra: 26/06/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir."
(2): "Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür."

Madde 83- (1): "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir."
Ticari defterler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir.
Tİcari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır.
Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır.
Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1).
Yine Türk Ticaret Kanunu madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır.

Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veye diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (HMK. m. 222/3)Davacı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Davalı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır. Tacirler arasındaki huzurdaki ticari davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.Bu açıklamalar ekseninde değerlendirme yapıldığında; davacı ile davalı tarafın tacir sıfatını taşıdıkları, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır. Her iki taraf da tacir olduğundan ticari defter içerikleri delil vasfı taşımaktadır.
Mahkememizce işbu dosyada, tarafların ticari defterleri üzerinde Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ve bir nitelikli hesaplama alanında uzman (borçlar-ticaret hukukçusu) bilirkişi heyetinden bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır. Bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle; Davacı şirket tarafından incelemeye ibraz edilen 2021, 2022 ve 2023 yılları defterleri aşağıdaki şekilde incelenmiştir.¸Davacı şirketin ibraz ettiği 2021 yılı ticari defterlerinin, Açılış Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu, kapanış Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almamış olduğu, davacı şirketin ibraz ettiği 2022 ve 2023 yılı ticari defterlerinin, T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220-226 ve 1 Sıra No'lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Açılış Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almamış olduğu görüldüğü, davalı şirket tarafından incelemeye ibraz edilen 2021, 2022 ve 2023 yılları defterleri aşağıdaki şekilde incelenmiştir.Davalı şirketin ibraz ettiği 2021, 2022 ve 2023 ticari defterlerinin, T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220-226' ve 1 Sıra No'lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre açılış ve kapanış Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu görüldüğü, davacı şirketin defterlerinde, davalı şirkette ait ---- Kodlu Alcılar hesabı ile ----- Kodlu Alcılar hesabın dökümü rapor ekinde Tablo 1'de sunulduğu, davacının defterlerinde, davalı şirkette ait ----- no.lu hesap incelenmiş olup, aşağıdaki hususlar tespit edildiği, davacı şirketin davalı şirketten 31.12.2021 tarihi itibariyle 68.175,47 TL alacaklı olduğu ve bu tutarın 2022 yılına devir ettiği, davacı şirketin davalı şirketten 15.11.2022 tarihi itibariyle 3.279,48 TL alacaklı olup, 31.12.2022 tarihi itibariyle herhangi bir alacağın bulunmadığı. 2023 yılına devir eden alacak bakiyesinin kapanış fişinde gösterilmediği görüldüğü, davacı şirketin davalı şirketten 22.03.2022 tarihi itibariyle 5.033,94 TL alacaklı olduğu görüldüğü, davacının defterlerinde, davalı şirkette ait ---- nolu hesap incelenmiş olup, aşağıdaki hususlar tespit edildiği, davacı şirketin davalı şirketten 31.12.2022 tarihi itibariyle 520,15 TL alacaklı olduğu ve bu tutarın 2023 yılına devir ettiği, davacı şirketin davalı şirketten 01.01.2023 tarihi itibariyle 520,15 TL alacaklı olduğu görüldüğü, bu durumda, davacı şirkettir davalı şirketten olan alacağının 58.833,37 TL (53.279,4845.033,94 4 520,15 -58.833,37) tutarında olduğu hesaplanmakta olduğu, davalı şirketin davacı şirkete 31.12.2021 tarihi itibariyle 60.969,55 TL borçlu olduğu ve bu tutarın 2022 yılına devir ettiği, Davalı şirketin davacı şirkete 31.12.2022 tarihi itibariyle 167.217,49 TL borçlu olduğu ve bu tutarın 2023 yılına devir ettiği, Davalı şirketin davacı şirkete 07.04.2023 takip tarihi itibariyle 29.144,23 TL borçlu olduğu ve iş bu borcun takip tarihinden sonra 18.05.2023 tarihinde yapılan 29.144,23 TL tutarlı ödeme ile kapatılmış olduğu görüldüğü, davacının defterlerine göre 07.04.2023 takip tarihi itibariyle yukarıda hesaplandığı üzere davalından olan alacağının 58.833,37 TL olduğu, davalının defterlerine göre 07.04.2023 takip tarihi itibariyle davacı tarafa olan borcunun 29.144,23 TL olup, iş bu borcun takip tarihinden sonra 18.05.2023 tarihinde 29.144,23 TL tutarlı ödeme ile kapatılmış olduğu görüldüğü, tarafların 07.04.2023 takip tarihi itibariyle ( 58.833,37 - 29.144,23) uyumsuzluğun davalının defterlerinde kayıtlı olan 2020 yılından 2021 yılına devir eden 51.712,26 TL davacı alacak bakiyesinin davacının defterlerinde kayıtlı olmamasında davalının defterlerinde kayıtlı olan 2022 yılı Kasım ayına ait 7 adet 24.110,24 TL tutarlı davacı faturalarının, davalının defterlerinde 12.193,46 TL olarak kayıtlı olmasından davalının 2023 yılına ait 93.318,16 TL tutarlı ödemesin, davacı defterlerimde kayıtlı olmamasından kaynaklanmakta olduğunu, davacı taraf defterleri ile davalı taraf defterleri arasında uyuşmazlık bulunduğu görülmekle, davacı tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan resmi olmayan cari hesap ekstresi ile davalının defter ve kayıtlarının ile uyumlu olduğu, davalının 93.318,16 TL tutarlı ödemesinin davacı tarafından kabul edildiği, davalı tarafından davacının 2020 yılından 2021 yılına devir eden 51.712,26 TL alacak bakiyesi ile 2022 yılı Kasım ayına ait davacı defterlerinde 12.193,46 TL olarak kayıtlı olan faturaların 24.110,24 TL olarak kabul edilmiş olduğu görülmekte olduğu, yine ödeme yapıldıktan sonra kalan bakiyenin tamamı, ödeme emrinin tebliğinden sonra fakat borca itiraz süresinden önce ödenmiş olması durumunda, vekalet ücreti yine kademeli hesaplanmakla birlikte, hesaplanan tutarın Ve kapak hesabında dikkate alınmaktadır.” Bu açıklamalar ışığında dava konusu olaya bakıldığında tarafların ticari defter kayıtlarının birbiriyle uyumsuz olduğu, fakat dosyaya dilekçe eklerinde sundukları cari hesap kayıtlarının 06.03.2023 tarihine kadar birbiriyle uyumlu olduğu, bu cari hesap kayıtlarına göre, 06.03.2023 tarihinde davacının 59.824,43 TL alacaklı olduğu, her iki tarafın beyanlarına bakıldığında bu tarihten sonra, 07.04.2023 tarihinde 30.680,00 TL, 18.05.2023 tarihinde 29.144,43 TL ödendiği, niza konusu olaya bakıldığında, takibin 07.04.2023 tarihinde açıldığı, ödeme emrinin 24.04.2023 tarihinde tebliğ edildiği, davanın ise 17.11.2023 tarihinde açıldığı,Dosyanın aşamaları davalının sunduğu ve davacının kabul ett karşılaştırıldığında, 3 ödemenin takip tarihinden önce, 1 ödemen ödemenin ise dava tarihinden önce olduğu, takip tarihindeki ödemede tebliğden önce yapıldığından takibin ferilerine ilişkin mahsubun da takip tarihinden önceki ödemelerde olduğu gibi bu tutarlardan mahsup edilemeyeceği, dava tarihinden önceki ödemenin ise ödeme süresinden sonra olması sebebiyle ferilerin tamamının ilgili tahsilattan mahsubu gerekeceği,
¸Niza konusu takibe bakıldığında davacının takipten önce yasal faiz talep etmediği, bu durumda taleple bağlı olarak takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 29.144,43 TL asıl alacaklı olacağı,¸Dava tarihinden önce 18.05.2023 tarihinde yapılan 29.144,43 TL' lik ödeme ile davacının %49 yasal faiz talep ettiği nazara alındığında ise, davacının davalıdan dava tarihi itibarıyla, 6.547,32 TL asıl alacak, 295,44 TL faiz olmak üzere, toplam 6.842,76 TL alacaklı olacağı hesaplandığı,¸Davacı şirketin ibraz ettiği 2021 yılı Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını, davacı şirketin ibraz ettiği 2022 ve 2023 yılı ticari defterlerinin, T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220-226” ve 1 Sıra No'lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Açılış Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde alınmamış olduğu, defterin usulüne göre tutulmadığı, davalı şirketin ibraz ettiği 2021, 2022 ve 2023 ticari defterlerinin, T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220-226' ve 1 Sıra No'lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre açılış ve kapanış Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu görüldüğü, tarafların dosyaya sunduğu cari hesap kayıtları ödeme beyan ve kabulleri nazara alındığında, davacının davalıdan takip tarihi itibarıyla, 29.144,43 TL, dava tarihi itibarıyla 6.547,32 TL asıl alacak, 295,44 TL faiz olmak üzere toplam 6.842,76 TL alacaklı olduğu bildirilmiştir.Mahkememizce dosyada bulunan bilgi ve belgeler, dosyada alınan rapor, ticari defter kayıtları sonucunda; Tarafların, ----İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyasında bulunun itirazın iptali, icra inkar ve kötü niyet tazminatı, takip tarihi itibariyle takibe konu alacağın muaccel olup olmadığı, dava tarihinden önce davaya konu alacağın vadesinde ödenip ödenmediği hususunda uyuşmazlık içinde bulundukları, taraflar arasındaki ihtilaf cari alacak bakiyesinin takip tarihi itibarıyla talep edilip
edilemeyeceği ve borcun sona erip ermediği noktalarında toplanmakta olduğu, bu sebeple dava
konusu ihtilaf muacceliyet ve alacak miktarı yönünden tetkik edilmesi gerektiği, dava konusu olaya bakıldığında taraflar arasında yazılı bir
sözleşmeye ya da borcun ne zaman ödeneceğine dair bir vadeye rastlanılmadığı, Tarafların dosyaya sunduğu cari hesap kayıtlarına bakıldığında, cari hesaptaki borç hareketlerini oluşturan faturaların birbiriyle uyumlu olduğu, borç hareketlerindeki son
faturaya bakıldığında, her iki tarafın cari kayıtlarında da 22.02.2023 tarihli faturanın
bulunduğu, Dosya içerisinde, borcun daha ileride muaccel olacağına dair bir veriye rastlanılmadığından, davacının toplam alacağının cari kayıtlardaki son fatura tarihi itibarıyla
muaccel olacağı, fakat TTK 1530. Maddeye binaen bu tarihten 30 gün sonra, 24.03.2023
tarihinde ihtarsız olarak talep edilebileceği, Dava konusu takibin bu tarihten sonra 07.04.2023 tarihinde açıldığı nazara
alındığında, dosyadaki mevcut verilerle davacının ilgili tarih itibarıyla bakiye bir alacağı varsa talep edebileceği, dava konusu olaya bakıldığında tarafların ticari defter kayıtlarının birbiriyle uyumsuz olduğu, fakat dosyaya dilekçe eklerinde sundukları cari hesap kayıtlarının 06.03.2023 tarihine kadar birbiriyle uyumlu olduğu, bu cari hesap kayıtlarına göre, 06.03.2023 tarihinde davacının 59.824,43 TL alacaklı olduğu, her iki tarafın beyanlarına bakıldığında bu tarihten sonra, 07.04.2023 tarihinde 30.680,00 TL, 18.05.2023 tarihinde 29.144,43 TL ödendiği, niza konusu olaya bakıldığında, takibin 07.04.2023 tarihinde açıldığı, ödeme emrinin 24.04.2023 tarihinde tebliğ edildiği, davanın ise 17.11.2023 tarihinde açıldığı, Dosyada bulunan bilgi ve belgeler, davalının sunduğu ve davacının kabul ettiği ödeme tarihleri ile karşılaştırıldığında, 3 ödemenin takip tarihinden önce, 1 ödemenin takip tarihinde, 1 ödemenin ise dava tarihinden önce olduğu, yapılan ödemeler sonucunda icra takibi tarihi itibariyle davacının 29.144,43-TL alacaklı olduğu, bu miktar yönünden takibin devamının gerekeceği, bu miktara davalının 26/04/2023 tarihli itirazının yerinde olmadığı, 29.144,43-TL'nin borca itiraz dilekçesinden sonra davadan önce ödenmiş olduğu, açıklanan gerekçelerle 29.144,43-TL yönünden takibin devamının gerekeceği, 29.144,43 TL'nin 18/05/2023 tarihinde haricen ödenmesi sebebiyle bunun tahsilde dikkate alınmasının gerektiği anlaşılmıştır. Açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İcra inkar tazminat talebinin, miktarın belirlenmesi yargılamayı gerektirmesi sebebiyle likit olmadığımdan ve davadan önce miktarın ödenmiş olması sebebiyle yerinde olmadığı, kötü niyet tazminat talebinin, davacının kötü niyetli takip başlattığına dair kanaat oluşturacak nitelikte delil bulunmadığından ve bu yönde kanaat oluşmadığından yerinde olmadığı görülmekle, şartları oluşmadığından icra inkar ve kötü niyet tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE,
2----- İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı icra dosyasına yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, duran takibin 29.144,43 TL üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte DEVAMINA, kabul edilen asıl alacak miktarı olan 29.144,43 TL nin 18/05/2023 tarihinde haricen ödenmesi sebebiyle bunun tahsilde dikkate alınmasına, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
3-Şartları oluşmayan icra inkar ve kötü niyet tazminat taleplerinin REDDİNE,,
4-Davacının 4377,00-TL, davalının 4.250,00-TL yargılama giderleri yapmış oldukları görülmekle davanın kabul-red oranı dikkate alınarak 1.159,80-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye kısımların taraflar üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı tarafından yatırılan 1.389,49 TL peşin harç giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre ve kabul oranına göre belirlenen 29.144,43-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre ve ret oranına göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) Maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 Maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenecek 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinden davanın kabul ve red oranına göre 1117,59-TL'nin davalıdan, 2.002,41-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
10-Alınması gerekli 1990,86 TL harçtan yatırılan peşin harç olan 1389,49-TL'nin mahsubu ile kalan 601,37-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.