T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/169 Esas - 2024/253
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
...
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/169 Esas
KARAR NO : 2024/253
DAVA : İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/03/2024
KARAR TARİHİ : 29/04/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 02/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket yetkilisi ile davalı arasında geçen konuşma neticesinde 26.10.2020 tarihinde müvekkili şirketin ... ... Katılım Bankası A.Ş' de bulunan banka hesabından davalının ... A.Ş' de bulunan banka hesabına 22.000 USD ve 50.000 TL "geri verilmek üzere borç" açıklaması ile borç olarak gönderildiğini, taraflar arasındaki mesaj kayıtlarında paranın dolar cinsinden borç olarak gönderildiğinin açık bir şekilde görüldüğünü, ancak tarafların dolar hesaplarının bulunmaması sebebiyle paranın o günün kuru üzerinden hesaplanarak TL cinsine çevirilerek gönderildiğini, ilgili mesaj kayıtlarında kurun kaçtan alındığının dahi yazmakta olduğunu, bu sebeple borç olarak gönderilen paranın cinsinde bir uyuşmazlık bulunmadığını, davalı tarafın iş bu borcu ödemekte gecikmesi üzerine müvekkili şirket tarafından 18.08.2023 tarihinde davalıya borcunu ödemesi için ihtarname gönderilmiş olup bu ihtarnamenin 22.08.2023 tarihinde davalının eline ulaştığını, ancak davalı tarafından ihtarname sonrası da herhangi bir ödeme yapılmadığı gibi herhangi bir geri dönüş de yapılmadığını, bu sebeple müvekkili şirketin davalıya karşı... 2. Genel İcra Dairesi 2023/221394 E. Sayılı icra takibini başlattığını, davalının bu takibe böyle bir borcu olmadığı iddiasıyla itirazda bulunduğunu, bu sebeple takibin durduğunu, açıklanan nedenlerle; davalının ... 2. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2023/221394 E sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, %20' den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in nakit ihtiyacı içerisinde bulunduğu bir dönemde harici ilişkileri kapsamında tanıştığı davacı şirket yetkilisi ... ... ... 'den bir miktar borç talebinde bulunduğunu, davacının ise bu parayı yetkilisi olduğu şirket hesabından müvekkiline gönderdiğini, ancak dava dilekçesindeki iddianın aksine, bu süreçte hiç bir suretle davacıdan döviz cinsinden borç talebinde bulunulmadığı gibi müvekkiline gönderilen paraların tamamının TL cinsinden gönderildiğini ve TL cinsinden geri ödenmek üzere müvekkili tarafına talep ve teslim edildiğini, her ne kadar dava dilekçesinde, tarafların USD hesabı bulunmadığından bahisle paranın TL'ye çevrilmek suretiyle müvekkile gönderildiği iddia edilmişse de, bu husus gerçeği yansıtmadığını, Sayın Mahkeme'ce yapılacak genel bir araştırma ile müvekkili ...'in birden fazla bankada USD mevduat hesabı bulunduğunun tespit edilebileceği gibi, davacı Şirket'in de döviz cinsinden hesabı bulunduğunun anlaşılacağını, müvekkilinin davacıdan aldığı borcu, dilekçe ekinde dekontlarını sunulduğu üzere 04.11.2020 tarihinde 40.000,00 TL, 30.10.2020 tarihinde 50.000,00 TL ve yine 30.10.2020 tarihinde 15.000,00 TL olmak üzere toplamda 105.000,00 TL'nı yine davalı şirket yetkilisi Yusuf Fırat Akgün'e ait hesaba "borç iadesi" açıklaması ile ödendiğini, yine ekli whatsapp yazışmaları ile sabit olduğu üzere, davacı şirket hesabından müvekkiline gönderilen borca karşılık olmak üzere, davalı şirket yetkilisi ... ... ... 'ün talebi ile yeğeni olduğunu beyan ettiği ... ... ... isimli şahıs hesabına, 27.10.2020 tarhinde 2.000,00 USD gönderildiğini, bu kapsamda, davacı şirket yetkilisi ...'den taleple, davacı şirket hesabından müvekkiline gönderilen borcun tamamına yakınının adı geçene iade edildiğini, her ne kadar davacı şirket yetkilisi ... ... ... 'ün tek taraflı talebi kapsamında, TL cinsinden borçlanılan paranın Amerikan Dolarına çevrildiği yönünde müvekkiline tek taraflı bir dayatmada bulunulmuşsa, yasal düzenlemeler karşısında bu nitelikte bir borç ilişkisi geçerli olmadığını, yukarıda açıklandığı üzere, taraflar arasındaki uyuşmazlığın temelinde, tacir olmayan müvekkil ...'e verilen ödünç ilişkisi yer aldığını, müvekkili ...'in tacir olmayan gerçek kişi olup, davacı şirket yetkilisi tarafından şirket hesabından gönderilen para da davacı şirketin ticari faaliyetleri kapsamında müvekkiline gönderilmiş bir para olmadığını, bu kapsamda, uyuşmazlığın çözümünde görevli Mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olup, iş bölümü kapsamında öncelikle Sayın Mahkeme'nin görevsizliğine karar verilmesi gerektiğini, alacağın varlığını kabul anlamına gelmemekle birlikte, tacir olmayan gerçek kişi müvekkili tarafından ticari ilişki kapsamında olmayan bir borç ilişkisine dayalı olarak alınan paraya, temerrüt olgusu ispatlanmak kaydı ile ancak ve ancak yasal faiz uygulanabilecek olup, bu sebeple takibe konu faiz talebi fahiş olduğunu, açıklanan nedenlerle öncelikle usule ilişkin itirazların kabulü ile davanın usulden reddine, Mahkeme'ce esasa girilmesi halinde, esasa ilişkin itirazların kabulü ile davanın esastan reddine, davacının iş bu takip dosyasını başlatmasında haksız ve kötüniyetle hareket ettiği sabit olduğundan, asıl alacağın % 20'sinden az olmamak kaydı ile kötüniyet tazminatının müvekkili lehine hüküm altına alınmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Dava, itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
6102 Sayılı TTK'nın 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin, taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili bulunması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili bulunup bulunmadığına bakılmaksızın TTK veya diğer mevzuatta mutlak ticari iş olarak düzenlenen hususlardan kaynaklanması gerekir.
Somut uyuşmazlığın tarafların ticari işletmesiyle ilgili olmadığı, davalının tacir sıfatını taşımadığı, mutlak ya da nisbi ticari dava niteliğinde olmadığı anlaşılmakla; görevli mahkemenin, genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla, HMK'nın 114-c, 115 ile TTK'nın 4. ve 5. maddeleri uyarınca görevsizlik kararı verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-HMK 114/115 maddelere uyarınca dava şartı (görev) yokluğundan davanın usulden reddine,
2-Görevli Mahkemenin... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine,
3-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
4-Yargılama gideri, harç, vekalet ücretinin görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/04/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!