WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

ANKARA 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/358 Esas - 2024/135
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN

T.C.
ANKARA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/358 Esas
KARAR NO : 2024/135

....
DAVA İHBAR OLUNAN : ....

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 16/05/2023
KARAR TARİHİ : 04/03/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 04/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı .... plakalı motosikletin .... poliçe numaralı ve 22.03.2020 - 22.03.2021 vade tarihli Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi ile müvekkili .... tarafından teminat altına alındığını, .... plakalı motosiklet ile dava dışı ....'e ait .... plakalı aracın karışmış olduğu trafik kazası sebebiyle ödenen onarım bedeli ve değer kaybı tazminatının rücuen tahsili amacıyla ..... E. Sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı/ borçlu tarafından ödeme emrine, asıl alacağa, faize ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, arabuluculuk dosyasında anlaşmaya varılamaması neticesinde işbu itirazın iptali davasının açıldığını, .... plakalı motosiklet sürücüsü....'nın kazanın oluşumunda %100 oranında ve asli kusurlu olduğunu, kazanın ardından ... plakalı motosiklet sürücüsü ....'nın olay yerinden ayrılmış olduğunu, davalı .....'nin araç maliki olması sebebiyle kusursuz sorumluluğunun bulunduğunu, sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk etmiş olduğunu, trafik kazasına karışan sürücülerin kaza sonrası yerine getirmesi gereken kuralların gerek KTK'nu gerekse Karayolları Trafik Yönetmeliği kapsamında düzenlendiğini, kazayı yetkili ve görevli memurlara bildirmek, yetkililer gelmeden olay yerinden ayrılmamak yükümlülüğü altında bulunan sürücünün, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası yaşanmasına sebebiyet vermesine rağmen olay yerini terk etmiş, açıkça KTK m.81, m.82 ve KTY m.152, 153'de belirlenen kurallara aykırı davrandığını, davaya konu trafik kazası sebebiyle 7.384,91 TL bakiye tazminat ödendiğini, kaza sonrası hasar gören .... plakalı aracın maliki ... tarafından tazminat talebi ile müvekkili şirkete yapılan başvuruya istinaden .... numaralı hasar dosyası açılarak, ... plakalı aracın onarım bedelinin toplam 3.619,65 TL olacağı tespit edilerek, zararın karşılanmış olduğunu, akabinde ise dava dışı .... tarafından bakiye onarım bedeli ve değer kaybı tazminat talebi ile Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuru yapıldığını, Komisyonun.... sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sonucunda müvekkili şirket tarafından .... E. sayılı dosyasına asıl alacak ve ferilere ilişkin 14.01.2022 tarihinde toplam 4.300,45 TL onarım bedelinin ödendiğini, Komisyonun ... sayılı dosyası üzerinden de değer kaybı tazminatı talep edilmiş olup; yapılan yargılama sonucunda müvekkil şirket tarafından .... E. sayılı dosyasına asıl alacak ve ferilere ilişkin 17.01.2022 tarihinde toplam 3.084,46 TL ödemenin yapıldığını, (İş bu davanın konusunun, bakiye onarım bedeli ve değer kaybı tazminatına ilişkin ödenen bedelin rücuen tahsili talebine ilişkin olduğu) sigortalıya ait motosiklet sürücüsünün olay yerini terk etmesinden dolayı genel şartlar b.4./f hükmü gereği rücu haklarının bulunmakta olduğunu, davalı .... plakalı aracın maliki ve müvekkili şirketin Genel Şartların B.4. maddesinde "Olay Yerini Terk Hali" başlı başına rücu sebebi olarak kabul edilmiş olunduğunu, buna göre "Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde," sigortacının sigorta ettirenine rücu hakkının bulunmakta olduğunu, yani Genel şartların B.4.f fıkrasının lafzından anlaşılacağı üzere bu tür trafik kazalarında sigortalının, zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi, kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde sigorta şirketinin, sigortalısına rücu edebileceğini, ZMSS Genel Şartları B.4.f fıkrası ile sigorta şirketinin olay yerinin sürücü tarafından terk edildiğini veya kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmediğini ortaya koymasının yeterli olmakta olduğunu, yani olay yerini terk durumunda ispat külfetinin yer değiştirmekte bu durumda sigorta ettirenin zorunlu hallerden birinin gerçekleştiğini kanıtlamasının gerekmekte olduğunu, somut olayda araç sürücüsünün olay yerini terk etmesinde haklı hiçbir nedenin bulunmadığını belirterek, açıklanan nedenlerle; davalı/ borçlunun ödeme emrine, asıl alacağa, faize ve ferilerine ilişkin haksız tüm itirazlarının iptaline, ... E. Sayılı dosyası ile başlatılan takibin 7.384,91-TL asıl alacak ve 4.300,45-TL'ye 14.01.2022 tarihi itibari 3.084,46- TL'ye 17.01.2022 tarihi itibari ile işletilecek faiz üzerinden devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davalı..... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının da kabulünde olduğu üzere, müvekkili şirkete ait .... plakalı motosikletin davacı sigorta şirketi tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında sigortalandığını, müvekkili ile davacı arasında akdedilen poliçe gereğince, .... plakalı motosikletin üçüncü kişilere vereceği muhtemel zararların teminat altına alınmış olunduğunu, davacı şirketin akdedilen poliçe gereği yükümlülüğü, üçüncü kişilerin zararını tazmin etmek olduğunu, o halde, ahde vefa kuralı gereğince rizikoyu üstlenmiş olan davacı şirketin, bu ödemeyi yaptıktan sonra sigortalı olan müvekkili şirkete rücu isteminde bulunmasının mümkün olmadığını, sigortacı davacının, araç sürücüsü Murat Yardımcı'nın kazada kusurlu olduğunu ve olay yerini terk ettiğini bu sebeple de rücu talep edildiğini ileri sürmüş olduğunu, davacı sigortacı ile müvekkili arasında düzenlenen sorumluluk poliçesinin, sigortalanan aracın kusurlu olması halinde gündeme gelmekte olduğunu, müvekkili şirketin taşıtının kusurlu olmaksızın bir kazaya karışması halinde elbette ki bir sorumluluk doğmayacağından, sigortacı davacının da ödeme yapmasının gerekmeyecek olduğunu, bu sebeple de davacının, müvekkili şirket taşıtının kusurlu olduğunu ileri sürmesi zaten poliçeyle gereğince ifa etmesi gereken edimin sebebini göstermekten başka bir anlam taşımamakta olduğunu, diğer yandan, sürücünün olay yerini terk etmesinin ödenen tutarın rücu edilebilmesi için tek başına yeterli olmadığını, davacının, müvekkili şirket aracının sürücüsünün alkollü olduğunu, sürücü belgesinin bulunmadığı vb. sebeplerle poliçenin geçersiz olduğunu ileri sürdüğü gibi bir iddiasının da olmadığını, o halde, olay yerinin terk edilmesinin tek başına rücu işlemi yapılabilmesi için yeterli olmadığını, Yüksek Mahkemenin görüşünün de bu yönde olduğu belirtilerek, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesi talep ve beyan etmiştir.
.... no'lu hasar dosyasına istinaden rücuen tazminat alacağı" adı altında toplam 8.675,40 TL alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun yasal süre içerisinde, takibe konu borca ve ferilerine itiraz ettiği ve takibin durdurulduğu görülmüştür.
17/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; .... plakalı Motosiklet sürücüsü ....'nın meydana gelen kazanın oluşumunda, 2918 sayılı KTK.nun 52/a-b. ve 81/a-b-c-d. maddeleri kural ihlallerini işlemiş olmakla %100 oranında kusurlu olacağı, .... plakalı araç sürücüsü ....'in meydana gelen kazanın oluşumunda izafe edilecek herhangi bir kural ihlali olmamakla kusursuz olacağı, dava dışı ....plakalı araç hasar giderim tutarının KDV dahil 7.266,88 TL olacağı, davacı ..... tarafından .... plakalı araç sahibine hasar giderim bedeli için 20.01.2021 tarihinde 3.619,00 TL, tedarik ve işçilik ücretlerine ilişkin olarak, 12.01.2021 tarihinde ....'e 1.386,63 TL, ....'e 12.01.2021 tarihinde 570,81 TL olmak üzere toplam 5.576,44 TL hasar giderim bedeli ödemesinin yapılmış olunduğu, dava dışı 19 BS 213 plakalı araçta meydana gelen değer kaybının reel piyasa koşullarına göre 1.000,00 TL olacağı, her ne kadar davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı 19 BS 213 plakalı araç için .... üzerinden .... İcra Dairesine 18.01.2022 tarihinde 3.084,46 TL, yine....Kurumsal'a da 14.01.2022 tarihinde 4.300,45 TL ödemenin yapılmış olunduğu ve ödenen bedelin de toplam (3.084,46 TL + 4.300,45 TL) 7.384,91 TL olduğu anlaşılsa da 19 BS 213 plakalı araç hasar giderim tutarı KDV dahil 7.266,88 TL ve değer kaybı da 1.000,00 TL olup, bu bağlamda toplam tutar da (7.266,88 TL + 1.000,00 TL) = 8.266,88 TL olup, davacı tarafından ödenen 7.384,91 TL bedelin, hasar bedeli ve değer kaybı bedeli toplamı olan 8.266,88 TL'nin üzerinde olmadığı, dolayısıyla sayın mahkeme tarafından davacı .....'nın, davalıdan rücu talebinde haklı olduğuna karar verilmesi halinde, davacının davalıdan talep edebileceği asıl alacak bedelinin 7.384,91 TL + işlemiş faizi olacağı, dava konusu kazaya %100 kusuru ile neden olan .... plakalı motosiklet sürücüsü.... 27.09.2020 tarih, 11:55 saati civarında meydana gelen kaza sonrası olay yeri terk etmiş olup, dosya muhtevasına göre somut olarak ... plakalı Motosiklet sürücüsünün .... olduğu kanıtlanamadığı gibi sürücünün .... olduğu kabul edildiğinde dahi sürücü ....'nın kaza saatinde alkollü olup olmadığı hususunda da dosyada bu bağlamda herhangi bir alkol tespit raporu olmamakla, sürücünün kaza esnasında alkollü olup olmadığı da somut olarak kanıtlanır/ispatlanır olmadığı, oysa sürücünün olay yerini terk etmemesi, sürücü belgesini resmi görevlilere göstermesi ve de alkollü olup olmadığını da ispat etmesi gerekeceği, davalıya ait .... plakalı araç sürücüsünün belirtilen gereklilikleri yerine getirmeyerek dosya muhtevasına göre zorunluluk gerektiren bir durum da olmadan olay yerine resmi görevliler çağrılmadan/olay yerinde tutanak tutulmadan olay yerini terk ettiği anlaşılmakla, ilgili Yargıtay Kararı gereği teminatın riziko kapsamında olup olmadığı hususunun hukuku değerlendirme olmakla sayın mahkemenin değerlendirme ve takdirinde olacağı bildirilmiştir.
02/01/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; kök raporda herhangi bir değişikliğe gidilmediği bildirilmiştir.
Dava, Karayolları Zorunlu Sorumluluk Sigortası kapsamında sigortalı aracın üçüncü kişiye verdiği zarar nedeniyle yapılan ödemenin, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre sigortalıdan rücuen tahsili istemine ilişkin olup; uyuşmazlığın davalı sigortalıya ait motorsiklet sürücüsünün kaza mahallinde durmamasının olay yeri terk niteliğinde olup olmadığı, olay yerini terk etmiş ise, terk etmesinin tek başına rücu için yeterli olup olmadığı, rücu şartlarının oluştuğunun kabulü halinde, rücuen talep edilebilecek tazminat tutarı hususlarından kaynaklandığı anlaşılmıştır.
Yapılan yargılama ve toplanan deliller ışığında; 29/07/2020 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazası neticesinde; 19 BS 213 plakalı aracın maliki ... tarafından, kazaya karışan .... plakalı aracın ZMMS poliçesini tanzim eden sigortacı ..... aleyhine, araç hasar bedelinin tahsili amacı ile, .... E.sayılı dosyası üzerinden başvuru yaptığı, yapılan inceleme neticesinde; 1.690,44 TL sigorta tazminatının 08/04/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketinden tahsili ile başvuru sahibine ödenmesine karar verildiği, iş bu karara istinaden .... E.sayılı takip dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığı, takip dosyasına sigorta şirketinin 14/01/2022 tarihinde 4.300,45 TL ödediği, Sigorta Tahkim Komisyonu'nun ....E.sayılı dosyası üzerinden ise, aynı kazaya ilişkin bu kez araç değer kaybı istemi ile 19 BS 213 plakalı aracın maliki ... tarafından başvuru yapıldığı, Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 10/01/2022 tarihli kararı ile başvurunun kabulü ile, 1000.00 TL'nin 08/04/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketinden tahsili ile başvuru sahibine ödenmesine karar verildiği, iş bu karara istinaden ..... E.sayılı takip dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığı, takip dosyasına sigorta şirketinin 17/01/2022 tarihinde 3084,46 TL ödediği, davacı sigorta şirketinin, bahse konu iki ayrı takip dosyalarına ödenen toplam 7.384,91 TL'nin, sigortalı aracın işleteni olan davalıdan rücuen tahsili amacı ile ....E.sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, itiraz üzerine duran icra takibinin devamı için, Mahkememiz nezdinde iş bu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, sigortalı araç sürücüsünün, kazadan sonra olay yerini terk etmesinin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı ve kaza yerinin terki nedeniyle kaza nedeniyle meydana gelen rizikonun ve zararın poliçe teminatı kapsamında olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Sigortacının rücu hakkı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 95-(2) maddesinde düzenlenmiş olup, anılan maddede; "Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının B.4. maddesinde sigorta ettirene rücu halleri düzenlenmiş olup, buna göre;
"-Tazminatı gerektiren olayın, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş olması,
-Tazminatı gerektiren olayın, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ihlali sonucunda meydana gelmiş olması,
-Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelmiş olması,
-Tazminatı gerektiren olayın, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş olması,
-Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1. maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olması,
-Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğunun tespit edilmesi,
-Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halleri" rücu sebebi olarak kabul edilmiştir.
Somut olayda, bu açıklamalara göre; ispat yükü davalıda olup, davalı taraf, araç sürücüsünün olay yerini haklı sebeplerle terk ettiğini ispatlamak zorunda olup, davalı taraf, olay yeri terk sebebinin haklı bir nedene dayandığına dair herhangi bir delil sunmadığından, davacının rücu koşullarının oluştuğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Ayrıca; rücu alacaklarında, sigorta şirketinin tazminat alacaklısına ödeme yaptığı tarihte rücu borçlusu temerrüte düşeceğinden; davacının ödeme tarihinden, takip tarihine kadar işlemiş yasal faizi de talep edebileceği dikkate alınara.... esas sayılı takibe vaki davalıya ait itirazın 7.384,91 TL asıl alacak, 43,84 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.428,75 TL alacak yönünden iptaline, takibin davalı yönünden 7.428,75 TL alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin itirazın iptali isteminin reddine karar verilmiştir.
Alacağın likit olmadığı ve yargılamayı gerektirdiği dikkate alınarak, davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiş olup; davacı sigorta şirketinin aynı rücu alacağına ilişkin .... esas sayılı dosyası üzerinden ikinci bir takip başlattığı anlaşıldığından, takip dosyaları yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla takibin devamına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE,.... esas sayılı takibe vaki davalıya ait itirazın 7.384,91 TL asıl alacak, 43,84 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.428,75 TL alacak yönünden iptaline, takibin davalı yönünden 7.428,75 TL alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin itirazın iptali isteminin reddine, (.... esas sayılı takip dosyaları, ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile)
2-Davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine,
3-Alınması gerekli 507,46 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 327,56 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen ( kabul ve red oranına göre) 7.428,75 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen ( kabul ve red oranına göre) 1.246,65 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 2.885‬,00 TL (ilk yargılama gideri, bilirkişi ücreti, posta gideri olmak üzere) yargılama giderinden ( kabul ve red oranına göre) 2.470,43 TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,bakiye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine,
9-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 2.671,66 TL'nin davalıdan, 448,34 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, bu amaçla karar kesinleştiğinde işbu karar eklenmek suretiyle ilgili vergi dairesine yazı yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/03/2024

....
¸

YARGILAMA GİDERİ DÖKÜMÜ:
Bilirkişi Ücreti : 2.500,00 TL
Posta Masrafı : 179,50 TL
Başvurma Harcı : 179,90 TL
Vekalet Harcı : 25,60 TL