T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/796 Esas - 2024/29
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
...
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/796 Esas
KARAR NO : 2024/29
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/09/2016
KARAR TARİHİ : 23/01/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 23/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin finansman erişiminde güçlük çeken KOBİ'lere Hazine kaynaklı veya öz kaynak destekli kefalet tesis ettiğini, davalı şirket ile kredi kefalet işlemlerinin başvurudan itibaren sonlandırılmalarına kadar geçen süreçteki her türlü işlemin online olarak yürütülmesine ilişkin yazılımın yapılması hususunda 26.08.2010 tarihli sözleşmenin akdedildiğini, 31.08.2010 tarihinde 107.500,00 TL ödeme yapıldığını, davalının yükümlülüklerini yerine getirmediğinin 03.03.2011 tarihli ek süre talepli yazısından açıkça anlaşıldığını, işin 06.02.2011 tarihinde teslimi gerekirken davalının 15.07.2011 tarihinde geçici kabul yapılması talebinde bulunduğunu, 29.12.2011 tarihinde 27.500 TL ödeme yapıldığını, davalının neredeyse hiçbir işi teslim etmediğini, 08.03.2012 tarihinde ek sözleşmenin akdedildiğini, ilk sözleşmeye uygun olarak yapılmayan, eksik bırakılan işlerin tespit edilerek ek sözleşmeye yazıldığını, ek sözleşmenin 7.2.1 maddesi gereğince yapılan ödemelerin ve ek sözleşmenin geçici kabul ya da ilk sözleşme kapsamındaki işlerin bitirildiği anlamına gelmediğini, işin revize sözleşme kapsamındaki işler tam ve eksiksiz olarak çalışır şekilde tüm kaynak kodlarıyla birlikte teslim edildiğinde yapılmış sayılacağını, danışman şirketin 16.10.2012 tarihli raporunda ek sözleşmede belirtilen hiçbir işin kesin kabul tarihi geçmiş olmasına rağmen tamamlanmadığının belirlendiğini, müvekkilinin 15.11.2012 tarihli ihtarnameyle işin tebliğden itibaren 15 gün içerisinde teslim edilmesini, aksi halde sözleşmenin feshedileceğini ihtar ettiğini, davalı tarafın borç kabul yazısında sözleşmeye uygun hareket etmediğini kabul ettiğini, sözlü ve yazılı uyarılara rağmen davalı işi tamamlamadığından 09.06.2016 tarihli ihtarnameyle sözleşme ve ek sözleşmenin feshedildiğini, toplam 298.750 TL ödeme yapıldığını, müvekkilinin 21.500 TL tutarlı teminat mektubunu nakde çevirdiğini öne sürerek 277.250 TL'den şimdilik 10.000 TL'nin tahsiline karar verilmesini dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLER:
Tarafların ticari defter ve belgeleri, bilirkişi raporları ve ek raporları ve tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE:
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda 14/10/2019 tarih ve 2016/730 Esas ve 2019/897 Karar sayılı kararı ile; davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulduğu, kararı inceleyen ... BAM 27.H.D.'nin 28/09/2022 tarih ve 2022/403-919 E/K sayılı kararı ile; "...Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının dosyaya sunulan 11.11.2015 tarihli dilekçede ödenen 290.000 TL'nin 70.000 TL'lik kısmının hak edilmediğini belirterek edimi yerine getirilmediğini kabul ettiği, mahkemece ek rapordaki hatalı ve mesnetsiz tespitlerin esas alındığı, bilirkişi raporunda programın açılmış olmasının yeterli görüldüğü, program üzerinde değerlendirme yapılamayan hususlarda ihtiyacın karşılanıp karşılanmadığının göz önünde bulundurulmadığı, ek raporda eski ve yeni sistemin bilinmediğinin belirtildiği, bankalarla yapılacak entegrasyonun ise henüz entegrasyon yapılmaması, TCMB raporlama ve analiz yazılımının bilinmiyor oluşu, yine teknik analiz ve istekler listesi gibi dokümanların bulunmayışı nedeniyle değerlendirilemediği, işin tamamlanamama nedeninin müvekkilinin ek istekleri olarak açıklandığı, ancak bu hususta herhangi bir belge sunulmadığı, sözleşme bedelinden indirim yapılmasının doğru olmadığı, davalı şirketin kendisine verilen sürede ve nitelikte yazılım hazırlayamadığı, gerçek alacak tutarının hesaplanması için bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği nedenleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Eser sözleşmesinde yüklenici, sözleşme ve sözleşmenin eki olan belgelere, fen ve sanat kurallarına, iş sahibinin kullanım amacına uygun olarak eseri tamamlayıp teslim etmekle iş bedeline hak kazanır.
Somut olayda davacı iş sahibi, davalı yüklenici olup, davacı şirkete yapılacak kredi başvurularına ilişkin işlemlerin başlangıçtan son aşamaya kadar online olarak tamamlanmasına ilişkin program yazılımının gerçekleştirilmesine ilişkin 26.08.2010 tarihli eser sözleşmesini akdettikleri, yüklenicinin sözleşme prensip ve koşulları kapsamında Ek-1/a ve analiz çalışması sonrasında oluşturulacak belgede belirtilen işlerle ilgili yazılımları yapmayı ve garanti süresince tüm fonksiyonlarıyla çalışır olmasını taahhüt ettiği, davacı tarafça ihtiyaç halinde ek geliştirme yapılmasının talep edilebileceği, bu durumda yüklenicinin ek geliştirme süresini ve iş bedelini davacıya 3 gün içerisinde bildireceğinin kararlaştırıldığı, taraflarca akdedilen 08.03.2012 tarihli ek sözleşmede ise 26.08.2010 tarihli asıl sözleşme revize edilerek listelenen 13 kalem işin 69.000 USD + KDV bedelle yapılmasının, yüklenicinin asıl sözleşme kapsamında ilave ödeme talep edemeyeceği ile asıl sözleşme kapsamındaki işler için yapılan ödemelerin ve revize ek sözleşme yapılmış olmasının geçici kabul ve daha önce yapılmış olan işlerin bittiği anlamına gelmediğinin kararlaştırıldığı, davacının ek sözleşme kapsamındaki işlerin süresinde teslim edilmediğini belirterek 15 gün içerisinde tamamlanmasını, aksi halde sözleşmenin feshedileceğini ihtar ettiği, 09.06.2016 tarihli ihtarnameyle yüklenicinin ihtara rağmen yükümlülüklerini yerine getirmediği belirtilerek asıl sözleşme ve ek sözleşmenin feshedildiği, 277.250 TL'nin 3 gün içerisinde ödenmesinin talep edildiği, davalı yüklenicinin davacı tarafça 17.11.2015 tarihinde kaydedilen dilekçesinde 290.000 TL ödemenin 70.000 TL'sinin hak edilmediğini, teslim edilen yazılımın davacı tarafça kullanılmadığını, talep edilen meblağ ödeme imkanının bulunmadığını, kendisine yeni iş verilmesi durumunda iş yapmak suretiyle ödeme fırsatı tanınmış olacağını bildirdiği, bilirkişi kurulunun ek sözleşme kapsamındaki 13 kalem işten 3. sıradaki hali hazırda geliştirilen banka sisteminin yeni modele göre güncellenmesi, 5. sıradaki bankalar tarafından yapılacak her türlü kefalet talepleri için Web sayfasının yapılması ve bu Web sayfasından yapılacak başvuruların ... yazılım sistemine otomatik aktarımının sağlanması ile 11. sıradaki TCMB memzuç raporlama ve analiz yazılımının yapılması işlerini belirtilen nedenlerle denetleyemediği ve davalının 17.11.2015 kayıt tarihli dilekçesi içeriğinden de işin tamamlanmadığının kabul edildiğinin anlaşılmasına göre, işin niteliği itibariyle yazılımın bir bütün olduğu da gözetilerek davacı iş sahibinin sözleşme ve ek sözleşmeye konu yazılımı kullanım amacı itibariyle davalı yüklenici tarafından yapılan yazılımın kabul edilebilir nitelikte olup olmadığı hususunda oluşturulacak yeni bir bilirkişi kurulundan denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle mahkeme kararının HMK 353/1-a.6 madde gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun biçimde yargılama yapılmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne,
2-) ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/10/2019 tarih ve 2016/730 E-2019/897 K
sayılı kararının HMK 353/1-a.6 madde gereğince kaldırılmasına,
3-) Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,..." şeklinde karar verilmesi üzerine dosyanın yukarıdaki esasa kaydedildiği anlaşılmaktadır.
İstinaf kararı gereğince bilişim uzmanı Nihat Sümer, bilgisayar mühendisi Onur Bostancı ve muhasebeci bilirkişi Mustafa Yılmaz'dan oluşturulan bilirkişi kurulundan 08/09/2023 tarihli rapor ve 20/11/2023 tarihli ek rapor alınmıştır. Alınan rapor ve ek raporda özetle; taraflar arasında 26.08.2010 tarihinde “... Yazılım Temin ve Garanti Hizmetleri Sözleşmesi” ve devamı niteliğinde olan 08.03.2012 tarihinde “... Yazılım Temin ve Garanti Hizmetleri Ek Sözleşmesi” imzalandığı, bu sözleşmeler kapsamında davalının davacının iş ve işlemlerini yürütmesine yönelik olarak ... yazılımı geliştirme, bakım, eğitim ve garantisini işlerini yüklendiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın taraflar arasında imzalanan 26.08.2010 tarihli sözleşme ve 08.03.2012 tarihli ek sözleşme gereğince davalının edimlerini eksiksiz ve ayıpsız olarak yerine getirip getirmediği, ayıplı ve eksik ifa varsa davacının talep edebileceği zarar miktarı yönünden kaynaklandığının anlaşıldığı, davacı tarafın davalının 26.08.2010 tarihli eski sözleşme hükümlerini yerine getirmediğini, sözleşmenin ihlal edildiğini, bu sözleşmeye ek olarak düzenlenen 08.03.2012 tarihli sözleşmenin 31.07.2012 tarihinde kadar teslim edilmesi gereken işin bitirilip teslim edilmediğini, davacının 26.08.2010 tarihli sözleşmeye istinaden davalıya muhtelif tarihlerde toplam 188.750,00 TL, 08.03.2012 tarihli sözleşmeye istinaden de davalıya 100.000,00 TL olmak üzere toplamda 298.750,00 TL ödeme yaptığını, 26.08.2010 tarihli sözleşme gereği davalı tarafından davacıya verilen teminat mektubunun nakde çevrilerek 21.500,00 TL tutarında ödemenin sağlandığı, bu kez davalıdan 277.250,00 TL alacaklı olduğunu iddia ettiği, davalı tarafın ise sözleşme konusu bahsi geçen yazılım işi neticesinde verdiği hizmetin davacı tarafça kabul görerek geçici kabullerin yapıldığını, sözleşme konusu tüm edimlerin davacı tarafın sürekli revize ve değişiklikler istemesi sonucunda tamamlanamadığını, edimin yerine getirilememesine davacı tarafın sebebiyet verdiğini iddia ettiği, sözleşmelerde işin ana hatlarıyla belirlendiği ve detayların davalı ve ... tarafından hazırlanacak ihtiyaç programı ve analiz dokümanı çerçevesinde belirleneceğinin belirtildiği, ancak dava dosyası kapsamında işin detaylarını belirten ihtiyaç programı ve analiz dokümanı yer almadığı, dolayısıyla taraflar arasında mutabık kalınan, davacı tarafından talep edilen ve davalı tarafından gerçekleştirilmesi taahhüt edilen dava konusu yazılımın taşıması gereken detaylı tüm özelliklerin neler olduğunun belirsiz olduğu, bu durumun kesin tespit ve değerlendirme yapılmasını zorlaştırdığı, davalının işyerinde davalı tarafından kendi sunucusuna kurduğu ... yazılımı üzerinde yapılan incelemede incelenen yazılımın genel hatları ile çalıştığı, veri işlemlerini yerine getirebildiği, dava konusu yazılımın taşıması gereken detaylı tüm özellikler belirsiz olsa da geliştirilen yazılımın 26.08.2010 tarihli “... Yazılım Temin ve Garanti Hizmetleri Sözleşmesi” kapsamında beklenen şekilde geliştirilmiş olduğunun söylenebileceği, ancak geliştirilen yazılımda 08.03.2012 tarihli “... Yazılım Temin ve Garanti Hizmetleri Ek Sözleşmesi”nin “Yapılacak İşler Listesi” başlığı altındaki 13 maddede listelenmiş iş kalemlerinin bazılarını gerçekleştirecek geliştirmelerin yapılmadığının tespit edildiği, bazı iş kalemleri için ise yazılımın sağlaması gereken teknik detayları belirleyen dokümanların yokluğu nedeniyle tespit yapılamadığı, Mahkemenin 26.08.2010 tarihli sözleşme ve 08.03.2012 tarihli ek sözleşmenin hukuken tek sözleşme olduğunun değerlendirilmesi, yazılımın bir bütün olduğunun gözetilmesi şeklinde görevlendirme kararı çerçevesinde kullanım amacı itibariyle davalı yüklenici tarafından yapılan yazılımın kabul edilebilir nitelikte olmadığı, çünkü 3 adet temel modülün geliştirilmediği, bu nedenle davacının davalıya yapmış olduğu ödemeler toplamı 298.750,00 TL'den, davalıya ait teminat mektubunun paraya çevrilmesi sonucu, 21.500,00 TL tutarın düşülmesi sonucunda, davacının davalıdan 277.250,00 TL alacaklı olacağı hususlarının belirlendiği anlaşılmıştır. Söz konusu raporlar hükme esas alınmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; davanın, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olduğu, somut olayda davacı iş sahibi, davalı yüklenici olup, davacı şirkete yapılacak kredi başvurularına ilişkin işlemlerin başlangıçtan son aşamaya kadar online olarak tamamlanmasına ilişkin program yazılımının gerçekleştirilmesine ilişkin 26.08.2010 tarihli eser sözleşmesini akdettikleri, yüklenicinin sözleşme prensip ve koşulları kapsamında Ek-1/a ve analiz çalışması sonrasında oluşturulacak belgede belirtilen işlerle ilgili yazılımları yapmayı ve garanti süresince tüm fonksiyonlarıyla çalışır olmasını taahhüt ettiği, davacı tarafça ihtiyaç halinde ek geliştirme yapılmasının talep edilebileceği, bu durumda yüklenicinin ek geliştirme süresini ve iş bedelini davacıya 3 gün içerisinde bildireceğinin kararlaştırıldığı, taraflarca akdedilen 08.03.2012 tarihli ek sözleşmede ise 26.08.2010 tarihli asıl sözleşme revize edilerek listelenen 13 kalem işin 69.000 USD + KDV bedelle yapılmasının, yüklenicinin asıl sözleşme kapsamında ilave ödeme talep edemeyeceği ile asıl sözleşme kapsamındaki işler için yapılan ödemelerin ve revize ek sözleşme yapılmış olmasının geçici kabul ve daha önce yapılmış olan işlerin bittiği anlamına gelmediğinin kararlaştırıldığı, davacının ek sözleşme kapsamındaki işlerin süresinde teslim edilmediğini belirterek 15 gün içerisinde tamamlanmasını, aksi halde sözleşmenin feshedileceğini ihtar ettiği, 09.06.2016 tarihli ihtarnameyle yüklenicinin ihtara rağmen yükümlülüklerini yerine getirmediği belirtilerek asıl sözleşme ve ek sözleşmenin feshedildiği, 277.250 TL'nin 3 gün içerisinde ödenmesinin talep edildiği, davalı yüklenicinin davacı tarafça 17.11.2015 tarihinde kaydedilen dilekçesinde 290.000 TL ödemenin 70.000 TL'sinin hak edilmediğini, teslim edilen yazılımın davacı tarafça kullanılmadığını, talep edilen meblağ ödeme imkanının bulunmadığını, kendisine yeni iş verilmesi durumunda iş yapmak suretiyle ödeme fırsatı tanınmış olacağını bildirdiği, istinaf kararı gereğince alınan bilirkişi raporu da dikkate alındığında; sözleşmelerde işin ana hatlarıyla belirlendiği ve detayların davalı ve ... tarafından hazırlanacak ihtiyaç programı ve analiz dokümanı çerçevesinde belirleneceğinin belirtildiği, ancak dava dosyası kapsamında işin detaylarını belirten ihtiyaç programı ve analiz dokümanı yer almadığı, dolayısıyla taraflar arasında mutabık kalınan, davacı tarafından talep edilen ve davalı tarafından gerçekleştirilmesi taahhüt edilen dava konusu yazılımın taşıması gereken detaylı tüm özelliklerin neler olduğunun belirsiz olduğu, bu durumun kesin tespit ve değerlendirme yapılmasını zorlaştırdığı, davalının işyerinde davalı tarafından kendi sunucusuna kurduğu ... yazılımı üzerinde yapılan incelemede incelenen yazılımın genel hatları ile çalıştığı, veri işlemlerini yerine getirebildiği, dava konusu yazılımın taşıması gereken detaylı tüm özellikler belirsiz olsa da geliştirilen yazılımın 26.08.2010 tarihli “... Yazılım Temin ve Garanti Hizmetleri Sözleşmesi” kapsamında beklenen şekilde geliştirilmiş olduğunun söylenebileceği, ancak geliştirilen yazılımda 08.03.2012 tarihli “... Yazılım Temin ve Garanti Hizmetleri Ek Sözleşmesi”nin “Yapılacak İşler Listesi” başlığı altındaki 13 maddede listelenmiş iş kalemlerinin bazılarını gerçekleştirecek geliştirmelerin yapılmadığının tespit edildiği, bazı iş kalemleri için ise yazılımın sağlaması gereken teknik detayları belirleyen dokümanların yokluğu nedeniyle tespit yapılamadığı, 26.08.2010 tarihli sözleşme ve 08.03.2012 tarihli ek sözleşmenin hukuken tek sözleşme olduğunun değerlendirilmesi, yazılımın bir bütün olduğunun gözetilmesi şeklinde görevlendirme kararı çerçevesinde kullanım amacı itibariyle davalı yüklenici tarafından yapılan yazılımın kabul edilebilir nitelikte olmadığı, çünkü 3 adet temel modülün geliştirilmediği, bu nedenle davacının davalıya yapmış olduğu ödemeler toplamı 298.750,00 TL'den, davalıya ait teminat mektubunun paraya çevrilmesi sonucu, 21.500,00 TL tutarın düşülmesi sonucunda, davacının davalıdan 277.250,00 TL alacaklı olacağı hususlarının belirlendiği anlaşılmaktadır.
Buna göre, yazılım işinin niteliği gereği taraflar arasındaki sözleşme ve ek sözleşmenin bir bütün olduğu, buna göre davacı iş sahibinin sözleşme ve ek sözleşmeye konu yazılımı kullanım amacı itibariyle, davalı yüklenici tarafından yapılan yazılımın kabul edilebilir nitelikte olmadığı, bu nedenle davacının davalıya yapmış olduğu ödemeler toplamı 298.750,00 TL'den, davalıya ait teminat mektubunun paraya çevrilmesi sonucu, 21.500,00 TL tutarın düşülmesi sonucunda, davacının davalıdan 277.250,00 TL alacaklı olacağı, davacının talebinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL olduğu anlaşılmakla, taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca;
1-Davanın KABULÜ ile; toplam 10.000,00-TL'nin temerrüt tarihi olan 14/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına,
2-Alınması gereken 683,10-TL harçtan dava açılırken peşin olarak yatırılan 170,78-TL harcın mahsubu ile bakiye 512,32-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen 170,78-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafça yapılan 7.131,70-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 10.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.23/01/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!