T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/530 Esas - 2024/283
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/530 Esas
KARAR NO : 2024/283
BAŞKAN...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ...
DAVACI :...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av....
DAVA : İflas (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 156))
DAVA TARİHİ : 02/07/2022
KARAR TARİHİ : 08/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 04/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İflas (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 156)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili .... ile dosya borçluları ... iş ortaklığı arasında 23.02.2016 tarihinde “... 350 Yataklı Devlet Hastanesi İnşaat İşinin İnce İşleri İşi Yapımı Yüklenici Sözleşmesi” imzalandığını, müvekkil firmanın sözleşme gereği yüklenicisi olduğu sözleşmeden doğan edimlerini eksiksiz yerine getirdiğini, muhtelif hakedişlerini sözleşmede yazıldığı üzere faturalandırıp borçlu şirketlere ibraz ederek ödemelerini almaya başladığını, işin yapım aşamasının bir noktasında, müvekkile karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu olan iş ortaklığı sahibi şirketler arasında ihtilaf çıktığını ve iş ortaklığının işe dahil ettiği diğer alt firmalara ve müvekkili firmaya ödeme yapılmamaya başlandığını, ödemeler aksatılıp para bankada atıl şekilde bekletilir noktaya gelindiğini, İş ortaklarından .... nin mali yapısının güçlü olmaması nedeniyle iflas aşamasına geldiğini, muhtemelen iflas ettiği süreçte işçilik alacaklarının ödenmediğini ve yüzlerce işçi ve ailesinin mağdur edildiğini, ödemelerin halen yapılmadığını, alacağın oyalama ile sürüncemede bırakılıp ödenmemesi karşısında borçlulara ...sayılı dosyası ile ilamsız takiplerde İflas yolu ile ödeme emri gönderildiğini, diğer dosya borçlusuna tebliğ parçası bila tebliğ iade edildiğini, diğer borçlulardan .... ye gönderilen ödeme emrinin tebliğ edildiği, tebliği müteakip yasal sürede itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, borçlu vekilinin itiraz dilekçesinin gerçeği yansıtmadığı gibi işin sürüncemede bırakılmasını teminen yazıldığını, bahsedildiği gibi iş ortaklığı kayıtlarında akdedilmiş protokol olmadığını, hak ediş düzenlenmediğini, davacının kesin kabul itirazını kabul etmediklerini, zira kesin kabul işlemlerinin davalının uhdesinde bulunan bir yükümlülük olduğunu ve davalının ağır kusuru neticesinde makul süreden çok daha uzun sürede sorumluluğun davalı tarafından yerine getirilmediği sebebiyle TBK 116 gereği kusurdan beraat gerekçesi yapılmayacağı belirtilerek borçlu şirketin haksız itirazının kaldırılarak takibin devamı ile borçlu şirketin iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava şartı olan arabuluculuk şartının yerine getirilmediğini, dava değeri / takip tutarı üzerinden yatırılması gereken peşin harcın ikmali gerektiğini, davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, her ne kadar, davacı vekili, müvekkili şirket tarafından takibin sürün cemede bırakılması amacıyla takibe itiraz edildiği iddia edilmiş ise de, yargılama sırasında taraflarla ilgili yıllara ait yasal defter ve belgeleri ile cari hesap kayıtları, hakkedişler ve diğer yazılı belgeler incelendiğinde müvekkili şirket ile ....nin oluşturduğu iş ortaklığının dava tarihi itibariyle davacıya ödemesi gereken herhangi bir borcunun bulunmadığı ortaya çıkacağından, 21/06/2022 tarihli dilekçe ile ödeme emrine itirazın haklı olduğunu, davacı şirketin takip ekine koyduğu faturalardan ... ve ...seri numaralı faturaların iş ortaklığının kayıtlarında yer aldığını, davacı şirketin iş ortaklığı kayıtlarında bir alacağı bulunmadığını,... seri numaralı fiyat farkı faturası ile bu faturaya dayanak olduğu iddia edilen 19/01/2017 tarihli ek protokolün ise iş ortaklığı kayıtlarında yer almadığını, davacı şirket tarafından iş ortaklığı adına düzenlendiği iddia edilen fiyat farkı faturalarının kabulünün de mümkün olmadığını, itirazın iptali davalarında borçlunun icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için takibe konu alacağın likit olması zorunlu olduğunu, somut olayda alacak likit olmayıp müvekkili şirketin borçlu olup olmadığı yargılamayı gerektirdiğinden, davacının, müvekkili şirketin icra inkar tazminatına mahkum edilmesi talebinin reddi gerektiğini, ilamsız icrada borçlunun ödeme emrine yaptığı itiraz nedeniyle duran takibi canlandırmak isteyen alacaklının açacağı dava itirazın iptali davası olduğunu, bu davada davalı, yani borçlu itirazında haksız görülürse itirazın iptal edilerek; ayrıca, alacaklının talebi üzerine icra inkar tazminatına mahkum edileceğini, borçlunun itirazının haksız olduğunun tespitinde başvurulan birinci kriter alacağın likit olup olmadığı hususu olduğunu, alacak likit ise kural olarak borçlunun itirazı haksız sayıldığını, borçlunun itirazının haksız olup olmadığı belirlenirken yardımcı bir kriter olarak dürüstlük kuralına da başvurulması gerektiğini, borçlunun haksızlığı belirlenirken somut olayın koşulları dikkate alınması gerektiğini, borçlunun itirazının haksızlığı net bir şekilde ortaya konulamıyorsa borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilmeyeceğini, davacı yan tarafından, olmayan bir alacak için kötü niyetle müvekkili şirket aleyhine icra takibine başlatıldığını ve müvekkili şirket mağduriyetine sebebiyet verilmiş olduğundan davacı yanın takip tutarının %20'sinden aşağı olmamak kaydı ile niyet tazminatına mahkum edilmesi gerekmediğini, davanın esastan reddini, kötü niyetle müvekkili şirket aleyhine takibe geçen davacı yanın takip miktarının %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmilini talep ve dava etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, itirazın kaldırılması ve iflas talebine ilişkindir.
Davacı tarafından ... esas sayılı dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine 286.723,17 TL 6 nolu hak ediş bedeli, 208.297,22 TL 7 nolu hak ediş bedeli, 102.119,58 TL fiyat farkı faturası ve bunların işlemiş faizleri dahil olmak üzere toplam 1.023.054,49 TL alacağın tahsili için iflas yoluyla takip başlatıldığı, iflas ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği ve borçlu tarafından süresinde itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu ve iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İflas davasının maktu harca tabi olması ve arabuluculuğa tabi olmaması nedeniyle harç ve arabuluculuğa ilişkin davalı tarafın itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Diğer taraftan davalı zaman aşımı definde bulunmuş ise de, alacağın eser sözleşmesinden kaynaklı sözleşmenin feshedilmediği ve kesin hesabın da yapılmadığı anlaşılmakla zaman aşımı defi yerinde görülmemiştir.
Davacı ile davalı ve dava dışı...i iş ortaklığı arasında 23/02/2016 tarihli ... İdaresi ... 350 Yataklı Devlet Hastanesi İnşaatı İşinin ince işler işi yapımına ilişkin yüklenici sözleşmesinin imzalandığı anlaşılmış olup, taraflar arasında bu konuda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Davacının takip talebi 3 adet faturaya dayanmakta olup, 2'si hak ediş faturası, 1'i de fiyat farkı faturasıdır.
Davalı taraf... seri numaralı faturaların iş ortaklığı kayıtlarında yer aldığını cevap dilekçesinde kabul etmiştir. Ancak fiyat farkı faturasını ve faturaya dayanak 19/01/2017 tarihli protokolü kabul etmemiştir.
Davacı tarafından fiyat farkı ödenmesine ilişkin 19/01/2017 tarihli ek protokolün fotokopisini dosyaya sunmuştur.
Davalı tarafça söz konusu protokolün kabul edilmemesi ve imza incelemesi yönünden aslının davacı tarafça sunulamaması nedeniyle ek protokol delil olarak kabul edilmemiştir.
Diğer taraftan taraflar arasında fiyat farkına ilişkin uygulamanın bulunduğu mevcut dosya kapsamına göre tespit edilemediği gibi davacı tarafça da ispat edilememiştir. Bu nedenle davacının fiyat farkı alacak talebi yerinde görülmemiştir.
Mahkememizce dosya bilirkişiye tevdi edilerek, davacı ve müflis şirketin defterleri üzerinden rapor düzenlenmesi istenmiş, bilirkişi tarafından kök ve ek raporlar sunulmuştur.
Bilirkişi gerek kök ve gerekse ek raporda; davacı şirketin alacağını 843.622,24 TL, davalının ödemelerinin 698.692,37 TL olarak hesaplamıştır.
Takibe konu faturaların 2017 yılına ilişkin olması nedeniyle müflis şirketin 2017 yılı defterlerinin temini yoluna gidilmiş ancak yapılan araştırma sonucunda defterler temin edilememiştir.
Bilirkişi tarafından davacının defterlerine göre tespit edilen davacının 843.622,24 TL'lik alacağın içerisinde 25/12/2018 tarih 9338 nolu ve 102.119,58 TL'lik fiyat farkı faturası ile 30/06/2018 tarihli ... numaralı ve 215.912,68 TL'lik faturada bulunmaktadır.
Yukarıda açıklandığı üzere, davacı tarafın fiyat farkı alacağının ispat edememesi nedeniyle 102.119,58 TL'lik alacak 843.622,24 TL'lik alacaktan düşülmüştür. Bilirkişi kök raporundan anlaşılacağı üzere, takip konusu olmayan 30/06/2018 tarihli fatura tarihine kadar davalı tarafça yapılan ödemelerin toplamı 658.692,37 TL'dir. Bu tarih itibariyle davacının alacağı ise kendi defterlerine göre (fiyat farkı hariç) 495.020,39 TL'dir (takip konusu 9284 ve 9300 numaralı fatura bedelleri toplamı).
Davacının iş bu alacağından davalının ödemesi fazla olduğundan takip konusu ... numaralı faturaların ödendiği anlaşılmaktadır.
Sonuç olarak, davacı tarafından takibe konulan 6 nolu hak edişe ilişkin 286.723,17 TL ve 7 nolu hak edişe ilişkin 208.294,22 TL'lik faturaların ödenmiş olduğu, fiyat farkına ilişkin 102.119,58 TL'lik alacağın davacı tarafça ispat edilemediği, bu nedenle takip tarihi itibariyle davacının alacağının bulunmadığı, davalının iflas ödeme emrine yapmış olduğu itirazın haklı olduğu kanaatine varılmakla, davacının davasının reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 427,60 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harçtan mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde davacıya İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 10 gün içinde ... istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 08/05/2024
Başkan ...
✎E-imzalıdır
Üye ...
✎E-imzalıdır
Üye ...
✎E-imzalıdır
Katip...
✎E-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!