T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/273 Esas - 2024/56
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
...
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/273 Esas
KARAR NO : 2024/56
DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/04/2022
KARAR TARİHİ : 02/02/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 15/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan alacak (satım sözleşmesinden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, kasko bedeli 366.089,00 TL olan ...plakalı kamyonet tipli aracın müvekkili şirket tarafından faturalı olarak davalı satış ve servis bayisi şirketten satın alındığını, ancak söz konusu aracın satın alındığından itibaren sürekli arızalandığını, müvekkili şirketin aracı istediği şekilde kullanamadığını ve araçtan beklenilen yararı elde edemediğini, aracın 16.12.2020 tarihinde yetkili satış ve servis bayiinde periyodik bakıma girdiğini, henüz altı gün geçtikten sonra 22.12.2020 tarihinde tekrar arızalandığını, davalı şirketin yetkili servisine götürüldüğünde “aracın volanında problem olduğu ondan dolayı debriyaj pedalında titreme olabileceği" hususunun davalı yetkili servis tarafından müvekkili şirkete bildirildiğini, ancak daha sonra arızanın belirtilenden daha büyük olduğunun anlaşıldığını, davalı tarafından motor açıldığında aracın krank milinde çatlak olduğu ve motorun komple rektefiye yapılarak revize edilmesi gerektiğinin söylendiğini, aracın bu tamir işleminin ardından 29.01.2021 tarihinde yetkili servisten çıktığını, müvekkilinin 38 gün boyunca aracını kullanamadığını, bunun yanı sıra ikame araç için masraf da yaptığını, 04.10.2021 tarihinde aracın tekrar arızalandığını, müvekkilinin aracın hararet yaptığını derhal davalı şirkete bildirdiğini ancak davalı tarafın, problemin çözüldüğünü söylemesine rağmen araçtaki ayıpları gidermediğini, daha sonra tekrar 17.11.2021 tarihinde aracın, müvekkili tarafından servise götürüldüğünü, arızasının yine giderilmediğini, davalı tarafından motorun tamamen dağıtılarak arızanın tespit edileceği söylenerek zaman istendiğini, bunun üzerine müvekkilinin, bitmek bilmeyen arızaların ardından aracın yenilenmesi talebini davalıya bildirdiğini, davalı tarafından müvekkile bir yanıt verilmediğini, dava konusu araçta tekrarlayan, giderilemeyen ve araçtan faydalanmayı ortadan kaldıran bir ayıp veya üretim hatası bulunduğunun çok açık olduğunu, arıza bildirim süreçlerinden de anlaşılacağı üzere müvekkilinin her seferinde aracın arızasını davalı şirkete bildirdiğini ancak davalı şirketin yetkili servis tarafından sürekli oyalandığını, motor rektifiyesi diğer bir adı ile yenilemesi olarak da bilinen, aşınmış olan bir motorun standartlara uymayan parçalarının çeşitli talaş işlemleri uygulanarak ya da değiştirilerek tekrar eski haline dönmesinin sağlandığı bir işlem olarak tanımlandığını yani araçta, satın alınmasının üzerinden belki 1 yıl bile geçmeden aracın en önemli aksamı olan motorun tamamen yenilenmesini gerektirir büyük bir ayıp ortaya çıktığını, davalının her seferinde müvekkilinden süre istediğini ve arızayı gidereceğini söylediğini ancak hiçbir bir çözüm getirmediğini, müvekkilinin araçtan mahrum kalmasına ve farklı araçlar kullanarak maddi zararına da sebep olduğunu, davalıya, taraflarınca ... 10. Noterliği'nin 22098 yevmiye numaralı 22.12.2021 tarihli ihtarnamesinin gönderildiğini ve ayıplı aracın 7 gün içinde ayıplarının giderilmesi ya da ayıpsız benzeriyle değiştirilmesinin ihtar edildiğini, ihtarnamenin tebliğ edildiğini, ancak davalının bu ihtarnmameye de cevap vermediğini, TBK'nın 227. maddesinde düzenlenmiş olan seçimlik haklarını kullanabileceğine hükmettiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla öncelikle ayıplı malın bedelinin faiziyle birlikte müvekkili şirkete ödenmesini, mümkün değilse ayıpsız bir yenisiyle değiştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, dava konusu aracın müvekkili şirketin yetkili satıcısından 26.12.2019 tarihinde satın alındığını, davanın iki yıllık zamanaşımın bitmesinden sonra açıldığını, bu itibarla, her şeyden önce işbu davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, ayıp ihbar süresine de riayet edilmediğini, iş bu uyuşmazlığın çözümünde uygulama bulacak olan TTK'nın 23. maddesi uyarınca, alıcı malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün, açıkça belli değilse malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde basiretli bir tacir gibi davranarak aracı incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya bildirme yükümlülüğü altında olduğunu ve davacının ayıba ilişkin usule uygun bir ihtarda bulunmadığını, bir malın ayıplı olduğunun kabulü için, iddia edilen eksikliğin, üretimden kaynaklanması; yani ayıbın veya ayıbı yaratan nedenin, yarar ve hasarın alıcıya geçmesi anında satılanda var olması gerektiğini, yani, ister açık, ister gizli ayıp olsun, satıcının sorumlu tutulabilmesi için, bu ayıbın üretimden satımdan önceki bir nedenden kaynaklanmış olması gerektiğini, somut olayda, dava konusu aracın, üretim bandından sağlam bir şekilde çıktığını, gereken tüm kontrollerin eksiksiz bir biçimde yapılarak ayıptan ari olarak aracın ilk sahibine satın ve teslim edildiğini ve araçta açık veya gizli herhangi bir ayıp bulunmadığını, dava konusu araçta, aracın kullanımına engeller nitelikte bir sorun olmadığını, araca ilişkin şikayetlerin müvekkili şirket yetkili servisi tarafından yerine getirildiğini, aracın halihazırda sorunsuz bir şekilde kullanıldığını, alıcıya tanınan seçimlik haklar, yenilik doğurucu nitelikte haklardan olup, bu haklardan birinin kullanılması ile tükendiğini, buna göre, davacının onarım hakkını kullanması akabinde, bu hakkından dönerek misli ile değişim talebinde bulunmasının hukuken mümkün olmadığını, tüketici lehine uygulanan uyuşmazlıklarda dahi, onarım ile kullanılan seçimlik haktan dönülerek bedel iadesi ya da misli ile değişim talebinde bulunulan davalarda, bu haklardan birinin kullanılması ile hakkın tüketilmediği açık bir şekilde ortaya konulduğunu, bir an için davanın kabulüne karar verilmesi halinde, hüküm kurulmadan önce, aracın tramer kaydı sorgusunun yapılarak herhangi bir kazaya karışıp karışmadığı ya da araçta değer kaybına sebebiyet verecek bir durumla karşılaşılıp karşılaşılmadığı hususunun da tetkik edilmesi gerektiğini, eğer ki araçta müvekkili şirketin kusurlu bir eylemi ya da fiili olmaksızın meydana gelmiş bir değer kaybı var ise, bunun tespit edilerek müvekkili şirkete iade edilmesi gerektiğini, hüküm kurulmadan önce tetkik edilmesi gereken diğer bir hususun, araçta aracın devrine engel herhangi bir borcunun bulunup bulunmadığı olduğunu, bir an için aracın takyidatlı olması ve hükümde "aracın her türlü borçtan ari bir şekilde teslim edilmesi" ifadesine yer verilmemesi halinde, müvekkili şirketin aracın devrini alamayacağını ve zarara uğrayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
KANITLAR: Dava dilekçesi ekinde 26/12/2019 tarih-149.144,00 TL bedelli fatura, ... 10. Noterliği'nin 22098 yevmiye numaralı ihtarnamesi, ihtarnamenin tebliğine ilişkin tebliğ mazbatası suretleri ile 10/03/2022 tarihli ara buluculuk son tutanağı ibraz edilmiştir.
Davalı şirketten ...plakalı araca ait tüm servis ve tamirat kayıtları ile satış faturası celbolunmuştur.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Müdürlüğünden ...plakalı aracın karıştığı kazalara ilişkin bilgi ve belgeler, Türkiye Noterler Birliğinden aracın rehin bilgisi ile araç tescil özet raporu getirtilmiştir.
Ziraat Bankası Kolej ... Şubesi'nin 08/02/2023 tarihli cevabi yazısından ...plakalı aracın tesis edilen rehninin halen devam ettiği, Ankyra Rek. Tan. Hizm. Tic. Ltd. Şti firmasının şubelerinde mevcut kredisi bulunduğu, rehin hakkı baki kalmak kaydıyla açılan davaya muvafakatlarının olduğu bildirilmiştir.
Türkiye Sigorta A.Ş tarafından verilen 15/02/2023 tarihli cevabi yazı ile 4261686 numaralı hasar dosyasının gönderildiği anlaşılmıştır.
Ford Otosan'ın 14/02/2023 tarihli cevabi yazısıyla dava konusu aracın garanti kitapçığı gönderilmiştir.
Davalı şirket tarafından verilen 17/08/2023 tarihli cevabi yazıda 48890, 49006, 49472, 55336, 55671, 56488, 58491, 59024 nolu iş emirleri ve 48890 nolu iş emrine ait faturanın gönderildiği bildirilmiştir.
Makine mühendisi ile nitelikli hesap alanında uzman bilirkişiden oluşturulan bilirkişi kurulundan rapor alınmış, anılan raporda; dava dosyasında yer alan iş emirlerinden, davaya konu aracın 20 bin ve 40 bin kilometrede periyodik standart bakımlarının yapıldığı, 25 bin kilometrede bir araçta motor rektifiyesinin normal olamayacağı ve kullanıcı hatasından kaynaklanamayacağı, davaya konu araçta giderilemeyen şikayetlerin, aracın sürüş emniyetine, performansına etki ettiği, sorunsuz kullanıma engel olduğu, sık sık tekrarlanarak önemli ve esaslı hale geldiği yani problemin geçici bir durum olmayıp süreklilik arz ettiği, sorunun basit müdahale ile giderilebilecek nitelikte olmadığı, ayıbın giderilebileceği ancak yapılan bu işlemin araçta ikinci el piyasa fiyatlarına göre değer kaybı oluşturacağı, aracın mevcut hali ile emniyetli bir biçimde kullanılamayacağı (dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelere göre), dolayısıyla davaya konu aracın standart bakımlarından kısa bir süre sonra hem krank mili, volan değişiminin yapılmasının hem de motor rektefiyelerinin/motor revizyonunun yapılmasının gizli ayıp kapsamında değerlendirilmesi gerekeceği, davacının (TBK. 227.maddesinde düzenlenen seçimlik haklardan) aracın bedelinin faiziyle birlikte ödenmesi talebi yönünden davacının satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme yönünde bir irade beyanının olmadığı aksine aracın davacı tarafın kullanımında olduğu, araçtaki ayıbın gizli ayıp olarak nitelendirilmesi halinde ayıpsız misli ile değiştirilmesini talep hakkı bulunduğu değerlendirilmekle birlikte davacının dava konusu talepleri yönünden TBK'nın 223. maddesi hükmünde öngörüldüğü şekilde derhal ayıp ihbarında bulunulmaksızın davalıdan garanti kapsamında bakım ve onarım hizmetlerininin alındığı ancak fiziken yerinde inceleme yapılmadığından araçtaki ayıbın giderilip giderilmediğinin tespit edilemediği hususları görüş olarak açıklanmıştır.
Davalı vekilinin beyan ve itirazlarının değerlendirilmesi bakımında araç üzerinde bilirkişi kuruluna inceleme yapma yetkisi verilmek sureti ile ek rapor alınmış, anılan raporda, araç üzerinde yapılan incelemelerde ve yol testlerinde de 05.05.2023 tarihinde 73288 no.lu iş emriyle 86.133 kilometrede, 80.000 km ana standart bakımının davalı tarafından yapıldığının ve sorunlarının devam ettiğinin görüldüğü, araç devri azaltıldığında ve boşta iken debriyajda titreme ve 3. vites konumuna kadar silkeleme olduğu, gaz kesmelerde düzensizlik yaşandığı (yavaş ve dengesiz hızlanmalar, sabit hızın korunaması gibi), rampada aracın çekişten düştüğü (3. vitesle çıkılabilecek yerin 2. vitesle çıkılabildiği) tespit edilmiş olup gerek dava dosyasında yapılan gerekse araç üzerinde yapılan tespitler neticesinde kök rapordaki 25 bin kilometrede bir araçta motor rektifiyesinin normal olamayacağı ve kullanıcı hatasından kaynaklanamayacağı, davaya konu araçta giderilemeyen şikayetlerin, aracın sürüş emniyetine, performansına etki ettiği, sorunsuz kullanıma engel olduğu, sık sık tekrarlanarak önemli ve esaslı hale geldiği yani problemin geçici bir durum olmayıp süreklilik arz ettiği; sorunun basit müdahale ile giderilebilecek nitelikte olmadığı, ayıbın giderilebileceği ancak yapılan bu işlemin araçta ikinci el piyasa fiyatlarına göre değer kaybı oluşturacağı, aracın mevcut hali ile emniyetli bir biçimde kullanılamayacağı dolayısıyla davaya konu aracın standart bakımlarından kısa bir süre sonra hem krank mili, volan değişiminin yapılmasının hem de motor rekteviyelerinin/motor revizyonunun yapılmasının gizli ayıp kapsamında değerlendirilmesi gerekeceğine yönelik teknik kanaatimizde herhangi bir değişiklik olmadığı hususları görüş olarak açıklanmıştır.
GEREKÇE: Dava, ayıp nedeniyle satım bedelinin aynen iadesi, olmadığı takdirde ayıpsız bir yenisiyle değiştirilesi istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta davacının ...plakalı kamyonet tipli aracın faturalı olarak davalı satış ve servis bayisi şirketten satın alındığı, ancak söz konusu aracın satın alındığından itibaren sürekli arızalandığı, serviste tamirinin yapıldığı, ancak araç arızalarının giderilemediği, 38 gün boyunca aracını kullanamadığını, bunun yanı sıra ikame araç için masraf da yaptığını, öncelikle ayıplı malın bedelinin faiziyle birlikte müvekkili şirkete ödenmesi, mümkün değilse ayıpsız bir yenisiyle değiştirilmesi için iş bu davaya ikame ettiği ve davalının davanın reddini savunduğu hususları uyuşmazlık konusu değildir.
Taraflar arasındaki çekişme, davacının, davalıdan satın aldığı aracın ayıplı olup olmadığı, ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı, ayıp varsa niteliği, istemin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, davacının talep hakkının yerinde olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
TBK'nın 219. maddesinde hükmü uyarınca, satıcı, alıcıya karşı herhangi bir suretle bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerlerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumludur. Satıcının bu durumları bilmemesinin de sonuca etkisi yoktur. Yine de sorumluluğu esastır.
6102 sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi hükmünde, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, TBK'nun 223. maddesinin 2. fıkrası uygulanacağı düzenlenmiştir.
TBK'nun 223. maddesinin 2. fıkrasında ise, alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak satılanda olağan bir gözden geçirme ile ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması halinde bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa hemen satıcıya bildirilmelidir. Bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır hükmüne yer verilmiştir.
TBK’nın 225. maddesi gereğince ağır kusurlu olan satıcı, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamayacaktır.
Satıcının ağır kusurlu olmadığı durumlarda tacirler arası satış sözleşmelerinde ayıp ihbarının yapıldığının ispatı ise TTK 18. maddesinin 3. fıkrası uyarınca noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır.
Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hallerde alıcı TBK’nın 227. maddesinde düzenlenen seçimlik haklarından birini kullanabilecektir.
Alıcının sözleşmeden dönme seçimlik hakkını kullanması halinde ise TBK’nın 229. maddesi uyarınca, alıcı satıcıdan, ödemiş olduğu satış bedelinin, faiziyle birlikte geri verilmesi, satılanın tamamen zaptında olduğu gibi, yargılama giderleri ile satılan için yapmış olduğu giderlerin ödenmesi, ayıplı maldan doğan doğrudan zararının giderilmesini isteyebileceği gibi ayrıca satıcı, kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alıcının diğer zararlarını da gidermekle yükümlüdür.
Ayrıca alıcı TBK’nın 230. maddesi uyarınca birden çok mal veya birden çok parçadan oluşan bir mal, birlikte satılmış olup da bunlardan bazıları ayıplı çıkarsa, dönme hakkı bunlardan ancak ayıplı çıkanlar için kullanılabilir.
Dava konusu olayda satım sözleşmesinin mevcudiyeti konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı, aynı zamanda yetkili servise hasarın tamiri için birden ziyade başvurmuş olması, motorun rektefiye yapılması derecesinde tamiratın yapılması karşısında, ayıp ihbarının yapılmış sayıldığı kabul edilmelidir.
Davalı taraf zamanaşımı def'inde bulunmuş ise de satım sözleşmesinin eki olduğu da açıkça belirtilen garanti sözleşmesinde garanti süresinin 3 yıl olduğunun belirtilmiş olması ve anılan süre dolmadan dava açılması nedeniyle bu def'e itibar edilmemiş, işin esası incelenmiştir.
Öte yandan, dava konusu araç üzerinde dava dışı bankanın rehin hakkı mevcut ise de anılan hak sahibi davaya muvafakat etmiş, davaya devam edilmiştir (Yargıtay 19. HD'nin 01/04/2010 Tarih, 2009/9773 Esas-2010/3776 Karar sayılı ilamı).
Yapılan yargılama, iddia, savunma, satım sözleşmesi, garanti belgesi, tamiratlara ilişkin iş emirleri, araç üzerinde de incelemeyi içerir bilirkişi kök ve ek raporu kapsamından, satıma konu edilen aracın ayıp içerdiği, bu ayıp nedeniyle kısa sürede en önemli parçası sayılabilecek motor aksamının tamir edildiği, 25.000 kilometrede böyle bir arızanın normal olmadığı, kullanım hatasından da kaynaklanmayacağı, ana bakımlara ve tamiratlara rağmen halen araçta debriyaj titremesinin giderilmediği, devam ettiği, vites geçişlerinde silkeleme olduğu, gaz kesmelerde düzensizlik yaşadığı, rampada çekişten düştüğü, bu sorunların süreklilik arz ettiği, basit müdahale ile giderilemeyeceği, aracın mevcut haliyle emniyetli kullanılmayacağı, davacıya istediği faydayı sağlamayacağı, gizli ayıp içerdiği, davacının sözleşmeden dönerek ödediği parayı istediği, ilk talebinin bu olduğu, aracın ayıplı olması nedeniyle iadesi karşılığında ödediği bedeli talep edebileceği, davacının edimini ifa ettiği anda bedel bakımından davalının temerrüdünün gerçekleşeceği sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davacının davasının kısmen kabulüne satım konusu ...Plakalı, 350E Tek Kabin Ecoblue 170PS EU6.2 nitelikli ve KU80390 ürün kodlu aracın davalıya iadesi koşulu ile satım bedeli 149.144,00 TL'nin aracın davalıya iade edildiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
2-Alınması gerekli 10.188,03 TL harçtan peşin alınan 6.251,89 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.936,14 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 6.251,89 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen ( kabul ve red oranına göre) 23.863,04 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen ( kabul ve red oranına göre) 34.541,75 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 5.388,95 TL ( 80,70 TL başvurma harcı, 11,50 TL vekalet harcı, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti, 296,75 TL posta gideri olmak üzere) yargılama giderinden ( kabul ve red oranına göre) 2.195,45 TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine,
8-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 1.560,00 TL arabuluculuk giderinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 635,54 TL'nin davalıdan, 924,46 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, bu amaçla karar kesinleştiğinde işbu karar eklenmek suretiyle ilgili vergi dairesine yazı yazılmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/02/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!