T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2020/533 Esas - 2024/362
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2020/533 Esas
KARAR NO : 2024/362
HAKİM....
KATİP...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
Av. ...
DAVALI ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 25/10/2020
KARAR TARİHİ : 07/06/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 08/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan 'İtirazın İptali' davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında araç bakım ve onarım hizmetleri ile parça tedarik işlerinin yapılması konusunda ticari bir bağ ve cari hesap ilişkisinin olduğunu, müvekkili şirketin vermiş olduğu hizmet karşılığında karşı tarafça yapılması gereken ödemelerin yapılmadığını, bu nedenle davalı şirket aleyhine ... Esas sayılı dosyası kapsamında 51.626,63 TL asıl alacak ve 11.677,88 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 63.304,51 TL alacağın tahsili için icra takibine girişildiğini, buna karşılık davalı şirket vekili tarafından icra takibinde yetkiye, borca ve borcun fer'ilerine itiraz edildiğinden takibin durduğunu, müvekkili şirket tarafından sağlanan araç bakım ve onarım hizmeti ile parça tedarik bedelleri nedeniyle oluşan cari hesap ilişkisinde davalı şirketin ödemesi gereken ücretlerin hiçbirinin ödemediğinin cari hesap ekstreleri ile sabit olduğunu, alacağın likit olduğunu, likit alacağa yönelen haksız itirazın iptaline ve asgari % 20 oranında icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsiline karar verilmesi gerektiğini, borçlu şirket fatura tarihleri itibariyle temerrüte düştüğünden işin ticari bir iş olması nedeniyle 3095 sayılı Kanun'un 2/2 maddesi uyarınca avans faizi talep edildiğini, davalının faize yönelen itirazı da haksız olup iptaline karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın kabulü ile ... Esas sayılı icra takip dosyasında davalı şirketin icra takibine vaki itirazının iptaline, icra takibinin 51.626,63 TL asıl alacak ve 11.677,88 TL takipten önce işlemiş faiz olmak üzere toplam 63.304,51 TL yönünden takip talebinde gösterilen şartlarla devamına, davalı borçlu tarafından likit alacağa dayalı icra takibine haksız bir şekilde itiraz edildiğinden icra takibine konu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere belirlenecek miktarda icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının haksız ve mesnetsiz olarak huzurdaki davayı açtığını, dava dilekçesinde yer verdikleri tüm iddiaların ve beyanların asılsız olup haksız ve mesnetsiz olarak açılan bu davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, HMK ile getirilen somutlaştırma yükümlülüğüne davacı yan tarafından aykırı davranıldığını, davacının dava dilekçesinde bazı açıklamalarda bulunduğunu ve bazı deliller bildirdiğini ancak talebi ile müvekkili şirket arasındaki ilişki ve bağlantıya dair iddialarını açıklamadığını, hangi delil ile hangi vakıayı ispatlayacağını açıklığa kavuşturmadığını, dolayısıyla davacının iddialarını ve bu iddialarının dayanağı olan bütün vakıaları açıklaması ve her bir vakıanın hangi delille ispat edileceğini belirtmesi gerektiğini, müvekkili şirketin davacı yandan ne bir hizmet alımı ne de davacı yana ödenmeyen bir borcunun olduğunu, müvekkiline gönderilen bütün faturaların şirket tarafından hukuka uygun bir şekilde kayda alınıp faturaya konu alacak miktarlarının da gününde ödendiğini, bunun dışında müvekkili şirkete davacı tarafından gönderilen herhangi bir fatura bulunmadığını savunarak, davacının haksız ve hukuka aykırı davasının ve diğer tüm taleplerinin usulden ve esastan reddine, davacının kötü niyetli icra takibi başlatması ve kötü niyetli itirazın iptali davası açması sebebiyle toplam alacağın %40'ından az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK olarak kısaltılacaktır) 67. maddesi gereğince açılan itirazın iptali davasına ilişkindir.
2004 Sayılı İİK'nın 67.maddesinde, "(Değişik fıkra: .... md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik fıkra: ... md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare...yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga fıkra:....)Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra:....) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." hükmü bulunmaktadır.
Bu açıklamalar çerçevesinde eldeki dava dosyası incelendiğinde, davada çözümlenmesi gereken hususun taraflara arasında araç bakım ve onarım hizmetleri ile parça tedarik işlerinin yapılması hususunda ticari ilişki bulunup bulunmadığı, bu kapsamında varsa yapılan ödemeler de dikkate alınarak, davacının takip tarihi itibari ile davalıdan fer'ileri ile birlikte alacağının bulunup bulunmadığı, bulunuyorsa miktarının belirlenmesi noktasında olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce davaya dayanak icra dosyası getirtilmiş ve incelenmiştir. ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde, davacının, davalı aleyhine 03/03/2020 tarihinde 51.626,63 TL asıl alacak, 11.677,88 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 63.304,51 TL alacak yönünden icra takibi başlattığı, icra takibine dayanak olarak cari hesap alacağının gösterildiği, bu kapsamda örnek 7 ödeme emrinin davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalı tarafından takibe itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu ve eldeki davanın açıldığı görülmüştür.
Tüm bu açıklamalar uyarınca dosya ele alındığında, davacı, davalı ile aralarında araç bakım ve onarım hizmetleri ile parça tedarik işlerinin yapılması hususunda ticari ilişki bulduğunu, bu kapsamda davalıya verilen hizmet karşılığında alacağını tahsil edemediğini iddia ettiği, davalının ise davacıya borcu bulunmadığını belirterek davanın reddini talep ettiği görülmüştür. Mahkememizce öncelikle davalının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi yönünden dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi raporu uyarınca davalının ticari defter ve kayıtları incelendiğinde, davalının ticari defter ve kayıtları uyarınca davacıya herhangi bir borcu bulunmadığı tespit edilmiştir. Akabinde davalının ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu dosyaya kazandırılan bilirkişi raporu da dikkate alınmak suretiyle bir mali müşavir ile bir nitelikli hesap bilirkişinden oluşan bilirkişi heyetine dosya tevdi edilmiş ve rapor alınmıştır. Alınan bilirkişi kök ve ek raporları uyarınca, davacının icra takibine dayanak olarak sunduğu cari hesap dökümü ile ticari defter kayıtlarının birbirini doğrulamadığı, davacının davalıdan alacaklı olmadığı, alacağın tahsil edildiği tespit edilmiştir. Davacı tarafın yemin deliline dayandığı görülmekle yemin teklif etme hakkını kullandığı ve yemin metnini Mahkememize sunduğu anlaşılmıştır. Akabinde davalı şirketi temsil ve ilzama yetkili kişi veya kişilerin açık kimlik bilgileri tespit edilmiş ve şirket yetkililerince usulüne uygun olarak davacıya borçlarının olmadığına ilişkin yemin eda edilmiştir. Bu durum karşısında, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddesi gereğince davacı iddiasını ispatla yükümlü olduğundan ve davanın ispat edilemediği açık olduğundan, davanın reddine karar verilmiştir. Nihayet, icra takibinin kötüniyetle başlatıldığı ve bu nedenle maddi zarara uğrandığına dair davalı tarafça delil sunulmadığından, davalının kötüniyet tazminatı isteminin de reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1- Davacının ispatlanamayan davasının REDDİNE,
2- Davalının kötüniyet tazminatı talebinin yasal şartları oluşmadığından REDDİNE,
3-Alınması gerekli 427,60 TL harcın peşin alınan 764,57 TL harçtan mahsubu ile bakiye 336,97 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde DAVACIYA İADESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE,
6-Davalı tarafından yapılan 218,00 TL (posta gideri vs.) yargılama giderinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE,
75-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde İADESİNE,
8-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, bu amaçla karar kesinleştiğinde işbu karar eklenmek suretiyle ilgili vergi dairesine YAZI YAZILMASINA,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
07/06/2024
Katip...
¸
Hakim ...
¸
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!