T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2019/531 Esas - 2024/340
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2019/531 Esas
KARAR NO : 2024/340
BAŞKAN :...
ÜYE :...
ÜYE : ...
KATİP :...
DAVACI KARŞI DAVALI : ...
DAVALI KARŞI DAVACI :...
VEKİLLERİ : Av...
Av. ....
Av. ...
DAVA : Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin)
DAVA TARİHİ : 19/09/2019
KARAR TARİHİ : 29/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 13/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava taraflarının %50 oranında hissedar olduğu şirkette davalının tek başına temsile yetkili olduğunu, davalının şirket yönetimi konusunda gerekli liyakati gösteremediğini, asli görevlerini yerine getiremediğini, psikolojik rahatsızlıkları dolayısıyla tedavi gördüğünü, davalının şirkete ait .... ... şubesinde bulunan hesaplardaki paraları müvekkilinin haberi olmaksızın ve kötü niyetli olarak boşalttığını, şirket borçlularına kendisine ödeme yapılması gerektiği yönünde beyanlarda bulunduğunu beyanla,... yetkilerinin kısıtlanmasına ve gerekli görüldüğünde yetkilerinin kaldırılmasına, aksi halde diğer ortak olan müvekkilinin onayına bağlı tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili karşı davaya cevap dilekçesinde özetle; şirketin feshine veya tasfiyesine yönelik ana şirkel sözleşmesinde veya genel kurulda alınmış bir karar olmadığını, dava şartı yokluğu bulunduğunu, şirket hesaplarının incelenmesinde şirketin tek ortaklı devamı mümkün olması halinde şirketin tek ortakla devamına karar verilmesi ve tasfiye isteyen ortağın çıkarılması gerektiğini beyanla karşı davanın reddini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının şirkette ortak ve müdür sıfatı taşımasına rağmen idari işlerle doğrudan ilgilenmediğini, davacının yetkilerinin şirket adına vekâletname düzenlenen ve davacının eşi olan ... tarafından kullanıldığını, şirketi usulsüz olarak borçlandırdığından şüphelenilen ...'ın vekaletten azledilmesi nedeniyle işbu davanın açıldığını ve davacının talebinin iyi niyet kurallarına uygun olmadığını, davacının eşi ve şirketin vekili olan ...'ın, güveni suiistimal ederek, şirketip tüm faaliyetlerini kendi menfaatleri doğrultusunda gerçekleştirdiğini, müvekkilinin psikolojik durumunun fiil ehliyetini etkileyecek ve müdürlük görevinin engelleyecek nitelikte olmadığını, müvekkilinin, ...'ın şüpheli eylemlerine rağmen iyi niyetini korumak istediğini, uzlaşma yoluyla ortaklıktan ayrılmak istediğini, ancak şirket belgelerine göre durumun müvekkilinin düşündüğünden kötü olduğunun ortaya çıktığını, davadaki amacın müvekkilinin bertaraf edilerek ...'ın aklanması olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Davalı vekili karşı dava dilekçesinde özetle; gelinen aşama itibariyle tarafların ortaklığı sürdürmeleri artık mümkün olmadığını, Yargıtay kararları uyarınca, her ne kadar feshi davasının şirket aleyhine ikame edilmesi gerekmekte ise de tüm ortakların taraf olması halinde taraf teşkilinin sağlanabileceğini, davacı ve onunla birlikte hareket eden şirket işleri için kendisine vekalet verilmiş olan eşinin, açık ve ağır güven zedeleyici eylemleri bulunduğunu, bunların şirketin feshi ve tasfiye sebebi olduğunu, bu kişilerle hareket eden mali müşavirin de kayıtları sıhhatli tutmadığını, şirketin giriştiği alış veriş işlemlerinde şeffaflık olmadığı, davalı ve eşi hakkında hukuki, mesleki ve cezai talep haklarının kullanılacağını, böylece şirketin fesih ve tasfiyesinin neden gerekli olduğunun ortaya konulacağını beyanla, tedbir kararı verilerek, öncelikle TTK m.636/3 gereğince şirketin feshine ve tasfiyesine karar verilmesini; bu talep kabul görmez ise müvekkilin ortaklıktan çıkmasına ve ortaklıktan ayrılma bedelinin tespiti ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
GEREKÇE:
Asıl dava; TTK 630/2 maddesine dayalı yöneticinin yetkilerinin kaldırılması veya sınırlandırılması,
Karşı dava; TTK 636/3 maddesine dayalı şirketin feshi veya ortaklıktan çıkma talebine ilişkindir.
Ticaret sicil kayıtlarına göre ... sicil numarasında kayıtlı dava dışı ...nin dava tarihi itibari ile 2 ortalı olduğu, ortaklarının ve münferiden temsil heyeti müdürlerinin davacı / karşı davalı ...ve davalı/karşı davacı ... olduğu, ...'ın payını ... sayılı ile tasdikli 08/07/2020 tarihli ve 2020/01 sayılı Genel Kurul kararı ile ...'a devrettiği, ...'un ayrıca münferiden temsili yetkili müdür seçildiği anlaşılmıştır.
Dava sırasında şirketteki pay devri nedeniyle payı temlik alan ... temlik alan olarak davaya katılmış ve yargılama bu davacı ile yürütülmüştür.
Her ne kadar payın devrine ilişkin kararın iptali için ... dava açılmış ise de ticaret sicil kayıtlarına göre şirketteki pay sahibinin ve temsil yetkili müdürün payı temlik alan ... olması, kararın iptal edilene kadar geçerli olması nedeniyle ...deki dava bekletici mesele yapılmamıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, asıl dava yönünden yöneticinin kötü yönetim ve rahatsızlığının mevcut olup olmadığı, bu sebeplerle yöneticinin yetkilerinin kaldırılması veya sınırlandırılması sebeplerinin mevcut olup olmadığı, hakkın iyi niyetli olarak kullanılıp kullanılmadığı, karşı dava yönünden şirketin fesih şartlarının ve ortaklıktan çıkma şartlarının mevcut olup olmadığı konularından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
6102 sayılı Kanunun 630/2 maddesi, "Her ortak, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir", Özen ve bağlılık yükümü, rekabet yasağı başlıklı 626. Maddenin 1. Fıkrası. "Müdürler ve yönetimle görevli kişiler, görevlerini tüm özeni göstererek yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini, dürüstlük kuralı çerçevesinde, gözetmekle yükümlüdürler. 202 ilâ 205 inci madde hükümleri saklıdır." ve Sona Erme Sebepleri ve Sona Ermenin Sonuçları başlıklı 636. Maddesi "Limited şirket aşağıdaki hâllerde sona erer:
...
(3) Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir.
(4) Fesih davası açıldığında mahkeme taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir.
(5) Sona ermenin sonuçlarına anonim şirketlere ilişkin hükümler uygulanır." hükmünü içermektedir.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda sonuç olarak; "...A. Genel Olarak 31.08.2018 tarihli ve 9650 sayılı ...yayımlanan ilan metnine göre, davacı / k.davalı ... ve davalı /k. davacı ...'ın 4450 oranında şirket ortağı olduğu, ....ın müdür; ...'ın da Müdürler Kurulu Başkanı sıfatıyla müdür olarak şirketi münferiden temsile yetkili olduğu, 16.07.2020 tarih ve 10119 sayılı Ticarel Sicil Gazetesi'nde yayımlanan ilan metnine göre, ... sayı ile tasdikli, 08.07.2020 tarihli 2020/01 sayılı Genel Kurul Kararına istinaden, şirkel ortağı davacı/k.davalı ...'ın 150 adet payını ...'a devrettiği ve işbu pay devrine göre devralan ... ve davalı /k. davacı ...'ın “250 oranında şirket ortağı olduğu, ...'un müdür olarak şirketi münferiden temsile yetkili olduğu, ...'ın müdürlük görevinin sona erdiği, 08.07.2020 tarihli 2020/01 sayılı Genel Kurul Kararının, ..., ... ve ... tarafından inızalandığı; ancak Davalı/K.Davacı ... tarafından söz konusu imzanın kendisine ait olmadığı gerekçesiyle sahtecilik suçundan dolayı ...na şikayette bulunulduğu, Davalı/K.Davacı ... vekili tarafından, hizmet nedeniyle emniyeti suiistimal, nitelikli dolandırıcılık, özel evrakta sahtecilik ve 5607 sayılı Kanuna muhalefet suçlarından dolayı, ...ın 31.10.2019 tarihli dilekçe ile Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayet edildiği, ... tarafından da ... hakkında dolandırıcılık suçu dolayısıyla şikayette bulunulduğu, Her iki soruşturma dosyasının birleştirilerek, genel kurul kararındaki imzanın sahteliği iddiası da dahil olmak üzere, soruşturmaya 2019/173187 soruşturma numaralı evrak üzerinden devam olunduğu, Davalı/K.Davacı ...'ın, davalı şirkete karşı, sahtecilik yapılarak alınan 08.07.2020 tarihli hisse devir kararının yokluğunun tespiti talepli olarak, ...E. sayılı davasını açtığı, Devam eden işbu yargılamalar hususunda takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu,
B. Asıl Dava Bakımından,
1. Asıl davanın şirket yetkilisinin yetkilerinin sınırlandırılması ve kaldırılması talebine ilişkin olduğu ve uyuşmazlığın dava dilekçesinde gösterilen hastalık, özensiz görev yapma ve para çekme vs sebeplerle güven zedeleyici işlemler nedeniyle davalının şirketteki yetkisinin kaldırılması gerekip gerekmediği noktasında toplandığı,
2. Davalı/k.davacı ...'ın psikolojik rahatsızlığının fiil ehliyetine engel olup olmadığı hususu uzmanlığımız dışında kaldığından bir değerlendirme yapılamadığı,
3, Para çekme konusunda, Şirketin 2018-2019 yıllarında bankadan çekilen veya yatırılan tutarların ticari defterlerde “100- KASA hesapları kullanılarak muhasebeleştirdiği, “131-Ortaklardan Alacaklar Hesabı” ve “331- Ortaklara Borçlar Hesabı”nın kullanılmadığı, diğer bir değişle hesap hareketlerinin 100-KASA hesabından takip edildiği, Davalı/K.Davacı ... tarafından;- ...'ndan; 2018 yılında 14.600,00 TL tutarındaki havalelerin ve 1.796,10 TL tutarındaki BAĞKUR ödemelerinin ve 2019 yılında toplam 102.498,00 TL tutarındaki havalelerin ve 5.881,00 TL tutarındaki Bağkur Ödemelerinin, - ...Euro hesabından çekilen 585,00 Euro” nun (3.687,72 TD, -...'ndan; 2018 yılında 25.500,00 TL tutarındaki havalelerin ve 18.09.2019 tarihinde 3.052,82 TL ve 22.07.2019 tarihinde şirkete âit ...Plakalı araç satışından dolayı Atakan Erol tarafından bankaya yapılan 60.000,00 TL'nin aynı tarihte nakit olarak çekildiği ve toplamda 63.052,82 TL'nin, 100-Kasa Hesabına alındığı, Ticari defter kayıtlarından anlaşılacağı üzere banka tahsilatlarının kasaya alındığı ve fakat davalı/k.davacı ... tarafından çekilen işbu paraların kullanımı konusunda tespit yapılamadığı, yukarıda değinildiği üzere, davacı/k.davalı ... tarafından ... hakkında dolandırıcılık suçu dolayısıyla şikayette bulunulduğu, soruşturmaya ... soruşturma numaralı evrak üzerinden devam olunduğu, işbu ceza yargılaması ve neticesinin beklenilmesi hususunda takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu,
C. Karşı Dava Bakımından,
1. Karşı davanın TTK 636/3 maddesi gereğince şirketin fesih ve tasfiyesi kabul olmadığı takdirde ortaklıktan çıkma talebine ilişkin olduğu ve uyuşmazlığın karşı dava yönünden karşı dava dilekçesinin 5. Sayfasında belirtilen işlemler nedeniyle şirketin feshi sebeplerinin oluşup oluşmadığı ortaklıktan çıkma talebinin yerinde olup olmadığı noktasında toplandığı,
2. Şirketin ekonomik değeri konusunda, B...31.12.2020 tarihli kaydi değer bilançosuna göre; varlıkların borçları karşılama oranı (2.648.469,91 TL2.178.376,22 TL —) 1,21 olarak hesaplanmış olup, varlıkların borçlarını karşılama oranının 1'in üstünde olması sebebiyle davalı şirketin borca batık olmadığı,
3. Ancak, şirket ortaklarının dolandırıcılık suçlamaları ile birbirlerini savcılık makamına şikayet etmeleri, ortaklar arasındaki husumet, işbu yargılama aşamasında ortaklık yapısının değişmiş ve yeni müdür tayin edilmiş olması - ki bu durum da genel kurul kararının sahteliği iddiası ile soruşturma konusu edilmiştir- karşısında, ortaklar arasında ciddi anlaşmazlıklar bulunduğu, şirket ortakları arasındaki güven ilişkisinin temelinden sarsıldığı, taraflar arasındaki uyuşmazlıklar kapsamında mevcut ortak yapısıyla şirketin faaliyetine devam etmesi güç olduğu hususlarında ve TTK m.636/3 gereğince haklı sebeplerin varlığı konusunda nihai takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu,
4. Sayın Mahkemenizce haklı sebeplerin varlığının kabulü ve fakat şirketin feshi yerine davalı/k.davacı ortak ...'ın ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesi hâlinde, davalık. davacı ... hissesinin pay değeri karşılığının (çıkma payının), şirketin 31.12.2020 tarihi itibari ile çıkarılan kaydi bilançosuna göre hesaplanan ... göre 235.046,85 TL (150.000,00X470.093,69 #300.0900,90 TL) olduğu,.." şeklinde görüş bildirilmiştir.
Karşı dava yönünden çıkma payının hesaplanması için alınan en son alınan 15.01.2024 tarihli ek raporda sonuç olarak; "1. Şirkete ait İcra dosyalarından yapılan hesaplamaların 31.12.2023 tarihli Güncel eğer Bilançosunda dikkate alınması neticesinde; Mahkemece, Davalı/K. Davacı
... ’ın ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesi halinde; 31.12.2023 tarihli
mali veriler dikkate alınarak çıkarılan güncel değer bilançosuna göre, Davalı/K. Davacı
... ’ın %50’ lik payı karşılığında talep edebileceği çıkma payının en
yaklaşık toplam miktarının 5.310.473,14 TL olduğu,
2. şirkete ait İcra dosyalarından yapılan hesaplamaların 31.12.2023 tarihli Güncel
Değer Bilançosunda dikkate alınmaması halinde: Mahkemece, Davalı/K. Davacı
... ’ın ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesi halinde; 31.12.2023 tarihli
mali veriler dikkate alınarak çıkarılan güncel değer bilançosuna göre, Davalı/K. Davacı
... ’ın %50’ lik payı karşılığında talep edebilpceği çıkma payının en
yaklaşık toplam miktarının 8.871.938,20 TL olduğu, " belirtilmiştir.
Asıl dava yönünden yapılan değerlendirme sonucunda, TTK'nın 626. Maddenin 1. Fıkrası gereğince müdürler ve yönetimle görevli kişilerin, görevlerini tüm özeni göstererek yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini, dürüstlük kuralı çerçevesinde, gözetmekle yükümlü olduğu, alınan bilirkişi kök raporuna göre davalı karşı davacının bankalardaki havalelerin ve ödemelerin davalı karşı davacı tarafından nakit olarak çekildiği, banka tahsilatlarının kasa hesabına alındığı fakat davalı karşı davacı tarafından çekilen bu paraların kullanımı konusunda tespit yapılamadığı, davalı karşı davacı tarafından çekilen paraların kasada bulunmaması nedeniyle davalı karşı davacının TTK 626/1 maddesi kapsamında görevini özenle yerine getirmediği ve şirket menfaatlerini gözetmediği, bu durumun TTK 630/2 maddesi kapsamında azil sebebi olduğu kanaatine varılmakla, asıl davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karşı dava yönünden davacının şirketin feshi, terditli olarak çıkmaya izin verilmesi talebiyle dava açtığı, TTK 636/3 maddesine göre haklı sebeplerin varlığında, her ortağın mahkemeden şirketin feshini isteyebileceği, limited şirket sermaye şirketi olsa da şahıs unsurunun ön planda olduğu, zira pay devrinin ortaklar kurulu kararına tabi tutulduğu, bu nedenle ortaklar arasındaki güven ilişkisinin şirket faaliyetlerinin devamı için önem arz ettiği, şirket ortağı olan taraflar arasında ciddi anlaşmazlıklar bulunduğu, karşılıklı Cumhuriyet Savcılığına şikayetler yapıldığı, ayrıca taraflar arasında ... nde açılmış dava bulunduğu, şirket ortakları arasındaki güven ilişkisinin temelinden sarsıldığı, taraflar arasındaki uyuşmazlıklar kapsamında mevcut ortak yapısıyla şirketin faaliyetine devam etmesinin güç olduğu, bu durumun TTK 636/3 maddesi kapsamında şirketin feshi için farklı sebep teşkil ettiği kanaatine varılmıştır.
Şirketin feshi için haklı sebebin bulunması halinde istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir.
Bu kapsamda şirketin feshi yerine davalı karşı davacının ortaklıktan çıkarılmasının şirketin, alacaklıların menfaatine uygun olduğu kabul edilerek, davalı karşı davacının şirketten çıkarılmasına karar verilmiştir.
Çıkma payı olarak 15/01/2024 tarihli ek raporda terditli hesaplama yapılmıştır. İcra dosyalarındaki borçların hesaba katılmasının gerektiği, söz konusu borçların muvazaalı olduğunun ispat edilemediği, bu nedenle bilirkişinin belirlediği 5.310.473,14 TL miktarın esas alınması gerektiği kabul edilmiştir. Ancak kasa hesabında görünüp tespit edilemeyen 479.977,70 TL'nin rayiç değerlerden çıkarılması gerekir. Zira kaydî miktar bulunmakta ise de bilirkişinin fiilen bu miktarın kasada bulunduğunun tespit eedemediği, bu nedenle şirket aktifinden çıkarılması gerektiği kabul edilmiştir. Bu miktarın bilirkişi tarafından belirlenen 10.620.949,27 TL'den mahsubu sonucunda şirket öz varlığının 10.140.971,57 TL kaldığı, davacının %50 pay sahibi olduğu dikkate alınarak davalı karşı davacının çıkma payının 5.070.485,75 TL olduğu anlaşılmakla çıkma payının bu miktar üzerinden ödenmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Asıl dava;
a)Davanın KABULÜ ile, ... Sicil numarasında kayıtlı ...'nin şirket müdürlüğünden davalı ...'ın AZLİNE,
b)Alınması gerekli 427,60 TL harçtan peşin alınan 44,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 383,20 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
c)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
d)Davacı tarafından yapılan 2.966,40 TL (ilk yargılama gideri, peşin harç, bilirkişi ücreti ve posta gideri olmak üzere) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2-Karşı davada;
a)Davanın KABULÜ ile, TTK 636/3 maddesi gereğince şirketin feshi yerine davacı .. . Sicil numarasında kayıtlı B.. ortaklığından ÇIKARILMASINA,
b)5.070.485,75 TL çıkma payı alacağının ... tahsili ile karşı davacıya ÖDENMESİNE,
c)Alınması gerekli 346.364,88 TL harçtan peşin ve tamamlama harcı olarak alınan 151.554,92 TL harcın mahsubu ile bakiye 194.809,96 TL harcın karşı davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
d)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 347.409,72 TL vekalet ücretinin karşı davalıdan ile davacıya VERİLMESİNE,
e)Davacı tarafından yapılan 156.705,32 TL (ilk yargılama gideri, peşin ve tamamlama harcı, bilirkişi ücreti ve posta gideri olmak üzere) yargılama giderinin karşı davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ...istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.13/06/2024
Başkan ...
✎E-imzalıdır
Üye ...
✎E-imzalıdır
Üye ...
✎E-imzalıdır
Katip...
✎E-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!