T.C. ... 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/787 Esas - 2024/149 Karar
T.C.
... TÜRK MİLLETİ ADINA
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/787
KARAR NO : 2024/149
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/12/2021
KARAR TARİHİ : 27/02/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 11/03/2024
Mahkememize açılan davanın yapılan yargılaması sonucunda, dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ ;
Davacı vekili ayrıntısı dava dilekçesinde yazılı olduğu üzere, taraflar arasında davacının yüklenici, davalının iş veren olduğu Küçük Sanat Yapıları Yapım İşleri Sözleşmesi imzalandığını, davacının sözleşme gereği üzerine düşen edimlerini yerine getirdiğini, hakediş raporlarına uygun şekilde faturaları düzenlediğini, 25/12/2020 tarihinde geçici kabul tutanağının ve 19/03/2021 tarihinde ise kesin hesap raporunun düzenlendiğini, davalı tarafından sözleşme kapsamında ödemeler yapıldığını, ödemelerin kayıtlara işlendiğini, bakiye 297.614,30 TL alacağın kaldığını, sözleşmenin 10.2 maddesinde belirtilen şartların yerine getirilmesi halinde nakdi teminatın iadesinin gerektiğini, sözleşme konusu işe ilişkin geçici kabul tutanağı verildikten ve kesin hakediş davalı tarafından onaylandıktan sonra 29/03/2021, 08/04/2021, 13/04/2021 ve 10/05/2021 tarihlerinde e-mail yolu ile davalı şirketten alacaklarının ödenmesinin talep edildiğini, nakdi teminat kesintisi miktarının 120.739,11 TL olduğunu, bakiye alacak miktarı olan 297.614,24 TL ile iadesi gereken nakdi teminat kesintisi miktarı olan 120.739,11 TL'nin ödenmesi için icra takibi başlattıklarını, takip tarihinden sonra davalı tarafından bakiye iş bedeli olan 297.614,24 TL'nin haricen davacı şirkete ödendiğini, ödenen kısma yönelik icra harç ve giderleri ile icra vekalet ücretinin de icra dosyasına ödendiğini, bakiye miktar olan 120.739,11 TL'lik kısma ise itiraz ettiğini, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalının itirazının haksız olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde borçlu olduğunu kabul etmeyen davalının itiraz etmiş olduğu 120.739,11 TL'lik kısmı da 05/07/2021 tarihinde ödediğini, ancak bu kısım yönünden icra harç ve giderleri ile vekalet ücretinin ise ödenmediğini belirterek ... 19. İcra Dairesinin 2021/6712 esas sayılı dosyasında ödenmeyen kısım yönünden itirazın iptaline, icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına, arabuluculuk görüşmeleri nedeniyle ayrıca vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili ayrıntısı cevap dilekçesinde yazılı olduğu üzere, davacının henüz vadesi gelmemiş ve muaccel olmamış bir alacak hakkında yapılan takibe itiraz üzerine itirazın iptali davası açmakta hukuki yararının bulunmadığını, icra takibinde itiraz edilmeyen kısım yönünden asıl alacak ve ferilerinin ödendiğini, davalının kısmi itirazında haklı olduğunu, takibe konu edilen nakit teminat kesintilerinin iadesinin taraflar arasında imzalanan sözleşmede öngörülen şartların gerçekleşmesi halinde mümkün olduğunu, takip tarihi itibari ile nakit teminat kesintilerinin iadesinin şartlarının oluşmadığını, takibe itiraz edilmesinden sonra muaccel hale gelmesi üzerine ise haricen alacaklıya ödendiğini, dava tarihi itibari ile ödenmemiş asıl alacak kalmadığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 10.2 maddesinde nakdi teminat kesintilerinin iadesi şartlarının düzenlendiğini, sözleşmede yer alan yazılı başvuru şartının takip öncesinde yerine getirilmediğini, davacının nakdi teminatın iadesi yönünde takip öncesinde yazılı başvurusunun bulunmadığını, tacir olan tarafların sözleşme hükümlerine riayet etmesinin gerektiğini, e-posta yazışmalarının yazılı bildirim şartını yerine getirmesinin mümkün olmadığını, e-posta yazışmalarında davacının fatura bedellerini istediğini, nakdi teminat kesintisinin iadesine yönelik bir açıklamanın ve talebinin bulunmadığını, icra takibinin davalı tarafından yazılı bildirim olarak kabul edilmek suretiyle nakdi teminat kesintilerinin iade edildiğini, davanın kötü niyetli olarak açıldığını, davacının alacağını ispat edemediğini, icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığını, arabuluculuk görüşmesine yönelik vekalet ücreti isteminin yerinde olmadığını, takibin haksız ve kötü niyetli olarak başlatıldığını belirterek davanın öncelikle usulden, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine, kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, eser sözleşmesi kapsamında bakiye alacak ve nakdi teminat kesintisi iadesine yönelik olarak başlatılan takibe karşı davalı tarafından nakdi teminat kesintisi iadesine yönelik kısım yönünden yapılan kısmi itiraza yönelik olarak borcun itiraz sonrasında ödenmesi nedeniyle takibin kısmi itiraz edilen kısmın ferileri yönünden itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi talebine yöneliktir.
Mahkememizin davanın kabulüne dair 31/05/2022 tarih, 2021/768 esas, 2022/360 karar sayılı kararının ... Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesinin 21/11/2023 tarih, 2022/718 esas, 2023/1216 karar sayılı kararı ile kaldırılmasına karar verilmiş olmakla dosya yazılı esas sırasına kaydedilerek yargılamasına devam olunmuştur.
... 19. İcra Dairesinin 2021/6712 esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı hakkında "bakiye cari alacağı ve % 5 nakit teminat kesintisi toplamı" açıklaması ile 418.353,41 TL alacağın ödenmesi için takip başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlu tarafından 07/06/2021 tarihli dilekçe ile takibe konu edilen alacağın 120.739,11 TL'lik kısmına ve bu kısım yönünden ferilerine itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafından başlatılan takibe yönelik olarak davalı tarafından itiraz edilen 120.739,11 TL'lik kısmın 05/07/2021 tarihinde davacıya haricen ödendiği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, takip tarihi itibari ile itiraz edilen alacağın istenilebilir olup olmadığı ve istenilebilir ise ödenmesi nedeniyle takibin ferileri yönünden devam edip etmeyeceği hususuna ilişkindir.
İcra dosyasında kapak hesabı paranın ödeneceği tarih itibari ile takibe ait feriler de dikkate alınmak suretiyle yapılabilecektir. Bunun sonucu olarak gerek haricen ödemenin yapıldığı tarih itibari ile, gerekse davanın açıldığı tarih itibari ile icra kapak hesabına eklenecek ferilerin belirlenmesi mümkün değildir ve dava için bir değerin belirlenmesi mümkün değildir.
Borçlunun itirazı nedeniyle duran takipte alacaklının takibe devam etmesi için itirazın iptaline yönelik karar getirmesi gerektiği hususu ile borçlu tarafından icra takibinden sonra ödeme yapılmış olması ve TBK'nin 100. maddesi hükmü ile birlikte değerlendirildiğinde, alacaklının kapak hesabına eklenecek olan feriler yönünden takibe devam etmekte ve itirazın iptali davası açmakta hukuki yararı bulunduğu açıktır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun Eserin kabulü başlıklı 477/1. maddesi "Eserin açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra, yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulur; ancak, onun tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplar için sorumluluğu devam eder." hükmünü, İşsahibinin borçları - Bedelin muacceliyeti başlıklı 479/1. maddesi "İşsahibinin bedel ödeme borcu, eserin teslimi anında muaccel olur." hükmünü içermektedir.
İlamsız takip usulü 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun üçüncü babında düzenlenmiştir. Dava konusu takip ise Kanunun 42/1. maddesi uyarınca başlatılan para alacağına ilişkin takiptir. Söz konusu takip Kanunun 58. maddesi uyarınca icra dairesine sunulan takip talebi ile başlamıştır. Kanunun 61/1. maddesine göre ise icra dairesi tarafından takip talebi uyarınca düzenlenecek ödeme emrinin takip talebinden itibaren 3 gün içerisinde postaya verilmesi gerekmektedir. Konusu para olan icra takiplerinde takip talebinde bulunulduktan sonra icra vekalet ücreti, takip tarihinden sonra işleyecek faiz ile birlikte varsa icra harçları ile icra giderlerinin tahsili gerekmekte ve icra takibinin kesinleşmesi sonrasında bu miktarlar yönünden takibe devam edilmektedir. Başka bir anlatımla, borçlunun icra takibi başlatıldıktan sonra takip talebinde belirtilen alacak kalemlerini (asıl alacak, takip öncesi işlemiş faiz, ihtarname masrafı gibi) ödemek suretiyle takibi sonlandırması mümkün değildir. Takibin sonlanması için takip talebinde bulunulan alacak yönünden icra dairesi tarafından yapılacak olan kapak hesabında belirlenen miktarın dosyaya yatırılması gerekmektedir. Kapak hesabında ise takip talebinde belirlenen asıl alacak ve varsa ferileri ile takibin kesinleşmesi sonucunda takipte kesinleşen miktar üzerinden hesaplanacak icra vekalet ücreti, varsa icra tahsil harcı, varsa icra giderleri ile takipten sonra işlemiş faiz bulunmaktadır. Ayrıca, icra dosyasına yapılmayan, haricen alacaklıya ödenen miktarlar icra dosyasına bildirilmediği ve varsa icra tahsil harcı yatırılmadığı sürece icra dairesi tarafından ödeme olarak dikkate alınamayacaktır.
Taraflar arasında imzalanan 30/09/2019 tarihli Küçük Sanat Yapıları Yapım İşleri Sözleşmesinin Nakdi Teminat başlıklı 10.2 maddesi "Yapılan her hakediş üzerinden ilgili hakediş tutarının % 5'i (yüzde beş) oranında nakdi teminat kesilecektir. Nakdi teminat, iş'in sözleşme hükümlerine uygun biçimde ve usulüne göre yerine getirildiği anlaşıldıktan, yüklenicinin bu işten dolayı işverene, çalışanlarına, SGK, vergi dairesi ve diğer kurumlara herhangi bir borcunun olmadığı tespit edildikten ve geçici kabul tutanağı verildikten ve kesin hakediş işveren tarafından onaylandıktan sonra yüklenicinin yazılı talepte bulunmasını takip eden 30 (otuz) gün içerisinde yükleniciye iade edilecektir." hükmünü içermektedir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesinin kaldırma kararında belirtilen hususların giderilmesinin mahkememizce yapılacak hesaplama ile mümkün olduğu, bu kapsamda icra inkar tazminatına esas miktarın [Asıl alacak * (ödeme tarihi - muaccel olduğu tarih)] formülü ile yapılan hesaplama sonucunda [120.739,11 TL * (05/07/2021 - 27/05/2021)] 2.160,90 TL olduğu anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı üzerinde yapılan değerlendirme neticesinde, taraflar arasında imzalanan Küçük Sanat Yapıları Yapım İşleri Sözleşmesi kapsamında yüklenici olan davacının edimlerini yerine getirdiği ve iş bedelinin ödendiği (bir kısmının takip sonrasında) hususunda herhangi bir uyuşmazlığın bulunmadığı, sözleşme konusu işe ilişkin olarak 25/12/2020 tarihinde geçici kabul tutanağının ve işveren davalı tarafından 19/03/2021 tarihinde kesin hakediş raporunun düzenlendiği, yüklenici davacının sözleşme konusu işe ilişkin olarak işverene, çalışanlarına, SGK'ya, vergi dairesine ve diğer kurumlara borcunun bulunduğuna ilişkin herhangi bir belge veya bilginin dosya kapsamına sunulmadığı gibi bu yönde de herhangi bir iddianın olmadığı, davacı tarafından 08/03/2021, 08/04/2021 ve 10/05/2021 tarihlerinde davalıya gönderilen e-posta yazışmaları ile sözleşme kapsamındaki bakiye ödemelerinin yapılmasının talep edildiği, e-mail yazışmalarının davalı tarafından inkar edilmediği, tarafların tacir oldukları, tacir olmanın gerekleri arasında sözleşmeye uygun davranma ve borçlarını zamanında ödeme yükümlülüklerinin de bulunduğu, sözleşme kapsamında düzenlenen faturalar yada iş bedelleri yönünden ödeme talebinde bulunulmasının gerekmediği, işveren davalının ise tacir olmanın yükümlülükleri arasında yer alan ödemelerini zamanında yapma yükümlülüğü kapsamında gerekli incelemeleri yapmak suretiyle bakiye borçlarını ödemesinin gerektiği, Yargıtay'ın yerleşik kararları uyarınca e-mail yazışmalarının delil başlangıcı niteliğinde bulunduğu, davalı tarafından e-mail yazışmalarının ve içeriklerinin inkar edilmemesi nedeniyle de davacı tarafından e-mail yolu ile yapılan başvuruların sözleşmenin 10.2 maddesi kapsamında yazılı başvuru olduğu, nakdi teminat kesintilerinin iadesine ilişkin sözleşmenin 10.2 maddesinde yer alan şartların tamamının takip öncesinde gerçekleştiği ve takip tarihi itibari ile nakdi teminat kesintilerinin iadesi yönünden alacağın istenilebilir - muaccel olduğu, bu hali ile de icra takibinin nakdi teminat kesintisinin iadesine yönelik miktar için ferileri yönünden davacının takibe devam etmekte ve itirazın iptali davasını açmakta hukuki yararının bulunduğu, talep ve itiraz edilen alacağın takip tarihi itibari ile muaccel olduğu ve davalı tarafından yapılan itirazın haksız olduğu anlaşıldığından takibin itiraz edilen kısmın ferileri yönünden devam etmesi kaydı ile itirazın iptaline, icra takibinin ferilerinin dosyanın infaz edilmesi aşamasında yapılacak kapak hesabında belirlenebilir hale geleceğinden takibin takipte talep edilebilecek feriler yönünden devamına, ... Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi kaldırma kararı uyarınca mahkememizce yukarıda yapılan hesaplama ile belirlenen miktar üzerinden haksız itiraz edilmesi nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davanın mahiyeti itibari ile tespit davası niteliğine dönüşme nedeniyle maktu vekalet ücretine hükmedilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M ; gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1) (a) Davanın KABULÜ ile davalı borçlunun kısmi itirazına konu olan 120.739,11 TL miktar yönünden ... 19. İcra Dairesinin 2021/6712 esas sayılı dosyasında yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİNE,
(b) Takibin asıl alacak 120.739,11 TL kabul edilmek suretiyle, TAKİP TARİHİNDEN İTİBAREN 120.739,11 TL ASIL ALACAĞA İŞLEYECEK AVANS FAİZİ, İCRA HARÇ ve GİDERLERİ ile İCRA VEKALET ÜCRETİ YÖNÜNDEN DEVAMINA,
(c) İtiraz edilen kısma yönelik olarak haricen ödendiği taraflarca bildirilen ve kabul edilen 120.739,11 TL yönünden ise icra dosyasına bildirimde bulunulması ve tahsil harcının yatırılmasının gerektiğine, bildirimde bulunulması ve tahsil harcının yatırılması halinde ödemenin 05/07/2021 tarihinde yapıldığı dikkate alınmak suretiyle dosya hesabının yapılmasına,
(ç) Haksız itiraz edilen ve mahkememizce yapılan hesaplama sonucunda dava tarihi itibari ile 2,160,90 TL olarak tespit edilen bakiye asıl alacağın % 20'si oranında hesaplanan 432,18-TL icra inkar tazminatının DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
(d) Arabuluculuk anlaşmazlık tutanağı düzenlenmesi nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmesi yönündeki talebin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 16/1-ç maddesi uyarınca reddine,
2) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL harçtan, 59,30 TL peşin harcın düşülmesi ile kalan 368,30 TL harcın DAVALIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
3) 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin DAVALIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
4) Davacının yapmış olduğu 59,30 TL peşin harç, 59,30 TL başvurma harcı, 16,50 TL tebligat ücreti, 3,50 TL dosya kapak gideri ile kaldırma kararı sonrası 20,00 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 158,60 TL yargılama giderinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
5) Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
6) Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak YATIRANLARA İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin YÜZÜNE KARŞI, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nin 345/1. maddesi uyarınca 2 (iki) hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.27/02/2024
e - imzalıdır e - imzalıdır
Bu gerekçeli karar güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!