WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

ANKARA BÖLGE ADLIYE MAHKEMESI 13. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

T.C.
ANTALYA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/116
KARAR NO : 2024/477

DAVA : Alacak (Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/02/2024
KARAR TARİHİ : 04/07/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak (Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili firmanun ... işiyle uğraştığını, müvekkili ile davalı tarafın görüştüğünü, davalının ... getireceğini iddia ettiğini, müvekkilinin de bu görüşme üzerine davacı tarafa bankadan havale yaptığını ve ... açıklamasıyla ödeme yaptığını, bu havalelerin ne için gönderildiği açıklama kısmına yazdığını, ancak davacı tarafça herhangi bir ... teslimi söz konusu olmadığını, yazılı ve sözlü müracaatlarına rağmen karşı tarafın geri ödemeyi yapmadığını, bunun üzerine icra takip yapıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek, davalıya gönderilen ... TL'nin takip tarihi olan ... tarihinden itibaren reeskont avans faiziyle birlikte davalıdan alınmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı yana usulüne uygun tebligat yapılmış olup cevap dilekçesi sunmadığı, duruşmalara katılmadığı anlaşılmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Dava, mal alım/ satımı nedeniyle havale edilen bedelin iadesine dayalı alacak istemine ilişkindir.
Serik Genel İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine ... TL toplam alacak üzerinden ilamsız icra takibine başlandığı, davalının süresinde itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce öncelikle görev hususu incelenmiş olup, bu kapsamda gerçek kişi davalının tacir olup olmadığı araştırılmıştır.
Davalının tacir olup olmadığının tespiti için Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne, Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odası'na ve Antalya Vergi Dairesi Başkanlığı'na müzekkereler yazılmış olup, gelen müzekkere cevaplarının incelenmesinde, davalının esnaf kaydına rastlanılmadığı, davalının Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kaydının bulunmadığı, davalının potonsiyel mükellef ( gelir getirici kazanç olmaksızın bazı iş ve eylemlerde kullanılan potansiyel vergi numarasına haiz mükellef ) olduğu, herhangi bir ticari mükellefiyet kaydı bulunmadığının bildirildiği görülmüştür.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde ticari davalar belirlenmiş olup, 5. Maddede ticari davalara Ticaret Mahkemelerince bakılacağı düzenlenmiştir. Mahkemelerin görevlerini belirleyen usul hukuku kuralları kamu düzenine ilişkin olup, davaya bakan mahkeme görevli olup olmadığı hususunu kendiliğinden değerlendirmelidir.
Mutlak ticari davalar yanında nisbi ticari davalar da bulunup, TTK'nun 4 maddesi 1 bendine göre, bir davanın nisbi ticari dava sayılabilmesi için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekir. Maddedeki ticari işletme kavramının neyi ifade ettiği hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir. 6102 Sayılı TTK'nun 11 maddesinde ticari işletme tanımı yapılmış ticari işletme ile esnaf arasındaki sınır Bakanlar Kurulunca çıkartılacak kararnamede gösterilir hükmüne binaen, 21/07/2007 tarih 26589 sayılı resmi gazetede yayınlanan 2007/12362 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile esnaf, sanatkar ve tacir sanayici ayrımı belirlenmiştir.
Bu belirlemeye göre VUK 177.maddesinde belirtilen hadlerden 1. ve 3. bendindeki konularda faaliyette bulunanların yarısını, 2.bendindeki faaliyetlerde bulunanların tamamı dikkate alınarak bu rakamları aşanlar tacir olarak kabul edilmiştir.
Nispi ticari dava yönünden yukarıdaki açıklamalara göre davalı gerçek kişinin durumu incelendiğinde, davalının ticaret sicil müdürlüğünde ve esnaf kaydının bulunmadığı, davalının potonsiyel mükellef ( gelir getirici kazanç olmaksızın bazı iş ve eylemlerde kullanılan potansiyel vergi numarasına haiz mükellef ) olduğu, herhangi bir ticari mükellefiyet kaydı bulunmadığı ve buna göre de tacir olmadığı görülmüştür.
Yukarıdaki tespitlere göre, olayda TTK 4.maddesi anlamında mutlak ve nispi ticari davanın söz konusu olmadığı, her ticari işin de ticari dava olmayacağı, yine görev hususunun kamu düzenine ilişkin olup yorum yolu ile genişletilemeyeceği, davacı tacir olup, uyuşmazlık kendi işletmesini ilgilendirse de; davalı tacir olmadığından mahkememizin görevli bulunmadığı, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, göreve ilişkin dava şartının olayda bulunmaması ve tamamlanmasının da mümkün olmaması sebepleri ile görevsizlik kararı vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Dava dilekçesinin göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-HMK'nın 20. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve süresinde (iş bu kararın kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde) başvurulması halinde dava dosyasının yetkili ve görevli Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-HMK'nın 331/2 maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra:
a-Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
b-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse talep üzerine dosya üzerinden bu durumun tespitine ve davacının yargılama giderlerine mahkum edilmesine ilişkin karar verilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda 6100 sayılı HMK'nun 345 maddesi uyarınca bu gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde kararın Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili hukuk dairesince incelenmesi için istinaf kanun yoluna başvurma haklarının bulunduğuna dair, verilen karar, açıkça okunup, anlatıldı. 04/07/2024

Katip ...
✍e-imzalıdır

Hakim ...
✍e-imzalıdır