WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

ANKARA 13. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/6 Esas - 2024/340
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/6 Esas
KARAR NO : 2024/340

HAKİM :....
KATİP :...

DAVACI : ...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
DAVALI :...
VEKİLİ : Av. ...

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 09/02/2021
KARAR TARİHİ : 08/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 30/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin sigortalısı dava dışı ...'nın müvekkil şirket nezdinde ... poliçe numarası ile yaptırdığı poliçe kapsamında, 15/05/2020 tarihinde dava dışı sigortalının konutunun bulunduğu bölgede etkili olan yağış neticesinde davalı ... idaresine ait su tesisatının patlaması neticesinde konuta su basması ile hasar meydana geldiğini, hasar sonucu konutta meydana zarar bedelinin belirlenmesi adına ... Şirketi tarafından ekspertiz raporu hazırlandığını, ilgili raporda ... adresinde etkili yağış sonucu ... idaresine ait şebeke hattına bağlı su tesisatının patlaması sonucu suyun sigortalı kapsamında bulunan konut içerisine ve eşyalara sirayet etmesi ile konutta meydana gelen zararın 4.135,00-TL olduğunun tespit edilerek bu tutarın sigortalıya ödendiğini, Ticari Uyuşmazlıklarda Dava Şartı olarak öngörülen arabuluculuk başvurusunun yapıldığını, arabuluculuk görüşmesi sonucu müvekkil şirket ile davalı arasında anlaşma sağlanamadığını, yapılan tüm ihtar ve ihbarlara rağmen davalının sorumlu olduğu borca ilişkin herhangi bir ödeme yapmadığını, alacağın tahsili amacıyla .... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, davalının itirazında haksız olup kötü niyetli olduğunu, İcra takibini uzatmak ve sürüncemede bırakmak amacıyla itiraz ettiğini ileri sürerek .... E. Sayılı dosyası üzerinden başlatılmış olan icra takibine itirazın iptali ile takibin devamına, davalı-borçlu aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak kaydı ile icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Öncelikle idari yargının görevli olnıası sebebiyle davanın bu yönden reddini talep ettiklerini, dava konusu edilen olay ile idare arasında illiyet bağı bulunmadığını, dava dilekçesinde idareye ait şebeke hattına bağlı su tesisatının patlamasından söz edildiğini, şayet bahse konu tesisat şube yolu ise şube yollarının bakım ve onanmı malike, yönetime müteahhide ait olduğunu, bina ile ana şebeke arasında bulunan şube hattının bakım ve onanmı Tarifeler Yönetmeliği ve deşaıj yönetmeliğimiz ilgili hükümlerine göre idaremizin sorumluluğunda olmadığını, zira idarenin ilgili birimide anza ihban üzerine abone şube hattı değişimi yapılarak sorunun giderildiğini belirttikten sonra; Kurum tarifeler ve abone hizmetleri yönetmeliğinin 20/4 maddesine şube yollarının korunmasının abonelere ait olduğunu, 20/7 maddesine görede şube yolunun bina parsel sınırının içerisinde kalan kısmında meydana gelecek hasarlardan idarenin sorumlu tutulamayacağım, üçüncü şahısların uğradığı zararların tazmin yükümlülüğünün abonelere ait olduğunu belirttiğini, dolayısıyla davacı sigorta şirketinin iş bu davayı müvekkil idareye yöneltmesi mümkün olmadığını, şube yollarının korunması ile ilgili tedbirleri malik, müteaahit veye apartman yönetiminin alması gerekmektedir. parsel içerisinde kalan boruların patlamasında idareye atfedilecek kusur olmadığını, arıza takip formunda da anzanın aboneye ait şebeke hat arızası olduğu açıkça belirtildiğini, davacı vekiline de abone şube hatlarında meydana gelen hasarlardan idaremizin sorumlu olmadığı yasal dayanakları ile bildirildiğini, ayrıca aşın yağış afet niteliğinde ise idareye kusur atfedilmeyeceği, bu durumda illiyet bağının kesilmiş olacağına dair ...ve mahkeme ilamları mevcut olup, bu hususun .... sorulmasını talep ettiklerini, Hasarı, kusuru ve sorumluluğu kabul anlamına gelmemek üzere, talep edilen tazminat miktan fahiştir, maddi ve hukuki dayanağı olmadığını, tek taraflı düzenlenen eksper raporlarının gerçek zarar tespiti için delil olamayacağına dair yerleşik ...ilamlan mevcut olduğunu, .... Sayılı kararından görüleceği üzere, sigortalı tarafından sigorta poliçesi kapsamında davacı şirkete prim ödendiğinden davacı şirketçe ödenen hasar bedelinin tamamından tahsil edilen sigorta primlerinin düşülmesi gerektiğini, aynca icra-inkâr tazminatı ve faiz taleplerinin de yasal dayanağı olmadığını, davanın usulden ve esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE;
Dava sigorta poliçesinden kaynaklı TTK.nun 1472. maddesinde belirtilen halefiyete dayalı rücu davasıdır.
Dosya .... Mahkemesinin 03.06.2021 tarih .... sayılı ilamı ve görevsizlik kararı ile mahkememize geldiği, davacının görevsizlik kararını istinaf ettiği, .... 19.10.2022 tarih ... sayılı ilamı ile "dava konusu miktarın HMK'nın 341/2. Maddesi gereğince karar tarihi itibariyle kesinlik sınırı altığında kaldığından davacının istinaf yasa yoluna başvurma hakkı bulunmadığı" gerekçesiyle istinaf dilekçesinin reddine karar verildiği, işin esasının istinaf mahkemesince incelenmediği görülmüştür.
Öncelikle mahkememizce 6102 s. TKK 4, 5 maddeleri uyarınca öncelikle uyuşmazlık konusunun ticari dava niteliğinde olup olmadığı ve Asliye Ticaret Mahkemesinin bu davaya görevli olup olmadığının mahkemece tespit edilmesi gerekir.
6102 s. TTK m. 5/1'de yapılan düzenlemede, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Bu hükme göre ticaret mahkemelerinin görev alanı ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleridir. Ticari faaliyetleri ilgilendiren bütün davalar ticari dava değildir. Ticaret mahkemeleri ayrı bir yargı kolu oluşturmayıp, asliye hukuk mahkemelerine göre ihtisas mahkemeleridir. Bu nedenle kanun koyucu yapılan düzenleme ile ticari işlerle ilgili bütün davaları değil sadece uzmanlık gerektiren ve kanunda açıkça gösterilen hususlardan kaynaklanan uyuşmazlıklarda ticaret mahkemesinin görevli olacağını kabul etmiştir.
Mahkemelerin görevi, ancak kanunla (6100 s. HMK m.1) düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir. Bu nedenle yargılamanın her aşamasında mahkeme tarafından re’sen nazara alınması gerekir (HMK m. 20,114,115). Görev konusunda taraflar için kazanılmış hak doğmaz ve yeni bir Kanunla kabul edilen görev kuralları kanunda aksine düzenleme yapılmadığı sürece geçmişe de etkilidir (.... 14.04.2004 tarih .... sayılı kararı).
Somut olaya gelindiğinde, davacı sigorta şirketinin, sigortalısına ödemiş olduğu "... Sigorta Poliçesinden" ve sel-su baskını kaynaklı hasar bedelini davalıdan rücuen tahsilini talep ettiği, ... 22.03.1944 Tarih .... sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dâva, sigorta poliçesinden doğan bir dâva değildir. Bu nedenle, halefiyet dâvası bir ticarî dâva sayılamaz. Bu dâva, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dâva gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dâva açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu dâvası için de söz konusudur" denildiği, eldeki davanın mutlak ya da nisbi ticari dava olmadığı, davacının sigortalısı olan dava dışı ...'nın maliki olduğu konutun "... Sigortasına sigortasına dayanarak ödediği bedeli rücuen istediği, .... gerçek kişi olup konutunu sigortaladığı, davalı ile aralarındaki hukuki ilişkinin de ticari nitelikte olmadığı, bu durum karşısında dava dışı sigortalı gibi davacının da Asliye Hukuk Mahkemelerine dava açması gerektiği, mahkememizin iş bu uyuşmazlıkta görevli olmadığı, davanın açıldığı .... Mahkemesinin davaya bakmakla görevli olduğu, mahkememizce karşı görevsizlik karar verileceği anlaşıldığından mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-Mahkememizin görevsizliği nedeniye dava dilekçesinin HMK 114/1-c,115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine, görevli mahkemenin .... Mahkemesi olduğunun tespitine,
2-Mahkememiz tarafından karşı görevsizlik kararı verilmiş olduğundan,
a) Mahkememiz kararının süresinde ve usulüne uygun şekilde istinaf edilmesi durumunda dosyanın istinaf incelemesi için ilgili ....'ne gönderilmesine,
b) Mahkememiz kararının istinaf edilmeden kesinleşmesi durumunda .... Mahkemesi ile mahkememiz arasında çıkan HMK'nın 22. maddesi hükmünde öngörüldüğü şekilde olumsuz görev uyuşmazlığını gidermek ve yargı yerininin (görevli mahkemenin) belirlenmesi için dosyanın ....'ne gönderilmesine,
3-Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin HMK.323 ve 331 maddeleri uyarınca görevli ve yetkili mahkeme tarafından değerlendirilmesine,

Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 08/05/2024

Katip ...
e-imzalı

Hakim ...
e-imzalı