T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/44 Esas - 2024/136
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/44 Esas
KARAR NO : 2024/136
HAKİM : ....
KATİP : .....
DAVACI : ....
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : ....
VEKİLİ : Av. ....
DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımlı))
DAVA TARİHİ : 19/01/2024
KARAR TARİHİ : 27/02/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 27.02.2024
Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Zayi Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; Müvekkilinin çekten 18/01/2024 tarihinde haberdar olduğunu ancak çekin vadesinin 19/01/2024 tarihinde gelmiş olduğunu, bedelinin 500.000 TL yazıldığından dolayı çekin bugün yazılması müvekkilin ticari itibarini ve banka sicilini telafi edilemez şekilde etkileyeceğini, asıl çeki keşide edenin ve müvekkilin de maddi ve manevi olarak mağdur edilme tehlikesinin varlığı söz konusu olduğunu, davacı adına sahte bir şekilde imza taklit edilmek sureti ile davalıya keşide edilen ... A.Ş. ... Şubesi nin 19/01/2024 tarihli ve 500.000TL bedelli, ... no.lu çek bedelinin çek imzası müvekkile ait olmadığından, çekin takasa konulduğu hususunun 19/01/2024 tarihinde müvekkil tarafından öğrenildiğini ve davacının davalıya borçlu olması gibi bir durum söz konusu olmadığından çekin iptaline karar verilmesini, yargılama müddetince çekler üzerine tedbiren ödeme yasağı konulmasını, çekler hakkında teminatsız olarak, kabul edilmez ise teminatlı olarak ödemeden men talimatı verilmesini ve bu konuda bankaya ve de takas odasına yargılama sonunda çekler hakkında iptal kararı verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; Söz konusu huzurdaki davanın arabuluculuk kapsamında olup taraflardan davalı müvekkilin tacir olması ve ilgili işin ticari iş olması hasebiyle ticari anlaşmazlıklarda arabuluculuğa tabi bir uyuşmazlık olduğunu, dolayısıyla arabuluculuk yoluna gidilmesi gerektiğini, arabuluculuk yoluna gidilmeden dava açılış ve dava şartı olan arabuluculuk yolu tüketilmediğini, söz konusu çekleri davacının eşi ...'ün imzaladığını ve piyasaya tedavüle sürdüğünü, üstelik daha öncesinde de onlarcasını imzalayarak kullandığını ve söz konusu davacı tarafından değil de eşi tarafından imzalanan çeklerin ödendiğini, onlarca çek yazan bono keşide eden ve onlarcasını da ödeyen davacı yanın haberi olmadan çek keşide edilmesi kabul edilebilecek nitelikte olmadığını, söz konusu ...'ün mağazada pazarlamacılarla görüştüğünü, katalogdan ürün sipariş edebildiğini, işyerinde bulunan kasanın anahtarı kendisinde bulunduğunu, çek defterinin yerini bildiğini, ayrıca gelen siparişleri karşılamakta ürünlerin kalitesi hakkında yorum yapıp müvekkille de iletişime geçtiğini, sunulan nedenlerle; yerinde bulunmayan davanın davalı müvekkil hakkında usul ve esas yönünden reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, zayi nedeniyle çek iptali talebine ilişkindir.
Davacı vekili 27/02/2024 tarihli dilekçesiyle davadan feragat etmiştir.
6100 S. HMK.'nın 307. maddesinde, "Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. “ denilmiş,
Aynı sayılı yasanın 309. maddesinde ise, “(I)Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır.
(II)Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir.
(III)Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir.
(IV)Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. “ hükmü yer almaktadır.
310. maddede , “Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir” denilmiş olup, 311. madde ise, “Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir.” denilmektedir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davacı tarafından 19/01/2024 tarihli dava dilekçesi ile iş bu davayı açmış olsa da, davacı vekili 227/0/2024 tarihli dilekçesi ile açmış olduğu davalarından feragat ettiklerini, feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesini bildirdiği anlaşılmakla HMK'nun 310. ve 311. maddelerine göre; feragatın hüküm kesinleşmeden her zaman yapılabileceği gibi feragat beyanının kesin hükmün hukuki neticelerini doğurduğu ve feragat beyanının işin niteliğine göre kamu düzenine aykırı olmadıkça geçerli bulunduğu, feragatın sonuç doğurması için karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı, davacı vekilinin vekaletnamesinin incelenmesinde feragat yetkisi bulunduğu, yine feragatın gerçekleşmesi halinde oturum beklenmeden karar verilebileceği (....), ayrıca dosya üzerinden karar verebilmenin yargılama sürecinin kısaltılması amacıyla düzenlenen 6100 sayılı HMK'nun özüne de uygun olacağı da anlaşıldığından feragat nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davacı tarafından açılan davanın feragat nedeniyle reddine,
2-Alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan 8.538,75 TL harçtan mahsubu ile 8.111,15 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3- Davacı tarafından yatırılan harçların ve yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4- Karar kesinleştiğinde artan avansın iadesine,
5- Karar kesinleştiğinde davacı vekili tarafından 19.01.2024 tarihinde dosyaya yatırılan teminatın iadesine ve ödeme yasağının kaldırıldığının bankaya bildirilmesine.
Dair davacı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/02/2024
Katip .....
e-imzalı
Hakim ....
e-imzalı
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!