WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

ANKARA 13. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/491 Esas - 2024/419
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/491 Esas
KARAR NO : 2024/419

HAKİM : ....
KATİP :...

DAVACI : ....
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI :....
VEKİLİ : Av. ....

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/07/2023
KARAR TARİHİ : 04/06/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 07/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından ... A.Ş. tarafına malzeme sağlandığını, 271.748,10-TL tutarlı fatura kesildiğini, faturanın davalı şirkete 04/10/2022 tarihinde tebliğ edildiğini, ayrıca davalı şirket tarafından müvekkili şirkete 14/10/2022 tarihinde mutabakat maili gönderildiğini ve karşılıklı mutabıklaşma yapıldığını, davalı tarafın faturaya bu aşamaya kadar itiraz etmediğini, ürünleri teslim aldıktan sonra davalı tarafından müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığı gibi TTK m.21/2'de düzenlenen 8 günlük sürede faturaya itiraz edilmediğini, iade faturası da kesilmediğini, müvekkilinin ödemesini alamamasına karşılık olarak davalı aleyhine icra takibi başlatılmış olup karşı taraf bu icra takibine kötü niyetli olarak itiraz ettiğini belirterek, davalının itirazının haksız ve dayanaksız olduğunu belirterek, davalının borca ve icra takibine yaptığı itirazının iptaline, davalının takip konusu alacağın % 20’sindan
az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; talebin zamanaşımına uğradığını, davanın hak düşürücü sürede açılıp açılmadığının tespitinin gerektiğini, davanın yetkili mahkemede açılmadığını, yetkili mahkemenin Kütahya mahkemeleri olduğunu, davacının takibinde herhangi bir dayanak belge ibraz etmediğini, dava dilekçesine ise ekli fotokopi niteliğinden öte gidemeyen tek taraflı olarak hazırlanıp sunulan, delil niteliği taşımayan belgelere itibar edilemeyeceğini, sunulan belgeleri kabul etmediklerini, uyuşmazlığın çözümünde öncelikle faturaya konu malın tesliminin ispatının gerektiğini, ispat külfetinin davacıda olduğunu, davacının teslim hususunu sunduğu belge ve beyanlarla ispatlayamadığını, ne ticari defterlerin ne de BA/BS formlarının tek başlarına alacağın varlığı hususunda kesin delil olarak nitelendirilemeyeceğini belirterek, davanın reddi ile itirazın kabulüne, takibin iptaline karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraflarca dayanılan deliller toplanmış, davaya dayanak ..... sayılı takip dosyası, tarafların BA/BS formları celp edilmiş, mali müşavir bilirkişiler aracılığıyla tüm dosya kapsamı ile tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
.... sayılı icra takip dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından davalı aleyhine 17/05/2023 tarihinde fatura alacağına dayalı olarak 271.748,10-TL asıl alacak, 21.401,09-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 293.149,19-TL üzerinden başlatılan icra takibinin davalının süresinde itirazı üzerine durdurulduğu ve eldeki itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde ikame edildiği anlaşılmıştır.
Davalı vekilince mahkememizin yetkisine itiraz edilmiş ise de 6100 sayılı HMK'nın 6. maddesi kapsamında davalı şirketin faaliyet merkezinin bulunduğu yere göre .... mahkemelerinin genel yetkili mahkeme olduğu gözetilerek davalı vekilinin yetki itirazının reddi gerekmiştir.
Davalının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi bakımından .... Mahkemesi'ne talimat yazılması gerekmiş, mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen 01/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...davalı ... Anonim Şirketi'nin 03/10/2022 tarih ... numaralı faturayı 03/10/2022 tarih ... fiş ... yevmiye numarası ile malzeme bedeli 230.295,00-TL, indirilecek KDV 41,453,10-TL, satıcılara borçlar 271.748,10-TL olarak yasal defterlerine kayıtladığı, ... davalı ... Anonim Şirketi'nin mal temin edilen ... Şirketine cari hesap ekstresinde 01/01/2023 tarihi itibariyle 271.748,10-TL borcunun olduğunun görüldüğü..." yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Mahkememizce davacının ticari defter ve kayıtları ile birlikte tüm dosya üzerinde inceleme yapılması bakımından dosyanın tevdi edildiği mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen bila tarih bilirkişi raporunda ise özetle; "...davacı şirketin takip talebinde 271.748,10-TL alacak talebinde bulunmuş olup, defter kayıtları, fatura ve BA/BS beyanlarının incelenmesi neticesinde davacı şirketin takip tarihinde davalı şirketten 271.748,10-TL alacaklı olduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirildiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafından özetle davalıya yapılan malzeme temini ile ilintili fatura alacağına dayalı olarak 293.194,19-TL alacağının bulunduğu iddia edilmiş, davalı tarafından ise özetle ispat yükünün davacıda olduğu belirtilmiş, davacıya borcunun olmadığı iddia edilmiştir.
Kanunda aksine bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her birinin, hakkın dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olması (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafın ispat yükü altında olması (HMK 190) nedeniyle teslim olgusundan lehine hak çıkaracak taraf olan davacı taraf; teslim olgusunu kanıtlama yükümü altındadır.
Somut olayda; dosyaya mübrez bilirkişi raporları ile de ortaya konulduğu üzere davacı tarafından takibe konu edilen faturanın davacı tarafından olduğu gibi davalı tarafından da kendi ticari defter ve kayıtlarına işlendiği ve bu kayıtlara göre davalının davacıya 271.748,10-TL borçlu gözüktüğü anlaşılmış; BA formu ile de davalı tarafından vergi dairesine bildirimlerinin yapıldığı anlaşılmış olup artık söz konusu faturaya konu hizmetin davacı tarafından verildiğinin kabulü gerekmektedir (Emsal: .... sayılı ilamı). Davalının ticari defter ve kayıtlarındaki bu kayıtlar davalı aleyhine kesin delil oluşturur. Bu aşamadan sonra davalı teslime, yani fatura karşılığı hizmetin verilmediğine karşı itirazda bulunamaz. Kezalik davalı tarafından ilgili faturalara TTK'nın 21. maddesine uygun, süresinde itiraz edildiği de usulüne uygun delillerle kanıtlanamamıştır. Buna göre davacı, teslim olgusunu kanıtlamıştır.
Bu bağlamda tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler ile usul ve yasaya uygun olarak alınan denetlenebilir bilirkişi raporu birlikte değerlendirilerek; mali müşavir bilirkişiler marifetiyle incelenen, tarafların usulüne uygun olarak tutulup açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve birbiri ile uyumlu olan ve böylece HMK'nın 222. maddesi hükmünce sahibi lehinde kesin delil niteliğini haiz ticari defter ve kayıtlara göre davacının takibe konu faturadan kaynaklı olarak davalıdan, 271.748,10-TL asıl alacak kadar alacaklı olduğu ve davalı tarafından bu alacağın ödenmediği anlaşılmakla; davalının .... sayılı takibe itirazının 271.748,10-TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden aynı koşullarda devamına karar vermek gerekmiştir. Davalı vekilince her ne kadar zamanaşımı defi ileri sürülmüş ise de uyuşmazlığın niteliğine göre dava tarihi itibariyle 6098 sayılı TBK'nın 146. maddesi gereğince 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı görüldüğünden davalının zamanaşımı definin kabulüne olanak bulunmamıştır. Davacı vekili tarafından icra takibinde işlemiş faiz de talep edilmiş ise de davalının takipten önce, alacak miktarını gösterir ve ödeme talebini içerir mahiyette ihtarla usulüne uygun temerrüde düşürüldüğünün ispat olunmadığı, fatura tebliğinin ise temerrüt ihtarı olarak kabul edilemeyeceği değerledirilerek (Emsal: .... .'nin 27/05/2014 tarih ve .... sayılı ilamı), işlemiş faiz isteminin yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. Davacının icra inkar tazminatı istemine gelince; itirazın iptâli davasında İcra İflas Kanunu'nun 67/II maddesi hükmünce borçlunun icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için alacağın likit ve borçlunun itirazının da haksız olması gerekir. Mevcut hukuki durum karşısında davalının takibe itirazının haklı olmadığı ve takibe konu alacağın muayyen ve likit nitelikte bulunduğu değerlendirilmekle davacı lehine asıl alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 54.349,62-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen kabulü ile; davalının .... sayılı takibe itirazının 271.748,10-TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte devamına, fazlaya dair istemin reddine,
2-Hükmolunan alacağın %20’si olan 54.349,62-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Alınması gereken 18.563,11-TL harcın peşin alınan 3.540,51-TL harçtan mahsubu ile bakiye 15.022,60-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin 2.892,22-TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 227,78-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 42.762,22-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 3.540,51-TL peşin harç, 269,80-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 3.810,31-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
8-Davacı tarafından yapılan 70,00-TL tebligat gideri, 237,50-TL müzekkere gideri, 5.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.807,50-TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre belirlenen 5.383,52-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacının üzerinde bırakılmasına,
9-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
10-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 04/06/2024

Katip ...
¸e-imzalıdır.

Hakim ....
¸e-imzalıdır.