T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO : 2023/136 Esas
KARAR NO : 2024/165
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... -....
DAVALI :1- ... - ... ...
VEKİLİ :Av. ... - ...
DAVALI :2- ... - ... ...
VEKİLLERİ :Av. ... -...
Av. ... -...
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/02/2023
KARAR TARİHİ : 06/03/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 13/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile ...Şirketi arasında müvekkiline ait.... plakalı ... marka aracın satımı konusunda anlaşıldığını, nacak aracın ... Şirket yetkilisi ... ve bu şirketin muhasebecisi ...'in talebi ile ... isimli .... ismi altında araç alım satımı yapan kişiye devrediliğini, bu iki firma sahiplerinin kendi aralarında benzer işlemlerin yapıldığını beyan ederek müvekkiline verilecek dava konusu çekin gerçek alıcı ... tarafından verileceğini beyanla müvekkilini ikna ettiğini, bunun üzerine 05/08/2022 keşideci ... şirketi olan 500.000 TL bedelli çekin tanzim edildiğini, müvekkiline verilen çekin ... adına cirolattığını, ...'in de çeki cirolayarak ...'ya teslim ettiğini, dava konusunu çekin davacıya cirolandığın, müvekkili ile ... arasında herhangi bir ticari ilişki ya da borç ilişkisi bulunmadığını, ancak geçen zaman içerisinde müvekkiline söz verilen aracın bulunmadığını ve çekin verilmediğini müvekkilinin elinden hem aracın hem de karışlığında aldığın çekin gittiğini söz verilen aracın da verilmediğini, müvekkilinin tecrübesizliğinden ve iyi niyetinden yararlanarak alacaklı olduğu çek ile müvekkiline borçlu konumuna düşürülmek istendiğini, müvekkilinin davalılara borcu bulunmadığını ileri sürüp müvekkilinin davalılara borcunun olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile aralarındaki araç satışı karşılığında anlaşılan tutar olan 500.000,00 TL'lik çeki keşidecisi ... olmak üzere davacı emrine düzenlendiğini, davacının daha sonra çeki diğer davalı ...'e cirolandığını, bu ciro hususunda müvekkilinin herhangi bir müdahalesi olmadığını, daha sonra ... ile aralarındaki bir ticarete binaen çekin tekrar müvekkiline cirolandığını, söz konusu çekin daha sonra müvekkili tarafından ...'a ciro edildiğini, ... tarafından 14/10/2022'de bankaya ibraz edilen çekin sadece banka sorumluluk tutarının ödendiğini, davacının açtığı davada hukuki yara ve menfaat bulunmadığını, ispat yükünün davacıda olduğunu belirttiğini bildirip davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı ... usulüne uygun tebliğe rağmen davaya cevap vermemiştir.
GEREKÇE:
Dava kambiyo senetlerinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.
Davacı vekili 06/03/2024 tarihli duruşma sırasında sunduğu dilekçe ile davadan feragat ettiklerini bildirmiş ve ibraname-feragatname başlıklı belge sunmuştur.
Davacı vekilinin her ne kadar 23/02/2023 tarihli dilekçesi ile eldeki davayı açmış ise de vekaletnamede feragat yetkisi bulunan davacı vekilinin 06/03/2024 tarihli dilekçesiyle davadan feragat ettiği görülmüştür.
HMK 309. maddesinin 2. fıkrası uyarınca feragat karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmayıp aynı yasanın 311. maddesi uyarınca da kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur.
6100 S. HMK.'nın 307. maddesinde, "Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. “ denilmiş,
Aynı sayılı yasanın 309. maddesinde ise, “(I)Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır.
(II)Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir.
(III)Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir.
(IV)Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. “ hükmü yer almaktadır.
310. maddede , “Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir” denilmiş olup, 311. madde ise, “Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir.” denilmektedir. HMK'nun 310. ve 311. maddelerine göre; feragatın hüküm kesinleşmeden her zaman yapılabileceği gibi feragat beyanının kesin hükmün hukuki neticelerini doğurduğu ve feragat beyanının işin niteliğine göre kamu düzenine aykırı olmadıkça geçerli bulunduğu, feragatın sonuç doğurması için karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı, davacı vekilinin vekaletnamesinin incelenmesinde feragat yetkisi bulunduğu, yine feragatın gerçekleşmesi halinde oturum beklenmeden karar verilebileceği (....), ayrıca dosya üzerinden karar verebilmenin yargılama sürecinin kısaltılması amacıyla düzenlenen 6100 sayılı HMK'nun özüne de uygun olacağı da anlaşıldığından feragat nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davacı tarafından açılan davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan 8.538,75 TL harçtan düşümü ile bakiye 8.111,15-TL harcın kararın kesinleşmesini müteakip davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yatırılan harçların ve yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Karar kesinleştiğinde artan avansın iadesine,
Dair davalı vekillerin ve davalı asillerin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 06/03/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!