WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 30 Haziran 2026

ANKARA 13. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/841 Esas - 2024/13
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/841 Esas
KARAR NO : 2024/13

HAKİM : ....
KATİP : ....

DAVACI : ....
VEKİLİ : Av. .....
DAVALI : ....
VEKİLİ : Av. ....

DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/12/2022
KARAR TARİHİ : 16/01/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 06/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... Caddesi üzerinde inşaat malzemeleri satmakta olan davalı ile müvekkili arasında 30/08/2018 tarihinde bir kısım inşaat malzemelerinin satış ve teslimi için anlaşmaya varıldığını, bu kapsamda ilk olarak müvekkili tarafından davalıya 10.000,00 TL tutarında ödeme yapıldığını, aynı ürünler için müvekkili tarafından davalıya 15/11/2018 tarihinde 10.500,00 TL tutarında, 28/12/2018 tarihinde 10.500,00 TL tutarında olmak üzere toplamda 31.000,00 TL tutarında ödeme yapıldığını, 30/11/2018 tarih .... seri ve ... sıra sayılı KDV dahil 41.500,00 TL tutarlı fatura ile satışa konu ürünlerin faturalandırıldığını, ilgili faturada yer alan ürünlere ilişkin olarak müvekkili tarafından fatura bedelinin büyük çoğunluğu da ödenmiş olmasına karşın davalı tarafından faturada yer alan ürünlerin müvekkiline teslim edilmediğini, satışa konu malların teslim alındığına dair herhangi bir belge bulunmadığını, faturaların ticari defterlere işlenmiş olmasının ürünlerin teslim edildiği anlamına gelmeyeceğini beyanla, 30.11.2018 tarihli ve ... no.lu 41.500,00 TL tutarlı faturaya konu ürünlerin eksiksiz olarak teslimine veya yapılan ödemelere karşılık gelen ürünlerin rayiç bedellerinin tespiti ile avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, aksi halde denkleştirici adalet ilkesi uyarınca, ödenen 31.000,00 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında inşaat malzemesi satışına ilişkin
30.08.2018 tarihli sözleşme akdedildiğini, davacının bu sözleşmeye istinaden toplamda
41.500,00 TL ödeme yaptığını, ancak davacının sözleşmede kararlaştırılan malzemelerin
kendisine teslim edilmediğini iddia ettiğini, 30.11.2018 tarihli ve ... sayılı faturada yer
alan ürünlerin davacıya teslim edildiğini, faturaların ticari defterlere işlendiğini, mal ve hizmet
satışlarına ilişkin bildirim formu olan Form BS'nin düzenlendiğini, davacının satış yapıldıktan
ve ürünler teslim edildikten yaklaşık dört yıl sonra ihtarname gönderdiğini, davacı tarafından
eksik ödeme yapıldığını, davacının haksız kazanç elde etme amacıyla hareket ettiğini, davacıya
.... Noterliği'nin 03.11.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile cevap
verildiğini, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki satım konu mallara dair faturaya dayalı olarak davalı tarafından davacıya teslim edilmediği belirtilen malın aynen teslimi yahut davalıya yapılan ödemelere karşılık ürünlerin rayiç bedellerinin ödenmesi, mümkün olmaz ise ödemelerin denkleştirici adalet ilkesine göre güncel değerlerinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraflarca dayanılan deliller toplanmış, tarafların ticari defter ve kayıtları ile BA/BS formları dosyaya kazandırılmış, dosya mali müşavir, nitelikli hesaplamalar uzmanı ile yapı malzemesinden anlar inşaat mühendisi bilirkişilerden oluşan heyete tevdi edilerek bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılması bakımından ticari defter ve kayıtlarını mahkememize sunmak üzere taraflara verilen süreyi takiben davalı tarafından gerekli bildirimler yapılmış ise de davacı tarafından bildirim yapılmamıştır. Buna göre; davacı tarafından ticari defter ve kayıtlarının ibrazından kaçınılmakla HMK'nın 222/3. maddesi gereği davalının usulüne uygun tutulan ticari defterlerindeki kayıtların davalı lehine delil teşkil edebileceği hukuki sonucuna ulaşılmıştır.
26/05/2023 tarihli kök bilirkişi raporunda özetle; "...davacının, davalıdan satın alıp ödemesini yapmasına rağmen satım konusu malların teslim
edilmediğini iddia ederek, malların teslimi veya rayiç bedelinin davacıya ödenmesi ya da
ödenen tutarın iadesi talebiyle eldeki davayı açtığı, davalının muavin defter kayıtlarında davacıdan 10.500,00 TL'lik alacağı olduğu, davalının yasal defterlerinin yerinde incelenmesi ile yevmiye defterinin noter açılış
kapanış tasdiklerinin usulüne uygun şekilde yaptırıldığı, bahsi geçen alacağa ilişkin davalıya
ait cari hesap kodunun ve muhasebe kayıtlarının yevmiye defterinde oluşturulduğu,
dolayısıyla davalının 2018 yılı yevmiye defterinin 31.12.2018 tarihli kapanış bakiyesine göre
davacıdan 10.500,00 TL alacaklı olduğu tespitinin yapıldığı, davalının defteri kebirinin noter açılış tasdikini usulüne uygun şekilde yaptırdığı, kapanış
tasdikinin yasal zorunluluk olmaması nedeniyle yapılmadığı, bahsi geçen alacağa ilişkin
muhasebe kayıtlarının defteri kebir kayıtlarında da yevmiye defterini doğrular şekilde
olduğu, defteri kebir kayıtlarına göre davalının davacıdan 10.500,00 TL alacağı olduğu, davalı tarafından düzenlenen 30.11.2018 tarihli, Seri:.... ve Sıra:... numaralı KDV
dahil 41.500,00 TL tutarındaki faturanın, KDV hariç tutar olan 35.169,00 TL'sinin taraflarca
BA/BS formlarında usulüne uygun olarak bildirildiği, davacının yasal defterlerini ibraz etmemesi nedeniyle yerinde inceleme yapılmadığı, davalının faturaya 8 günlük sürede itiraz ettiğine dair bir belgeye rastlanmadığı, satım konusu malların teslim edilip edilmediğine dair incelemeye neticesinde, davalı tarafça
düzenlenen faturanın sevk irsaliyesini de içinde barındıran irsaliyeli fatura olduğu, ancak
faturanın "teslim alan" ve "teslim eden" satırının boş olduğu, davalının, malların depoda teslim edildiğini, nakliyenin alıcıya ait olduğunu, bu nedenle
nakliye faturası düzenlenmediğini belirttikleri, davalının satım konusu malları teslim ettiğine dair, teslim - tesellüm belgesi gibi ispata elverişli bir belgeye rastlanmadığı, 30.11.2018 tarihli faturada yer alan 18 kalem malzemenin dava tarihindeki KDV hariç bedelinin 164.337,58 TL, KDV dahil bedelinin 193.918,35 TL olarak hesaplandığı,..." yönünde kanaat bildirildiği, tarafların kök bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının karşılanması bakımından dosyanın yeniden bilirkişi heyetine tevdii üzerine düzenlenen 11/09/2023 tarihli ek bilirkişi raporunda bilirkişi heyetinin görüş değiştirmediğinin bildirildiği görülmüştür.

Davacı tarafından davalıya toplamda 31.000,00 TL ödeme yapılmasına rağmen davalı tarafından 30.11.2018 tarih ve 41.500,00 TL tutarlı faturaya konu ürünlerin teslim edilmediği iddia edilmiş, davalı tarafından ise faturaya konu ürünlerin davacıya teslim edildiği, buna rağmen davacının satım bedelini eksiksiz olarak ödemediği savunulmuştur.
Kanunda aksine bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her birinin, hakkın dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olması (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafın ispat yükü altında olması (HMK 190) nedeniyle ödeme olgusundan lehine hak çıkaracak olan davacı taraf, satım bedelinin eksiksiz ödendiğini; teslim olgusundan lehine hak çıkaracak taraf olan davalı taraf ise malın teslim edildiğini kanıtlama yükümü altındadır.
Somut olayda; dosyaya mübrez bilirkişi raporu ile de ortaya konulduğu üzere, davacı tarafından ticari defter ve kayıtları ibraz edilmemiş olmakla beraber, takibe konu edilen 30/11/2018 tarih ve 41.500,00 TL tutarlı fatura, BA formu ile davacı tarafından vergi dairesine bildirilmiş olup artık söz konusu faturalara konu malın davalı tarafından teslim edildiğinin kabulü gerekmektedir (Emsal: ... 'nin, 23/03/2017 tarih ve .... sayılı ilamı). Keza, davacı tarafından ibrazdan kaçınılmakla HMK'nın 222/3. maddesi gereğince davalının kendi lehine kesin delil mahiyetindeki ticari defter ve kayıtlarının da bu beyan ile uyumlu olduğu, somut olarak, davaya konu faturanın ticari defter ve kayıtlarına işlenerek BS formu ile vergi dairesine bildirildiği ve davacı tarafından yapılan kısmi ödemelerin mahsubu sonrasında davalının davacıdan 10.500,00 TL bakiye alacağının bulunduğunun kayıtlı olduğu görülmüştür. Dolayısıyla davalı, tüm dosya kapsamı ile incelenen ticari defter ve kayıtlar çerçevesinde teslim olgusunu kanıtlamıştır. Bununla beraber, davacının davalı lehine kesin delil mahiyetindeki bu kayıtların aksini başkaca kesin deliller ile kanıtlaması mümkün olup davacı tarafından da 14/11/2023 tarihli duruşmada yemin deliline dayandıkları bildirilerek 23/11/2023 tarihli dilekçe ekinde yemin metni sunulmuştur. Bunun üzerine mahkememizce davalı ...'a yemin metninin tebliği gerekmiş olup 16/01/2024 tarihli duruşmada hazır bulunan davalı ..., davaya konu 30/11/2018 tarih ve 41.500,00 TL miktarlı faturaya konu malları davacıya teslim ettiğine dair usulüne uygun yemin etmiştir. Yukarıda açıklanan gerekçelerle mevcut hukuki durum karşısında; davaya konu 30/11/2018 tarih ve 41.500,00 TL miktarlı faturaya konu malların davalı tarafından davacıya teslim edildiği sonuç ve kanaatine varılmış olup son tahlilde davacı tarafından haklılığı kanıtlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 247,7‬0 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği .... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 3.120,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan 200,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
7-Sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,

Dair tarafların ve vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.
16/01/2024

Katip ...
¸

Hakim ....
¸